Geri Git   ForumSinsi - 2006 Yılından Beri > Eğitim - Öğretim - Dersler - Genel Bilgiler > Eğitim & Öğretim > Tarih / Coğrafya

Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
Konu Araçları
ilk, kızları, müslümanlar, peygamberimizin, sav

Peygamberimiz'in (S.A.V.) Kızları İlk Müslümanlar'

Eski 08-02-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Peygamberimiz'in (S.A.V.) Kızları İlk Müslümanlar'




Peygamberimiz'in (sav) kızları ilk Müslümanlar'dan sayılmazlar mı?

Yazar: Sorularla İslamiyet, 18-6-2009

Rasûlüllah (sas)'in, Hz Hatice'den olan çocuklarının tümü, vahyin nüzulünden önce dünyaya gelmişlerdir Erkeklerin hepsi, İslâm gelmeden önce vefat etmişler, kızları ise İslâm devrine yetişmiş, Rasûlüllah'a iman etmiş ve Medine'ye hicret etmişlerdir (İbn İshâk, "Siyer" Trc İstanbul 1988,134)

Hz Muhammed (sas)'e risâlet gelince, hanımı Hz Hatice; başta Zeyneb olmak üzere dört kızı ile birlikte, derhal O'na iman ettiler

Hz Zeyneb: Peygamber (sas)'in ikinci çocuğu ve kızlarının en büyüğü olup, annesi Hz Hatice binti Huveylid b Eslem'dir Rasûlüllah'a nübüvvet gelmeden yaklaşık on yıl önce dünyaya gelmiştir Bu sırada Peygamberimiz otuz yaşlarındaydı

Zeyneb büyüyüp evlenme çağına gelince, teyzesi Hâle bint Huveylid kendisini, oğlu Ebu'l-Âs b er-Rebî'e istedi Annesi Hz Hatice, kız kardeşinin bu isteğini memnuniyetle kabul etti Zira o sırada Ebu'l-Âs, gerek mal, gerek ticaret, gerekse güvenilir olma bakımından Mekke'nin sayılı adamlarından biriydi ve Hz Hatice, yeğenini çocukları kadar sevmekteydi Rasûlüllah (sas) de nübüvvetten önce gerçekleşen bu evliliğe muhalefet etmedi (İbn Hişam, es-Sîretü'n-Nebeviyye, Mısır, 1955, I, 651, 652)

Zeyneb'in kocası Ebu'l-Âs iman etmemiş, uzun süre müşrik olarak kalmıştır İslâm, Zeyneb ile kocasının biri birlerinden ayrılmasını ön görüyordu (el-Mümtehine, 60/10), fakat Peygamberimiz Mekke'de iken, helal ve harama dair hükümleri uygulayabilme gücüne sahip değildi Bu yüzden, İslâmiyeti kabul etmiş olan Zeyneb'i putperest kocasından ayıramamıştır (İbnu'/Esir, Üsdü'l-Ğâbe fi Ma'rifeti's-Sahâbe, Kahire 1970, VII, 130)

Rasûlüllah (sas), insanları İslâm'a davet etmeye başlayınca Kureyş müşrikleri, hanımını boşaması için Ebu'l-Âs'a baskı yaptılar Fakat o, hanımını çok sevdiği için: "Allah'a yemin olsun ki, eşimden ayrılmam, onun yerine Kureyş'ten, başka bir kadının eşim olmasını da istemem" (İbn Hişam, age,1, 652) dedi ve baskılara direndi Böylece Zeyneb, Müslüman olduğu halde, hicret edinceye kadar müşrik kocasıyla birlikte kaldı

