İlk İnsan Adem (A.S) Kimdir? 2.Bölüm |
|
|
#1 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
İlk İnsan Adem (A.S) Kimdir? 2.BölümADEM'in CENNETE GELİŞİ Oradaki yasak ağacı ve meyveyi tanıttı Ona bu ağaçtan uzak durmasını ve meyvesini yememesini söyledi Allah Cennet'te meleklerine, Adem'e secde etmelerini emretmişti Bütün melekler Adem'e secde ederken, yalnız iblis kendisinin ateşten yaratıldığını öne sürerek, Adem'in topraktan yaratılışını küçük gördü Kendinin üstün olduğunu iddia edip, kendini methetmeye başlayarak, çok kötü bir davranış olan, kibre bulaştı Ateşin topraktan daha değerli olduğunu savundu Ateşin aydınlığını ve parlaklığını gösterip, ''bu özellikler toprakta bulunmaz'' dedi![]() ''Ateşte bulunan aydınlık, gök kubbede bulunmaz, onda olan nur güneşte olmaz Ateş çiğleri pişirir, hamları olgunlaştırır'' dedi Bu esnada Allah'tan bir nida geldi: ''Ey mel'un, boş lafı bırak Bilmez misin ki kendini büyük görenlerin hizmeti kabul olmaz ve benim yanımda kibirliler yer bulamaz Tevazu edenlerin şanı büyük ve yeri yüksek olur Şunu bil ki ateşin işi daima ıstırap, toprağın hali ise sakinliktir Istırap verenle iyilik sahipleri aynı olmaz İyilerin yeri olan Cennet'in esası, topraktır ve mis kokar Halbuki orada ateş yoktur Ateş düşmanların azabı bir alettir Ateşin yeri olmadığı için toprağa muhtaçtır Toprak ise ateşe muhtaç değildir Toprak ile şehirler mamur olur Ateş her şeyi harap eder Onun için toprağın ateşe üstünlükleri sayılmakla bitmez Ey mel'un, sen sus da, Senin asıl madden olan ateş ile benim halifemin maddesi olan toprak münazara etsinler ve her biri deliller göstersinler'' diye buyurdu Münazaraya baştan ayağa aydınlık olan ateş başladı:Ateş: - Ey toprak, benim parlak suratım ve ışıklı suretim vardır Geceleri alemi gündüz gibi ederim Bir mum başına otursam karanlığı gideririm Ben bir pehlivanım ki kılıcımı çeksem kuru ot askerlerini yakar kül ederim Ben hakkın tecellisine layığım hidayet yolunun rehberiyim![]() Toprak: -Ey ateş, senin işin daima kendini methedip göklere çıkarmaktadır Benimki ise büyüklük tacını hakirlik toprağına bırakmaktır Ne kadar delilin yüksek alametin varsa söyle![]() Ateş: -Ey toprak, sabah ve akşam kadınların mücevherleri benim Allah'ın varlığının sahibi benim Ben intikam yeriyim Nice yıllar sıkıntı ocağında yandım, yakıldım ![]() Toprak: -Ey ateş, hep büyüklük gösterdin Kendi başınla oynarsın Bilinmez misin ki, büyüklük alçalmada ve rahatlık tevazudadır Ben onun için yükseğim Halkın yükünü çekerim Gök defilesinin hazineleri bendedir İnsanların ibadet için döktükleri, Kabe-i şerif bendedir Bazen suyun yerini tutarım![]() Ateş: -Ben sizinle söz edemem Ben kendimi yükselttikçe sen kendini alçaltıyorsun Lakin bir sen söyle bir ben Ey toprak, ben nur gibi parlıyorum, senin neyin var?Toprak: -Benim gönül çeken, ciğer yakan yüzüm vardır ![]() Ateş: -Ben yanınca yükseklere çıkarım ![]() Toprak: -Ben basit bir yeri nurlandırır ve süslerim ![]() Ateş: -Ben cevherlerin mihengiyim ![]() Toprak: -Ben de defineler ve hazineler sarayıyım ![]() Ateş: -Sert taşlardan cevheri kolaylıkla çıkarırık ![]() Toprak: -Ben kara zeminden çeşit çeşit renklerde ve türlü türlü kokularda çiçekler çıkarırım ![]() sonunda toprak sözü şöyle sonlandırdı: -Ben Allah'ın halifesinin maddesiyim Ben Allah'ın sevgilisinin mezarının maddesiyim Münacat ehlinin mihrabıyım Lakin beni tahrik etmeseydin ve Allah'ın emri olmasaydı bunları da söylemezdim, dedi![]() Rivayet edilir ki; Adem Cennet'te üzüm, incir ve hurma yedi Böylece Cennet yemeklerine ve meyvelerine rağbet eyledi Cennet bağlarını, bahçelerini, Cennet köşklerini dolaşmaya başladı Süt ve baldan olan ırmak kenarlarında yürüdü Canı her ne isterse hemen hazır oldu![]() ADEM'in İLK DİLEĞİ (Adem ilk dileğinde kendisine öğretilen isimlerin yüzü suyu hürmetine dilekte bulunmayı akıl edemez )Adem yaratılış icabı kendi cinsinden arkadaş bulup onunla yakınlık kurmak istedi Şüphesiz istediği kendi gibi bir insandı Ama o zaman kalbinden (nefisli) istiyordu başka bir kalbi![]() Ama ona ilgiyle, sevgiyle bağlı kalacağı, Cennet'te el ele, göz göze yürüye bileceği, Cennet'in güzelliklerini her daim paylaşacağı biri olmalıydı Bu hisler ona verilmemiş olsaydı veyahut bu arzular yaratılışında bulunmasaydı, bunları ne hissederdi ne de düşünürdü Şüphesiz bunda Allah'ın sırlı bir işi vardı Vardı bir mükemmellik Ama nasıl olacaktı? Bu hislerine cevap ne zaman gelecekti?Bunları aklından geçirirken onun bu istediğinden Allah'ın haberi vardı elbet Bu düşüncede iken uyuyuverdi![]() |
|
|
|