Osmanlıca Türkçe Lügat |
|
|
#16 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Osmanlıca Türkçe LügatB BÂ Arabçaya göre harfinin okunuşu Ebced hesabında iki sayısını ifade eder Mektup ve eski evraklarda Receb ayına işarettir![]() BÂ-İ CERRE Arabçada kendinden sonraki kelimeyi "esre" okutan bâ (Bismillâhi'deki gibi)![]() BÂ-İ KASEM Arabçada yemin maksadı ile kelime başına getirilen bâ $ "Billâhi" gibi * Farsçada: Bâ $ diye yazılırsa; ile, beraber, birlikte, sâhip mânalarına gelir Arapçadaki Zû gibidir![]() BA' Kulaç * Erişme * Yetme * Kuvvet, kudret, beceriklilik * şeref, kerem * Vergili, verimli olma![]() BAAD Helâk olmak ![]() BA-ANKİ Şu sûretle ki, o şartla ki ![]() BAAS (Bak: Ba's) BA-ASAM Günahlarla ![]() BÂB Kapı * Kısım * Mevzu * Fasıl Bölüm Parça Kitab * Hususi madde * Sığınacak yer * İş * Şekil * Tövbe![]() BÂB-I ÂLEM Âlemin kapısı Herkesin girip çıktığı yer![]() BÂB-I ÂLÎ Yüksek kapı * Tanzimattan önce sadrazam kapılarının, daha sonra da hükümet dairelerinin çoğunun içinde toplandığı bina * Mc: Osmanlı Hükümeti![]() BÂB-I ÂSAFÎ Tar: Sadrazam konağı ![]() BÂB-I FETVA Eskiden şeyhülislamların oturduğu daire Fetvalar burada verilirdi![]() BÂB-I HÂNE f Hırsızların yeri * Fuhuşhane * Tembeller yurdu![]() BÂB-I HIFZ VE HAFÎZİYET Cenab-ı Hakk'ın herşeyi muhafaza edip varlığını devam ettirmesi bahsi ![]() BÂB-I HİKMET Cenab-ı Hakk'ın herşeyi hikmetli ve maslahatlı yaratması bahsi ![]() BÂB-I HÜKÜMET Hükümet dairesi, hükümet kapısı ![]() BÂB-I HÜMAYUN Topkapı Sarayı'nın ilk kapısı ![]() BÂB-I İHYA VE İMATE Öldürmek ve diriltmek bahsi ve mevzuu ![]() BÂB-UL MENDEB Kızıldeniz'de Hint Denizi yakınlarında bulunan bir boğazın adı ![]() BÂB-I SAADET Saadet kapısı * Sultanın sarayı * İstanbul şehri![]() BÂB-I SERASKERÎ Serasker kapısı Eski Milli Müdafaa Vekâleti Milli Savunma Bakanlığı Şimdiki İstanbul Üniversitesi'nin kapısı![]() BÂB-I ŞERÎF Konya'da bulunan Mevlana türbesinin kapısı ![]() BÂB f Lâyık, uygun, münasib, elverişli * Hayır, uğur![]() BAB(A) f Evlat sahibi erkek Ata, ecdat * Gemi halatlarının bağlandığı yer * İnşaatta ağırlıkların bindirildiği direk * Mânevi rehber, şeyh * Bektaşi şeyhi * Hayırhah ve muhterem * Daha çok zencilerde olan bir hastalık cinsi Aile reisi babadır Babanın hayatta en büyük eseri, yetiştireceği hayırlı evlâttır Evlâdın yaptığı hayır ve sevap işleri, onu yetiştiren babanın amel defterine de geçer Her baba çocuğunu müslüman olarak yetiştirmekle görevlidir Evlâd da dine aykırı olmayan emirlerini saygı ile yerine getirmekle yükümlüdür İslâm ailesinde baba-evlat ilişkisi sadece bu dünya hayatıyla sınırlı değildir Ebedi âlemde de devam edeceği esasına göre olur![]() BABA-YI ÂLEM Hz Adem (A S )BABA-YI ATİK