Geri Git   ForumSinsi - 2006 Yılından Beri > Kültür - San'at & Eğitim > Ülke & Şehirler > Türkiye

Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
Konu Araçları
antalya, çiçeği, finike, kokulu, portakal

Portakal Çiçeği Kokulu Finike | Antalya

Eski 08-04-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Portakal Çiçeği Kokulu Finike | Antalya



Portakal Çiçeği Kokulu Finike











Finike, Antalya'nın batısında yer alan turistik bir ilçedir Doğuda Kumluca, kuzeyde Elmalı, kuzeybatıda Kaş ve batıda da Demre ilçeleriyle çevrilmiştir





Finike ovası, üç taraftan, Bey Dağları’nın uzantıları ile çevrilmiştir Eski çağlardan beri, ulaşımı hep engelleyen bu dağlar, bu bölgede yaşayan insanlara her bakımdan büyük engeller çıkarmışlardır Bu yüzden çok değil 1960'li yıllara kadar, Finike'nin yakin il ve ilçelerle olan ulaşımı, kıyılarındaki doğal limanlardan deniz yolu ile sağlanabilmiştir

Cumhuriyet dönemine gelindiğinde, yörenin en işlek yolu Finike-Elmalı arası yol idi Bu en güzel yol bile, Aykırıçay Vadisindeki sarp yamaçları aşarken, zaman zaman da Elmalı ovasındaki bataklıklardan geçmek zorunda kalıyordu







Antalya-Finike arasındaki ulaşım, sahil yolu yapılıncaya kadar, Elmalı ve Korkuteli üzerinden yapılıyordu 1950-19601i yıllarda yedi-sekiz saat süren yolculuklar, 1970'li yılların baslarına kadar, yapılan yol çalışmaları ile dört-beş saate düşürülebildi 1974 Yılında, Antalya-Finike arası sahil yolu yapıldıktan sonra, Antalya Finike yolu 111 Kmye indi Ayrıca bu yol, çok güzel sahil manzaraları ile doludur





Aykırı Çayı - Finike Merkez












Finike bir kültür ve eğlence merkezi olma yolunda ilerlemektedir Bu etkinlikler fuar ve festivallerle desteklenmektedir Bu amaçla Finike Festivali önemli bir organizasyon olarak uygulamaya konulmuştur







Finike Festivali 28 Haziran 1998 den beri aralıksız kutlanmaktadır Finike ve tüm kıyı kentlerinde 1 Temmuz 1926 dan beri kutlanan denizcilik bayramının festivale dönüştürülmesi fikri, ilçenin bir kültür ve eğlence merkezi amacını taşımaktadır Festival bir panayır havasında olup, konserler, gençlik gecesi ve çocuk gecesi gibi faaliyetlerle kutlanır








M a r i n a










Finike, tarih boyunca yükleme ve boşaltma yapılan önemli bir liman kenti olmuştur Denizci bir millet olan Fenikeliler, Finike ve Akdeniz`in değişik limanlarından yükledikleri malları, başka limanlara satarak, kendi devirlerinde ticareti geliştirmişler ve zengin olmuşlar Tarihin seyri içinde Finike limanının durgun zamanlarıda olmuştur Cumhuriyet döneminde de uzun süre atıl kalan limanda, uzun yıllar sadece balıkçı tekneleri barınmıştır












1966 yılında balıkçı tekneleri ve yatların fırtınalı havalarda barınabilmeleri için yeni bir barınak yapımına başlanmış ve bu barınak 1970 yılında tamamlanmıştır Finike marina, Finike`nin coğrafi ve kültürel konumuyla yat turizmini birleştirerek, ilçemiz ve ülke ekonomimize önemli katkılar sağlamaktadır Bu konum Finike marinasını önemli bir yatçılık merkezi yaparak, Finike`ye de uluslararası bir liman kenti ve yat turizmi merkezi statüsü kazandırmıştır

















Limyra Taşı






Limyra taşı

Antalya iline 112 km uzaklıkta, Finike kazasının denize 5 km mesafede ve tarihi Limyra bölgesindeki ocaklardan çıkarılmaktadır Açık krem renginde homojen bir yapıya sahip kireç taşıdır Taşınabilir büyüklükte, istenilen ebatta blok vermektedir Hafif ve yalıtkan özelliğinden dolayı dış kaplama malzemesi olarak aranılan iç ve dış pazarda beğeni kazanan bir yapı taşıdır


