Geri Git   ForumSinsi - 2006 Yılından Beri > Kültür - San'at & Eğitim > Ülke & Şehirler > Türkiye

Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
Konu Araçları
gelenek, görenekleri, kütahya

Kütahya Gelenek Ve Görenekleri

Eski 08-02-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Kütahya Gelenek Ve Görenekleri




Kütahya çok eski bir yerleşim merkezidir Tarih boyunca Hitit, Frigya, Lidya, Pers, Makedonya, Bergama, Bitinya, Roma, Doğu Roma(Bizans), Anadolu Selçuklu, Germiyanoğulları ve Osmanlı Devleti bu bölgeye hâkim olmuşlardır 1079’da Selçuklu Türklerinin Kütahya ve çevresini fethinden sonra, Türk-İslâm kültürü yayılmaya başlamış ve eski kültürler unutulmuştur Kütahya millî ve mânevî değerlerin, târihî an’anesine sıkı sıkıya bağlı, buram buram târih kokan bir ilimizdir Kiraz şenliği, ılıca sefaları, kış eğlenceleri, dinî bayramlardaki hususî havasıyla, mesire yerlerine yapılan hususî gezileriyle, kendisine has düğün âdetleri, zengin folklorü ile Anadolu’daki Türk boylarının özelliklerini taşır
DOĞUM
Doğumun ailede yarattığı sevincin eşe dosta duyurulması ve paylaşılması çevresine oturan köklü bir gelenektir Etrafına kümelendirilen seremon ve törensel geçişler adete protokol gibi esnetilmeden uygulanır Günlerce süren bir kutlamalar silsilesi içinde sürdürülür Bebek ve anne için doğumdan iki üç hafta sonra evin misafir ağırlanan odasının baş köşesine normal boyundan daha yüksek bir yatak süslenir Bu yatak ailenin bebeği için yapılır Yatağın süsleme malzemeleri ailenin ve yakınlarının çeyizlerinden bir araya getirilen, birbiriyle uyumlu, sim sarma, renkli nakış ve tel kırma tekniklerinde işlenen baş tülbentleri, çevre, uçkur, peşkir, bohçalar, bürümcük çarşaflarıdır Yatağın dört bir yanına çıta konur Çıtaların çevresi bürümcük çarşaflar veya benzeri kumaşlarla boğum boğum süslenir Yatağın arka ve baş yan duvarları ağır işlemeli şalvar kumaşları ile kaplanır Bu kumaş üzerine ortalanarak sim sırma işli bir bohça hafif eğimler verilerek zemine iğneleyerek şekillendirilir Bu şekillendirme malzemenin çokluğuna, yapan kişinin becerisine bağlıdır Genellikle uçları açık S, göbek, kelebek, takke şekilleri ile kompozisyonlar meydana getirilir Bunlar duyulan sevincin sembolü sayılır Yatağı ön st ve yan üst kısımları bir baş tülbendinin işli yerleri görünecek şekilde kapatılır Veya renkli ipek krepler, iğne oyalı danelerin çapraz bükülmesi ile baklava biçimli kafes oluşturulur Kafeslerin ortasına külte inci ve altın tuğralar asılır Yatağın bir köşesine gelin tacından- bulunan tac krebinin içine sarımsak, çörekotu ve tuz konularak sıçan denilen nazarlık yapılır ve asılır Gelin misafirleri ipekli bir kıyafetle karşılar Misafirlere kahve , çay pasta börek yanında özel yapılmış baharatlı tarçınlı karanfilli sıcak loğusa şerbeti ikram edilir Doğu yatağı 40 gün ziyaret edilir
SÜNNET
Anadolu’da çocukla ilgili geleneksel işlemlerden en önemlilerinden biriside sünnet geleneğidir Çocuklar çoğunlukla okul çağına yakın veya ilkokul yıllarında ergenlik çağına girmeden sünnet edilmektedirler Sünnet tekli yaşlarda ve tören ise okulların kapanmasından sonra yaz mevsiminde yapılır Sünnet giysisi tören hazırlıklarının en önemli bölümünü oluşturmaktadır “Maşallah” işlemeli sünnet elbisesi alınır ve giydirilir Sünnet evinin misafir ağırlanan odasının baş köşesine normal boyundan daha yüksek bir yatak hazırlanır Sünnet yatağı da doğum yatağının aynı malzemelerle ve aynı şekilde yapılır Tek farkı sünnet çocuğunun ilgisini çekecek renkli ve ışıklı süslerin ağırlıklı ilaveleridir
EVLENME


