Geri Git   ForumSinsi - 2006 Yılından Beri > Eğitim - Öğretim - Dersler - Genel Bilgiler > Eğitim & Öğretim > Tarih / Coğrafya

Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
Konu Araçları
çay, osmanlıda, tarımı

Osmanlı'da Çay Tarımı

Eski 08-24-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Osmanlı'da Çay Tarımı




Osmanlı'da Çay Tarımı

Çay Türkiye’de ağaç olarak yaklaşık 100 seneden fazla bir zamandır bulunmaktadır Tarım ve ziraat olarak ülkemizde yayılması 1930’ların sonralarına denk gelse bile yerli üretilen bitki olma macerası itibariyle bir asırdır topraklarımızda yetişmektedir diyebiliriz Daha önceleri dışarıdan getirtilirdi

1889 yılında Japonya’ya gönderilen ve dönüş yolunda batan Ertuğrul Firkateyn’inden öncesine rastlayan bir dönemde Japonya’dan getirtilen çay tohumları ile Bursa’da ilk çay denemesi yapılmıştır

Osmanlı Arşivi’nde bulunan milyonlarca belgeden bir kaç tanesini teşkil eden ve çayla ilgili erişilebilen ilk Arşiv Belgesi olan “II Abdülhamid tarafından nümune çiftliklerinde çay bitkisinin yetiştirilmesi ve tarımının başlatılması için alt yapı çalışmalarının başlatılması emri” ile aynı buyruk doğrultusunda yapılan çalışmaların bir sonucunu teşkil eden ve rapor şeklinde padişahın bilgilerine Orman, Madenler ve Tarım Bakanı tarafından arz olunan ilk Osmanlıca “Çay Tarifnamesi” bu yazımızın konusunu teşkil etmektedir

Aslında, en eski tarihli Osmanlıca belge, Orman, Madenler ve Tarım Bakanı Selim Paşa tarafındanbakanlığının bütçesi ve gelir gider durumu ile ilgili geniş bilgileri verdiği yazısına bir ek olarak saraya sunduğu ve içerisinde, “padişahımızın buyrukları doğrultusunda Bursa’dan iki sepet derununda getirtilen çay fidanlarının saraya takdim edildiği ve bunların hemen dikilmesi icab ettiğinin” ilave olunduğu 13051894 tarihli belgedir Ancak bu tarihten önce var olduğu bu yazıdan anlaşılan padişah buyruğuna ulaşamadık En üst düzeyde ve tarihi bir seyir içerisinde çay tarımı ile ilgili olarak bize metodolojik ve kronolojik ilk ve geniş bilgileri veren belge ise bundan 45 ay sonrasının tarihini taşıyan aşağıdaki belgedir Lakin bu belge çay tarımı tabirinin geçtiği en eski tarihli belge olması özelliğini şimdilik muhafaza etmektedir İleriki zamanlarda daha eski tarihli ve daha fazla belgeye ulaşmayı ve bunları paylaşmayı umuyorum

II Abdülhamid’in Orman, Madenler ve Tarım Bakanı Selim Paşa, kendi imzasıyla, 06101894 tarihli ve 250 sayılı ve Sadrazama, yani Başvezire, bugünkü anlamıyla Başbakana yazdığı yazısında şunlardan bahsetmektedir:

“Bu hakir ve zayıf kulunuzun arzı şudur ki,

Çay bitkisi, besleyici ve iyileştirici özellikleri olduğu için ticaret pazarında ehemmiyetli bir konuma sahiptir Bundan dolayı Osmanlı topraklarında da yetiştirilmesi ve tarımının yaygınlaştırılması hususlarına teşebbüs edilmesi padişahımızın buyruklarına bağlıdır

Ülkemizin çeşitli yerlerinde bulunan nümûne çiftlik ve tarlalarında daha önceleri hazırlanmış olan birer dönümlük arazilerde deneme amaçlı olarak ekilmesi ve yetiştirilmesi için Japonya’ya yeterli sayıda tohum ve fidan sipariş edilmiştir

Trabzon, Maraş, İzmit ve Bursa civarlarında kendiliğinden yetiştiği haber verilen bir tür çay bitkisi de vardır Bunun da fidanlarından yeteri kadar örnekler alınıp nümune çiftlik ve tarlalarına dikilecektir

