Dostun Kim! |
|
|
#1 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Dostun Kim!Uzun yaz günlerine rastlayan bir Ramazan gününde delikanlının canı kadayıf dolması çekmiş ![]() Aramışlar taramışlar kadayıf bulamamışlar Oruçlunun canının çekmesi bazen aş eren kadınları bile aratır İlle kadayıf diyormuş da delikanlı başka bir şey demiyormuş ![]() Bak oğul demişler Bu sıcakta kurt da kuş da uykuda Kafadan akıl uçuyor sıcağın hükmüne yenilip![]() Canım çekti diyorsun da oruçsun unuttun mu! Nefsini terbiye edeceksin Fırın yakan yoktur Fırın yakan olmayınca kadayıfı nereden bulacağız da dolmasını yapacağız![]() Gel sen bu sevdadan vazgeç Buz gibi ayran, buz gibi karpuz Bu sıcakta kadayıf dolmasını yememek daha evladır![]() Delikanlı yok demiş ille de kadayıf ![]() Bakmışlar söz dinlemiyor uzak mı uzak bir yeri tarif etmişler ![]() Nasıl olsa gözünde büyür, şu sıcakta kadayıf alacağım diye kendini vurmaz yollara ![]() Şehrin demişler girişinde Eski bir fırın vardır Orada yaşlı bir usta olacak Tek başına çalışır Hayattaysa muhakkak fırınını yakmış, kadayıfı tepsilere dökmüştür![]() Delikanlı ta oraya gidilir mi dememiş adresi tekrar tekrar tarif ettirip düşmüş yola ![]() Yol uzun Hava sıcak![]() Kendisine verilen tarife göre bir fırının önüne gelmiş ![]() Bakmış bacasından duman tütüyor ![]() Tamam demiş yakmış işte usta fırını ![]() Selam verip içeri girmiş Lakin selamını duymamış kolları sıvalı ateşin başında eğleşen usta![]() Delikanlı ustanın dudaklarının kıpırtısına takılmış Bir müddet seyretmiş La ilahe illallah La ilahe illallah![]() Dudakların kıpırtısı zikre teslim ![]() Tekrarlamış delikanlı selamını ![]() Üçüncü tekrarda kendisini işine mi yoksa zikre mi kaptırdığı anlaşılamayan usta nihayet duymuş delikanlının sesini ![]() Selamını almış, bir an delikanlıya bakmış ve kadayıfları hazırlamaya zikrini çekmeye devam etmiş ![]() Yaşlı adam tam fırının önünde ![]() Lakin ne bir şikayet var dilinde, ne halinde bir perişanlık Sanki limonata gibi bir havada keyif ile işini yapmaya devam etmektedir![]() Delikanlı yaşlı adama bakmış bakmış ![]() Yaşlı adamın kemikleri sayılabilecek kadar kuru bedenine ![]() Sakalının beyazına ve yüzündeki o mutmain ifadeye Bir anlam verememiş Nasıl oluyor da böyle çalışmaya devam ediyor demiş![]() Havanın sıcaklığından bir bahis açmayı denemiş Mecbur olmasam şu ateşin başında, şu mübarek gün kendimi bunca yorar mıyım türünden bir şikayet bekleyerek![]() Dayı demiş hava da pek sıcak ![]() Yaşlı adam delikanlıya kısacık bakmış Elindeki tepsiyi fırına sürerken, ya demiş öyle diyorlar![]() Ateş yakar Rüzgar savurur Yağmur ıslatır Kar dondurur![]() Ama ateş de,rüzgar da kar da Allah dostları için kendilerini bir ikram gibi sunarlar Yalnız Allah'ı dost edinenlere Allah da kainatın bütün nimetlerini kuluna dost ederek mukabele eder O zaman ateş yakmaz yağmur ıslatmaz olur![]() Lakin yanlış oldu sözüm Allah'ı dost edinenler değil Yalnız Allah'a kulluk edenler, yalnız Allah'tan korkanlar olmalıydı doğrusu Neden mi? Hz İbrahim bile, -ki o “Biz İbrahim'i dost edindik” iltifatına muhatap olmuştur- kulluğum aklıma gelince dostluğu unutuyorum diyerek gece gündüz kendisini ibadete vermiştir![]() Allah'a kul olabiliyor muyuz? İşte bütün mesele bu! Olduğumuzu söylüyorsak, öyleyse niye yelden oynaşıp duran saman çöpü misali şu dünyada tuttuğumuz yer! |
|
|
|