Babaeski (Trakya'da bir şehir)BABACAN Biraz kalender davranışlı, cana yakın ![]() BABAYAN (Baba C ) f Tarikat babaları, şeyhleri Bektaşi şeyhleri![]() BABAYİĞİT Yetişmiş delikanlı, tam bedenî kuvvetini almış genç Cesur, yiğit![]() BA-BERAT Berat ile ![]() BABET f Bent, fırka * Münasip bir şey Taalluk, münasebet, alâka, ilişki![]() BABEYN İki kapı * Mc: Dünya ve âhiret![]() BAB HARCI Mahkemelerde kadıların, naiblerin, mal ve mukataa kalemlerinde bulunan memurların aldıkları bir nevi harç ![]() BÂBİL Asurlular devrinde Irak'ta kurulan şehirlerden biri Bağdat'ın aşağı tarafında bulunan ve büyücülüğünden dolayı, eski edebiyatımızda "Çeh-i Bâbil" olarak yer alan ve birçok dillerin meydana gelmesi bakımından da adı geçen "Bâbil Kulesi"nin bulunduğu ilkçağdan kalma bir şehir![]() BÂBİL KULESİ Tevrat'ın rivayetine göre Hz Nuh'un (A S ) oğulları tarafından gökyüzüne ulaşmak için yaptırılmış büyük bir kuledir Rabbimiz bu kulede çalışmakta olanların dillerini değiştirmiş ve birbirlerini anlamaz hale getirmiştir Bundan dolayı tamamlanamamış ve 72 dil burada meydana gelmiştir (Buna "tebelbül-i akvam" denir ) Müslümanlıkta, bu kuleyi Nemrud'un gökyüzüne yükselerek Allah'ın işlerine karışmak maksadıyla yaptırmış olduğu rivayet edilir Milâttan önce yaşamış olan eski Yunan tarihçisi Herodot, Bâbil'deki Baal Ma'bedinin gayet yüksek bir kule olduğunu seyahatinde görerek anlatmıştır ki; Bâbil ve Nemrut Kulesi denen şeyin bu olması ihtimali vardır (T L )BABUR (Zahirüddin Muhammed) Hindistan'da büyük Müslüman Türk devletinin kurucusu ve Timur'un beşinci göbekten torunudur Fergana Emiri olan babası Ömer Şeyh'in ölümünden sonra tahta geçmiştir (1494)BABUR-NAME f Bâbur Şah'ın Vekayi ismindeki meşhur hatıra kitabı![]() BABÜK Ahmak, sersem adam ![]() BABZEN f Ağaçtan veya demirden yapılmış olan kebap şişi![]() BA'C Karına dürtmek, karın yarmak ![]() BÂC f Vergi * Kudretli hükümdarın zayıf olan hükümdardan aldığı vergi * Eskiden halktan alınan öşür veya haraç ve gümrük vergisi * Renk * Çeşit![]() BÂC-I KIRTIL Hayvanlardan alınan vergi ![]() BÂC-BÂN f Geçiş vergisi tahsildarı Bac toplayan memur![]() BACENG f Baca * Ufak pencere Tepe penceresi![]() BÂC-GİR f Vergi toplayan kimse Vergi toplama memuru![]() BÂC-GÜZAR f Vergi veren, haraç veren * Geçiş parasına tâbi![]() BÂD f Yel Rüzgâr Soluk Nefes![]() BÂD-I BERÎN Sabah rüzgârı * Lâtif hava![]() BÂD-I CEM Hz Süleyman Peygamberin hükmettiği yel, rüzgar![]() BÂD-I CENUBÎ Güney rüzgârı ![]() BÂD-I HAZÂN Sonbahar rüzgârı ![]() BÂD-I HEVÂ Hevâ ve heves Eğlence Bedava Boş![]() BÂD-I PÜRGÛ Devamlı sesler çıkaran, ıslık çalan rüzgar ![]() BÂD-I SABÂ Baharda esen hafif ve hoş rüzgar, seher yeli ![]() BÂD-I SEMÛM Çölde, sıcakta