Erzurum Tarihi Eserleri |
|
|
#1 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Erzurum Tarihi Eserleriİlk çağlardan kalma tarihi eserler ve yapılan kazılarErzurum, jeopolitik konumu sebebiyle, tarihin eski çağlarından beri çok sayıda medeniyetin yerleşim merkezi olmuştur Bugünki Erzurum şehrinin bulunduğu yerleşim yerinin tarihi çok eski olmamakla beraber, Erzurum ovasının muhtelif bölümlerinde tespit edilen höyüklerdeki yerleşimlerin M:Ö:3000’li yıllara kadar dayandığı bilinmektedir Örede tespit edilmiş olan höyükler şunlardır: Karaz, Pulur, ufanç,Sivişli, Sos ve Tepecik![]() Bu höyükler içinde en önemlisi, Erzurum’un 16 km kuzeybatısında bulunan Karaz Höyüğüdür Burada 1942-1944 ve 1959 yıllarında Hamit Zübeyr Koşay tarafından gerçekleştirilen arkeolojik kazılarda, M Ö IV yüzyıla kadar inen maden kültürüne ait bulgular elde edilmiştir Karaz’ın IV Yüzyıla kadar yaşamış olan Arze (Azze) kenti olduğu sanılmaktadır Kazıda çok sayıda metal araç ve gereç bulunmuştur Karaz kültürünün İran Azerbaycan'’ndaki Urmiye Gölü batısında bulunan Geytepe höyüğü kültürü ile yakından ilişkili olduğu da tespit edilmiştir Kazıda bulunan tarihi eserlerin bir bölümü, Erzurum Müzesinde teşhir edilmektedir![]() Yörede bulunan ikinci önemli höyük, Ilıca bucağına bağlı Pulur köyündedir Yine Hamit Zübeyr Koşay tarafından gerçekleştirilen arkeolojik kazılarda, M Ö 4000 yılına kadar dayanan bir yerleşme merkezinin varlığı tespit edilmiştir Kazı sonucunda, höyükte M Ö 2600-3000 yılları arasında bir toplumun yaşadığı anlaşılmıştır 4 kattan ibaret olan Pulur höyüğünde en alt kat, M Ö 4000 yılına kadar inen Bakırtaş döneminin izlerini taşımaktadır Ondan sonraki katlarda, çok sayıda çanak-çömlek, obsidiyen taşı ve kemikten yapılma savaş aletleri ve nadiren de bakır ve tunçtan yapılma aletler bulunmuştur![]() Yörede değişik zamanlarda yapılmış Güzelova (1965), İkiz tepeler (1965) kazılarında da tarihi M Ö 3000 yıllarına kadar inen birçok arkeolojik bulgu ele geçirilmiştir Bunlar, Erzurum Müzesinde sergilenmektedir![]() Erzurum Kalesi Bugünki Erzurum şehrinin merkezi yerinde bir tepe üzerinde kurulmuş olan Erzurum kalesinin tarihi, şehrin tarihi kadar eskidir Şehrin Doğu anadolu’da önemli bir stratejik noktada bulunması sebebiyle, Erzurum Kalesi birçok medeniyetler tarafından önemli bir askeri üs olarak kullanılmıştır Kale mimarisinde de birçok medeniyetlerin izlerine rastlanmıştır![]() Kalenin M S 415-422 yılları arasında Doğu Roma İmparatorlarından II Teodosious zamanında, onun komutanlarından Anatolious tarafından yaptırıldığı bilinmektedir O zamana kadar, Arap kaynaklarında Kalikala şeklinde isimlendirilen şehire, İmparatorun adına izafeten “Teodosiopolis” denilmeye başlanmıştır![]() Tarihi kaynaklara göre, Erzurum Kalesi dış ve iç kale olmak üzere iki bölümden meydana gelmekteydi Bugün Erzurum’da Tebrizkapısı, Gürcükapı, Erzincankapı ve Yenikapı adlarıyla bilinen semtleri çevreleyen dış kale surlarından dışa doğru taşmış dikdörtgen biçimindedir Yapımında sivişli taşı diye isimlendirilen yeşilimsi kalker taş kullanılmıştır Kaleye güney köşesinden batıya doğru açılan bir kapıdan girilmektedir Giriş kapısı, yuvarlak kemerli olup, sivri tonozludur Günümüzde de kalıntısı bulunan giriş kapısı Sultan