Aynı şekilde Halkalı Ziraat Mektebi’nde meyvesiz ağaç fidanlığı meydana getirilecektir Bunun için Trabzon, Maraş, İzmit ve Bursa’da bulunan meyvesiz ağaç ve çay fidanlarını getirmek üzere bu konularda özel bilgilere sahip olan Kızıltoprak Amerika Asma Fidanlığı Müteahhidi Mösyö Ekriln’in gönderilmesi kararlaştırılmıştır

Gerek Trabzon ve Maraş’tan ve gerek İzmit ve Bursa’dan getirilecek fidanların yalnız nakliye masrafıyla Mösyö Ekriln’in masraflarının karşılanması gerekmektedir Japonya’dan gelecek olan çay fidan ve tohumlarının ücretlerinin ne kadar olacağını şu anda kestirmek mümkün değildir Bunlar için tahminen on beşbin kuruşun Ziraat İşleri için Ziraat Bankası’ndan 1894 senesi bütçesine mahsub ve “Yararlı Bitkiler Üretilmesi ve Ziraatının Yaygınlaştırılması Ödeneği” olarak dahil edilmesi icap etmektedir Bu paranın Ziraat Bankası’ndan alınmış olan 150 bin kuruştan karşılanması, Ziraat Fen İşleri Başkanlığı’nın ifadesiyle makamınıza arzedilmiştir Emir ve ferman padişahımız hazretlerinindir

Sadrazam yani başbakan ve aynı zamanda II Abdülhamid’in yaveri olan Cevat Paşa, Selim Paşa’nın kendisine arzettiği bu konuyu hemen saraya, padiyaha iletmiştir Cevat Paşa’nın çay tarımının Osmanlı ülkesinde yetiştirilmesi için padişahtan ferman ve buyruk istediği 19101894 tarihli ve 1099 sayılı yazısı:

“Devletli Efendim Padişahım Hazretleri,

Osmanlı topraklarında da yetiştirilmesi ve ziraatinin yaygınlaştırılması için buyruğunuza ihtiyaç duyulan çay bitkisinin, nümûne çiftlik ve tarlalarında deneme amaçlı olarak üretilmesi için Japonya’ya yeterli sayıda tohum ve fidan sipariş edilmiştir

Trabzon, Maraş, İzmit ve Bursa civarlarında kendiliğinden yetiştiği bildirilen bir tür çay fidanlarından da icab ettiği kadarının aynı çiftlik ve tarlalara dikilecektir Halkalı Ziraat Mektebi’nde meyvesiz ağaç fidanlığı meydana getirilecektir

Trabzon, Maraş, İzmit ve Bursa’da bulunan o türden ağaç ve çay fidanlarını getirmek için bu konuda özel bilgisi bulunan Kızıltoprak Amerika Asma Fidanlığı Müteahhidi Mösyö Ekriln’in gönderilmesi isabetli olacaktır Mösyö Ekriln buralardaki fidanların çıkartılması ve nakliyesi işleriyle uğraşacaktır

Gerekli masrafların karşılanması için ve Japonya’dan gelecek fidan ve tohumların bedellerinin ödenmesi için Ziraat İşleri için Ziraat Bankası’ndan 1894 senesine mahsuben ödenmesi içine Orman, Madenler ve Ziraat Bakanlığı’nın müsaade isteği ve konunun gerçekleşmesi için de ferman buyurmanız babında bu yazı makamınıza yazıldı efendim

Sadrazam Cevat Paşa’nın çay tarımı için istediği fermanın verildiğini II Abdülhamid’in Başkatibi, Özel Kalemi Süreyya Bey’in 21101894 tarihli yazısından anlıyoruz Bu yazı ise aynı zamanda padişah iradesi, buyruğu anlamına geliyor Osmanlı bürokrasisinde son zamanlarda, Bakanlıkların teşkilat olarak kurulduğu zamanlardan sonra padişahların fermanları veya buyrukları, emir talep edilen konunun bulunduğu Sadrazam yazısının altına Padişahın Başkatibi tarafından düşülen, “gereğince amel oluna” anlamına da gelen bir bürokratik dille ifade edilmeye başlanmıştır Yapılan arza “uygundur” onayı ilave edilmiş ve amaç hasıl olmuştur Bu tür belgelerin diplomatik karşılığı padişaha atfedilmek şartıyla “irade” ismiyle ifade edilmektedir

