Geri Git   ForumSinsi - 2006 Yılından Beri > Genel Kültür & Serbest Forum > ForumSinsi Ansiklopedisi

Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
Konu Araçları
mehterin, tarihcesi

Mehter'in Tarihçesi

Eski 08-17-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Mehter'in Tarihçesi








MEHTER, Osmanlılar'da, askerî musukiyi icra eden topluluğa verilen isim Farsça'da mihter olarak geçen mehter kelimesi, ekber (en büyük), âzam (pek ulu) mânâsında bir ism-i tafdildir Türkçeye bu kelimenin Arapçalaştırılmış şekillerinden mehter, çoğulu olarak da mehterân yerleşmiştir


Mehter, bölüklere ayrılır, aynı çalgı aletini çalanlar, alemdarlar birer bölük teşkil ederlerdi Her bölüğün "ağa" tabir edilen bir âmiri bulunurdu Davulcubaşına ise "baş mehter ağa" denirdi Ayrıca bir de Mehterbaşı vardı İkinci bir mehterbaşı daha vardır ki, bundan ayrı olup, Saray Çadırcılarının başıdır Mehter teşkilatı, "emir âlem"e tabiydi


Selçuklu Sultanı İkinci Gıyaseddin Mesud'un 1284 yılında Osman Gazi'ye gönderdiği bir fermanla kendisine, Eskişehir'den Yenişehir'e kadar bütün Söğüt bölgesi ve havalisi sancak olarak verildi Fermanla birlikte Osman Gazi'ye emirlik alemeti olan "tuğ", "âlem", "tabi" ve "nakkare" de gönderilmişti Ferman, Osman Gazi'ye Eskişehir'de bir ikindi vakti takdim edildi Osman Gazi ayakta durarak nevbet vurdurdu (çaldırdı) Fatih Sultan Mehmed Han zamanına kadar nevbet vurulurken padişahların ayakta dinlemesi âdetti

Mehter teşkilatına bağlı iki türlü mehterhane vardı Biri resmi teşkilata bağlı olan calici mehterler, diğerleri esnaf mehterleriydi Resmi mehter, padişah mehteriydi ki, buna "mehterhane-i tabl-i âlem-i hassa" denirdi Sonraları, mehter sadece padişah ve orduya ait olmaktan çıktı Her vezir dairesinde bir mehterhane bulundurulması âdet oldu


Fatih devrindeki mehterhanede dokuz zilsen (zil çalan), dokuz nakkâzen (kadûm çalan), dokuz boruzen (boru çalan), dokuz tablzen (davul çalan), dokuz çavuş ve bir iç oğlan vardı Altmışdört kişilik mehterhane takımına "dokuz kat mehter" adı verilirdi Padişahın mehterleri oniki kat olurdu Oniki kat mehterhanede her çalgıdan onikişer adet bulunurdu Padişah sefere çıktığı zaman mehter takımı oniki misline çıkarılırdı Sefer ve harp esnasında padişah mehterhanesi, saltanat sancaklarının altında durup, nevbet vururdu Bundan başka ikindi vakti, otağ -ı hümâyûn önünde nevbet vurmak âdetti (Bkz Nevbet)


Hükümdar mehterleri beş vakit vururlardı Bundan başka padişah cüluslarında, kılıç alaylarında, harplerde zafer haberi geldiği zaman ve arife divanlarında nevbet vurulurdu


Mehterler, harp meydanlarında gece karanlığında bile ordugâh nöbetçilerinin uyumaması için devamlı çalar ve aynı zamanda da "yektir Allah," diye bağırırlardı Harp esnasında ise, padişahın veya seraskerin yanında durup, harp boyunca askerin cesaretini arttırmak ve düşmana dehşet vermek için çalardı


Vezir mehterhaneleri, ikindi ve yatsı namazları kılındıktan sonra olmak üzere, günde iki defa vururdu Bunlardan birincisi akşam yemeğinin ikincisi de uykunun işaretini verirdi Sivil mehterler, kendilerine mahsus nevbet yerlerinde yatsı namazından sonra ve sabahleyin nevbet vururlardı Eski zamanlarda öğle yemeği, "Kuşluk" namıyla öğle namazından evvel, akşam yemeğinde ikindi namazından sonra yenilir ve yatsı namazından sonra uykuya yatılırdı


