Geri Git   ForumSinsi - 2006 Yılından Beri > Aşk & Sevgi - Bayanlar, Erkekler > Bayanlara Özel > Bebek & Çocuk

Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
Konu Araçları
hacivat, karagöz, oyunları, örnekleri

Karagöz Ve Hacivat Oyunları Örnekleri

Eski 07-28-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Karagöz Ve Hacivat Oyunları Örnekleri



KARAGÖZ İLE HACİVAT : OĞULLARI


Karagöz’ün oğlu Yaşar ile Hacivat’ın oğlu Sivrikoz arasında, babaları kadar olmasa bile, hatırı sayılır bir rekabet vardı Yaşar, Sivrikoz’un elinde yeni alınmış bir oyuncak görmesin, ne yapar eder, Karagöz’e oyuncağın aynısını aldırırdı Hani ya Sivrikoz’un Yaşar’dan aşağı kalır yanı mı vardı? Sivrikoz, Yaşar’ın elinde ne görürse isterdi Oğlunun gözlerinde yaş, kalbinde acı görmek istemeyen Hacivat ikiletmeden oğlu ne istiyorsa hemen alırdı


Böylece aradan yıllar geçti İkisi de birer yiğit olan gençler düğün güreşlerine katılmaya başladılar Güreşlere katılanlar birer havlu, rakiplerini yenip baş olan güreşçi ise, kınalı bir koç kazanıyordu İlk katıldıkları güreşlerde birinci, ikinci turlarda elenen Yaşar ile Sivrikoz, tecrübeleri arttıkça güreşlere ağırlıklarını koymaya başladılar Nihayet, bir düğünde finale kalma başarısını gösterdiler Bunun üzerine Karagöz, Hacivat’ın yanına gider ve oğlunun güreşlerden çekilmesini ister


Hacivat: “ Hiç öyle şey olur mu Karagözüm? Oğullarımız bileklerinin hakkıyla finale adlarını yazdırdılar Çıkarlar meydana aslanlar gibi güreşirler Kim güçlüyse o galip gelir ve şampiyon olur


Karagöz: “ Benim oğlum şampiyon olur, çünkü senin oğlundan daha iri


Hacivat: “ İrilikle şampiyon olunmaz ki, güreşte kuvvetli olan, atak olan ve nefesini iyi ayarlayan rakibine üstünlük sağlar Bütün bunlar benim oğlumda var


Karagöz: “ Günah benden gitti Rezil olmayasınız diye geldim Benimki, senin oğlunu hamur gibi yoğuracak ve koçu kazanacak


Hacivat: “ Bak Karagözüm, koçu benim oğlum kazanır Bundan korktuğun için, oğlun güreşten çekilsin diyorsun


Karagöz: “ Ben kimseden korkmam Hata bende, kırk yılda bir şey istedim, onu da yapmadın


Hacivat: “ Ama canım efendim, borç para istemiyorsun ki, dediğini yapayım Oğluma güreşten çekil, hükmen yenik sayıl diye nasıl söylerim


Karagöz: “ Söyleyemezsin tabi, çünkü korkaksın Yarın senin evin karşısında koçu şişe takıp kızartacağım Sakın gelme bir parça et için Yağma yok “ diyen Karagöz arkasını dönüp uzaklaşmaya başlar Hacivat’ın seslenmesiyle durup dönen Karagöz’e, Hacivat şöyle der:



“ Yarın koç benim bahçede kızaracak Toplanın gelin, kurban bayramı haricinde et yüzü mü görüyorsunuz? “


Ertesi gün yapılan güreşi Hacivat’ın oğlu Sivrikoz kazanır Karagöz buna itiraz eder ve Sivrikoz’un daha önce açık düştüğünü ve güreşi oğlu Yaşar’ın kazandığını söyler Bunun üzerine hakem heyeti toplanır ve karar değişikliği yaparak, Yaşar’ı şampiyon ilan eder Bu duruma da Hacivat itiraz eder Hakem heyeti görevsizlik kararı alıp topluca Bursa Kadısı’na giderler


