Hz. Süleyman Ve Sebe Melikesi |
|
|
#1 |
|
Ergenekon
|
Hz. Süleyman Ve Sebe MelikesiOna: "Köşke gir" denildiKuran'da yer alan Hz Süleyman ve Sebe Melikesi'nin buluşması ile ilgili tarihsel kayıtlar, Güney Yemen'deki eski Sebe ülkesinde yapılan incelemeler sonucunda gün ışığına çıktı Kalıntılar üzerinde yapılan incelemeler MÖ 1000 ile 950 seneleri arasında burada bir "melike"nin (kraliçe) yaşadığını ve kuzeye (Kudüs'e) bir yolculuk yaptığını gösteriyordu![]() İki hükümdarın aralarında geçenler, ülkelerin ekonomik ve siyasal gücü, yönetim şekilleri ve bazı detaylar Neml Suresi'nde anlatılmıştır Neml Suresi'nin büyük bölümünü kapsayan kıssa, Hz Süleyman'ın ordusuna dahil olan Hüdhüd'ün Hz Süleyman'a haber vermesiyle birlikte, Sebe Melikesi'nden söz etmeye başlar Hüdhüd, Hz Süleyman'a şu bilgileri verir:Derken uzun zaman geçmeden geldi ve dedi ki: 'Senin kuşatamadığın (öğrenemediğin) şeyi, ben kuşattım ve sana Sebe'den kesin bir haber getirdimHz Süleyman, Hüdhüd'den bu bilgileri aldıktan sonra ona şu talimatı verir:Bu mektubumla git, onu kendilerine bırak sonra onlardan (biraz) uzaklaş, böylelikle bir bakıver, neye başvuracaklar? (Neml Suresi, 28)Kuran'da bundan sonra Sebe Melikesi'nin mektubu almasından itibaren gelişen olaylardan da bahsedilir:
Dedi ki: 'Gerçekten hükümdarlar bir ülkeye girdikleri zaman, orasını bozguna uğratırlar ve halkından onur sahibi olanları hor ve aşağılık kılarlar; işte onlar, böyle yaparlar Kendi yanında kitaptan ilmi olan biri dedi ki: 'Ben, (gözünü açıp kapamadan) onu sana getirebilirim Gerçekte o, inkâr eden bir kavimdendiHz Süleyman'ın SarayıSebe Melikesi'nden bahseden sure ve ayetlerde aynı zamanda Hz Süleyman'dan da bahsedilir Kuran'da Hz Süleyman'ın muhteşem sarayı ve hükümranlığı hakkında birçok detay verilir Bu bilgilere göre, Hz Süleyman'a Allah tarafından döneminin en ileri tekniği verilmişti Sarayında gözalıcı sanat eserleri ve görenleri hayran bırakıp etkileyen değerli eşyalar vardı Sarayın giriş bölümünün tabanı da camdan yapılmıştı Kuran'da, bu estetik yapı ve bunun Sebe Melikesi üzerinde yaptığı etki şöyle vurgulanır:Ona: "Köşke gir" denildi ![]() Süleyman Mabedi yıkıldıktan sonra mabedin ayakta kalan tek duvarı, Yahudiler tarafından "Ağlama Duvarı"na dönüştürüldü 7 yüzyılda Kudüs'ü fetheden Müslümanlar ise mabedin eski yerine Hz Ömer Camii ve Kubbet-üs Sahra'yı inşa ettiler Kudüs hala bu durumdadır Üstte, Kubbet-üs Sahra ve hemen yakınındaki Ağlama Duvarı görülüyor Hz Süleyman'ın sarayının ismi, Yahudi literatüründe "Süleyman Tapınağı"dır Sarayın ya da tapınağın bugün yalnızca "Batı Duvarı" ayaktadır ve burası aynı zamanda Yahudiler'in "Ağlama Duvarı" olarak adlandırdıkları yerdir Hz Süleyman'ın sarayının ve Kudüs'teki birçok yerin yıkılmasının sebebi ise Yahudiler'in bozguncu ve kibirli oluşlarıdır Kuran'da, bu sır şöyle haber verilir:Kitapta İsrailoğullarına şu hükmü verdik: "Muhakkak siz yer(yüzün) de iki defa bozgunculuk çıkaracaksınız ve muhakkak büyük bir kibirleniş-yükselişle kibirlenecek-yükseleceksiniz ![]() Süleyman'ın sarayı, döneminin en ileri teknik özelliklerine ve üstün bir estetik anlayışına sahipti Üstteki planda Hz Süleyman zamanında Kudüs'ün merkezi gösterilmiştir![]() 1) Güneybatı kapısı, 2) Kraliçenin sarayı, 3) Hz Süleyman'ın sarayı, 4) 32 sütunlu giriş, 5) Adliye, 6) Lübnan ormanı, 7) Yüksek rahipler evi, 8) Tapınağın giriş kapısı, 9) Tapınağın avlusu, 10) Tapınak![]() Sitemizde konu edilen tüm kavimler Allah'a isyanları ve O'nun nimetlerine olan nankörlükleri sebebiyle azabı hak etmiş ve başlarına muhakkak bir felaket gelmiştir Yüzyıllar boyunca yurtsuz ve devletsiz oradan oraya göç eden ve Hz Süleyman döneminde kutsal topraklarda yurt edinen Yahudiler, yine haddi aşmaları, bozgunculukları ve itaatsizlikleri nedeniyle yıkıma uğradılar Yakın tarihte kendilerine tekrar aynı yerleri yurt edinen Yahudiler, aynı birinci vaatte olduğu gibi, bozgunculuk çıkararak "büyük bir kibirleniş-yükselişle kibirlenip yükselmiş" durumdalar
|
|
|
|