KÜTAHYA'DA EVLENME ADETİ

Kütahya İlinde, kız-erkek ilişkileri genelde sınırlıdır Dünür gezmeden başlayarak gerdeğe kadar düğün hazırlıkları sürerken de bu ilişkiler sınırlılığını korumaktadır

EVLENME YAŞI ( ÇAĞI ):
Erkekler 18-20 yaş civarı, kızlar ise 15 yaş sonrasıyla bu çağa girmiş sayılırlar Erkek evlat, ailesinden her hangi bir öneri gelmezse ya babasının ayakkabısını kapı eşiğine çivi ile çakmakta yada ayakkabının içerisine tuz doldurmaktadır Yörede bu evlenme isteğinin bir göstergesi olarak yapılmaktadır

KIZ GÖRME :
Oğlan anası eş, dost arcılığıyla kız aramaya başlar Aynı zamanda oğlan babasına da bu tür, kız övücü öneriler gelmeye başlarYörede eskiden beğenilen kız Hıdrellez günü, düğünlerde oğlana gösterilir Şimdilerde bu daha kolay olmaktadır Oğlan annesi sabah erken saatlerinde kız görmeye gider Ziyaretçilere kahve ikram edilir Bir bahane edilerek kız konuşturulup kekeme olup olmadığı belirlenir Kız evi her gelene güler yüzlü gözükür, sunuda kusur ermez


DÜNÜR GİTME:
Görülüp belirlenen kızın evine dünürcü olarak gidilir Kız elleri öper, sonra kahve getirir Kahveler içilinceye kadar ayakta bekler Daha sonra fincanları toplar ve çıkar Dünürcülerin en yaşlı olanı "Allah'ın emri, peygamberin kavli ile kızınızı oğlumuza istiyoruz" derOğlanı över Kız tarafı zaman ister Kız anası konuyu babaya açar ve oğlan ve ailesini soruşturulur Dünür kadınlar tekrar geldiğinde kız anası "bizimkine açtım Düşünelim" dedi "Bence Allah kısmet etmişse olur Amma söz babasında Bir de erkekler babasından istesin" derErkekler kızı babasından isterler Onaylanırsa oğlan anasına sırma işlemeli iki tülbentle"ikrar tülbendi" verilirTülbentlerin alındığı gün "şerbetin" ne zaman içileceği, kaç kişi olunacağı gibi konularda belirlenir Bu aynı zamanda "söz kesme"dir


ŞERBET:

Yörede genelde Cuma günü yapılır Daha önceden kız evine bir akraba ile 40-50 kilo şeker, bir sandık topak şekeri, bir torba şamsi şekeri,1-2 kilo kahve, 1 sepet kağıt şeker ve şeker boyası gönderilir Çağırılan davetliler sabah erkenden kız ve oğlan evinde toplanmaya başlarlar Kız evindeki erkek tarafının davetlileri tamam olunca oğlan evinin götürdüğü hoca kız evinin en yaşlısından kızı tekrara ister Onay alındıktan sonra hoca dua okur Sonra şerbetler dağıtılır Şerbetler içilirken oğlan babası yüksüğü kız babasına verir Kız evi yüksüğü aldıktan sonra "tülbent bohçası"nı getirip hocanın önüne koyar Hayırlı olsun der Erkekler için nişan-şerbet Cuma namazına kadar sürere Erkekler gidince kadınlar eğlentiye başlarlar Oğlan tarafının getirdiği nişan yemekleri yenirİkindi namazında herkes dağılır Kız evi, oğlan evinden gelen konuklar için gidince iki sürahi şerbet doldurup oğlan evine gönderir


GÖRÜMLÜK:

Görümlük yada "mübareke" nişandan bir veya iki ay sonra olur Oğlan evi haber gönderip "biz gelin kızımızı göreceğiz" derler Görümlük töreni pazartesi, Perşembe yada Cuma günüdür Bu günlerden birinde oğlan evi 15 kişilik gruplar halinde kız evini ziyaret edip gelin kızlarını görürler Kız giyinip herkesin elini öper Eli öpülen herkes kıza bir şeyler takar Kız odadan çıkar ve elbise değiştirip yeniden el öper Ondan sonra tekrar elbise değiştirip su dağıtır Akrabalarda oğlan evinden getirilen hediye bohçalarını açıp bakarlar ve dua ederler Öğlende yemek yenir Kız yeniden elbise değiştirir ve giden konukların ellerini öper Mübareki ise görümlük bittikten sonra kızın yakın akrabaları oğlan evini ziyarete giderler Kız anası giderken oğlana hediyeler götürür



DÜĞÜN HAZIRLIKLARI-YÜK

Görümlük ve mübarekiden sonra oğlan anası kız evine giderek ne istediklerini sorarlar Kız evi için hazırlanan elbise takımları ve dürüler şerbette kız evinin verdiği ağır baş tülbendine sarılarak bohçalar içinde kız evine gönderilir Yükün arkasından oğlan anası ve çağrılı akrabalar kız evine giderle Yemekler yenir, çalgılar çalınır, oynanır Kız evinin hazırladığı çehiz açılır, bakılır Oğlan evinin yük ve çehizi serilirYük bir hafta açık kalır Yük geldikten 15- 22 gün sonra düğün başlar


ÇEHİZ ALTI:

Sergi indikten sonra okuyucu kadınlar her iki tarafın akraba ve yakınlarına "Salı çehiz altı, Çarşamba kına, Perşembe düğüne buyurun" derler Oğlan evinin okuyucusu, kız evine giderek, "Salı çehiz altı,, Çarşamba yengelik, Perşembe akşamı güveyi salmaya buyurun" der Bunlar olurken de tüm mahalleli imece biçiminde kız evinde çeyiz altı yemeklerini hazırlarlar Her iki tarafta ayrı birer davet verirler Yemek zamanı önce oğlan evi davetlileri yemeğe buyur edilir Sonra kız evi davetlileri sofraya otururlar Yemekten sonra eğlence yapılır



GELİN-DÖNME HAMAM GELENEĞİ:

Şehirdeki bir hamam oğlan evince kiralanır Düğüne çağrılan kız ve erkek tarafının akrabaları o gün hamamda yıkanırlar Yıkanmadan sonra çalgılar eşliğinde önge gelin arkada yengeler olmak üzere hamamın şadırvanının etrafında dönerler Oğlan anası ve yakınları kızın başının üzerinden para ve şeker saçarlar


AHENK:

Salı gece yarısından sonra kadınlar ahenge otururlar Sabaha kadar çalınır oynanır Gelin kız birkaç arkadaşı ile bir kenarda dinlenirler


KINA GECESİ:

Ahenkten sonra kalıp gitmeyen kadınlar kına gecesine hazırlanırlarOğlan evi davetlileri de oğlan evinde toplanıp, gelirler Maniler söylenirKız yengeleri gelin kıza abdest aldırır ve giydirirler Kızın başına kırmızı duvağı, tek kocalı, analı babalı ve erkek çocuğu olan yenge takar Önde çalgıcılar, arkada iki kız yengesinin arasında gelin kız ve ardından kına taşıyan okuyucu olmak üzere odaya girerler Odada türküler söylenir Kız kıbleye doğru oturtulur ve kız tarafı gelinin sol el ve sağ ayağına kınasını, oğlan tarafı sağ el ve sol ayak kınasını yakarlar Kına sarılmadan önce kızın ayak kınalarından alınan parçalar bekar kızların saçlarına "bahtları açık olsun" inancıyla sürülmektedirKınadan sonra önce oğlan tarafı sonra kız tarafı pilav ve zerdeden oluşan kına yemeğini yerler ve giderler Gece kızın elleri ve ayakları kına ile süslenir

KIZ DÜĞÜNÜ

Perşembe sabahı kız evinde kız evinin davetlileri toplanırlar Kıza abdest aldırıp, namaz kıldırırlar Gelin kıza tefebaşı giydirilir Kızın başı yapıldıktan sonra yüzü yazılır sonra al duvak örtülür Paça günü oğlan evinde kesilecek olan saçları 30 -40 örgü halinde örülür


KUŞAK KUŞATMA:

Kızın saçı yapılıp yüzü yazıldıktan sonra kız düğününün önemli parçası olan "Kuşak Kuşatma" geleneği uygulanır Yengelerin oyun ve eğlenceleri sürerken kızın amca ve dayıları gelir Gelin el öper Babası veya erkeklerin en büyüğü kemeri gelin beline üç kez dolar çözer ve diğerlerine verir Herkes bu işlemi tamamladıktan sonra ilk olarak kuşağı kuşatan kuşağı bağlar ve dua eder




Alıntı Yaparak Cevapla

Kütahya Gelenek Ve Görenekleri

Eski 08-02-2012   #2
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Kütahya Gelenek Ve Görenekleri




ERKEK DÜĞÜNÜ

Kız evi kız düğünü yaparken erkek tarafında kendi arasında eğlenir Buna yengelik denir Damat akşama hazırlanır


GELİN ALMA:

Oğlan evinin yakınları kız evine giderler Kız tarafının erkekeleri bu alayı karşılar ve iki taraflı sıralanırlar Bu arada oğlan anası, yengeler, görümceler arabalarla kız evine gelirler Kız tarafı karşılar ve lokum ve şerbet sunulur Gelin kız getirilerek kaynanasının önüne oturtulur Kız yengeleri dualar ederek çıkarlar Erkekler gelinin odasına girerler ve kaynana saçı saçar Oğlan babası kızı kolundan tutup kaldırır ve arabaya binen oğlan yengelerinin yanına oturtur Çeyiz arabaya yüklenirKız evinden ayrılınır Gelin arabadan oğlan yengeleri indirir Gelin eve girerken hazırlanmış bal ve kaymaktan birer parmak kapının üst ve alt eşiğine sürer Eve alınır Kaynana "hoş geldin kızım" der Yengelerin öncülüğünde erkeke tarafından kadınlar oynar Geline bakmaya gelinir Güvey salmaya kalacaklar dışında düğün evinde kimse kalmaz


NİKAH:

Kızın vekaleti alınarak camide veya evde dini nikah kıyılır


GÜVEY SALMA:

Kız evinden iki yenge birkaç genç kadın tepsilerle baklava ve damat için hazırlanmış çamaşırları getirirler Yengeler kalır, diğerleri gider Güvey salma töreni ikindi üzeri başlar Damat ve sağdıçları eğlenirler, yemek yerlerYatsı namazından sonra erkekler dışarıdan gelerek evin kapısında sıralanır İmam ve yaşlı kişiler sıranın başında durur Dua ve ilahiler okunur Damat el öperek içeri girmeye hazırlanırken arkadaşları şakalar yaparlar Gerdek sonrası damat sağdıçları hama gider Gelini yengeler evde yıkar


PAÇA:

Kuşlukta iki üç sofralık misafir toplar ve yemek verir Akşam "gelin almaya "giden yakınlar gelir, yemek yenir Gelenler geline hediye takar Paça denilen toplantıda gelin el öper ve hizmet eder


KIZ ARDISIRA:

Oğlan ve kız evlerinin düğünden sonra birbirlerini ziyaretlerine verilen yemektir Önce kız sonra erkek evi birbirini yemeğe alır


MÜBAREKE:

Düğünden sonra kırk gün boyunca akrabalar yeni geline kutlama ziyaretleri yapar buna mübareke denir Kırk gün boyunca gelin kutlamaya gelenlerin hizmetini görürken her ikramda elbise değiştirir