Çayla ilgili gelişmeler sürmektedir Ancak bu bitkinin yetiştirilmesinden önce ne olduğu, dünyanın nerelerinde yetiştiği, tarımının nasıl yapıldığı ve hakikaten Osmanlı topraklarında yetiştirilmesinde fayda olup olmadığının ortaya konulması gerekmektedir Devletin tepesindeki iradenin izin vermesi ile yolu açılan çay tarımının Osmanlı Arşivi’nde bulunan ilk tarifnamesi aşağıdaki belgededir Ancak bu tarifnameden önce Orman, Madenler ve Tarım Bakanı’nın padişaha bu yazıyı takdim ettiği bir üst yazısı vardır ki, çay tarımı ile ilgili olduğu kadar mısır tarımıyla da ilgili ipuçlarını bize vermektedir II Abdülhamid’e sunulan 23041895 tarihli bilgi yazısında Selim Paşa durumu şöyle aktarmaktadır:

“Şefkatli efendim hazretleri,

Zatınızın halifeli sayesinde nümüne (örnek) çiftlik ve tarlalarında deneme amaçlı olarak ekilerek yetiştirilmek üzere Japonya’dan getirtilip bir miktarı önceki gün makamınıza arz olunan çay tohumunun nasıl ekileceği ve nasıl yetiştirileceğine dair kaleme alınan tarifname ekte takdim kılınmıştır Çay yetiştirilmesi hakkında kaleme alınacak bir kitap da basılıp dağıtılıcaktır Bu kitaptan bir tanesi de zat-i alilerine takdim edilecetir

Bunun yanında, bir de elli günde yetişmekte olan küçük taneli mısır tohumundan bahsetmek istiyorum Nümune çiftliklerinde yetiştirilen mısırlardan bir miktarı bu kez size takdim olundu Bu tohum gerek sahillerde ve gerekse yüksek yerlerde pek güzel yetişmektedir Oldukça da soğuğa dayanıklıdır Kamışları fazla uzamayıp rüzgârın tesirinden de etkilenmemektedir Ayrıca hayvanlar da bunu yemektedirler

Geçen sene Trabzon’a gönderilen tohum örneği ekilip yetiştirilmiştir Valilikçe bu konuda son derece olumlu görüşler bildirilmiştir Mısır bitkisinin taneleri de oralar insanı tarafından bir gıda maddesi olacak özelliktedir Kamışlarının da hayvanlara yem olması bu mısır tohumunun Trabzon’da tarımının yaygınlaştırılması çalışmalarına başlanmalıdır Bu konuda ve her konuda emir ve ferman padişahımızındır


En Eski Tarihli Çay Raporu

Çayla ilgili risaleler ve kitaplar yazılmıştır Ancak bunlar, Osmanlı topraklarında henüz yetiştirilmeyen, ithal yoluyla yurda giren daha çok uzakdoğu ülkeleri ile İran’dan getirtilen çaydan bahsetmektedirler Daha açık bir ifadeyle kahvelerde, çay ocaklarında, yeni yeni ve yavaş yavaş da olsa girebildiği evlerde içilen çayla ilgilidir Osmanlı topraklarında tarımı yapılacak bir bitki ve mahsül alınacak bir ürün olarak hiç ele alınmamıştır Tarımı ile ilgili üst düzey girişim ve izinlerin verildiğini ve teşebbüslerin yapıldığını yukarıdaki satırlarda görmüştük Bu teşebbüslerden yaklaşık bir yıl sonrasına tekabül eden bir zamanda kaleme alınan ve Selim Paşa’nın üst yazısıyla padişaha takdim olunan -şimdiye kadar ulaşılabilen- en eski tarihli Osmanlıca Çay Raporunu okuyalım:

Çay Fidanları Yetiştirilmesi Hakkında Tarifnamedir

“Çayın anayurda Çin ve Japonya’dır 23’üncü 45’inci enlemler aralığında bulunan ılıman iklimlerde yetişir Pek sıcak olmayan güneşten hoşlandığı gibi fazla sert ve sağuk olmayan kardan da etkilenmez Yani Kamelya ağacının yetiştiği yerlerde pek güzel yetişir

