İzmir Yaşanmalı... |
|
|
#1 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
İzmir Yaşanmalı...İzmir Yaşanmalı Yazar Betül CANDAN Perşembe, 04 Şubat 2010 10:48 ![]() Başta hayal kırıklığı yaşatan daha sonra vazgeçilmezim olan, acılarım, sevinçlerim anılarımla dolu bir şehir Yaşadığımı en çok bu şehirde hissettim sanırım Gençliğin en dolu ve çılgın zamanında bana kol kanat gerdi Üzdüğünde tesellisini verdi, sevindirdiğinde de coşkusunu Bu şehirde büyüdüm, yetişkin oldum İzmir görülmeli, imkanı varsa da yaşanmalı Bir gün İzmir'i yaşamanız dileğiyle![]() ![]() ![]() İzmir'e ilk kez babamla üniversite kaydımı yaptırmak için gitmiştim Benim için sıkıntılı bir otobüs yolculuğunun ardından -sekiz buçuk saat otobüsle yolculuk etmek pek de alışık olduğum bir durum değildi- İzmir otogarına vardık Daha sonra rektörlüğün olduğu Alsancak semtine gitmek üzere servise bindik Servis hatırladığım kadarıyla bizi Basmane'de bıraktı ve bizim yolu sorarak rektörlüğe kadar yürümemiz gerekti İzmir'in bende uyandırdığı ilk his derin bir hayal kırıklığıydı Allah'ım burası nasıl bir şehirdi Bu şehrin neresi moderndi Ne kadar tuhaf insanlar (amiyane tabirle kıro) vardı Bu ne yapış yapış bir sıcaktı En azından farklı olarak palmiye ağaçları var Gene de benim Ankaramla kıyas kabul edilemez bu şehir Ah keşke geri dönebilsem Daha sonraları bu semtin Ankara'nın Ulus semtiyle eşdeğer olduğunu, İzmir hakkında yanıldığımı ve ona haksızlık yaptığımı anlayacaktım![]() ![]() Rektörlükte kayıt işlemlerimiz bitmiş (inanılmaz yorucu ve bunaltıcı bir süreçti), babamla Konak'a gelmiştik Oldum olası çok fazla "deniz" sevdam yoktu Evet denizi severdim İnsana hem huzur hem coşkunluk verir Sonsuzluğu anımsatır, insanı derinlere götürür Ama hem Ankara'da doğup büyümüş olduğum hem de çok fazla yer görmediğim için sanırım, denizsiz bir şehrin denizli bir şehirle farkını çok da ayırt edemiyordum "Benim şehrim"in öncelikli kriterleri arasında değildi Sonunda Konak'ta "deniz"le karşılaştık Maalesef heyecan verici bir karşılaşma olmadı Koyu yeşille kahverengi arasında karar veremeyip yer yer bu renkleri harmanlayan, içinde muhtemelen tek hücreliden başka canlının hayata tutunamayacağı, şehir kanalizasyon şebekesiyle aynı derecede pis kokan bir deniz Ya da bilemiyorum eskiden denizmiş Ankara'ya olan özlemim ilk günden yüreğime oturmuşken, bu kokulu ve manasız şehre kızgınlığım daha da artmıştı Burada dört yılı nasıl geçirecektim 1999 yılının Eylül ayında, okumak için ailesinin yanından ilk defa ayrılacak hatta onlarsız yaşayacak olan 17 yaşındaki bir kızın, İzmir hakkındaki ilk izlenimleri işte böyleydi![]() Sanırım ertesi gündü, eşyalarımı toplamak için Ankara'ya döndük Ve ben dokunsalar ağlayacak halde eşyalarımı topladım Sonraki süreç sizin de büyük ihtimalle yaşamış olduğunuz yurda yerleşme, ders seçme ilk birkaç gün yeni bir iki insanla tanışmayı içeriyor Mutlu muydum? Hayır mutlu değildim Heyecanlı mıydım? Hayır Kendimi hiç de yeni bir hikayenin başlangıcındaki gibi umutlu, heyecanlı, coşkulu hissetmiyordum Lisede daha çok çalışıp, Ankara'da bir okul kazanamadığım için kendime kızgındım sadece![]() Bu hüzünlü ruh hali elbette ki uzun sürmedi İzmir, genç bir insana