gündüz esen sıcak yel Sam yeli Zehirli rüzgâr![]() BÂD-I SUBH Sabah rüzgârı ![]() BÂD-I ŞİMALÎ f Kuzey rüzgârı * Nefes, soluk * Ah sesi, ah çekme * Allah'ın inâyeti * Medih * Söz * Büyüklük taslama, kibirlilik * şarap![]() BÂD-I TECELLİ Tecelli rüzgârı * Kader![]() BÂDÎ Rüzgâra ait * Muvakkat Geçici![]() BÂD f "Olsun, ola, olaydı" mânasına gelir ve kelimelerin sonuna getirilir Meselâ: Aferin bâd $ : Aferin olsun Çok yaşa Afiyet bâd $ : Afiyet olsun![]() BA'D Zaman zarfıdır ve te'hir ifade eder * Helâk olmak mânâsına mastardır![]() BAD' Kesmek Yarmak * Suya kanmak![]() BAD'A (C : Bida') Et parçası![]() BA-DAD f Adaletli, âdil, sâdık, doğru![]() BADAM f Badem![]() BADAME f İpek kurdu * Zincir halkası * Et beni * Nazarlık * Süslü şey * Eski hırka![]() BADAŞ f Mükâfat![]() BAD-BAN f Yelken * Gemi sereni![]() BAD-BAZ f Yelpaze![]() BAD-BEDEST f Elinde avucunda birşey bulunmayan İflas etmiş![]() BAD-BER f Uçurtma * Daima kendini methettiği halde elinden bir iş gelmiyen kimse![]() BAD-BİZ f Yelpaze![]() BADD Az az akmak * Nazik deri![]() BAD-DAR f Mağrur, kibirli * Divane, deli * İri vücut, şişman * Hiç bir işle alâkası bulunmayan kişi![]() BA'DE Sonra ![]() BÂDE f şarap, içki Kadeh (İçkinin her çeşiti haramdır, büyük günahtır İnsan sağlığına zararları ilmî bir gerçektir Aile, cemiyet hayatı ve ahlâk için de yıkıcıdır İçkiden ve içenlerden uzak durmak gerekir )BÂDE-İ İKBAL İkbal şarabı Yüksek mevkide bulunmanın verdiği geçici neşe ve keyif![]() BA'DE BU'DİN Hayli zaman geçtikten sonra, neden sonra ![]() BAD-EFRA(H) f Mücazât, ceza * Bir çeşit fırıldak![]() BA'DEHÂ, BA'DEHÛ Bundan sonra Ondan sonra![]() BA'DE HARAB-İL BASRA Basra harab olduktan sonra * Mc: İş işten geçtikten sonra![]() BA'DEHUM Onlardan sonra ![]() BÂDEKEŞ İçki içen ![]() BA'DEL EDA (Ba'de-l edâ) Yapıldıktan sonra ![]() BA'DEL HARB (Ba'de-l harb) Muharebeden, harpten sonra ![]() BA'DEL İFA (Ba'de-l ifâ) Yapıldıktan, ifâ edildikten sonra ![]() BA'DEL MEVT (Ba'de-l mevt) Ölümden sonra ![]() BA'DEL MİLAD (Ba'de-l milâd) Milâddan sonra Tarih başlangıcı kabul ettikleri seneden sonra![]() BA'DEL MUSÂLAHA (Ba'de-l musâlaha) Musâlahadan, barıştan sonra ![]() BA'DEL MÜTÂLAA (Ba'de-l mütâlaa) Mütâlaa ettikten sonra, okuduktan sonra ![]() BA'DEL YEVM (Ba'de-l yevm) Bugünden sonra ![]() BA'DEMA (Minba'd, fimâba'd) Ondan sonra Bundan sonra Bundan böyle![]() BADEMCİK Tıb: Boğazın iki tarafında, badem biçimindeki bezler ![]() BADEN Semiz, iri gövdeli kimse ![]() BA'DETTEŞEKKÜL (Ba'de-t teşekkül) Teşekkül ettikten sonra, oluştuktan sonra ![]() BA'DEZA (Ba'dezin) Bundan sonra ![]() BA'DEZZEVAL (Ba'de-z zevâl) Zevalden sonra, sona erdikten sonra ![]() BA'DEZZUHR (Ba'de-z zuhr) Öğleden sonra ![]() BAD-GÂN