Bursa Kadısı, her iki tarafı ve hakem heyetini dinledikten sonra, müsabakayı berabere ilan eder Kınalı koç kurallara uygun olarak kesildikten sonra, yarısı Sivrikoz’a, diğer yarısı da Yaşar’a verilir Böylelikle olay tatlıya bağlanır

Alıntı Yaparak Cevapla

Karagöz Ve Hacivat Oyunları Örnekleri

Eski 07-28-2012   #2
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Karagöz Ve Hacivat Oyunları Örnekleri



KARAGÖZ İLE HACİVAT: HIRSIZ

Bir gece Karagöz’ün evine hırsız girer Karagöz sabahleyin uyanınca bakar ki, ev tam takır kuru bakır Hırsız utanmamış ve sokak kapısını bile söküp götürmüştür Karagöz olayı zaptiyeye, hanımı da komşulara haber verir Komşular, evin önünde toplanır ve az sonra iki zaptiye gelir Karagöz’ün oğlu Yaşar, annesine sarılmış, ağlamaktadır Küçük Yaşar’ın birkaç parça oyuncağını götüren hırsız acaba onları ne yapacaktır?

Karagöz’ün evinin soyulduğunu duyan kadim dostu Hacivat, eve gelir ve evde inceleme yapmaya başlar İki zaptiye olayı soruşturur ve hırsızı yakalayacaklarını söyleyip giderler Zaptiyeler gidince, komşular da dağılır Karagöz ailesinin yanında Hacivat kalır ve Karagöz’ü sorguya çekmeye başlar

Hacivat: “ Canım Karagöz’üm, hırsız gelmiş, dolapları, masaları götürmüş Kapıyı sökmüş Hiç mi gürültü, tıkırtı duymadın? “ diye sorar

Karagöz: “ Bu ne biçim soru, Hacivat Gürültü, tıkırtı duysam kalkıp da hırsızın ümüğüne basmaz mıyım? “

Hacivat: “ Her neyse, olan olmuş, biten bitmiş, eşyalar gitmiş Şimdi bir oyun etmeli de, şu hırsızı yakalamalı Hah buldum! Karagözüm, siz bir yandan, ben bir yandan komşuların arasına dalalım, onları senin evde bir kese altın olduğuna inandıralım Bu durum kulaktan kulağa yayılır ve hırsızın kulağına giderse, hırsız mutlaka senin eve damlar

Karagöz: “ Sen ne diyorsun, Hacivat? Bende bir kese altın yok ki? “

Hacivat: “ Olduğunu farz et Hırsızı yakalamak için, bu bir yem Oltanın ucuna yem takarsan balık yakalarsın Balık yeme gelir de, hırsız altına gelmez mi? Siz benim dediğimi yapın gerisine karışmayın

Karagöz: “ Tamam, Hacivat Senin bu tür işlere aklın erer Bende bir kese altın olduğunu yayarız Haydi, hanım, Yaşar, kalkın gidiyoruz

Karagöz’ün evinde bir kese altın olduğunu akşama kadar duymayan kalmamıştı Eski kulağı kesiklerden olan Celal, gece yarısına kadar evin içinde dört döndü Daha sonra evinden çıkıp, karanlık sokaklardan süzülerek geçti ve bir hayalet sessizliğinde Karagöz’ün kapısız evinden içeri girdi Evdekilere elindeki şişenin içindekini koklatıp altınlara konardı Şişeyi koklattığı kazazede top atsan uyanmazdı, fakat bu defa durum bambaşkaydı Evdekiler uyanıktılar ve onu bekliyorlardı Celal yatak odasına girince Karagöz ile Hacivat tarafından yakalandı ve bir iple sıkıca bağlandı Ertesi gün zaptiyeler tarafından sıkı bir dayaktan geçirilerek zindana atıldı

Karagöz’ün eşyaları hırsızın evinde bulundu Kader, zaten son günlerde işsiz olan, Hacivat’ın bulduğu işlerde çalışarak, kışın da turşu satarak geçimini sağlayan Karagöz’ün alnının teriyle çalışarak kazandığı eşyaları kaybedip buldurarak, onu sevindirmişti






Alıntı Yaparak Cevapla

Karagöz Ve Hacivat Oyunları Örnekleri

Eski 07-28-2012   #3
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Karagöz Ve Hacivat Oyunları Örnekleri



