Geri Git   ForumSinsi - 2006 Yılından Beri > Eğitim - Öğretim - Dersler - Genel Bilgiler > Eğitim & Öğretim > Tarih / Coğrafya

Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
Konu Araçları
daveti, hükümdarları, islama, peygamberimizin

Peygamberimizin, Hükümdarları İslâma Daveti

Eski 08-02-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Peygamberimizin, Hükümdarları İslâma Daveti




Peygamberimiz Hz Muhammed'in (asm) dini ve dâveti umumidir Hitabı, bütün insanlığadır Diğer Peygamberler gibi bir kavme, bir kabileye, bir millete veya bir bölgeye münhasır değildir

Cenâb-ı Hak, bir çok âyet-i kerimede bu hususu beyan buyurmuştur:

"De ki: Ey insanlar! Ben sizin hepinize, göklerin ve yerin sahibi olan Allah'ın gönderdiği peygamberim"

Buna binâen Peygamber Efendimizin dâveti elbette yalnız bazı Arap kabilelerine, bir takım insanlara ve belli bölgelere münhasır kalamazdı Bütün insanlığa bu imân ve İslâm dâveti sesinin duyurulması gerekiyordu

Bunun için, Hudeybiye Sulhü sonrası en müsait bir zamandı Zira, anlaşma gereğince 10 yıl harp yapılmayacaktı

Hicretin 7 senesi, Muharrem ayı idi Peygamber Efendimiz, birgün Ashab-ı Kiramı toplayarak şöyle buyurdu:

"Allah, beni bütün insanlara rahmet olarak gönderdi İslâmı yayma hususunda bana yardımcı olun! Havarilerin Meryem oğlu İsâ'ya muhâlefetleri gibi, siz de bana karşı muhalefette bulunmayın!"

Sahabîler, "Yâ Resûlallah! Havariler, Hz İsa'ya (as) nasıl muhalefet etmişlerdi?" diye sordular

Kâinatın Efendisi Peygamberimizin hükümdarları İslâmâ dâvet eden nâme-i saadetlerinden (mektuplarından) biri

Resûl-i Ekrem şöyle izah etti:

"Benim sizi dâvet ettiğim vazifeye, o da Havarilerini dâvet etmişti Ancak onun yakın yere gönderdiği kimseler isteyerek gidip selâmete eriştiler Uzak yere göndermek istedikleri kimseler ise, gitmekten kaçındılar İsâ (as), bu durumu Allah'a arzetti ve şikâyette bulundu

"Gitmeye üşenenlerin her biri, gönderilecekleri milletlerin dillerini konuşur oldukları halde sabahladılar İsâ (as), onlara, "Bu, Allah'ın sizin için kesinleştirdiği, ve ehemmiyet verdiği bir iştir Haydi gidiniz!" demişti "Onlar da gitmişlerdi!"

Bunun üzerine Sahabîler, "Yâ Resûlallah," dediler, "biz sana bu hususta yardımcı olacağız, Bizi arzu ettiğin yere gönder" dediler

Kim nereye ve kime gönderildi?

Bunun üzerine Resûl-i Kibriyâ Efendimiz, İslâma dâvet maksadıyla Ashabından:

1) Dihyetü'l-Kelbî'yi Rum kayseri Heraklius'a,

2) Amr bin Ümeyye ed-Demrî'yi, Habeş necaşîsi Ashame'ye,

3) Abdullah bin Huzâfe'yi İran kisrâsı Hüsrev Perviz'e,

4) Hatıb bin Ebî Beltâa'yı Mısır firavunu Mukavkıs'a,

5) Salit bin Amr'ı, Yemâme valisi Havza bin Ali'ye,

6) Şuca' bin Vehb'i Gassân meliki Münzir bin Hâris bin Ebî Şemir'e gönderdi

Gönderilen elçinin hepsi de gönderildikleri memleketlerin dillerini biliyorlardı Peygamber Efendimiz, bu elçilerine, mezkûr hükümdarlara verilmek üzere birer mektup da yazarak teslim etti

Mektupları yazdığı sırada, Sahabîler hükümdarların mühürsüz mektup okumadıklarını bildirince Resûl-i Ekrem Efendimiz, gümüşten bir mühür üzerine alt alta gelmek suretiyle şu şekilde imzasını da yazdırdı:

"Allah

Resûl

Muhammed"

Kâinatın Efendisi bu yüzüğünü vefâtına kadar takmıştır Vefâtından sonra sırasıyla, Hz Ebû Bekir, Hz Ömer ve Hz Osman takmışlardır Günün birinde Hz Osman'ın elinden Eris Kuyusuna düşerek kaybolmuştur Kuyunun bütün suyu çektirildiği halde, bir türlü bulunamamıştır


Salih SURUÇ

Alıntı Yaparak Cevapla
 
Üye olmanıza kesinlikle gerek yok !

Konuya yorum yazmak için sadece buraya tıklayınız.

Bu sitede 1 günde 10.000 kişiye sesinizi duyurma fırsatınız var.

IP adresleri kayıt altında tutulmaktadır. Aşağılama, hakaret, küfür vb. kötü içerikli mesaj yazan şahıslar IP adreslerinden tespit edilerek haklarında suç duyurusunda bulunulabilir.

« Önceki Konu   |   Sonraki Konu »


forumsinsi.com
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
ForumSinsi.com hakkında yapılacak tüm şikayetlerde ilgili adresimizle iletişime geçilmesi halinde kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde gereken işlemler yapılacaktır. İletişime geçmek için buraya tıklayınız.