f Bekçi, gözetici, gözeten * Hazinedar![]() BAD-GÂNE f Kafesli pencere![]() BAD-GERD f Kasırga![]() BAD-GÎR f Vantilatör * Baca * Semaver ve nargilenin başlığı![]() BAD-HERZE f Büyü, sihirbazlık * Letâfet, güzellik![]() BADİ' Deniz içinde olan ada * Et * Deri![]() BADİ f Geçici * Havaya veya rüzgâra âit![]() BADİ Sebeb İllet Mûcib Vesile * Zâhir ve âşikâr olan * Halkeden Hâlık Yaratan![]() BADİA Derisini ve etini yarıp kanatmış olan, fakat kanı çıkmayıp akmayan baş yarası ![]() BADİH (Bâdihe) Beklenmedik ziyaret * Erkek ziyaretçi * Birden bire gelen ilham * Ansızın, âniden![]() BADİLE (C : Bâdil) Koltukla meme arasında olan et![]() BADİN Şişman, bedeni büyük, iri vücutlu ![]() BADİNC f Hindistan cevizi![]() BADİNCAN f Patlıcan![]() BADİR Hemen yapmak isteyen * Birdenbire vuku bulan * Dolunay * Büyümüş (çocuk) * Olgun (meyva)![]() BADİRE Birdenbire meydana gelen hâl Felâket Musibet * Kabahat * Birden, zahmetsizce söylenen söz * Kılıcın, namlunun veya her çeşit nebatın ucu * Zor geçit![]() BÂDİYE f Kır Ova * Sahrâ Çöl![]() BÂDİYET-ÜŞ-ŞAM Fırat ve Dicle nehirlerinin birleşip denize döküldükleri yerden, batıya doğru uzanan çöl ![]() BADK Tükürmek ![]() BAD-NÜMA f Rüzgârın esme istikametini gösteren âlet * Fırıldak![]() BAD-PA(Y) f Ayağı çabuk olan (at ve sâire)![]() BAD-PER f Kağıttan yapılmış olan uçurtma * Hodbin, kendini beğenen ve öven kimse * Kamçı topacı![]() BAD-PEYMA f Başıboş, boş gezen, âvâre, serseri![]() BAD-REFTAR f Rüzgâr gibi hızlı yürüyen Çabuk ve hızlı koşan, sür'atli![]() BAD-SENE f Kibirli, mağrur Büyüklük taslıyan * Kötü niyetli![]() BAD-SER f Mağrur, kibirli * Serkeş, isyânkar, âsi * Taassub ehli, mutaassıb![]() BAD-SEYR f Hızlı yürüyen, rüzgâr gibi koşan, ayağına çabuk![]() BAD-SÜVAR f Koşu atı, hızlı yürüyen at * Hızlı giden atlı![]() BAD-ZEHR f Panzehir![]() BAD-ZEN f Yelpâze![]() BÂF f Dokuyan, dokuyucu mânâsına gelir ve birleşik kelimeler yapılır Meselâ:ZER-BÂF Sırma dokuyan ![]() BAĞ f Büyük bahçe Bostan * Üzüm asmaları bulunan yer * Üzüm asması![]() BAGAJ Fr Yolcu eşyası * Yolcu eşyası koymaya mahsus yer, yolcu eşyası vagonu![]() BAGAL (C : Bigâl) Katır![]() BAGAL f Koltuk![]() BAGAN f Bahçeler Bostanlar![]() BAGAR Bir yakıcı hastalıktır ki devede vâki olur; suyu içip kanmaz ve sonunda ondan helâk olur ![]() BAGARE Şiddetle yağan yağmur ![]() BAGAT (Bağ C ) Bağlar, üzüm bağları![]() BAGAYA (Bagiyy C ) Fahişeler![]() BAGBAGA Evmek, acele ![]() BAG-BAN f Bahçıvan, bağcı Bahçe bekçisi![]() BAG-BANÎ f Bahçıvanlık, bağcılık Bağ bekçiliği![]() BAG-ÇE f Bahçe![]() BAGDA' şiddetli nefret, hiç sevmemek ![]() BAĞDADÎ Bağdad şehrine mensub Bağdad ahalisinden olan Bağdadlı * Dar, ensiz tahta pervazlarından yapılmış ve