II Mahmut zamanında yaptırılmıştır İç kalenin bugünki durumuyla 8 burcu vardır Ncak bu burçların katları ve çatıları yıkık durumdadır Erzurum kalesinin burçları konusunda, tarihi kaynaklar değişik bilgiler vermektedir Evliya Çelebi’ye göre; Erzurum kalesi’nin 110 burcu bulunmaktaydı Bu burçların, Rus işgalleri sırasında tahrip edilerek ya da tamamen yıkılarak, sayılarının azaldığı kuvvetli ihtimaldir Kale içerisinde, Erzurum ve çevresinde bir asırdan fazla hüküm sürmüş Saltukoğullarından kalma çok önemli iki tarihi eser bulunmaktadır Bunlar, Kalenin güney duvarına bitişik Kale Mescidi ve kuzeybatı köşesinde yeralan Tepsi Minaredir Bu tarihi eserler, ilerde ayrıntılı olarak anlatılacaktır Erzurum Kalesi, günümüze kadar defalarca el değiştirmiş olduğundan birçok kez yıkılmış ve yeniden tamir edilmiştir Kalenin bu bakımdan geçirmiş olduğu evreler şöyle özetlenebilir:M S 504 yılında Erzurum kalesi İranlıların eline geçmiş, ancak kanlı çarpışmalardan sonra, İmparator Anastas zamanında Bizanslılar, kaleyi ve şehri geri almışlardır Bu savaşta önemli tahribata uğrayan kale 530 yılında Bizanslılar tarafından onarılmış ve tahkim edilmiştir![]() Bu tarihten sonra, M S 754 yılına kadar, Bizanslılar, Müslüman Araplar, Sasaniler ve Ermeniler arasında defalarca el değiştirmiş ve her defasında tahrip edilerek sonradan tamir edilmiş olan Erzurum kalesi, tarihinin en önemli tamirlerinden birini, Abbasi Halifelerinden El Mansur Ebu Cafer (754-775) zamanında geçirmiştir (756)Kale tarihinde önemli olaylardan biri de, Selçuklu Türklerinin Erzurum Ovası’ndaki Erzen şehrini 1048 de ele geçirip yıkmalarından sonra, Erzen halkının Teodosipolis’e sığınmaları ve şehrin adının Erzen olarak değişmesidir Kale, M S 1080 yılında Selçuklu Hükümdarı Melik Şah’ın komutanlarından Emir Ahmed tarafından fethedilmiştir Kalenin bu tarihten sonra geçirdiği tamiratlarda Büyük Selçukluların büyük emekleri geçmiştir Ayrıca, stratejik öneme sahip Erzurum Kalesinin, Selçuluların eline geçmesiyle de, Türklerin bölgeye yoğun olarak yerleşmesi dönemi açılmıştır![]() Selçuklu Beylerinden Eb-ul Kasım bu tarihlerde Erzurum’a yerleşmiş ve sonradan torunu Saltuk Beyin adı ile anılacak olan, Saltukoğulları Beyliğinin temelini atmıştır Saltukoğulları döneminde, Gürcü Kralı David kaleyi ele geçirmek istemiş, ancak başarılı olamamıştır![]() M S 1241 yılında Erzurum Kalesi, Moğol komutanı Bayçu Noyan komutasındaki Moğollar tarafından zaptedilmiş ve şehirde büyük katliam yapılmıştır Sonradan yapılan bir antlaşma ile, Kale tekrar Selçuklulara bırakılmıştır Ancak, bu tarihten sonra Anadolu’yu istilaya gelen her Moğol ordusu kale’de büyük tahribat yapmıştır![]() M S 1300 yıllarında şehir İlhanlıların hakimiyeti altına girmiş ve özellikle Olcayto Mehmed Hudabende zamanında şehir imar edildiği gibi, kale de tamir ve tahkim edilmiştir![]() 1430 yılında kaleyi ele geçiren Karakoyunlu Hükümdarı, savaşta kısmen yıkılan kaleyi tamir ve tahkim ettirmiştir ![]() Yavuz Sultan Selim zamanında metruk bir halde iken fethedilen Erzurum Kalesi, Kanuni Sultan Süleyman tarafından tamir ettirilmiştir Erzurum kalesi, bundan sonra Osmanlı ordusunun İran üzerine yaptığı seferlerde önemli bir askeri üs vazifesi görmüştür![]() 1829 yılına kadar Osmanlı