Çay, ovalarda, güney ve doğuya bakan dağ sırtlarında yetişir Ve Çin’de mahsulâtın’ü dağlık araziler üzerinde elde edilir Çay buralarda ayrı ayrı tarlalarda yetiştirilir Japonya’da ise ekili tarlalarla ve nehirlerin kenarında çit gibi ekilir

Çay için hafif ve orta derecede killi, verimli ve serin arazi tercih olunur Fazlasıyla rutubetli ve serin topraklar asla yaramaz Çay tohum veya çelik ile çoğaltılır

Tohum ekilmesi: Toprak iyice hazırlandıktan sonra 30 cm derinliğinde ve genişliğinde çukurlara ekilir Bu çukurlar yekdiğerinden 15 m kadar aralıklı bulunan çizgiler üzerinde olmalı ve çukurlar da yekdiğerinden o kadar aralıklı açılmalıdır

Her çukura 6’dan 10’a kadar tane atılarak üzerlerine iyi ve ince toprakla karışık gübre atılır Çay tanelerinin muhafazası güç olduğundan o kadar taneden her çukurda ancak bir veya iki fidan yetişebilir ve bunlar da birlikte bırakılır

Toprağı devamlı şekilde temizlemek lazım olduğu gibi ilk senede sulama ıslak tutulmasından kaçınmamalıdır

Bazı defa tohumlar doğrudan doğruya tarlalara ekilmeyerek diğer ağaçlar gibi toprakları iyice hazırlanmış ve gübrelenmiş fidanlıklarda yastıklara ekilir Sürekli olarak fidanların zararlı otların istilasından muhafazasına dikkat olunur Şu kadar ki, bu otların ayıklandığı esnada genç fidanlara zarar vermemek için için son derece dikkat ve özen ile hareket olunmak lazımdır

Fidanlıkta bu suretle yetiştirilen fidanlar tarlalara nakledilir ve ekilmek için tohumun ekilmesini takip edecek ikinci seneyi bekleyip, bu zaman fidanlar 026 metre kadar irtifa peyda ederler Bu boyda olan fidanların ikisi veya üçü birlikte bir çukura dikilir

Tohum ekimi zamanı Şubat’tan Nisan sonuna kadardır

Yapraklar fidanın dördüncü senesinden başlayarak senede iki defa toplanır
Çayın en nazik ve en güç işlemi, yaprakların kavurulması ve hazırlanmasıdır Çay mahsulü ateş ile kavrulur Ve bir takım işlemlerle hazırlanır ki, bunun yapılış şekli yayınlanacak olan çay risalesinde açıklanacaktır

Çay ağacı Osmanlı topraklarının pek çok yerinde yetiştirilebilir Çayın tabiatına uygun vilayetlerimiz ise, Erzurum, Sivas, Ankara, Bursa, Aydın, Adana, Halep, Suriye vilayetleriyle İstanbul civarlarıdır Bu bitkinin buralarda yetiştirilmesi için çalışmalar yapılacaktır

Avrupa’da çay ağacını yalnız süs bitkisi olarak ekerler Ve şiddetli kış zamanlarında genç fidanların henüz pek yumuşak bulunan filizlerini donmaktan muhafaza için saman ile örterlerse de bunlar limonluğa nakli kolay olan sandık veya saksı içlerinde bulundurulursa daha iyi muhafaza olunurlar


Kaynak: Muhammet Safi, "Osmanlı'da Çay Tarımı" adlı makalesinden özet

Alıntı Yaparak Cevapla
 
Üye olmanıza kesinlikle gerek yok !

Konuya yorum yazmak için sadece buraya tıklayınız.

Bu sitede 1 günde 10.000 kişiye sesinizi duyurma fırsatınız var.

IP adresleri kayıt altında tutulmaktadır. Aşağılama, hakaret, küfür vb. kötü içerikli mesaj yazan şahıslar IP adreslerinden tespit edilerek haklarında suç duyurusunda bulunulabilir.

« Önceki Konu   |   Sonraki Konu »


forumsinsi.com
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
ForumSinsi.com hakkında yapılacak tüm şikayetlerde ilgili adresimizle iletişime geçilmesi halinde kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde gereken işlemler yapılacaktır. İletişime geçmek için buraya tıklayınız.