üstü sıvanmış bölme veya tavan![]() BAGEL f Ilık su Sıcak ve soğuk olmayan, harareti ikisinin arasındaki bir ısıda olan su![]() BAGGAL (Bagl dan) Katırcı![]() BAGİ İsteyen * Zâlim * İsyan etmiş Asi Yoldan sapmış * Fık: İmâm-ı Adile âsi olan![]() BAGİLİK Serkeşlik, âsilik ![]() BAĞİSTAN f Bağlık ve bahçelik yer![]() BAGİYANE f Allah'a isyan edenlere ve âsilere yakışır surette * Zâlimlere yakışır şekilde![]() BAGİYY (C : Begâyâ) Haddini tecavüz eden * Zina edici, zâni![]() BAGİZ Adavet olunmuş, düşmanlık yapılmış ![]() BAGİZ (Bugz dan) Herkese nefret eden, buğzeden Hiç kimseyi sevmeyen Tiksinen![]() BAGL Katır, ester ![]() BAGLE Dişi katır ![]() BAGSA' Tüyü siyahlı beyazlı olan ve yer yer de benler bulunan koyun ![]() BAGŞE (C : Buguş) Çisenti yağmurdan biraz fazlaca olan yağmur![]() BAGT Ansızlık Ansızdan gafil iken gelmek![]() BAGTETEN Ansızın Füc'eten Birdenbire Apansız![]() BAG-VAN f Bahçıvan, bağcı![]() BAGY Azgınlık Zulüm, İsyan * İstemek, talep etmek * Haddini tecâvüz etmek * Yaranın şişmesi * (Yağmur) şiddetle yağmak![]() BAGZA şiddetli nefret, hiç sevmeme ![]() BAG-ZAR f Bağlık yer, bağ, bostan![]() BAH şehvet ![]() BAH' Helâk etme ![]() BÂHA Ev ortası ![]() BÂHÂ Suyun derin yeri * Açık meydanlık Alan * Bir evin çevresindeki kapalı avlu veya bahçe![]() BAHÂ f Kıymet Değer Bedel Pahâ![]() BAHÂ Güzellik Zariflik * Zinet * İzzet * Bir şeye alışıp ünsiyet etmek![]() BÂ-HABER Haberi olan, haberli * Zeki, akıllı * İhtiyatlı, tedbirli![]() BÂ-HABERAN (Bâ-haber C ) Haberliler, haberi olanlar Akıllı, zeki, ihtiyatlı kimseler![]() BAHA-DAR f Pahalı değerli, kıymetli![]() BAHADIR f Kahraman Cesur Yiğit Dilâver![]() BAHADIRANE f Yiğitçesine, kahramana yakışır surette![]() BAHADIRÎ f Yiğitlik, bahadırlık, kahramanlık![]() BAHAİM (Bak: Bahayim) BAHAK Göz patlama veya patlatma ![]() BAHAL Malını kimseye vermeyip saklamak ![]() BAHANDAT Gövdeli, besili kadın ![]() BAHANE f Vesile Sebeb * Yalandan özür * Kusur Noksan * Garaz![]() BAHANE-CÛ f Bahane arayan, fırsat kollayan![]() BAHAR Güzellik * Güzel * Papatya * Ölçek * Put, sanem * Atılmış pamuk * Tarçın, karanfil ve karabiber gibi güzel kokulu ve ısıtıcı tohumlar ki, bazı yiyecek ve içeceklere de karıştırılır * Sığır gözü * İyi kokulu bir sarı çiçek![]() BAHAR f Kış ile yaz arasındaki mevsim İlk bahar Rebi'![]() BAHAR-I HAYAT Hayatın baharı olan gençlik çağı ![]() BAHAR-I ÖMR Ömrün baharı, gençlik ![]() BAHAR Ağız kokusu ![]() BAHARAT Karanfil, tarçın, karabiber gibi sert kokulu şeyler ![]() BAHARET Üstünlük, seçkinlik ![]() BAHARET Galip olmak ![]() BAHARÎ İlkbahara âit İlkbaharla ilgili![]() BAHARİSTAN f İlkbaharın hüküm sürdüğü zaman * Yeşil ve çiçekli yer * Molla Câmi'nin eseri![]() BAHARİYYE