Mehterhane, her ikindi vakti başları, içoğlan baş çavuşunun yahut muadili olanın, "vakt-i sürür ve safa mehterbaşı hey!, hey!" suretindeki nidası (çağırması) üzerine, mehterbaşı ağa elinde zurna olduğu halde bandoya pişrev (önder) olarak Vezirin, Yeniçeri ağası dairesinde ise ağanın oturduğu arz odasının önüne gelir, temenna eylerdi Bu sırada evvelce "vakt-i sürür ve safa" diye bağırmış olan başçavuş veya muadili; "Eshab-ı hacât ve arzuhal sahipleri var mı?" diye sorardı Arzuhal sunmak isteyenlerin arzuhallerini alıp vezire yahut Yeniçeri ağasına verirdi Bu iş bitince heyet bir daire teşkil ederek çalmaya başlardı Dua ile de merasime son verilir ve çalanlar birer temenna ile çekilirlerdi




Mehter Duası: Allah Allah, Celilii'l-cebbâar, Muinü's-settâr Hâliku'l-leyli ve'n-Nehâr, lâyezâl, zü'l-celâl, birdir Allah! Ânın birliğine Resul ü Enbiyâ Peygamberimiz Cenâb-ı Ahmed-i Mahmud-u Muhammed Mustafa (bütün efrâd elleri göğsünde olmak üzere rükûa gelir gibi eğilirler, padişah geldiği zaman ise sadece baş eğer, daha fazla eğilmezler) Âl-i evlâd-ı Resul-ü Mücteba imdâd-ı ruhâniyetine! Pîrân, mürşidin, aşıkîn, kur'agerîn, vasilin, hamele-i Kur'ân, güzeştegân, ehl-i imân ervahına, avni inayetine! Halifetü'l-İslâm es-sultân İbni's-Sultan bil-cümle İslâmın nevât ve seâdet ve selâmetine, pirler, erenler, üçler, yediler, kırklar, göçenler, demine devrânına "Hû" diyelim "Huuu" denildikten sonra; bütün mehter takımı, davul ve zilleri şiddetli vurarak dokuz defa "Hû" çekerlerdi Sonunda da üç defa kös vururlardı


Mehterin kendine has bir yürüyüşü vardır Üç adımda bir durur, yarım sağa ve yarım sola dönerdiYürüyüş esnasında mehter efradı, hep bir ağızdan, "Rahim Allah, Kerîm Allah" derlerdi


Mehter takımının yürüyüş nizamında merasime iştirak şu sıraya göre tertip edilirdi Önde çorbacıbaşı unvanını taşıyan ve başında "üsküf bulunan mehterân bölüğü komutam, onun arkasında sol tarafta zırhlı muhafızı ile birlikte yeşil sancak, ortada istiklâl alâmeti olan ak sancak, sağ başta ise zırhlı muhafızı ile birlikte kırmızı sancak bulunurdu Sancakların arkasında ise üçerli koldan üç sıra hâlinde dizilmiş dokuz tuğ gelirdi Sağ tarafta kırmızı sancağın arkasında ise Yeniçeriler tarafından taşınan "hücum tuğu" yer alırdı Tuğlardan sonra ortada mehterbaşı bulunurdu Mehterbaşından sonra ise sıra ile; mehterin iki katı adedince çevgenler (okuyucular), zurnazenler, boruzenler, nekkareler, zil-zenler ve davul çalanlar gelmekteydi En arkada ise bir at sırtında taşınan kös bulunmaktaydı (Bkz Kös)




