Geri Git   ForumSinsi - 2006 Yılından Beri > Kültür - San'at & Eğitim > Ülke & Şehirler > Türkiye

Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
Konu Araçları
hierapolis, kastabala

Hierapolis Kastabala

Eski 07-16-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Hierapolis Kastabala






Osmaniye’den Cevdetiye, Kesmeburun üzerinden Karatepe-Aslantaş ören yerine ulaşan yolun doğusunda XIIIyüzyılda yapılan ve Bodrum kalesi olarak tanımlanan kalenin eteklerinden başlayan Kastabala Ören Yeri ilk defa 1875 yılında İngiliz diplomat EJ Davis tarafından ziyaret edilmişmiş ve ayrıntılı olarak tanımlanmıştır

Kentin antik devirdeki diğer bir adının da Hierapolis olduğu, 1890 yılında İngiliz araştırmacı Th Bent tarafından burada bulunan kalıntı ve buluntulardan anlaşılmıştır

Kentin adı, Kastabala’nın 20 km kadar kuzeyindeki Bahadırlı Köyü civarında 1961 yılında bulunan ve en eski yazılı belge olan Aramice bir sınır yazıtında geçmektedir MÖ V ve IV yüzyılda Anadolu’ya egemen olan Perslerin kullandığı resmi yazılı belgede, Pirvaşua adını taşıyan Anadolu ana tanrıçası Kubaba’nın arazisinin bir kısmının da Kastabala’ya ait olduğu belirtilmektedir

Kastabala, Seleukos krallarından IV Antiochos Epiphanes (MÖ175-164) döneminde basılan sikkelerde Hierapolis adıyla anılmaktadır Antiochos kentte uzun zamandan beri saygı gören “Perasia” ismindeki tanrıçanın tapınağından ötürü kente “Kutsal Şehir” adını vermiştir Perasia adı büyük bir olasılıkla, kökeni geç Hitit dönemine uzanan Pirvaşua adından türetilmiştir



Strabon, Perasia tanrıçasına yapılan törenlerde gözlenen ilginç bir gelenekten söz etmektedir Strabon’a göre tanrıçanın rahibeleri dini törenler sırasında çıplak ayakları ile korlaşmış kızgın kömürler üzerinde ayakları yanmadan yürümekteydiler Bu törenler Hindistan, Pasifik adaları, Orta İtalya ve Trakya’da bazı halk toplulukları arasında bugün de yapılmaktadır Kastabala sikkeleri üzerindeki Perasia tasvirleri ve Kastabala’da bulunan Perasia’ya sunulmuş olan adak yazıtları bu tanrıçanın kült merkezinin Kastabala’da olduğunu belgelemektedirler Strabon’a göre Perosia Kastabala’da Artemis ile özdeşleştirilmekteydi Antik Yunan tanrılarından olan Artemis’in kökeninin Hitit devrine kadar uzanan bir yerel Anadolu tanrıçası olan Persia ile özdeşleştirilmesi Anadolu’nun bir çok yerinde benzerleri görülen synkretimus olgusunun Çukurova’daki en dikkati çeken örneğidir

Kastabala’da bulunan ve Roma imparatorluk devrinin başlarına tarihlenen bir yazıtta; Perasia’ya , Selene, Demeter, Artemis, Aphrodite ve Hekate tanrıçalarının adlarıyla yakarışta bulunulması doğu ve batı din ve tanrılar dünyasının Kastabala’da Roma imparatorluk devrinde birbirleriyle kaynaştıklarını belgelemektedir

Hierapolis-Kastabala’nın Seleukosların egemenliği altında bulunduğu MÖ IVyüzyıl sonu ile MÖ Iyüzyıl ortaları arasındaki konumu hakkında yeterli bilgi bulunmamaktadır MÖ Iyüzyıl ortalarında Seleukos’lardan sonra, Roma devletinin bölgeye hakim olmaya başladığı dönemde Hierapolis-Kastabala tekrar ön plana çıkmıştır Roma İmparatorluğu’nun paylaşımı (Doğu ve Batı Roma olarak ayrılması) sonucu bölge, Antonius’un kontrolünde kalmıştır



Antonius, denetiminde bulunan Doğu Akdeniz’in birçok yerinde olduğu gibi, Anadolu’nun ortasında ve doğusunda da büyük ve güçlü krallar yerine, başında Roma’nın güvenebileceği yerel önderlerin ya da rahiplerin bulunduğu prensliklerle bölgeyi denetim altında tutma politikasını tercih etmiştir