Edb: Birini övmek için yazılan ve bahar tasviriyle başlayan kaside * Tar : Yeniçeri ağasından itibaren padişah tarafından Yeniçeri kâtibiyle ocak ağalarına verilen baharlık![]() BAHAS Deve tırnağı * Ayak eti * Parmak diplerinin ayak tarafındaki etleri * Gözün üstünde veya altında beliren yumruca et![]() BAHATİR (Bühter C ) Kısa boylu kadınlar, bodur kimseler![]() BAHAYİM (Behaim) (Behime C ) Suriye'de bir sıradağ ismi * Canavarlar * Dört ayaklı hayvanlar![]() BAHBAH Şâdlık, şenlik ![]() BAHBAH "İyi iyi" demek ![]() BAHBAHA Boğazdan boğuk ses çıkartmak ![]() BAHBAHA Devenin kükreyip ses çıkarması * Çıtırdama Mışıldama * Deve çağırmak![]() BAHDELE İşte çabukluk gösterme * Eğilme, kırılma (Kürek kemiği için)![]() BAHE f Kaplumbağa![]() BAHEK f İşkence, eziyet![]() BA-HEM f Birlikte Beraber (Arabçadaki "Maa" mânasına)BAHH Ses kesilmek, boğaz kısılmak ![]() BAHHA' Sesi kesilmiş olan kadın (Müz: Ebahh)BAHHAL (Buhl dan) Çok bahil, çok tamahkâr, pek cimri Çok alçak adam![]() BAHHAR (Bahr den) Gemici, denizci![]() BAHHAS (Bahs den) Çok bahseden, bahsetmeyi seven![]() BAHÎ şehvete dâir şehvetle ilgili![]() BAHİCE Ses, savt, sadâ ![]() BAHİK Tek gözü kör olan adam ![]() BAHİKA Görmiyen, kör (göz) ![]() BAHÎL Hasis Cimri Tamahkâr Hayırlı işlere malını (varsa bile) harcamayan![]() BAHÎLÂN f Bahiller, cimriler, tamâhkârlar![]() BAHİL Avâre, başıboş, serseri * Yularsız deve Deyneği olmayan çoban![]() BAHİLE Arap kabilelerinden birinin ismi * Dul kadın![]() BÂHİR Yalancı Ahmak, serseri adam * Kırmızı kan![]() BAHİR (Bak: Bahr) BÂHİR Aşikâr Açık Belirli Apaçık * Güzel * Meşhur, namdar * Galip![]() BAHÎRA Süryâni rahiblerindendir Zamanın ilim ve fenlerine vâkıf ve bilhassa hey'et ve nücumda ihtisas sahibiydi Bu sebepten rahiblerin câhilleri kendisinden hoşlanmazlardı Hazret-i İsâ'nın ulûhiyetini ve Hz Meryem'in ümmullah olduğunu inkâr ve ilân ettiğinden, bulunduğu manastırın reisi tarafından kovulmuş ve Şam yolu üzerinde Busra civârında bir manastır edinmişti İbn-i Hişam'ın siretinde İbn-i İshak'tan rivâyet olunarak: "Bahîra, kilise âleminde büyükten büyüğe intikal edip gelen bir kitaba malik bulunuyordu Resül-i Ekremin bütün ahvâl ve evsafı bu kitabda yazılıydı " deniliyor ki, bu kitab "El-Enbâ" ünvânıyla bıraktığı rivâyet olunan bir kitab olacaktır Kitabın başlıca bahisleri, yakında Arabistanda bir Nebi-i Zişân çıkacağı, tevhid itikadına dâvet edeceği ve putlara ibâdetten nehyedeceği mevzuu etrafında toplanıyordu (Meşhur Bahîra-yı Rahib'in meşhur kıssasıdır ki: Nübüvvetten evvel, Resül-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, amcası Ebu Tâlib ve bir kısım Kureyşî ile beraber, Şam tarafına ticarete gidiyorlar Bahira-yı Râhib'in Kilisesi