Mehter Harp Duası (Harp Gülbankı): Euzubillâh, Euzubillâh Hûda'ya şükr-i bîhad, lâi-lâhe illallah! El-melikü'1-Hakku'l-mülân! Muhammedü'r -Resulullah, Sadıkü'l-Va'dül emin! İnnâ Fetahnâ leke fethan mübinâ ve yensurekallâhu nasran azîzâ! Ey padişah-ı halifetullah, el-islâmu aleyke avnullah! Sensin haris-ı dîn-i mübîn, harîs-i Şeriatullah! Uğrun açık olsun ey Padişahım Emr-i ikbâlin mecid! Hûda kılıcını keskin eylesin, nur-ı şan satvetine gün gibi medît! Rûh-ı pâk-ı Fahr-i âlemi hoşnut etsin, Hak gazay-ı ekberin etsin mübarek ve saîd


Takımın içinden evvelce seçilmiş dik ve güzel sesli biri tiz perdeden: "Nasrunminallahi ve fethün karîb Ve beşşiri'l-mü' mın'ın" âyetini okur Üç defa "Allah" diyecek kadar dururdu Sonra bütün âletlerle beraber davullar ve kösler hafif vurarak ve devamlı teramole yaptığı sırada hep bir ağızdan "Allah Allah" deyince susarlar, gülbank devam ederdi


"Eli kan, kılıcı kan, sinesi üryan, ciğeri püryân Meydan-ı şehadette Allah yoluna revân Gazay-ı şühedâya Cemal-i Hak görünür ayan Kahrımız, gazabımız düşmana ziyan!


Ya Rahman! Denilerek eyyam-ı âdiye gülbankin-deki "Resul-i Enbiya" kısmına geçilir ve aynı şekilde "Hu diyelim Hu!" diyerek bitirildi


Sonra, bazen "Yektir Allah", bazen de "Ya Fettâh" diye haykırırlar ve baş eğerek geriye döner ve dağılırlardı


Mehter konserleri "Vakt-i sürûr-u sefa": Mehterân daire seklinde nevbet nizâmını teşkil ederler, nekkarezenlerin oturup, diğerlerinin ayakta durma-sıyla da hilâl görünümü verirlerdi Kösler hilâlin orta ilerisine konurdu İçoğlan başçavuşu, mehter faslı başlamadan önce daireden çıkarak ortaya gelir ye:


"Vakt-i sürûr-u sefa, Mehterbaşı Ağa! Hey! Hey!" diye bağırırdı Bu sırada hazır bulunanların dikkatlerini çekmek için nakkarelerle, sofyan usûlünde üç tempo atılırdı Nakkareler çalarken de, mehterbaşı Ağa mehterin önüne gelir:


"Merhaba ey mehterân!" der ve sağ elini göğsüne koyarak mehteri selâmlardı Mehterân da hep beraber sağ ellerini göğüsleri üzerine koyarak koro hâlinde:


"Merhaba, Mehterbaşı Ağa!" diyerek karşılık verirlerdi Daha sonra Mehterbaşı Ağa:


"Hasduuur!" diyerek çalınacak makamı ve eserin adını söylerdi (Meselâ: "Der fasl-ı Acem âşirân, cihâd-ı Ekber Marş" derdi) Hemen arkasından:


"Haydi y'Allah!" diyerek mehteri icraya geçirirdi


Nevbet bitince mehter gülbankı (duası) okunur ve fasl sona ererdi


Mehterin Avrupa'ya tesiri: Avrupalılarca, onsekizinci asırdan itibaren "Yeniçeri müziği" diye adlandırılan müzik; evvela, benimsenmiş, bilahare Polonya, sonra Avusturya ve daha sonraları bütün Avrupa'da onların tabiri ile Yeniçeri bandoları kurulmuştur


Bestekâr Mozart ve Hayd da, mehter musikîsinin tesirinde kalarak, meşhur bestelerini meydana getirmişlerdir Alman besteci Beethoven, "Büyük Senfoni"sinin son bölümünü, mehterin kös, davul ve zurnasıyla seslendirmiştir Beethoven, "Türk marşı"nı mehterin bir cenk havasından adapte etti Avusturyalı bestekâr Mozart'ın "Türk Marşı", Türk askerlerinin "Allah Allah" nidalarının, nakarat olarak tekrarından müteşekkildir Viyana Kraliyet Orkestra Şefi Gluck bu yıllarda, sarayda verdiği konserlerinde, repertuvarına mehter bestelerini almış ve orkestrasında çaldırmıştır Alman bestekâr Wagner, bir mehter konserini dinlerken heyecanlanmış, kendisini tutamayarak "İşte musikî buna derler!" demiştir