BAYRAMLAR
Dini bayramların günleri “kameri takvim” e göre hesaplandığı için, şu an kullanılan takvimde her yıl aynı tarihe rastlamaz Her yıl onar günlük gerilemeyle gelen ramazan ve kurban bayramları böylece değişik mevsimlerde kutlanabilmektedir Ramazan bayramı Kameri takvime göre Şevval ayının ilk üç günü, Kurban bayramı ise Zilhicce ayının onuncu gününden itibaren dört gün süreyle kutlanır Müslümanlık ve geleneksel toplum töreleri, Kütahya’da yaşamı belirleyen öğelerdendir On bir ayın sultanı, tövbe, mağfiret ve bereket ayı olarak bilinen Ramazan ayının gelmesi ile ayrı bir yaşantı başlar
Kütahya halkı Ramazanda sadece ibadetle uğraşmak istediği için Ramazan öncesi temizliğini yapar Ramazan ayında Mukabele denilen Kur’an hatimleri yapılır Genelde kadınlar evlerde veya caminin kadınlara ayrılan bir bölümünde toplanarak Kur’an okuyan bir kişinin okumasını takip ederler İftar yemeğinden sonra teravih namazına gidilirTeravih namazından sonra erkekler kahvelerde veya esnafın dükkanında toplanarak sahura kadar sohbet ederler, kadınlar ise evlerde toplanırlar Kütahya’da komşuluk ilişkileri hala devam etmektedir Bunun en güzel örneği Ramazan ayında görülür Sahur vakti herkes birbirinin ışığına bakıp uyuyup kalanların duvarlarına, camlarına vurularak uyandırılır Akrabaların yanı sıra komşularda iftara çağrılır
Ramazan hazırlıkları her yerde olduğu gibi Kütahya’da da güzel bir telaş içinde cereyan eder Ramazan, oruç ve yemek iç içe olduğu için Ramazan denilince yemek yapmak ve yemek akla gelir Bu yüzden herkes evinde aylar öncesinden Ramazan için erzak hazırlamaya başlar Bu hazırlık yazdan reçellerin yapılması, hoşaflık meyvelerin kurutulması ile başlar Ramazanda değişik yemekler olun diye yazdan sebzeler kurutulur Pilavlık pirinç, bulgur, erişte ve peynirler hazırlanır Ramazan hazırlığı için saç üzerinde yufka yapılır Sahurda erken kalkarak bu yufkalardan kapama, börek, tirit ve cevizli yufka tatlısı yaparak kullanırlar Sahurda yufkadan yapılan yemekler yanında genellikle haşhaşlı gözleme uzun süre tok tutması bakımından revaçta olan bir yemektirKütahya’da iftar yemekleri iftar davetleri halindedirYa iftara gidilir yada iftarcı kabul edilir İlk hafta aile içinde , ikinci hafta akrabalar komşular, dostlar olmak üzere iftara gidilir veya çağrılır Kütahya’da iftarcı çağırmak varlığa ve zenginliğe bakmaz, gönlü zengin olan herkes bütçesine göre iftarcı çağırırKütahya da akşam ezanının yanı sıra Kütahya kalesinden top atılır
Halk arasında iftar zamanına “top atılmak üzere”, “top zamanı” ifadeler kullanılır İftar yemekleri de ayrı bir özellik taşır Top atılışı Hisarın bedenleri arasında yapılır Sofra başında hazır bekleyen aileler önce iftarlıkla oruç açılır Genellikle hurma, zeytin, tuz gibi ateşte pişmeyen yiyecekler ile oruç açılır Oruç açıldıktan sonra bir iki lokma reçelden, peynirden oluşan iftarlıklar yedikten sonra diğer odada hazırlanan seccadelerde namazlar kılınır Namazdan sonra sofraya tekrar oturulur Yemeğe çorba ile başlanırRamazan ilk günü Ramazanı bütün tutmak nasip olsun diye Tutmaç çorbası içilir İlk Cuma günü yeşil mercimek çorbası yemenin sevap olduğu söylenir Diğer günler yoğurtlu çorba, tarhana kızılcık, şehriye çorbaları yapılır Çorbadan sonra ilk yemek et yemeğidirEt yemeğinden sonra pilav veya su böreği yenilir Ekmek kadayıfı, baklava veya güllaç tatlısı gelir Tatlıları üzerine baskılık denilen yaprak sarması yenilir Kütahya’da hala devam eden güzel bir gelenekte Küpecik geleneğidir İftardan ile yatsı ezanı arasında aynı sokağın çocukları genelde 5-6 kişi bir araya gelip kapı kapı dolaşıp bahşiş toplarlar Bu arada küpecik şarkısını söylerler
Çocuklar ev ev dolaşıp kapının önünde söyleyerek bahşişler toplarlar Genelde para verilir Paranın yerine fıstık, leblebi, şeker verende olmaktadırÇocuklar topladıkları para ile bakkaldan yiyecek alarak verilen yiyecekleri topluca yerler Kütahya’da Ramazan’ın bir başka özelliği de imsak vaktinin top ve ezandan önce minarelerden Salu diye bağırılarak duyurulmasıdır
Bayram telaşı Ramazan ayının son haftasında başlar Bütün evler arife gününe kadar temizlenmiş olur Büyüklerin bayramda giyecekleri çıkarılır, ütülenir, çocuklar için bayramlık alışverişi yapılır Misafirler için şeker ve çikolata alınırBayram günü yemeğe bırakılacaklar için yemekler hazırlanır Arife gününe pek iş bırakılmaz Arife günü yıkanmanın sevap olduğuna inanıldığı için ailece yıkanılır Arife günü ikindi vaktinden sonra kabirler ziyaret edilir Arife günün en büyük iş bayram tatlısı hazırlamaktır Komşular bir araya gelip baklavalar hazırlanır