Kureyşliler, Bedir Savaşında Müslümanlara yenilip Mekke'ye döndüklerinde, geride birçok esir bırakmışlardı Ebû'l-Âs b er-Rebî de esirler arasındaydı Ashab, Medine'ye döndüklerinde onu Rasûlüllah'a teslim ettiler Mekkeliler esirlerini kurtarmak için fidye gönderdikleri vakit, Zeyneb de kocasını kurtarmak için bazı mallarla birlikte, annesi Hz Hatice'nin kendisine düğün hediyesi olarak verdiği gerdanlığı da göndermişti Rasûlüllah (sas) bu gerdanlığı görünce son derece müteessir olmuş, ashâbına; "Şayet esirini serbest bırakmayı ve malını da geri vermeyi uygun görürseniz bunu yapınız" buyurdu Ashâbı da: "Olur ya Rasûlüllah!" diyerek Ebû'l-Âs'ı serbest bıraktıkları gibi, Zeyneb'e ait tüm malları geri gönderdiler (İbn Hişam, age, I, 652, 653; el-Askalânî, el-İsâbe fi Temyizi's-Sahâbe Beyrut, VIII, 91)

Bir rivayete göre, Ebu'l-Âs serbest bırakılırken, Rasûlüllah, Zeyneb'in Medine'ye hicret etmesine izin vermesini şart koşmuştur Başka rivayetlere göre ise Ebu'l-Âs, bu sözü kendiliğinden vermiştir Ebu'l-Âs, Müslüman olduktan sonra Medine'ye geldi Böylece Rasûlüllah (sas) uzun zamandan beri kocasından ayrı yaşayan kızı Zeyneb'i yeniden Ebu'l-Âs'a nikahladı

Hz Rukayye: Rasûl-i Ekremin ikinci kızıydı Doğduğu zaman Hazreti Peygamber Efendimiz, otuzüç yaşında bulunuyordu Rukayye babasının Peygamberliğinden önce, Ebû Leheb'in oğlu, Utbe ile nişanlanmıştı Rasûl-i Ekrem, halkı İslama dâvete başlayınca Ebû Leheb, oğlunu çağırdı:

- "Oğlum! Muhammed'in kızından ayrılmıyacak olursan, ben senden ayrılırım" dedi Utbe de babası Ebû Leheb'in teşvikiyle "Rukayye"yi bıraktı O zaman Rukayye, Hazreti Osman ile evlendi Habeşistan'a göç eden ilk kafileye Hazreti Osman, zevcesi Hazreti Rukayye ile birlikte katılmışlardı Hazreti Osman, Habeşistan'dan Mekke'ye dönmüş, oradan da Medine'ye hicret etmişti Rukayye, Bedr gazası günlerinde hastalanmış, bu yüzden Hazreti Osman, Bedr muharebesinde bulunamamış, hattâ zevcesi başında kaldığı için, mazeretliler arasına konulmuştu

Bedr gazası zaferini Harise oğlu Zeyd, Medineye ulaştırdığı gün, Hazreti Rukayye vefat etmişti Rasûl-i Ekrem de, Bedr savaşı yüzünden, kızı Ru-kayye'nin cenazesinde bulunamamıştı

Hz Ümmü Külsüm: Rasûl-i Ekremin üçüncü kızıydı Rukayye, nasıl Ebû Leheb'in oğlu Utbe'nin nişanlısı iken ayrılmış ise, Ümmü Külsûm da, Ebû Leheb'in diğer oğlu Uteybe'nin nişanlısı idi Her ikisi de evlenmeden ayrılmışlardı

Bedr gazasının sonunda, Hazreti Rukayye'nin ölümünden bir yıl sonra, Hicretin üçüncü yılı, Hazreti Osman ile evlendi

Buhârînin bildirdiğine göre, Hafsa dul kalınca, Hazreti Ömer, Osman'a müracaat ettiği zaman, Hazreti Osman tereddüt etmişti O zaman Rasûl-i Ekrem, Ömer'e:

- "Ben sana Osman'dan, Osmana'da senden daha iyi bir adam bulacağım Kızını bana ver, ben de kızımı Osman'a vereyim" demişti

Hazreti Osman ile evlenen Ümmü Külsûm, onunla altı yıl beraber yaşadı Hicretin dokuzuncu senesi vefat etti Cenaze namazı Rasûl-i Ekrem tarafından kılındı; Hazreti Ali Hazreti Fadl ve Hazreti Üsâme tarafından gömüldü

