Vâki'a Sûresi/Vakıa Suresi |
|
|
#1 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Vâki'a Sûresi/Vakıa SuresiVÂKI'A SÛRESİ/Vakıa Suresi Mekke döneminde inmiştir 96 âyettir Sûre, adını birinci âyette geçen Bismillahirrahmânirrahîm 1, 2 Kesin gerçekleşecek (olan Kıyamet) koptuğu zaman, onun kopuşunu yalanlayacak kimse olmayacaktır 3, 4, 5, 6, 7 Yeryüzü şiddetle sarsıldığı, dağlar parça parça dağılıp saçılmış toz olduğu ve siz de üç sınıf olduğunuz zaman, O, (kimini) yükseltir, (kimini) alçaltır 8 Ahiret mutluluğuna erenler var ya; ne mutlu kimselerdir! 9 Kötülüğe batanlara gelince; ne mutsuz kimselerdir! 10, 11 (İman ve amelde) öne geçenler ise (Ahirette de) öne geçenlerdir İşte onlar (Allah'a) yaklaştırılmış kimselerdir 12 Onlar, Naîm cennetlerindedirler 13, 14 Onların çoğu öncekilerden, azı da sonrakilerdendir 15, 16 Onlar, karşılıklı yaslanmış vaziyette mücevherâtla işlenmiş tahtlar üzerindedirler 17, 18, 19, 20, 21 Ebediyen genç kalan uşaklar, onların etrafında; içmekle başlarının dönmeyeceği ve sarhoş olmayacakları, cennet pınarından doldurulmuş sürahileri, ibrikleri ve kadehleri, beğendikleri meyveleri ve arzu ettikleri kuş etlerini dolaştırırlar 22, 23 Onlar için saklı inciler gibi, iri gözlü huriler de vardır 24 (Bütün bunlar) işledikleri amellere karşılık bir mükâfat olarak (verilir ) 25 Orada ne boş bir söz, ne de günaha sokan bir şey işitirler 26 Sadece "selam!", "selam!" sözünü işitirler 27 Ahiret mutluluğuna erenler, ne mutlu kimselerdir! 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34 (Onlar), dikensiz sidir ağaçları ve meyveleri küme küme dizili muz ağaçları altında, yayılmış sürekli bir gölgede, çağlayan bir su başında, tükenmeyen ve yasaklanmayan çok çeşitli meyveler içinde ve yüksek döşekler üzerindedirler 35 Biz onları (hurileri) yepyeni bir yaratılışta yarattık 36, 37, 38 Onları ahiret mutluluğuna erenler için, hep bir yaşta eşlerini çok seven gösterişli bakireler yaptık 39, 40 Bunların birçoğu öncekilerden, bir çoğu da sonrakilerdendir 41 Kötülüğe batanlar ise ne mutsuz kimselerdir! 42, 43, 44 Onlar, iliklere işleyen bir ateş ve bir kaynar su içindedirler Ne serin ve ne de yararlı olan zifiri bir gölge içinde!![]() 45 Çünkü onlar, bundan önce (dünyada varlık içinde) sefahata dalmış ve azgın kimselerdi 46 Büyük günah üzerinde ısrar ediyorlardı 47 Diyorlardı ki: "Biz öldükten, toprak ve kemik yığını haline geldikten sonra mı, biz mi bir daha diriltilecekmişiz?" 48 "Evvelki atalarımız da mı?" 49, 50 De ki: "Şüphesiz öncekiler ve sonrakiler, mutlaka belli bir günün belli bir vaktinde toplanacaklardır " 51, 52 Sonra siz ey haktan sapan yalanlayıcılar! Mutlaka (cehennemde) bir ağaçtan, zakkumdan yiyeceksiniz 53 Karınlarınızı ondan dolduracaksınız 54 Üstüne de o kaynar sudan içeceksiniz 55 Kanmak bilmez susamış develerin suya saldırışı gibi içeceksiniz 56 İşte bu hesap ve ceza gününde onlara ziyafetleridir 57 Sizi biz yarattık Hâlâ tasdik etmeyecek misiniz? 58 Attığınız o meniye ne dersiniz?! 59 Onu siz mi yaratıyorsunuz, yoksa yaratan biz miyiz? 60, 61 Sizin yerinize benzerlerinizi getirmek ve sizi bilemeyeceğiniz bir şekilde yeniden yaratmak üzere aranızda ölümü biz takdir ettik (Bu konuda) bizim önümüze geçilmez 62 Andolsun, birinci yaratılışı(nızı) biliyorsunuz O halde düşünseniz ya! 63 Ektiğiniz tohuma ne dersiniz?! 64 Onu siz mi bitiriyorsunuz, yoksa bitiren biz miyiz? 65 Dileseydik, onu kuru bir çöp yapardık da şaşkınlık içinde şöyle geveleyip dururdunuz: 66 "Muhakkak biz çok ziyandayız!" 67 "Daha doğrusu büsbütün mahrumuz!" 68 İçtiğiniz suya ne dersiniz?! 69 Siz mi onu buluttan indirdiniz, yoksa indiren biz miyiz? 70 Dileseydik onu acı bir su yapardık O halde şükretseydiniz ya!![]() 71 Tutuşturduğunuz ateşe ne dersiniz?! 72 Onun ağacını siz mi yarattınız, yoksa yaratan biz miyiz? 73 Biz onu bir ibret ve ıssız yerlerde yaşayanlara bir yarar kaynağı kıldık 74 O halde, O yüce Rabbinin adını tesbih et (yücelt) 75, 76 Yıldızların yerlerine yemin ederim ki, -eğer bilirseniz, gerçekten bu, büyük bir yemindir- 77 O, elbette değerli bir Kur'an'dır 78 Korunmuş bir kitaptadır 79 Ona, ancak tertemiz olanlar dokunabilir 80 Âlemlerin Rabb'inden indirilmedir 81, 82 Şimdi siz, bu sözü mü küçümsüyorsunuz ve Allah'ın verdiği rızka O'nu yalanlayarak mı şükrediyorsunuz? 83 Can boğaza geldiğinde, onu geri döndürsenize! 84 Oysa siz o zaman bakıp durursunuz 85 Biz ise ona sizden daha yakınız Fakat siz göremezsiniz 86, 87 Eğer hesaba çekilmeyecekseniz ve doğru söyleyenler iseniz, onu geri döndürsenize! 88, 89 Fakat (ölen kişi) Allah'a yakın kılınmışlardan ise, ona rahatlık, güzel rızık ve Naîm cenneti vardır 90, 91 Eğer Ahiret mutluluğuna ermiş kişilerden ise, kendisine, "Selam sana Ahiret mutluluğuna ermişlerden!" denir 92, 93 Ama haktan sapan yalancılardan ise, işte ona da kaynar sudan bir ziyafet vardır 94 Bir de cehenneme atılma vardır 95 Şüphesiz bu, kesin gerçektir 96 Öyleyse yüce Rabbinin adını tesbih et |
|
|
|