Nişanlı olanlar ise ramazan bayramında giyilmek üzere bohçalar hazırlar Erkek tarafı kızın giymesi iç çamaşırından çorabına kadar bir kat giysi yanında bir tepsi baklava gönderir Kız tarafı da oğlana bayramlık bir kat giysisi bohçalar gönderir Bayram sabah namazı ve bayram namazı ile başlar Evde hanımlar sabahleyin ezan vaktinde kalkarlar, ölmüşlerinin ruhuna dua ederler Erkekler bayram namazından sonra mezarlığa ziyarete gidilir Bayram sabahı erkekler eve gelmeden evde son hazırlıklar tamamlanır Evlenmiş evlatlar da baba evine gelerek bayramlaşılır ve kahvaltı yapılır Bayramlaşmalar başlar Kütahya’da Kurban bayramı büyük coşku ile kutlanırKurban olarak koyun, sığır kesilir Evinde bahçesi ve bakmaya gücü olanlar daha önceden alırlar ama geneli arife günü alırKurban edilecek hayvan sağlıklı olmalısına ve dişi ise hamile olmamalısına dikkat edilir Kurbanlık arife günü kınalanır ve süslenir Nişanı aileler süsleyerek kız tarafına bir koç gönderme adeti vardır Genelde kasap çağrılarak kesilirKurban etinin üçte bir kesilen evde kalır Diğer kısımlar komşu, akraba ve fakir insanlara dağıtılır Bayram ziyaretlerine gidilir
HIDRELLEZ
Hıdrellez, bütün Türk dünyasında bilinen mevsimlik bayramlarımızdan biridir Ruz-ı Hızır (Hızır günü) olarak adlandırılan hıdrellez günü, Hızır ve İlyas Peygamber’in yeryüzünde buluştukları gün olması nedeniyle kutlanmaktadır Hızır ve İlyas sözcükleri birleşerek halk ağzında hıdrellez şeklini almıştır Hıdrellez günü, Gregoryen takvimine göre 6 Mayıs eskiden kullanılan Rumi takvim olarak da bilinen Julyen takvimine göre 23 Nisan günü olmaktadır Halk arasında kullanılan takvime göre eskiden yıl ikiye ayrılmaktadır: 6 Mayıs’tan 8 Kasım’a kadar olan süre Hızır Günleri adıyla yaz mevsimini, 8 Kasım’dan 6 Mayıs’a kadar olan süre ise Kasım Günleri adıyla kış mevsimini oluşturmaktadır Bu yüzden 6 Mayıs Günü kış mevsiminin bitip sıcak yaz günlerinin başladığı anlamına gelir ki, bu da kutlanıp bayram yapılacak bir olaydır
Kütahya’da 5 Mayıs akşamı başlayan kutlamalar sırayla, dileklerin tutulması, çeşitli uygulamaların yapılması, kadınların ellerine kına yakmaları, Hıdrellez ateşinin yakılması gibidir 5 Mayıs’ı 6 Mayıs’a bağlayan gece aileler hiç kimsenin görmeyeceği şekilde evlerinin etrafına haşhaş taneleri serper Bu taneler sayılamayacağından o evde bereketin çok olacağına inanılır 5 Mayıs akşamından bütün hazırlıklar yapılır, gruplar oluşturulur Bazen de bu hazırlıklar bu hafta öncesinden başlamaktadır O gece okur, ibadet edilir, türlü dileklerde bulunulur
Hıdrellez gecesi gül fidanlarına, bağ dallarına dilek tutanlar elbiselerinden bir iplik veya parça bağlayarak çeşitli dileklerde bulunurlar Bu dilekler; bir işin olması, evlenme, şifa bulma, sevdiğine kavuşma gibi dileklerdirEv, araba iş yeri isteyenler bunları gül fidanının altına taşlarla resmini bırakırlar Bir kesenin içine para, diğer kesenin içine bütün yiyeceklerden aşlıklar konularak gül dalına bağlanır Ertesi gün sabahtan alınan keseler bereket parası ve bereket kesesi diye saklanır Evin bereketli olacağına inanılır Hıdrellez gecesi genç kızlar kendilerine ait eşyaları su dolu bir kabın içine atarlar, kaba atılan eşyalar genelde yüzük küpe, düğme, tarak, para ‘dır Geceden gül fidanının altına bırakılan bu kap ertesi gün alınır Küçük bir çocuğa kaptan birer birer eşyalar çektirilir Bu arada eşyanın sahibine de maniler söylenir Kimin eşyası çıkmazsa onun kısmeti çıkmadı diye o kızın başında eğlenir & Mayıs sabahı erkenden kalkılıp mesire yerine gidilir Kahvaltı orada yapılır, Eğlenceler başlar Genellikle kadınlar erkekler, çocuklar ayrı yerlerde eğlenirler Hıdrellez sabahı gün doğmadan doldurulan suyun şifalı olacağına inanılırHer derde deva olsun diye yedi türlü ot yenir Hıdrellez günü ailenin kapısına gelen hiç kimse boş çevrilmez Gelenlerin Hızır olabileceğine inanılır Bugün özellikle haramdan sakınılır Hıdrellezde yapılan yemeklere daha özen gösterilirGözlemeler, hamursuzlar yapılır Ateş yakılarak üzerinden atlanır, etrafında oyunlar oynanır