genç olduğunu hatırlacak, ona yalnız olmadığını hissettirecek, eğlenmenin ne olduğunu öğretecek kadar güleryüzlü, neşeli ve sıcak bir şehirdi çünkü İzmir de heryerde olduğu gibi keşfedildikçe güzelleşiyordu Belki diğer şehirlere göre biraz daha süslüydü Kızları da belki bakımlı, süslü ve de güzel olma özelliklerini bu şehirden alıyorlardı Onlar de birer İzmir'di Gözlerinde İzmir vardı Bilemiyorum, orda kaldığım beş sene boyunca belki benim de gözlerim İzmir'i misafir etti, İzmir gibi koktum, gülüşüme İzmir işlendi![]() Bir şehri yaşanır kılan elbette ki sadece şehrin kendisi olmuyor Orada yaşadıkların, arkadaşların da senin o şehri sevmene vesile oluyor Arkadaşlıkların ne kadar çabuk kurulup, ne kadar kolay harcalanabileceğini, insanın dostunun az olduğunu ve olması gerektiğini, sadece mantğınla değil yüreğinle de hareket etmek gerektiğini orada öğrendim İzmir'de özgürlüğü yaşadım Özgür olmak galiba böyle bir şeydi İstediğin saatte kalkıp istediğin saatte yatmak İstediğin insanlarla istediğin yerlere gitmek İstediğin zaman okula gidip, istediğin zaman okulu asmak Bu sonuncusu benim okulu bir yıl uzatmama neden oldu Ama bir sene daha bu özgürlüğün tadını çıkardım![]() ![]() İzmir'de çoğunlukla vaktimizi Bornova'da geçiriyoduk Hem kampüs hem de yurt -daha sonra eve de bu semtte çıktım- burdaydı Bornova şirin bir semtti Öğrenci istilasından önce daha sakin olduğu aşikar gene de huzurunu kaybetmemiş bir semt Bu semtte iki parkımız vardı Büyük park ve küçük park Öğrencilerin asıl mekanı küçük parktı Benim gittiğim ilk sene olmasa da daha sonraki senelerde bir sürü kafeye ev sahipliği yaptı burası Herkesin buluşma noktası Ders çıkışlarının uğrak yeri Cıvıl cıvıl, neşeli ve asi Apartmanların arasında sıkışmış, oraya ait olmadığını bilen gene de memnun, kimseye aldırış etmeden bizlere sonuna kadar kucak açan küçük park Burda oturup geyikler yaptık, gönül kırgınlıklarımıza burda teselli aradık, burda hoşlandığımız insanlarla ilgili arkadaşlarımızla konuşup, burda sevgililerimizle çay içtik Çoğumuz tüm bunları en çok küçük parkta yaptı sanırım Tatiller dışında hareketliliğinden pek fazla şey kaybetmezdi Birçok kafe ve bar küçük park ve büyük parkta bulunuyordu Gecemiz ve gündümüz bir yerde Bornova'daydı![]() Gecenin kokusunu ilk İzmir'de keşfettiğimi hatırlıyorum Benim için heyecan vericiydi Daha önce gecenin kendine özgü bir kokusu olduğunu farketmemiştim Gece, kokuyordu Gündüzden farklıydı Yumuşak, sakin bir koku İçini titreten, seni sarhoş eden bir koku Ankara'ya dönünce bu kokuyu unuttum Daha doğrusu İzmir'deki gibi derin derin içime çekmedim Yalnızca bir kez bu kokuyu fakettiğimi hatırlıyorum Nedense İzmir'deki kadar başımı döndürmedi benim![]() Bornova eskiyi ve yeniyi bağrında besler, eskiye alışık olduğu huzuru verirken, yeniyi besler büyütür Eski yapılar, derme çatma evlerin yakınından yürümek, onları izlemek çok hoşuma giderdi Okulla ev arası yürüme mesafesi 15-20 dakikaydı Bazen ana caddeden değil, iç taraftaki sokaklardan yürürdüm Kampüs kurulmadan önceki Bornova'ya bakardım Ev sahiplerinin oturduğu birkaç eski konak vardı Bornova'da Yüksek duvarlarını sadece bahçelerinde bulunan ağaçlar aşar, onlar da konaklara ikinci bir