Teknik Özellikler
  • Ağırlıkça su emme ve birim hacim ağırlığı deney sonuçları bu taşın orta yoğunlukta bir yapı taşı olarak sınıflandırılabileceğini göstermektedir
  • Mekanik dayanımlar kuru ve yaş numuneler üzerinde yapılmıştır Kuru numunelerde elde edilen basınç dayanımı, eğilmede çekme modülü ve eğilme dayanımı değerleri bu taşın yüksek yoğunluklu bir yapı taşı olarak sınıflandırılabileceğini göstermektedir Ancak taşın suya doygun hale gelmesi durumunda bu mekanik dayanımlarda önemli azalmalar gözlenmiştir Doygun numunelerde ölçülen dayanım değerlerine göre ise bu taş orta yoğunlukta bir yapi taşı özelliği göstermektedir Söz konusu kireç taşının mekanik dayanımlarının su ile doygun hale gelmeye olan hassasiyeti pratikteki uygulamalar açısından dikkate alınmalıdır
  • Donma çözülme deneyindeki gözlemler ve ölçülen ağırlık kayıpları açısından bu taş TS deki yapı taşlarının donmaya dayanımı için verilen sınırları sağlamaktadır
  • Aşınma deney sonuçları genellikle yaya ve lastik tekerlekli araç trafiğine maruz dogal yapı taşları için TS de verilen şartları sağlamaktadır
Genel bir değerlendirme yapılmak istendiğinde, doğal kireç taşından kestirilip laboratuvarlara getirilmiş olan numuneler üzerinde yapılan deneyler sonucunda, bu taşın ilgili ASTM ve TS standartlarına dogal yapı taşları için verilen sınır değerleri sağladığı sonucuna varılır Ancak, suya doygun halde dayanımlardaki kayıpların taşın kullanım imkânları için dikkate alınması gerektigi görüşündedir







Suluin Mağarası







Antalya platosu traverten bir platodur ve bu platoyu; su, kireç taşlarını eriterek meydana getirmiştir Bu oluşumun altından bir çok tatlı su kaynakları denize karışmaktadır Kırkgöz mevkiindeki Suluin mağarası bu kaynakların doldurduğu ve içindeki sarkıt ve dikitlerden dolayı daha önceden kuru olduğu tahmin edilen sualtı mağaralarından birisidir

1995 yılında yapılan bir araştırmada mağara derinliğinin 83 metreye ulaştığı ve kanallardan içeri doğru ilerlendiğinde 45 metre civarı bir derinlikte büyük bir salonun içine girildiği saptanmıştır Bu salonun duvarları sarkıtlar, traverten havuzlar ve diğer oluşumlarla kaplıdır Salona giren ve çıkan çok sayıdaki yan kollar olduğu yapılan araştırma dalışlarında görülmüştür











Alıntı Yaparak Cevapla

Portakal Çiçeği Kokulu Finike | Antalya

Eski 08-04-2012   #2
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Portakal Çiçeği Kokulu Finike | Antalya



T a r i h i






Elmalı yakınlarında yapılan kazılar erken bronz çağı yerleşimini ortaya çıkarmıştır Finike ilçe sınırlarında ve yakın çevrede birçok tarihi kalıntı bulunmasına rağmen bunların tarihi Semahöyük kadar eskiye gitmemektedir Bu kalıntılarda yapılan arkeolojik araştırmalarda elde edilen bulguların en eskileri Likya uygarlığından kalanlardır

Limyra Tiyatrosu yüksek bir tepeye yaslanmaktadır Tam sahne binası üzerinden karayolu geçtiği için tamamı kazılarak hala gün ışığına çıkarılamamıştır

Şehrin içinde tektonik hareketler yüzünden yer değiştiren su kaynağı, bir kaya mezarının içinden kaynamakta ve şehir harabelerinin üzerinden akarak denize ulaşmaktadır Bu resimde görülen Bizans Kilisesi de suyun altında kalan yapılardan birisidir Burayı bilenler, denizden çıktıktan sonra mutlaka buraya uğrayıp duşlarını burada alırlar…






Kilise, aslında Ptolemaion yapısına ulaşan Roma yolunun yanına kurulmuştur Bu yol üzerinde de bugün sadece temelleri kalan bir Propylaion, yani süslü bir giriş kapısı bulunmaktaymış
Doğu Akdeniz ticaretinin gelişmesi önce Persler`i, daha sonra Büyük İskender`i Likya`ya çekmiş ve İskender MÖ 330 yılında bütün Likya`yı denetimi altına almıştır Likyalılar bu istilaya karşı koymamışlar ve teslim olmuşlardır Büyük İskender`in ölümünden sonra denetimin zayıflaması, zaman zaman Suriye, Mısır ve Rodos`un Likya`da hegomonya kurmalarına yol açmıştır


Roma Dönemine Ait Büyük Hamam





Erken Hristiyanlığın başlamasıyla, Myra (Demre) bölgede yayılan Hristiyanlığın merkezi haline gelmiştir Helenler ve Romalılar döneminde her türlü değerlerini kaybeden Likyalılar Bizans hakimiyeti ile eriyip gitmişlerdir

Bizans döneminde kısa dönemli Arap saldırı ve işgallerini yaşayan bölge, Bizans hakimiyetinden sonra 1207-1308 yılları arasında Anadolu Selçuklu Devleti`nin hakimiyetinde kalmıştır 1426 yılında Osmanlı idaresi başlamıştır Osmanlı idaresinde Elmalı kazasına bağlı bir nahiye merkezi iken 1914 yılında kaza olan Finike 1919-1921 yılları arasında İtalyanların kısa süren işgaline uğramıştır