Mehter musikîsi gibi, mehter teşkilâtı da Avrupa'ya tesir etti Onsekizinci yüzyıl içinde önce Avusturyalılar, sonra Prusyalılar, daha sonra da Ruslar, Almanlar ve Fransızlar mehter teşkilâtına benzer mızıka takımlarını kurdular


Osmanlı Devleti'nin ömrü boyunca, gittikçe mükemmelleşen mehter, Yeniçeri ocağının lağvı ile beraber yerini "Mızıka-i Hümayuna" bıraktı

Günümüzde Mehter: Mehter, 1911'de Ahmed Muhtar Paşa tarafından "Mehterhâne-i Hâkâni" adiyle yeniden kuruldu 1914' de kuruluş tamamlandı Birinci Dünya Harbinde Başkumandan Vekili Enver Paşa'nın emriyle teşkilât, orduya tamim edildi İstiklâl Harbi'nde de mehterhane hizmet verdi Cumhuriyetin ilanından sonra, Millî Savunma Bakanı, mehteri saltanat alâmeti sayarak lağvetti 1950'den sonra, Genelkurmay Başkanı Nuri Yamut'un direktif ve desteğiyle mehterin yeniden tesisi çalışmaları başladı 1953'de yeniden tesis edildi; Daha sonraları çeşitli okul, dernek ve kuruluşlarda mehter takımları kurdular 12 Eylül 1980 Harekâtından sonra, yalnız Genelkurmay Başkanlığı Harp Dairesi Askerî Müze Müdürlüğü bünyesindeki mehteran bölüğü, faaliyetine devam etmektedir İstanbul'daki Askeri Müze'de Pazartesi, Salı hariç, haftanın diğer günlerinde saat 1500-1600 arasında mehterbaşının idaresinde bir saat çalmaktadır Bilhassa turistler ve meraklılar büyük alâka göstermektedirler


Ceddin Deden


[ame=http://wwwyoutubecom/watch?v=6mnN-gbKmvE]YouTube - CEDDIN DEDEN NESLIN BABAN-MEHTER MARSI[/ame]


Hücum Marşı


[ame=http://wwwyoutubecom/watch?v=aax-dlC-7Xw]YouTube - H�CUM MAR�I[/ame]


Bursa Mehteran Takımı Rusya 'da


[ame=http://wwwyoutubecom/watch?v=lhDkdTOKBhg]YouTube - Mehter in Russia 2[/ame]


Mehter İn Tokyo


[ame=http://wwwyoutubecom/watch?v=TD4JwfLaNS0]YouTube - Mehter,ottoman military band1[/ame]


Mehter İn Holland


[ame=http://wwwyoutubecom/watch?v=DjLqGcO34hE]YouTube - Mehter in Holland[/ame]


Alıntı Yaparak Cevapla
 
Üye olmanıza kesinlikle gerek yok !

Konuya yorum yazmak için sadece buraya tıklayınız.

Bu sitede 1 günde 10.000 kişiye sesinizi duyurma fırsatınız var.

IP adresleri kayıt altında tutulmaktadır. Aşağılama, hakaret, küfür vb. kötü içerikli mesaj yazan şahıslar IP adreslerinden tespit edilerek haklarında suç duyurusunda bulunulabilir.

« Önceki Konu   |   Sonraki Konu »


forumsinsi.com
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2024, Jelsoft Enterprises Ltd.
ForumSinsi.com hakkında yapılacak tüm şikayetlerde ilgili adresimizle iletişime geçilmesi halinde kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde gereken işlemler yapılacaktır. İletişime geçmek için buraya tıklayınız.