Geri Git   ForumSinsi - 2006 Yılından Beri > Forum İslam > İslami Genel Konular

Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
Konu Araçları
arapça, edilmesinin, ibadetin, sebebi

İbadetin Arapça Edilmesinin Sebebi...

Eski 08-05-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

İbadetin Arapça Edilmesinin Sebebi...



Malûmdur ki, Müslümanlar namazlarında Kur'ân-ı Kerîm'in bâzı parçalarını okumakla (kıraatla) mükelleftirler Müslümanların ana dili ve vatanı ne olursa olsun, bu usûl, Hz Peygamber zamanından beri değişmemiştir İstikbalde de böyle mi olmalıdır?

İlk nazarda müminin 'ına anladığı bir dil ile kulluk et­mesi tabii ve temenniye şâyân görünüyor, bunun için de en iyi vasıta ana dilidir Fakat mes'elenin daha derinlemesine bir tedkiki, bu çözümün aksini ortaya koyuyor; sebeblerini inceleye­lim:

Her şeyden önce dua ile namaz arasında açık bir ayırma yapmak icabeder Namaz dışındaki duada mü'minin ihtiyaçları­nı ve dileklerini Rabbine istediği dilde bildirmesi yasak değil­dir Bu şahsî bir mes'eledir ve kulun Hâlik'ı ile olan vasıtasız münasebetleri ile ilgilidir Buna mukabil namaz kollektif, umumî bir ibâdettir ve namaza iştirak eden diğer mü'minlerin ihtiyaçları da nazar-ı itibara alınmalıdır Namaz, prensip olarak ve tercihen cemaatle kılınır; tek başına ferdî olarak kılınan na­maza müsaade vardır, fakat asla tercih edilmez, tercih cemaatle kılınan namazdır

Şayet İslâmiyet herhangi bir bölgenin, ırkın, milletin dîni olsaydı, şüphesiz bu bölgeenin, bu ırkın veya bu milletin dili kullanılabilirdi Fakat, bütün ırklardan ve dünyanın bütün nok­talarında oturan ve her biri diğerleri tarafından anlaşılmayan yüzlerce dili konuşan mü'minlere sahip cihanşümul bir dînin icabları başka olacaktır Çince bilmeyen bir Türk'ün Çin'e gitti­ğini ve sokaklarda çing çang çung'a benzer sesler işittiğini farzedelim Aşikârdır ki o hiçbir şey anlamıyacaktır ve şayet bu sözler ezanın, ü Ekber'in tercümesi ise, hiçbir şey'in farkı­na varamayacak ve meselâ Cuma namazını kaçıracaktır (Çin'deki camiler Türkiye'deki minareleri ile kendini belli eden camilere hiç benzemez) Aynı şekilde Türkiye'den geçen Çinli Müslümanın, Türkiye'deki Müslümanlar kendi dilleriyle ibâdet ettikleri takdirde, dindaşlarıyla ortak hiçbir tarafı olmıyacaktır Şu halde cihanşümul bir dînin bâzı müşterek esasları olmalıdır Bu mevzuda ezan ve kırâet şüphesiz iki esas unsuru teşkil eder

Misâl olarak beynelmilel kongre ve toplantıları zikrede­biliriz Meselâ, Birleşmiş Milletler'de herkes kendi lisanını değil, fakat Fransızca, İngilizce gibi müsaade edilen dilleri kullanılır Umumun menfaati için, hususî menfaat feda edi­lir

Mes'elenin daha az mühim olmıyan diğer bir cebhesi var­dır: Hiçbir tercüme asla orijinalinin yerini tutamaz Kur'ân-ı Kerîm'in yüzden fazla Türkçe tercümesi vardır ve her gün bun­lara bir yenisi katılmaktadır Bu da yeni âlimlerin, eskilerin ter­cümelerini kifayetsiz bulduklarını gösterir Bütün diller için ve bir dilden diğer bir dile tercüme edilen herhangi bir eser için bu durum varittir Şu halde kifayetsiz bir şey mi, yoksa hatasız ori­jinal mi kullanılmalıdır Burada şu noktayı bilhassa tebarüz etti­relim ki, İslâm'dan başka hiçbir din, peygamberine gönderilen vahyin orijinaline sahip değildir Bugün Hıristiyanların, Yahudilerin, Mecusîlerin sahip olduğu dinî kitablar, tercümeler, toplamalar, vsdir Müslümanların, vahyin orijinaline, Kur'ân-ı Kerîm'e sahip bulunmaları, kendileri için ne büyük bir şanstır

Şunu da unutmayalım ki, namazda kullanılacak pek az keli­me vardır Önce ezan ve ikamet, sonra ü Ekber, Sübhâne rabbiye'l-azîm, Sübhâne rabbiye'l-alâ gibi ifadeler, Fatiha sûresi ve iki kısa sûre vardır Hepsi bir sahifeyi dahi aşmaz Ve bu kelimelerin ekseriyeti herkesçe bilinir, bütün Müslümanların dillerine geçmiştir O derece ki, çocuk veya yeni başlayan biri onların mânâsını zahmetsiz ve büyük bir gayret sarfetmeden öğ­renir Bu ifadelerin mânâsı bir defa öğrenilince artık itiraza yer kalmaz

Bir gün genç bir üniversite talebesi söylenilenin anlaşılması zarureti üzerine ısrarda devam etti Nihayet ben ona şöyle cevab verdim: "Şayet siz bana muntazaman günde beş vakit na­maz kılacağınıza dair söz verirseniz, ben size ana dilinizde ibâdet için izin veriyorum"

Derhal münakaşayı kesti ve bir daha bu mevzuda konuş­mak için yanıma gelmedi Diğer bir ifade ile dîni ve îmanı mevzileştirmek isteyenler, onu bizzat tatbik etmek isteme­yenlerdir Hiç olmazsa umumiyetle böyledir Bir mü'minin, bir imansızdan veya ameli olmayan birisinden nasihat almaya ihti­yacı yoktur

Son olarak, namazda Kur'ân-ı Kerîm'in tercümesinin okun­masının caiz olduğunu ileri sürmek için İmam-ı A'zam Ebû Hanîfe'nin fetvasına istinad ettiklerini söyleyen yazarları ele alalım Bu yazarlar niçin hakikati tam olarak ifade'den kaçını­yorlar? İmam-ı A'zam Ebû Hanîfe hazretleri başlangıçta bu kanâatta olmasına rağmen, zamanla fikrini değiştirdi Hidâye ve Dürrü'l-Muhtar bu hususu sarahatle kaydediyorlar ve normal hallerde sadece Arabça metin okunmasına cevaz veren umumî kanaata iştirak etti


Prof Dr Muhammed HAMİDULLAH

Alıntı Yaparak Cevapla
 
Üye olmanıza kesinlikle gerek yok !

Konuya yorum yazmak için sadece buraya tıklayınız.

Bu sitede 1 günde 10.000 kişiye sesinizi duyurma fırsatınız var.

IP adresleri kayıt altında tutulmaktadır. Aşağılama, hakaret, küfür vb. kötü içerikli mesaj yazan şahıslar IP adreslerinden tespit edilerek haklarında suç duyurusunda bulunulabilir.

« Önceki Konu   |   Sonraki Konu »


forumsinsi.com
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
ForumSinsi.com hakkında yapılacak tüm şikayetlerde ilgili adresimizle iletişime geçilmesi halinde kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde gereken işlemler yapılacaktır. İletişime geçmek için buraya tıklayınız.