|
|||||||
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| bilmekle, görülmez, görülüryoksa, sanat, saniyi |
Sanat Sani'yi Bilmekle Görülür.Yoksa Görülmez. |
|
|
#1 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Sanat Sani'yi Bilmekle Görülür.Yoksa Görülmez.Sani=Snat eseri olark meydana getiren Allah(c c)İnsân, nur-u îman ile a’lâ-yı illiyyîne(en yüksek derece) çıkar; Cennet’e lâyık bir kıymet alır Ve zulmet-i küfür ile, esfel-i sâfilîne (sefillerin en sefili) düşer;Cehennem’e ehil (olacak) bir vaziyete girer Çünki îman, insânı Sâni’-i Zülcelâl’ine nisbet ediyor; îman,bir intisabdır (bağlanma) Öyle ise însan, îman ile insânda tezahür eden san’at-ı İlâhiyye ve nukuş-u Esmâ-i Rabbâniyye îtibariyle bir kıymet alır Küfür, o nisbeti kat’eder (keser) O kat’dan san’at-ı Rabbâniyye gizlenir Kıymeti dahi yalnız madde îtibariyle olur Madde ise, hem fâniye, hem zâile, hem muvakkat bir hayât-ı hayvânî olduğundan, kıymeti hiç hükmündedir![]() İnsânların san’atları içinde nasılki maddenin kıymeti ile san’atın kıymeti ayrı ayrıdır Bâzan müsavi, bâzan madde daha kıymettar, bâzan oluyor ki; beş kuruşluk demir gibi bir maddede beş liralık bir san’at bulunuyor Belki bâzan, antika olan bir san’at, bir milyon kıymeti aldığı halde, maddesi beş kuruşa da değmiyor![]() İşte öyle antika bir san’at, antikacıların çarşısına gidilse, hârika-pişe ve pek eski hünerver san’atkârına nisbet ederek o san’atkârı yâd etmekle ve o san’atla teşhir edilse, bir milyon fiatla satılır Eğer kaba demirciler çarşısına gidilse, beş kuruşluk bir demir bahasına alınabilir![]() İşte insân, Cenâb-ı Hakk’ın böyle antika bir san’atıdır ve en nazik ve nâzenin bir mu’cize-i kudretidir ki; insânı, bütün Esmâsının cilvesine mazhar ve nakışlarına medâr ve kâinata bir misâl-i musağğar(küçültülmüş örnek ,numune) sûretinde yaratmıştır ![]() Eğer nur-u îman, içine girse, üstündeki bütün mânidar nakışlar, o ışıkla okunur O mü’min, şuur ile okur ve o intisabla(Bağlanma) okutur Yâni; Sâni’-i Zülcelâl’in masnuuyum, mahlûkuyum, rahmet ve keremine mazharım gibi mânâlarla İnsândaki san’at-ı Rabbâniyye tezahür eder Demek Sâniine intisabdan ibaret olan îman; insândaki bütün âsâr-ı san’atı izhar eder İnsanın kıymeti, o san’at-ı Rabbâniyyeye göre olur ve âyine-i Samedâniyye itibariyledir O halde şu ehemmiyetsiz olan insân, şu itibarla bütün mahlûkat üstünde bir muhatâb-ı İlâhî ve Cennet’e lâyık bir misafir-i Rabbanî olur![]() Eğer kat’-ı intisabdan ibaret olan küfür, insânın içine girse; o vakit bütün o mânidar nukuş-u Esmâ-i İlâhiyye karanlığa düşer, okunmaz Zira Sâni’ unutulsa, Sânia müteveccih mânevî cihetler de anlaşılmaz Âdeta baş aşağı düşer O mânidar âlî san’atların ve mânevî âlî nakışların çoğu gizlenir Bâki kalan ve göz ile görülen bir kısmı ise; süflî esbaba ve tabiata ve tesadüfe verilip, nihayet sukut eder Herbiri birer parlak elmas iken, birer sönük şişe olurlar Ehemmiyeti yalnız madde-i hayvaniyyeye bakar Maddenin gayesi ve meyvesi ise; dediğimiz gibi: kısacık bir ömürde hayvanatın en âcizi ve en muhtacı ve en kederlisi olduğu bir halde yalnız cüz’î bir hayat geçirmektir Sonra tefessüh eder gider İşte küfür, böyle mahiyyet-i insânîyyeyi yıkar, elmastan kömüre kalbeder![]() "İman eden sanatı görür Küfre giren Sanattan kesilir Ortadaki güzellik yaratanın inkar edilmesiyle sanatsızlaşır elmas iken kömür olur --Sanat var ise Sanatçı olmak zorundadır --" |
|
|
|