&Quot; Lebbeyk Yâr &Quot; |
|
|
#1 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
&Quot; Lebbeyk Yâr &Quot;" Bilmiş olun ki , kalpler ancak Allah'ın zikriyle huzur bulur " ayet-i kerimesini her okuyuş, " Hani ya aşkını O'na vermiştin ; ispat et gönül, zamanı geldi " diye içimizi peşimize takıyor Zira bu alemde daimi değildik , bir süre konar sonra göçerdik O halde , gaflet daha fazla saadete galebe çalmadan , " İnsana şah damarından daha yakınız " buyuran Allahu Teala ' ya yakınlığımızın derecesini ölçmek için vücudun kıblegâhı sayılan kalbe bir davetimiz olmalı Belki aniydi hesapsızdı seslenişimiz " Hey gönül nereden su alıp batıyorsun ? " diye soramamıştık bile ![]() Kimbilir belki de rahmetin tecellisi olarak dünya, nefis ve şeytanın sultası altındaki aksak yürüyüşümüze rağmen fıtrattan gelen bir ihtiyaçtı bu davet Bilmiyor olsak ta huzur ve sükûnetin o mahalde kalıp kalmadığını " Yar sana daim nazar eder , seni gafil görürse güzâr eyler " diyene kulak verilmeliydi Zira sevilenden gelen sitem , sevene kederdi Onun içindir ki , yakayı tümüyle kaptırmadan , dünya ve nefsin meşguliyetleriyle kararan , katılaşan kalbi huzur iklimine sürmeliydi Aşık Paşa ' nın ; " Gönül masiva kaygısındna temizlenmedikçe tecelligâh olmaz " sözü , sefa ile cefanın bir yerde barınamayacağı gerçeğini yüzümüze vuruyorken , ifsattan selamete çevirmeliydi viraneliğimizi Eğer namaz , oruç , salâvat , ilim talebi ve Kur'an tilaveti ile gönül derdini artıran iştiyakları bitirip , pusu kuran , aldatan nefsin ve şeytanın sırtını yere verecek kıvama gelemiyorsak , bunların yanında halimizi deşecek daha fazlasına ihtiyacımız var demekti ![]() Nefsimizin özel bir terbiye ve tedaviye tabi tutacak , sadece biz ve O (c c ) arasında, meleklerin dahi bilip kalem oynatamayacağı bir hale varmalıydık Bu arayış ölüm döşeğinde elinden tesbihi bırakmayıp, " Beni Allah Teala ' ya yaklaştıran bu nesneyi terk edemem " buyuran Cüneyd - i Bağdadi ' nin (k s ) halini getiriyor gözümüzün önüne![]() ![]() Yordam gösteren bu tabiata ram olup , varlığının ve bu alemin sırrına vakıf olan ehl-i hikmetin yoluna yoldaş olmalı , nefsin çirkin sıfatlarına şifa akıtacak gıdayı vermek için kalbe lafz-ı Celal birbiri ardınca akmalıydı " Allah 'ı çokça zikreden erkekler ve kadınlar varya Allah onlar için bir mağfiret ve büyük bir mükafat hazırlamıştır " müjdesine nail olabilmek ümidiyle , dünyaya set çeken örtünün altında evvela " estağfirullah " dilenip , tesbihe gitmeliydi el Silkelemeli tüm tozları ve fark etmeliydi gayeyi ; " İlâhi ente maksûdi ve rıdâke matlûbi " bilinci ile ![]() Her halükârda O 'nun (c c ) zikrini yapmaya layık değilizdir tüm hata ve günahlarımıza rağmen Ama zatına mahsus lütuf kapısına dayayıp ümidimizi, " olmalı , olacak gayret ve himmet ile " deyip her defasında yedeklemeli niyetlerimizi Bütün Allah dostlarının tecrübe ve tespitlerine göre; kalbin temizlenmesi ve nefsin terbiyesi için en etkili ilaç Allah Teala 'yı zikretmektir Lakin zikrullahın ardından tespihi kılıfına sokup, özümüze zikre devam ettiremiyorsak sadakatimiz eksik demektir Değil mi ki , kirli nazarlarda dolaşan gözle , zulümle ortak mesaisi olan el ve dil ile yapılan zikrin, gaflet vadisindeki sayıklamalardan öteye geçmesi muhaldir ![]() El ayasında birleştirmek değil , kalpte toplamaksa zikir , O 'nu (c c ) anmayı taksim etmeli her hale![]() Sabır şükür ve tefekkür eşliğinde ![]() Öğrenirken, öğretirken, hizmette, selamda, kelamda, aş ve iş telaşında her daim O'nunla (c c ) olunabilirse işte bu farzların akabinde fazileti cem edip, kuşanabilmektir Başka bir ifadeyle Muhammed Parisa Hazretlerinin ;" El kârda, gönül yârda " şeklinde özetlediği manaya erişebilmektir İşte vücuda yayılıp bütün duygu ve düşünceyi tesiri altına alan bu çeşit aşktır ki , kül eder kalpteki siyahı , nefsinde öldürüp ruhta diriltir insanı ![]() Öyleyse, harap kalplerimizi mamur edecek reçeteye sarılıp, evvela dile vurulan zikir, oradan kalbe ve sonra özümüze inip, etrafa saçılmalı ki , " Lebbeyk Yâr " ![]() diyebilmeli![]() ![]() ![]() |
|
|
|