Devletinin elinde bulunan Erzurum kalesi, 1828-1829 Osmanlı-Rus savaşları sırasında Rusların eline düştü Kale bu savaşlarda önemliölçüde tahrip olmuştu Ruslar, kısa süre sonra kaleyi boşaltarak çekilmişlerdir![]() Erzurum Kalesi, benzeri bütün kaleler gibi, yeni silahların icad edilmesiyle askeri önemini kaybetmişti Rus işgalinden sonra da Erzurum kalesi, yeni silahlara karşı koyabilecek yeni istihkamların yapılmasında taşocağı haline getirilmiştir![]() 1853 Kırım Savaşı sırasında Kars’ın Rusların eline düşmesi, Erzurum’u da büyük bir tehdit altında bıraktığından, Erzurum Kalesi, Erzurum ve çevresindeki tabya ve istihkamların yapılmasında taşocağı olarak kullanılmıştır Günümüzde, Erzurum Kalesi, sadece yerli ve yabancı turistlerin ziyaretlerine açık olan tarihi bir yapı niteliğindedir![]() Kale Camii (Kale Mescidi) Camii, Erzurum iç kalesinin güney duvarına bitişik olarak, kale burçlarından birisinin arkasında yeralır Kapısı, kuzey tarafında kale avlusuna açılır Yapımında düzgün kesme taş kullanılmıştır Ayrıca kubbeside taşla kaplanmıştır 2 metre yüksekliğindeki kapısı ve iki tarafında yer alan pencerelerinin iç kısımları stalaktitlerle süslüdür Caminin oldukça derin olan kubbesi, iki yığma sütunla ana duvarlar üzerine oturtulmuştur Kubbe etekleri de stalaktitlidir Eserin en önemli özelliği, kubbe eteğinden dışarıya dört pencerenin açılmasıdır Caminin kıble duvarına bitişik olan kale duvarı dışa doğru yarım dairevi bir burç halindedir Mescid planı dikdörtgen şeklindedir Güney tarafında 16 yüzlü bir kümbet bulunmaktadır![]() Kale camiinin hiçbir yerinde yapıldığı devri veya yaptıran kişiyi gösteren kitabe yoktur Kimi tarihi kaynaklar, eserin 1154 yılında Saltukoğullarından İzzettin Saltuk tarafından yaptırıldığını nakletmektedir Bazı kaynaklara göre, cami de yanındaki Saat kulesi gibi Eb-ul Kasım’ ın oğullarından İnanç Beygü Alp Tuğrul Bey tarafından yaptırılmıştır![]() Saat Kulesi Erzurum’daki tarihi eserlerin en güzellerinden biri olan Saat Kulesi, Erzurum iç kalesinin batı duvarının güney köşesine bitişik olarak yer alır Alt bölümü muntazam kesme taşlarla yapılmıştır Beyaz, gri ve kırmızı renkli taşlarla kulenin yuvarlaklaşan kısmına altı bilezik konulmuştur Üst kısmının yapımında kırmızı tuğla kullanılmıştır Sonradan saat yerleştirilmiş kısmın üstü ise ahşaptır Kulenin yüksekliği 21 metredir Saat konulmuş olan yerden 1 5 metre kadar aşağıda kitabe bileziği bulunur Kitabe, güzel bir kufi hattı ile beyaz taş zemin üzerine kırmızı ile yazılmış ve kakılmıştır Kulenin asıl kapısı sonradan yapılan deponun içinde kalmıştır Kuleye, kuzeyinde sonradan yapılmış bir kapıdan girilir 36 basamaklı bir merdivenle çıkılan kulenin en çarpıcı yeri kitabesidir Kitabede bugünün Türkçesi ile şu ifade yer alır “İkbal, dinin ışığı, İslamın kutbu, devletin yardımcısı, milletin zahiri, meliklerin arkası ve emirlerin güneşi Eb-ül Kasım oğlu Eb-ül Muzaffer Gazi İnanç Beygü Alp Tuğrul Bey içindir ”Bu güzel tarihi eserin, 1184 yılında Saltuklu emirlerinden İnanç Beygü Alp Tuğrul tarafından yaptırıldığı bilinmektedir ![]() Hasankale Hasankalesi, Erzurum’un 36 km doğusunda bulunan Pasinler İlçesindeki Hasan Dede Dağı’nın önünde sarp bir tepe üzerinde yükselmektedir Adını yaptıran kişiden almıştır