KARAGÖZ İLE HACİVAT: İBİŞ’LE DOMUZ AVI

Karagöz ile Hacivat, yanlarına İbiş’i de alıp, Uludağ’a domuz avına çıkarlar Önceleri ellerde ok ve yay, kaşlar çatılmış, bakışlar keskin ormanda domuz ararken, sonraları yorgunlukla birlikte ok yaydan, kaş kaştan, bakışlar keskinlikten sıyrılır Sıkıntıyı azaltmak için Karagöz’ün anlatmaya başladığı av hikâyeleri başına bela olur, çünkü anlattığının hep bir numara büyüğünü İbiş’ten duymak, Karagöz’ün giderek daha çok sinirlenmesine neden olur Karagöz, İbiş’i uçurumdan aşağı atmakla tehdit eder

İbiş: “ Tamam, beyabi Kızma bana Ben de bundan sonra konuşursam iki olsun Şimdi rahat rahat istediğini anlat

Karagöz: “ Bre İbiş, sussana artık Bir daha sana av yok Hacivat, İbiş’i ava giderken yanımıza alalım demek yok artık Bu son

Hacivat: “ Merak etme Karagözüm Sen kalbini serin tut Hiçbir ava İbiş’i götürmeyiz

Daha sonra Karagöz ile Hacivat ve İbiş domuz aramaya devam ederler, fakat ortalıkta hiç domuz yoktur


Hacivat: “ Sabahtan beri arıyoruz, bir domuz bile göremedik Hayatımda böyle bir şey ne gördüm, ne de duydum

Karagöz: “ Göremeyiz tabi, bu İbiş yanımızdayken Bunun sesini duyan domuz karşı dağa kaçıyor İki ok atmış, üç domuz vurmuş Anlatsana o hikâyeyi bir daha

Hacivat: “ Aman Karagözüm, sinirlenme İbiş o hikâyeyi anlattı, geçti Ben inanmadım Senin anlattığın hikâyeler daha bir inandırıcı oluyor

Karagöz: “ Doğru, çünkü ben olmuş olayları anlatıyorum Yıllar önce gençken köyden arkadaşlarla domuz avına gittiydik On kişiyiz Ormanda büyük bir domuz sürüsünü tuzağa düşürdük Etrafını kuşattık Baktı domuzlar kaçış yok, birer birer yanıma geldiler Ben de çaldım bıçağı boyunlarına, yirmiden sonrasını sayamadımdı

Hacivat: “ Hah hah ha İlahi Karagözüm Sen de değme avcılara taş çıkartırsın Avcılıkta, atıcılıkta benden ilerdesin

İbiş: “ Benim de yıllar öncesinden bir domuz avı hikâyem vardı, ama beyabi kızar diye anlatamıyorum

Hacivat: “ Yeni bir domuz hikâyesi ha Ama anlatma Karagöz’ü kızdırmayalım Keşke demeseydin Merakta bıraktın beni, İbiş

Karagöz: “ Ben de meraklandım Bana bak İbiş, destekli atarsan kızmam ama desteksiz atarsan, ben seni uçurumdan atarım, bilmiş ol

İbiş: “ Tamam beyabi ve Hacıabi Atışlar destekli olacak “ İbiş, konuşmasına devam eder ve ben sekiz yaşındayken der Karagöz’ün ayağa kalktığını gören İbiş ağız değiştirir “ Yani on sekiz yaşındayken demek istedim

Bunun üzerine Karagöz: “ Hah öyle söyle Beni kızdırma Şimdi devam et

İbiş: “ Manda kadar bir domuz bizim tarlalara dadandıydı Tarlada mısır, bağda üzüm bırakmadıydı Ye babam ye Baktık yedikçe doymaz bu domuz, yakında ağaçları da yer Babam, dedem, amcam, yeğenlerim ve ben tarlada, bağda nöbete durduk Ben bağda bekliyorum Bir gün öğle vakti domuz bağa girdi Zönk zönk deyip yürüyüp geliyor Yakaladım domuzu suratına iki tokat, başladı domuz ağlamaya Bir yandan da,” Abi, ben sana ne yaptım? Neden vuruyorsun?” diye vızırdıyor Ben de bağırdım Bak şu bağdaki üzümleri ben mi yedim Başkasının üzümünü nasıl habersiz yersin Ben böyle bağırdım ama domuz ne dese beğenirsiniz Ne yapayım, açım, abi Yemeseydim de açlıktan ölse miydim? O gün domuzu bıraktım Bir daha onu oralarda gören olmadı Çok uzaklara gitmiş olmalı