Kral Tarkondimotos’un denetiminde kalan bölgenin genişliği hakkında kesin bilgiler yoktur Ancak başkent Hierapolis-Kastabala’da bulunan bir yazıtta Toparch olarak onurlandırılması Tarkondimotos’un kontrolündeki bölgenin Seleukoslar devrindeki yerel yönetim birimlerinden Toparchia’lardan birinin devamı olabileceği olasılığını akla getirmektedir Kastabala’da bulunan bir diğer yazıtta değinilen şehrin en büyük memuru, komutanı ve kentin arazisinin muhafızlarının ve kraliyet birliklerinin komutanı unvanları Kastabala’nın bağımsız bir şehir konumunda olduğunu ama kraliyet kurumlarının denetiminde bulunduğunu göstermektedir Aynı yazıttan ayrı ayrı yönetim birimleri olduklarını ve bunların tıpkı Hellenistik krallıklarda olduğu gibi, yüksek memur tarafından yönetildiğini öğreniyoruz

Güneyde Pyramos üzerindeki en önemli antik kentlerden biri olan Mopsuhestia’nın yakınında, Pyramos’un denize döküldüğü yerde bulunan Kilikya’nın en eski kentlerinden Mallos, onun kutsal alanı Magarsos, doğusundaki Kilikya’nın en büyük limanı olan Aigeai, doğuda Epiphaneia antik kentleri bulunmaktadır Romalıların Amanoslar da yaptığı askeri operasyonlar sırasında Epiphaneia antik kenti yakınlarında karargahını kurması bölgenin ne kadar güvenilir olduğunu göstermektedir



Hierapolis-Kastabala’nın Roma hakimiyetine girmesiyle bölgede büyük yapı faaliyetleri gerçekleştirilmiştir Sonraki yüzyıllarda Roma imparatorlarından Traianus, Hadrianus ve Caracalla Kastabala’yı ziyaret etmişler ve bu arada kent halkı onların heykellerini meydanlara dikmişlerdir MSIIIyüzyılda Roma imparatorluğunun doğu sınırında huzursuzluğunun artması üzerine bölgeden ve bu kentten doğuya giden çok sayıda Roma askeri birliği geçmiştir

Kent, imparator Valerianus döneminde Hierapolis-Kastabala ya da Pyramos kenarındaki Hierapolis adıyla da anılmıştır MS 260 yılında Sasani kralı I Hapur tarafından ele geçirilmiş ardından yöre 380 yılında Bizans imparatorluğuna başkaldıran Isaurialı Balbinos’un hakimiyetine geçmiştir MSVyüzyıl başlarında Kastabala yeni kurulan Cilicia Secunda eyaletinin başkenti olan Anazarbos’a bağlanmıştır Bundan sonra 431’de Efes’te yapılan konsüle Hesychius ismindeki temsilcisiyle, 451 yılında Kadıköy’de yapılan konsüle de Paregorios isimli temsilcisiyle katılmıştır

Kastabala’nın yaklaşık 30 km kuzey batısında bulunan Anazarbos’ta büyük tahribata yol açan 524 yılı depreminin Kastabala’yı da etkilediği sanılmaktadır İmparator Justin döneminde meydana gelen bu depremden sonra, 561 yılında imparator Iustinianus zamanında ikinci bir deprem daha Kilikya’daki şehirleri yerle bir etmiş ve bunun ardından çıkan veba salgını Çukurova’dan Amik ovasına kadar yayılarak Antakya’da dahil olmak üzere tüm şehirlerde ve kırsal alanda büyük can kayıplarına neden olmuştur Orta ve Geç Bizans dönemlerinde giderek önemini kaybeden Kastabala Haçlı seferlerinin yıkımından sonra kendini bir daha toparlayamamış ve kısa bir süre sonra tamamen terkedilmiştir

Kastabala Kalıntıları



Kastabala’dan günümüze kadar gelebilen kalıntıların hemen hepsi Roma dönemine aittir Roma’nın doğu seferleri nedeniyle önemli bir geçiş noktası olan Kilikya bölgesindeki kentler yoğun imar faaliyetlerine sahne olmuştur Ekonomik yönden de önemli olan bölge kentlerinde birçok oyunlar düzenlenmiş ve bunlarla ilgili yapılar önem kazanmıştır Septimius Severus’un başlattığı ve daha sonra Severus hanedanı tarafından uygulanan imar politikası sonucu olan yapılar, bugün de izlenebilmektedir