Hazreti Osman, Rasûl-i Ekremin iki kızı: Rukayye ve Ümmü Külsûm ile evlendiği için, "İki nur sahibi" mânâsına "Zinnûreyn" sıfatını kazanmıştı

Hz Fâtıma: Peygamberimizin Zeyneb, Rukiyye ve Ümmü Gülsüm'den sonra dördüncü ve en küçük kızı Doğum tarihi ihtilaflı olup (605, 609, 615) yıllarında dünyaya geldiğine dair çeşitli rivâyetler ve görüşler vardır Hicretin ikinci senesi Medinede Hazreti Ali ile evlendi Evlendikleri zaman Hazreti Fâtıme 15, Hazreti Ali 24 yaşındaydı Rasûl-i Ekrem, kızı Fâtıme için, yatak çarşafı, iki değirmen, bir su tulumu hazırlamış, Hazreti Fâtıme, değirmenlerle su tulumunu, bütün ömrü boyunca kullanmıştı

Rasûl-i Ekrem Hazreti Ali ile Hazreti Fâtıma'nın iyi geçinmesini ister, aralarında ihtilâf çıkarsa, onları barıştırırdı Bir gün Ali, Fâtıma'ya şiddetli bir muamelede bulunmuş, Fâtıma da Rasûl-i Ekreme başvurarak Ali'yi şikâyet eylemişti Fâtıma'dan sonra, Ali gelmiş, o da Fâtıma'yı şikâyet etmiş, fakat Rasûl-i Ekrem ikisini de barıştırmıştı

Bir defa da, Hazreti Ali ikinci bir zevce almaya kalkmış, bunu haber alan Rasûl-i Ekrem çok üzülmüş bir hutbesinde;

- "Benim kızım benim ciğerparemdir Kızımı kederlendiren her şey, beni de kederlendirir" demiş, bunun üzerine Hazreti Ali teşebbüsünden vazgeçmiş, Hazreti Fâtıma'nın sağlığında başka bir kadınla evlenmemişti:

Hazreti Fâtıma, Hicretin on birinci senesi, babasından altı ay sonra vefat eyledi Rasûl-i Ekrem Efendimizin irtihalinde kızı yirmibeş yaşındaydı

Rasûl-i Ekrem, kızı Fâtıma'yı çok severdi Hastalığı sırasında onu yanına çağırdı Kulağına fısıldadı O zaman Fâtıma ağladı Sonra yine fısıldadı Bu sefer, Fâtıma'nın yüzü güldü Hazreti Âişe sordu Hazreti Fâtıma da:

- "Önce, Rasûl-i Ekrem, hastalığı sonunda öleceğini söyledi: Ağladım Sonra, ailesi içinde kendisine ilk kavuşacak olanın ben olduğumu haber verdi: O zaman da sevindim" diye cevap vermişti:

Rasûl-i Ekrem Efendimizin soyunu yaşatan Hazreti Fâtıma oldu Fâtıma'nın beş çocuğu oldu: Hasen, Hüseyn, Muhsin, Ümmü Külsûm, Zeyneb isimlerinde idi Bunlardan Muhsin, küçükken vefat etmişti

İlave bilgiler için tıklayınız:
ZEYNEB (ranha)
RUKAYYE (ranha)
ÜMMÜ KÜLSÜM (ranha)
FÂTIMA (ranha)

Alıntı Yaparak Cevapla
 
Üye olmanıza kesinlikle gerek yok !

Konuya yorum yazmak için sadece buraya tıklayınız.

Bu sitede 1 günde 10.000 kişiye sesinizi duyurma fırsatınız var.

IP adresleri kayıt altında tutulmaktadır. Aşağılama, hakaret, küfür vb. kötü içerikli mesaj yazan şahıslar IP adreslerinden tespit edilerek haklarında suç duyurusunda bulunulabilir.

« Önceki Konu   |   Sonraki Konu »


forumsinsi.com
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
ForumSinsi.com hakkında yapılacak tüm şikayetlerde ilgili adresimizle iletişime geçilmesi halinde kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde gereken işlemler yapılacaktır. İletişime geçmek için buraya tıklayınız.