Kale bütün Pasinler Ovasına hakim bir noktada bulunmaktadır Yüzyıllar boyunca, doğudan Erzurum’a giden yol üzerinde çok önemli bir askeri üs vazifesi görmüştür Kalenin eski burç ve bedenleri büyük ölçüde yıkılmıştır Son yıllarda iç kalede turistik amaçlı bir tamirat yapılmıştır Dış kalenin kapıları yıkılmış ve yokolmuştur Ayrıca, iç kalenin giriş kapısının muntazam ve süslü taşlarla yapılmış sütun ve kemerleri ve kitabesi yokolmuştur Kale çok sarp kayalar üzerinde inşa edildiğinden, eskiden binek hayvanlarıyla dahi çıkılması mümkün değildi Ancak kale sonradan taş ocağı olarak kullanıldığından, batısındaki iç kale kapısına giden toprak bir yol yapılmıştır![]() Kalenin kesin tarihçesi bilinmemektedir Şemseddin Sami Bey’e göre, Hasankalesi Cenevizlilerden kalmadır Ünlü tarihçi Naima ise kalenin Akkoyunlu hükümdarlarından Uzun Hasan tarafından yaptırıldığını ileri sürer Erzurum Tarihi isimli eserin yazarı İbrahim Hakkı Konyalı’ya göre de kale, İlhanlı soyundan Emir Hacı Togay’ın oğlu Hasan Bey tarafından 1336-1339 yılları arasında yaptırılmıştır Daha sonraları, Osmanlıların eline geçen Hasankalesi, Kanuni Sultan Süleyman tarafından tamir ve tahkim ettirilmiştir![]() Avnik Kalesi Erzurum’un yaklaşık 60 km doğusunda bulunan Çobandede bucağının Güzelhisar (eski adıyla Avnik) köyünün kuzeyinde kayalık bir tepe üzerinde yükselmektedir Kalede bulunan sarnıçlar ve diğer bazı yapı unsurlarından, bu kalenin Urartulardan kalmış olduğu sonucu çıkartılabilir![]() Kalede Saltukoğulları ve Erzurum Selçuklularının mimari izlerine de çokça rastlanır Kalede bulunan bir kitabe parçasından, kalenin İlhanlı sultanlarından Olcaytu Han tarafından tamir ettirildiği anlaşılmaktadır Ayrıca Olcaytu Han’dan sonra İlhanlı tahtına çıkan Ebu Sait Bahadır Han’ın kalede bir darphane kurduğu ve 1332 yılında burada gümüş sikke kestirdiği bilinmektedir![]() Avnik kalesinin, bölgede bir süre egemen olan Timurlenk tarafından da tamir ettirildiği sanılmaktadır Kale, harap halde üç dizi surla çevrilidir İç kale çevresinde ev ve cami kalıntılarına rastlanır İç kale içinde de ev, ambar ve sarnıç kalıntıları vardır![]() Micingird Kalesi Erzurum’a bağlı Pasinler İlçesinin Aşağı Micingird köyünde bulunan bu eski kalenin beden duvarları, burçları ve kuleleri yer yer yıkık bir haldedir Kalenin tamamının ya da en azından bazı burçlarının Saltukoğullarından Ebu Mansur Ergin Basat tarafından yaptırıldığı sanılmaktadır Kale burçlarından birinde bu konuda bir kitabe parçası bulunmuştur Kitabede tarih olarak 1232 yılı yazılıdır![]() Kalenin köye bakan duvarında bir kitabe daha vardır Doğu duvarları üzerinde de müslüman olmayan lar tarafından konulmuş bazı kitabeler bulunmaktadır![]() Hınıs Kalesi Erzurum’un kuzeyinde bulunan Hınıs İlçesindedir Kale yıkık bir haldedir Diğer tarihi kalelerin birçoğu gibi, taş ocağı olarak kullanılmıştır Kale, Hınıs’ın Bahçe mahallesinde kayalık bir tepe üzerindedir Kimler tarafından ve ne zaman yaptırıldığı kesin olarak bilinmemektedir Ünlü seyyah Evliya Çelebi’ye göre kaleyi, Azerbaycan hükümdarlarından Uzun Hasan’ın amcası yaptırmıştır Bazı kaynaklara göre de kale, İlhanlı yapısıdır![]() Hınıs Kalesi, Kanuni Sultan Süleyman tarafından tamir ettirilerek, bazı ilaveler yapılmıştır
|
|
|
|