Alıntı Yaparak Cevapla

Kütahya Gelenek Ve Görenekleri

Eski 08-02-2012   #3
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Kütahya Gelenek Ve Görenekleri




MAHALLİ KIYAFETLER:

Görenleri hayrette bırakacak güzelliğe ve sanat değerine sahiptirler En yeni yapılmış olanları bile antika değeri taşır Canfes adı verilen saf ipekten kumaş, sırma ile elde işlenerek çok ince bir zevkle, değerli bir sanat eseri, tarihi bir eser haline getirilirler Kıymetleri bilinir, son derece titizlikle korunur, kuşaktan kuşağa aktarılırlar Ayrıca kadife, yünlü, daha değişik ipekli kumaşlardan yapılanları da vardır Birkaçını tanıyalım:



Kadın Kıyafetleri:

"Tefebaşı"

Kütahya kadın kıyafetleri içinde ilk sırayı alır Kırmızı veya mavi renkteki ince ipek veya yünlü kumaştan üç parça olarak dikilir Ancak uzun entari Çintiyan (Şalvar) ve Fermene adı verilen bu parçalar genellikle üçlü takım olarak giyilmez Şalvar veya uzun entari üzerine fermene daha yaygındır Uzun entari içine al gömlek giyilir, bele gümüş kemer takılır

"Şalvar"

Genelde ''Pullu'' adı verilen ince ipekli kumaştan dikilir ''Aynalı Pullu ve Süpürgeli Pullu olmak üzere iki çeşittirAynalı pullu gümüş sırma ile işlenir

"Çatkılı"

Hareli kalın saten veya ipek kumaş üzerine simle bezeli olarak işlenir ve dikilir Siyah, mavi ve mor renkli kumaşlar tercih edilir Şalvarı entari ve fermeneden oluşur Şalvar ve fermene, üzeri simli, keskin uçları sağa, sola, aşağı yukarı gelecek şekilde kareli ve bezenmiş, kaidelerin birleştiği noktalara fiyonklar yerleştirilmiştir

"Yolaklı"

Kiremit kırmızısı, mavi, sarı, beyaz renkten 1-15 cm kalınlığında boyuna çizgili kumaştır Bu kıyafetin tefebaşından daha kıymetli olduğu kabul edilir Fermene, Şalvar, entari olmak üzere üç parçalıdır

"Bindallı"