civarına geldikleri vakit oturdular İnsanlar ile ihtilât etmiyen münzevi Bahira-yı Râhib birden çıka geldi Kafile içinde Muhammed-ül Emin'i (A S M ) gördü Kafileye dedi: "Şu Seyyid-ül-Alemîndir ve Peygamber olacaktır " Kureyşîler dediler: "Neden biliyorsun?" Mübarek Râhib dedi ki: Siz gelirken baktım ki, havada üstünüzde bir parça bulut vardı Siz otururken, şu Muhammed-ül-Emin (A S M ) tarafına bulut meyletti, gölge yaptı Hem görüyordum ki: Taş, ağaç ona secde eder gibi bir vaziyet gördüm Bu ise, nebilere yapılır M )
|
|
Osmanlıca Türkçe Lügat |
|
|
#17 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Osmanlıca Türkçe LügatBÂHİRE Dikenli ağaç * Çok koşan cins bir deve![]() BÂHİRE Vapur Gemi![]() BAHİRE Kulağı kesik deve ![]() BÂ-HİRED f Akıllı, zeki![]() BÂHİS Anlatan Bahseden Araştıran Araştırıcı * Bir şeye dâir bilgileri içine alan Bir mes'eleye dair beyanatı ihtiva eden![]() BAHİT Baht ve ikbalden vasıftır Tâlii yaver olan adama denir (Kamus'tan)BÂHİZ Güçsüz, âciz Meşakkatli![]() BÂHİZA Musibet Belâ![]() BAHKA' Gözü çıkmış ![]() BAHL Cimrilik ![]() BAHR (C : Bihâr - Ebhâr - Ebhur - Buhur) Deniz * Âlim Çok bilen * Büyük göl veya nehir * Yarmak, yırtmak * Çok yürüyen at * İyi kimse * Deve hastalığı * Aruzda aslî bir vezinle ondan tevellüd eden vezinler mecmuası Bunlardan Arap nazmı haricinde kullanılan bahirler şunlardır:1- Hezec (Neş'eyle şarkı söyleme):a) Mefâîlün, mefâîlün, mefâîlün, mefâîlün b) Mefâîlün, mefâîlün, feûlün c) Mefâîlün, feûlün, mefâîlün, feûlün d) Mef'ûlü, mefâîlün, mef'ûlü, mefâîlün e) Mef'ûlü, mefâîlü, mefâîlü, feûlün g) Mef'ûlü, mefâîlü, feûlün 2- Recez (Titrek):a) Müstef'ilün, müstef'ilün, müstef'ilün, müstef'ilün b) Müfte'ilün, müfte'ilün, müfte'ilün, müfte'ilün c) Müfte'ilün mefâilün, müfte'ilün, mefâilün d) Müfte'ilün, müfte'ilün, fâilün e) Müstef'ilâtün, müstef'ilâtün f) Mefâilün, mefâilün, mefâilün, mefâilün 3- Remel (Koşan):a) Fâilâtün, fâilâtün, fâilâtün, fâilün b) Fâilâtün, fâilâtün, fâilün c) Fâilâtün (feilâtün) feilâtün, feilâtün, feilün (fa'lün) d) Fâilâtün (feilâtün), feilâtün, feilün (fa'lün) 4- Münserih (Akıcı):a) Müfte'ilün, fâilün, müfte'ilün, fâilün b) Müstef'ilün, feûlün, müstef'ilün, feûlün 5- Muzari' (Benziyen):a) Mef'ûlü, fâilâtü, mefâîlü, fâilün b) Mef'ûlü, fâilâtün, mef'ûlü, fâilâtün 6- Müctes (Kopmuş): a) Mefâilün, feilâtün, mefâilün, feilâtün b) Mefâilün, feilâtün, mefâilün, feilün (fa'lün) 7- Seri' (Çabuk):a) Müfte'ilün, müfte'ilün, fâilün 8- Hafif:a) Fâilâtün (feilâtün), mefâilün, feilün (fa'lün)9- Mütekarib (Yakın):a) Feûlün, feûlün, feûlün, feûlün b) Feûlün, feûlün, feûlün, feûl 10 - Kâmil:a) Mütefâilün, mütefâilün, mütefâilün, mütefâilün b) Mütefâilün, feûlün, mütefâilün, feûlün
|
|
|
|