Arykanda





Finike'nin 33 km kuzeyinde, Finike-Elmalı karayolu üzerinde bulunan Arif köyünün kuzey doğusunda kalıntıları bulunan antik şehirdir Şehir Beydağları'nın güney eteklerinde sarp bir yamaçta teraslar üzerine kurulmuştur Şehrin kuzey tarafı tamamen sarp ve kayalıktır Şehir dağlık olan kuzey tarafı hariç surlarla çevrilmiştir Fakat bu surların şu anda neredeyse tamamına yakını yıkılmış, yok olmuştur
Antik kentte yerleşimin MÖ 2000'li yıllara kadar uzandığı tahmin edilmektedir Ama bulunan en eski kalıntılar, çanak, çömlek parçaları ve sikkeler MÖ 5 yüzyıla ait olanlardır Arykanda MÖ 2 yüzyılda bir oy hakkı ile Lykia Birliği'nde temsil ediliyordu MS 2 yüzyılda Roma egemenliğinin ve halkının da 4 yüzyıldan itibaren hristiyanlaşmaya başladığı biliniyor



Nal Tepesinin İç Yapısı




Kalıntıların daha çok eğimli olan güney tarafta yer almasına karşılık, doğu yanında, tek katlı, duvarları düzenli işlenmiş ve üstleri beşik tonozlarla örtülü mezarlar bulunmaktadır Bu mezarların batısında Gymnasium olarak tanımlanan bir bina yer almakta olup, daha kuzeyde Grek tiyatrosu tipinde oldukça sağlam kalmış küçük bir tiyatro bulunmaktadır Tiyatronun batısında bulunan teras duvarları stadyuma aittir Stadyum normal ölçülerin yarısında yapılmış bir koşu pistine sahiptir ve şehrin dikkate değer yapılarındandır




Tiyatro






Tiyatronun bir alt terasında ise oldukça geniş bir alanı kaplayan agora ve odeon yer alır Gymnasiumun kuzeydoğusunda bir Roma tapınağı, şehrin batı tarafında ise kayaya oyulmuş mezarlar bulunmaktadır Şehirden doğuya doğru giden yol üzerinde, muhtemel bir antik yol boyunca sıralanan mezarlar bulunur Bir zamanlar gösterişli olan bu eserler günümüzde yıkıntı halindedir



Nekropol






Arykanda'nın su ihtiyacı gerçekten büyük beceri ve su mühendisliği gerektiren tesislerle sağlanmıştır

Aykırıçay'ın çıktığı yerde sarp kaya yüzlerine oyulmuş dört ayrı seviyedeki kanal bu görevi yerine getirmektedir Alttan ikincisi en geniş kanal olup yaklaşık 60 cm genişliğe ve 15 cm derinliğe sahiptir Yer, yer kaya yüzündeki oyukları aşmak için duvar örülerek kanalın devamlılığı sağlanan bu su yolu şehirde pek muhtemelen gymnasiumun batısındaki iki büyük sarnıçta sona ermektedir


Odeon







Arykanda, Antalya, Finike-Elmalı yolu üzerinde Yaşgöz çayının (Başgöz çayı) doğusundaki Bey Dağı’nın güney-batı yamacındadır







Limyra (Turunçova, Zengerler)







Finike ile Kumluca arasında, Kumluca'ya 11 km uzaklıktadır Geçmişi MÖ V yüzyıla kadar bilinmektedir MS 141 yılında bir depremle büyük ölçüde harabolan Limyra daha sonra yeniden gelişme kaydetmiş ve MS VII ve IX yüzyıllarda arap istilalarına dayanamayıp terkedilmiştir Kent; Akropol, Antik Yerleşim Alanı ve Nekrapol olmak üzere 3 ayrı bölümden oluşmaktadır

Şehrin içinde tektonik hareketler yüzünden yer değiştiren bir su kaynağı, bir kaya mezarının içinden kaynamakta ve şehir harabelerinin üzerinden akarak denize ulaşmaktadır Bu resimde görülen Bizans Kilisesi de suyun altında kalan yapılardan birisidir





Turunçova'dan Elmalı'ya giden yolun sağında görülen ilginç kaya mezarları Limyra'ya ait değildir

Alıntı Yaparak Cevapla
 
Üye olmanıza kesinlikle gerek yok !

Konuya yorum yazmak için sadece buraya tıklayınız.

Bu sitede 1 günde 10.000 kişiye sesinizi duyurma fırsatınız var.

IP adresleri kayıt altında tutulmaktadır. Aşağılama, hakaret, küfür vb. kötü içerikli mesaj yazan şahıslar IP adreslerinden tespit edilerek haklarında suç duyurusunda bulunulabilir.

« Önceki Konu   |   Sonraki Konu »


forumsinsi.com
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
ForumSinsi.com hakkında yapılacak tüm şikayetlerde ilgili adresimizle iletişime geçilmesi halinde kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde gereken işlemler yapılacaktır. İletişime geçmek için buraya tıklayınız.