Her renkte hareli, canfes, vb ipekli kumaştan yapılır Daha çok kırmızı ve pembe kumaşlar tercih edilir işlemelerde dallar son derece küçük sık ve çoktur Şalvar ve entari olarak iki parçadır



Erkek Kıyafetleri:

Erkek kıyafetleri kadın kıyafetleri kadar zengin ve çeşitli değildir Çuhadan yapılırlar ve zariftirler Açık maviden Iaciverte kadar bütün mavi tonları tercih edilir Cepken: Etekleri bel hizasında biten cep- kenlerin önü kapanmaz Kolları koltuk altına kadar açıktır Üzeri kaytan kullanılarak çeşitl motiflerle süslenir Gazeke uzun kollu olup önü kapalıdır Bele kadar iner Mavi-Iacivert çuhadan yapılır Üzeri kaytan ile işlenir Mor çuhadan yapılanı pek makbuldür

"Şalvar"

Kütahya şalvarı, ege şalvarları içinde belden diz altına inmesi bakımından ayrılır Mavi ile Iacivert arası tonlar da çuha kumaştan yapılır Yanlarda belden aşağıya kadar kıvrımlı bordür halinde kaytan işlemesi vardır

"Potur"

Şalvara ben- zer Dize kadar olan bölümü gayet bol, dizden aşağısı bacakları saracak kadar dardır Kaytan ile işlenir

YÖRESEL YEMEKLER


ÇORBALAR:
Sıkıcık Çorbası, Tekke Çorbası, Tarhana Çorbası gibi yöresel çorbaları vardır;
TARHANA ÇORBASI:
Malzeme; 1 kaşık tereyağı, yarım kaşık salça, 3-4 kaşık Kütahya Tarhanası
Hazırlanışı: Tereyağı ve salça az miktar sıcak su ile kavrulur, 3 bardak soğuk su eklenir Tarhana ilave edil erek kaynayana dek karıştırılır Sıcak olarak servis yapılır
HAMUR İŞLERİ:
Mantı, Tosunum, Höşmerim (bir hamur işidir) Kaygana, Kapama, Gözleme, Şibit, Dolamber böreği, Cimcik
CİMCİK:
Malzeme: 1 Yumurta, 4 avuç un, bir tutum tuz, yarım kilo sarımsaklı yoğurt, 100 gr Tereyağı
Hazırlanışı: Yumurta , un ve tuz yoğrulur Hamur dörde bölünerek yumak tutulur Her biri incecik çarşaf gibi açılır Daire şeklinde açılmış hamurun iki tarafından ortasına doğru rulo yapılır ikişer cm ara ile kesilerek rolular açılır Bu şeritler üst üste konarak kareler halinde kesilir Kesim işi bittikten sonra bu minik kareler, karşılıklı iki köşesi birleştirilip sıkılarak bir çeşit fiyonk yapılır Büyük bir tencereye su ve bir tutam tuz konularak kaynatılır Cimcikler kaynar suya dağıtılarak atılır ve bir taşım kaynatılır Ateşten alınarak suyu süzülüp soğuk sudan geçirilip tekrar süzülür Üzerine sarmısaklı yoğurt dökülür 100 gr tereyağı ilave edilir Sıcak servis yapılır
ET YEMEKLERİ:
Sulu saç kavurma, küp kebabı, çevirme kebabı, kuyu kebabı, Gediz göveci, Tavşanlı göveci ve tas kebabı
TATLILAR:
Kaymaklı güllaç, gül tatlısı, yufka tatlısı, peluze, Kütahya baklavası ve zerde


Alıntı Yaparak Cevapla
 
Üye olmanıza kesinlikle gerek yok !

Konuya yorum yazmak için sadece buraya tıklayınız.

Bu sitede 1 günde 10.000 kişiye sesinizi duyurma fırsatınız var.

IP adresleri kayıt altında tutulmaktadır. Aşağılama, hakaret, küfür vb. kötü içerikli mesaj yazan şahıslar IP adreslerinden tespit edilerek haklarında suç duyurusunda bulunulabilir.

« Önceki Konu   |   Sonraki Konu »


forumsinsi.com
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
ForumSinsi.com hakkında yapılacak tüm şikayetlerde ilgili adresimizle iletişime geçilmesi halinde kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde gereken işlemler yapılacaktır. İletişime geçmek için buraya tıklayınız.