paravan olur, meraklı gözlerin evleri görmesini engellerdi Görülmez, sadece hayal edilirdi bu evler Sadece hayal ederdim ben de![]() ![]() İzmir'de karışıklık görmek isteniyorsa herhalde en iyi adreslerden biri Konak Kemeraltı'dır Meşhur saat kulesinden iç tarafa doğru yüründüğünde, bir sürü dükkan seni bekler Daracık sokaklara eşlik eden bu dükkanlar, her türlü giyim eşyasını sana uygun fiyata sunmak için emrine amadedir Çoğu öğrencinin yaptığı gibi, öğrenci bütçesi hesaba katılarak buraya gelinmiş, üç beş parça birşeyler alınmıştır Kemeraltı kalabalık ve yorucudur Ama İzmir'in eskilerindendir![]() Konak'tan, Kordon yolunu takip ederek Alsancak'a varılır Kordon boyunca göreceğiniz şeyler, deniz, vapurlar, deniz, kıyıda bekleyen tekneler ve denizdir En azından benim hatrımda kalanlar bunlar Hem denizden başka neye bakılır ki de başka şey hatırlansın İlk geldiğim seneyle, İzmir'den ayrıldığım sene denizdeki fark aşikardı Belediye körfezde temizleme çalışmaları yapmış, denize kendi rengini ve kokusunu geri kazandırmıştı Kordon boyunca meltem esintisini yüzünüzde, ellerinizde hatta içinizde hissederek Alasancak'a ulaşırsınız İzmir'in lüks semtlerinden biridir Alsancak Tüm o ihtişama, kasıntıya rağmen burası da öğrenciden nasibini almıştır Güzel ve şirin kafelere arnavut kaldırımlarından yürüyerek ulaşılır Ara sokaklar restore edilmiş tarihi evlere (bunlar çoğunlukla kafe ve bara dönüştürülmüş) ev sahipliği yapar Onlar da burada nefes aldığını hisseden, burayı benimseyen insanlara![]() ![]() Alsancak asidir, çılgındır Alsancak'ta gülersiniz, muhabbet edresiniz, eğlenirsiniz Akşamları eve dönmeden mutlaka boyozla yumurta yenir, akşamın yorgunluğu açlıkla birlikte bastırılır Alsancak'ın Bornova'dan farkı belki daha arsız oluşudur Alsancak uyum sağlamaz, siz ona ayak uydurursunuz Denizi en çok burada hissedersiniz Deniz en güzel buradan görünür En azından benim için öyle![]() ![]() Bazen kafalar bozulur, hadi dağıtalım, bir vapur sefası yapalım denir ve Konak'tan ya da Alsancak'tan vapura binilip karşıya, Karşıyaka'ya geçilir Karşıkaya benim için vapur gezintisinin başlangıç ya da son durağı olmasından başka pek bir anlam ifade etmemiştir nedense Karşıkaya bana göre donuktur Ordan bakılınca körfez aynı körfez değildir sanki Sadece Alsancak'a, Bornova'ya olan özlemi artırır Ama Karşıkaya İzmir için önemlidir Orası nerdeyse ayrı bir şehirdir İzmir 35, Karşıkaya 35,5'tur Kaf kaf kaf sin sin sin kafsin kafsin kaf tezahuratıyla, ezeli rakip Göztepe'ye kafa tutulur Karşıkaya züppedir ama güzeldir Sadece ben orda kendime dair çok fazla şey bulamamışımdır![]() İzmir elbette ki birkaç semtle, bu kadar tasvirle anlatılabilecek bir şehir değil Bu ancak özetin özeti olur İzmir'le ilgili benim ilk etapta hatırladığım ve hissettiklerim bunlar Başta hayal kırıklığı yaşatan daha sonra vazgeçilmezim olan, acılarım, sevinçlerim anılarımla dolu bir şehir Yaşadığımı en çok bu şehirde hissettim sanırım Gençliğin en dolu ve çılgın zamanında bana kol kanat gerdi Üzdüğünde tesellisini verdi, sevindirdiğinde de coşkusunu Bu şehirde büyüdüm, yetişkin oldum İzmir görülmeli, imkanı varsa da yaşanmalı Bir gün İzmir'i yaşamanızı dilerim![]() ![]() ![]() |
|
|
|