Kastabala’dan günümüze oldukça iyi durumda ulaşan antik yapı kalıntıları arasında en önemlisi sütunlu caddesidir Kastabala’yı Karatepe-Aslantaş’a bağlayan asfalt yoldan yaklaşık 300 m uzunluğundaki sütunlu caddenin bir kısmı görülmektedir Batıdaki sütunlu caddenin başladığı yerde bulunduğu sanılan bir kapı kent merkezine girişi sağlamaktadır Kenti güney, kuzey ve doğudan çevreleyen tepeler, aynı zamanda kentin merkezini de sınırlamaktaydılar

Kent merkezinin ortasındaki sütunlu cadde batıdan doğuya arazinin eğimine uygun olarak yükselerek üzerinde birkaç tonozun görüldüğü bir yapı kalıntısının bulunduğu bölgenin kuzeyinden geçerek Propylon olduğu sanılan bir anıtsal kapıya ulaşmaktadır Bu kapı kalıntılarının güneybatısında bulunan ve büyük bir yapıya ait olan mermer mimari parçalar bu tonozların, büyük bir yapının altyapısı olduğu izlenimini vermektedir 1890 yılında Kastabala’yı ziyareti sırasında Th Bnet sözü edilen buluntuları bugünkünden çok daha iyi durumda görmüş ve burayı bugüne kadar yeri kesin olarak belirlenememiş olan Artemis Perasia tapınağının yeri olarak önermiştir Bu alanın hemen batısında bulunan kuzey kilisesinde devşirme malzeme olarak kullanılmış olan Roma dönemi mimari parçaları, burada büyük bir Roma dönemi yapısının bulunduğunu göstermektedir Propylon’dan geçtikten sonra doğuya yönelen sütunlu cadde bir terasa ulaşmaktadır Terasın üzerinde bulunan adak yazıtları, kentin ana tanrıçası Artemis Perasia tapınağının burada olduğuna işaret etmektedir Bu terasın hemen altında doğu-batı yönünde kentin Stadion’u uzanmaktadır Bu Stadion’un doğu ucu bir istinat duvarı ile sınırlanmakta olup, batı ucunda kentin tiyatrosu bulunmaktadır

Tiyatronun güneyinde hamam kalıntıları görülmektedir Stadion, tiyatro ve hamamın birbirlerine çok yakın bulunduğu bu alan kentin günlük hayatının merkeziydi Artemis Perasia kültü ile ilişkili dini törenlerin yapıldığı ve komşu kentlerin sporcularının da katıldığı çeşitli oyunların oynandığı Stadion’un, Artemis Perasia kutsal alanı ile doğrudan bağlantılı olduğu sanılmaktadır



Kentin güney-batı kesiminde görülen sütun gövdelerinin oluşturduğu sütun dizisi bazı araştırmacılar tarafından agora, bazıları tarafından da ikinci bir sütunlu cadde olarak tanımlanmaktadır

Kentin, güney, kuzey ve batısında çok sayıda mezar yapıları ve kaya mezarları görülmektedir Ayrıca MSVIyüzyılın ilk yarısına tarihlenen iki kilise bulunmaktadır Kiliselerde erken Bizans döneminde Suriye’de yapılmış olan kiliselerin mimari özellikleri görülmektedir

Kastabala’da bulunan yazıtlar ve sikkeler, kentte Artemis Perasia’nın yanı sıra, Asklepios ve Hygieia, Helios, Theos Pyretos gibi tanrıçaların da saygı gördüklerini göstermektedir Ayrıca ölmüş ve hayatta olan imparatorlar için yaptırılmış olan yazıtlı yuvarlak sunaklar Kastabala’da Roma imparator kültünün varlığını belgelemektedir

Kastabala’da bulunan yazıtlarda imparatorlar Caracalla, III Gordian’nın yanı sıra Marcus Aurelius’un karısı Faustina’da Nea Hera olarak onurlandırılmaktadır

Alıntı Yaparak Cevapla
 
Üye olmanıza kesinlikle gerek yok !

Konuya yorum yazmak için sadece buraya tıklayınız.

Bu sitede 1 günde 10.000 kişiye sesinizi duyurma fırsatınız var.

IP adresleri kayıt altında tutulmaktadır. Aşağılama, hakaret, küfür vb. kötü içerikli mesaj yazan şahıslar IP adreslerinden tespit edilerek haklarında suç duyurusunda bulunulabilir.

« Önceki Konu   |   Sonraki Konu »


forumsinsi.com
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
ForumSinsi.com hakkında yapılacak tüm şikayetlerde ilgili adresimizle iletişime geçilmesi halinde kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde gereken işlemler yapılacaktır. İletişime geçmek için buraya tıklayınız.