Karagöz: “ Bre densiz, yine desteksiz attın Ben seni uçurumdan atayım da gör “ diyen Karagöz, İbiş’in üstüne yürür Bunun üzerine İbiş kaçar, gider Daha sonra Karagöz ile Hacivat başka olay olmadan evlerine dönerler

Alıntı Yaparak Cevapla

Karagöz Ve Hacivat Oyunları Örnekleri

Eski 07-28-2012   #4
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Karagöz Ve Hacivat Oyunları Örnekleri



Karagöz Ve Hacivat Hikayeleri





KARAGÖZ İLE HACİVAT: MİRAS


Karagöz’e Mısır’daki amcasından bir sandık altın miras kalır Bunun üzerine Karagöz yakın arkadaşı Hacivat ile beraber bir ticaret gemisine binip Mısır’a giderler Miras işlemlerini hallettikten sonra yine bir ticaret gemisine binip geri dönerler Ama Marmara Denizi’nde kürekçilerin isyanı sırasında su alan gemiden yolcular kayıklara binerek kurtulurlar


Karagöz ile Hacivat altın dolu sandıkla Mudanya kıyılarına, bindikleri kayıkla ulaşırlar ama sahilde konuşmaya daldıklarından iskeleye iyi bağlamadıkları kayık dalgalara kapılır ve gözden kaybolur Daha sonra bir at arabasına binerler ve Bursa’daki evlerine dönerler Bırak bir sandık altını ceplerindeki para da bitmiştir İş bulup çalışarak para kazanmaları gereklidir ama nasıl bir iş? Onlar aralarında bu konuyu konuşurken tatlı bir sohbete dalarlar Giderek sohbet koyulaşır, şakalaşmalar artar


Karagöz: “ Sence nasıl bir iş tutayım Hacivat Ama tutacağım iş de az emek harcayıp çok para kazanayım


Hacivat: “ Öyle iş olmaz Karagözüm Ne demek az emek çok yemek Az emek az yemek


Karagöz: “ Sen de amma yaptın be Hacıcavcav Bana az yemek vere vere açlığa mı alıştıracaksın Biraz insaflı olsan da tabağımı dolmayla doldursan Pek severim dolmanın yanına köfteyi, ondan sonra pilavı ve şamtatlıyı


Hacivat: “ Bu kadar yeter mi Karagözüm? İstersen nohuttan, musakkadan, makarnadan ve cacıktan da alsan


Karagöz: “ Onları sen ye Hacıcavcav Benim istediklerimden ikişer porsiyon olsaydı, o yemeklerden birazı sabaha kalsaydı, ne güzel olurdu


Hacivat: “ Tamam Karagözüm, bu istediklerin olur olmasına da, çok çalışırsan, çok kazanırsan, bu yemeklerden yersin


Karagöz: “ Ahh Ah Keşke kayığı iyi bağlasaydık ve altınlar kaybolmasaydı Altınları bozdurur bozdurur harcar, yer içerdik Keyifli bir hayat sürerdik

Alıntı Yaparak Cevapla
 
Üye olmanıza kesinlikle gerek yok !

Konuya yorum yazmak için sadece buraya tıklayınız.

Bu sitede 1 günde 10.000 kişiye sesinizi duyurma fırsatınız var.

IP adresleri kayıt altında tutulmaktadır. Aşağılama, hakaret, küfür vb. kötü içerikli mesaj yazan şahıslar IP adreslerinden tespit edilerek haklarında suç duyurusunda bulunulabilir.

« Önceki Konu   |   Sonraki Konu »


forumsinsi.com
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
ForumSinsi.com hakkında yapılacak tüm şikayetlerde ilgili adresimizle iletişime geçilmesi halinde kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde gereken işlemler yapılacaktır. İletişime geçmek için buraya tıklayınız.