Gebelikte Radyasyon |
|
|
#1 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Gebelikte RadyasyonGebelikte Radyasyon gebelikte röntgen - hamilelikte röntgen çektirme - anne karnındaki bebeğe röntgenin etkileri Radyasyon kelimesini duymak bile çoğu insanın içinde endişe uyandırır Bu endişede kuşkusuz radyasyonun insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri ile ilgili yayınlar, filmler ve medya haberleri önemli rol oynar Özellikle ikinci dünya savaşını sona erdiren dram ve Çernobil faciası gibi radyasyonla direkt ilgili olayların sonrasında görülen ölümlerin yanısıra kanser hastalarında görülen artış radyasyonun insanların gözünde korkunç bir yer edinmesine neden olmuştur![]() Röntgen filmleri çok çeşitli tıbbi durumların klinik değerlendirmesinde vazgeçilmez tanı araçlarıdır ve hemen her türlü branştan doktor tarafından vücudun çeşitli bölümlerinin incelenmesi için yaygın olarak istenirler Bu yüzden de kaçınılmaz olarak zaman zaman gebeliğinin henüz farkında olmayan anne adayları da bu incelemelere tabi tutulurlar (akciğer grafisi, sinüzit tanısı için sinüs grafisi, belağrısı için pelvis grafisi, vücudun çeşitli yerlerinin tomografisi gibi) Herhangi bir şekilde bu radyolojik incelemelere tabi tutulan bir kadının daha sonra gebe olduğu ortaya çıktığında çekilen bu filmin ya da filmlerin bebek üzerindeki muhtemel etkileri hem doktor hem de anne ve baba adayı için endişe kaynağı olmaktadır![]() Radyolojik inceleme yapılan her anne adayına direkt olarak tahliye önermek elbette ki doğma hakkı olan bebeğe haksızlık olur Bunun yerine, yapılan radyolojik incelemede anne adayının aldığı ışın dozu hesaplanarak bir karara varmak daha doğru bir yaklaşımdır![]() Genel olarak söylemek gerekirse gebeliğin herhangi bir döneminde tanı amacıyla çekilen tek bir röntgen filminin bebek üzerinde olumsuz etki yaratması beklenmez ve gebelik devam ettirilebilir Ancak anne ve baba adaylarının intrauterin dönemde hiçbir teratojen etkene maruz kalmayan bebeklerin bile %2-3'ünün çeşitli hafif ya da ağır anomalilerle dünyaya geldiklerini bilmeleri önemlidir![]() Gebelikde röntgen? Radyolojik inceleme için kullanılan radyasyon kaynağından yayılan ışının dozu ile dokunun aldığı doz birbirinden farklıdır Toplam dozdan belli bir dokuya ulaşan doz miktarı bir yandan kaynağın dokuya yakınlığı, öte yandan dokunun kalınlığı ve kullanılan aletin "kalitesi" ile ilişkili olarak farklılıklar gösterir![]() Nitekim son zamanlarda radyoloji alanındaki teknolojik ilerlemeler incelemeler esnasında maruz kalınan doz miktarını belirgin şekilde azaltmada başarılı olmuşlardır ![]() İyonize radyasyon hızlı bölünen ve çoğalan hücreler üzerinde daha fazla tahrip edici etkiye sahip olduğu için gelişmekte olan fetus üzerinde de zararlı etkileri olabilir Ancak bu etkilerin doz ve süreye bağlı olduğu unutulmamalıdır Yapılan araştırmalarda fetusa zararlı olabilecek radyasyon dozunun 5 rad olduğu, fetusun bu miktarın altında radyasyona maruz kalması durumunda ise zarar görme olasılığının son derece uzak olduğu ortaya konmuştur 5 rad hiçbir radyoloji tekniği ile ulaşılamayacak oldukça yüksek bir dozdur![]() Embriyo hiç şüphesiz ki insan yaşamının en radyosensitif dönemidir Radyosensitivite için birçok faktörün kombinasyonu söz konusudur:Embriyodaki hücrelerin birçoğu farklılaşmakta olan hücrelerdir ve farklılaşmakta olan hücreler relatif olarak daha sensitif hücrelerdir ![]() Embriyodaki hücrelerin birçoğu yüksek mitotik aktiviteye sahiptir Mitotik safha hücre siklusunda en radyosensitif dönemdir![]() Embriyonik hücreler gelişimleri sırasında genetik olarak değişime uğrar ya da ölür ise adult formları deforme olacak ya da yaşamayacaktır ![]() Amerikan Aile Hekimliği Akademisi gebelik sırasında çekilen röntgen filmlerini güvenli olarak sınıflamaktadır Bunun en önemli nedeni herhangi bir tanısal röntgen fiminde fetusa ulaşan dozun zarar verebilecek dozdan yüzlerce kez daha az olmasıdır Örneğin en sık karşılaşılan sorulardan biri olan hamilelikte diş röntgeni konusuna baktığımızda ağızda çekilen tam 21 adet film neticesinde bebeğe ulaşan radyasyon dozu anne adayının doğadan güneş ışınları vb ile 3 günde aldığı dozdan daha azdır Bu kadar düşük bir dozun bebekte kalıcı hasara neden olması ve ilerki dönemde kansere yol açması yok denecek kadar düşük bir olasılıktır Bir başka örnek ise akciğer filmidir Hamile bir kadın akciğer filmi çektirdiğinde bebeğe ulaşan radyasyon dozu ortalama 0 05 raddır ve fetüs için riskli olabilecek dozdan yüzlerce kez daha azdır![]() Bazı sık kullanılan röntgen filmlerinin fetusa ulaştırdığı radyasyon dozları şu şekildedir ![]() İnceleme Doz Kafa <50mrad Boyunveense <50mrad Göğüs <50mrad Mammografi <50mrad Myelography <500mrad Üstgastrointestinal <500mrad Diş 0 02mradIVP 1rad Bel 400mrad Pelvis 400mrad Burada kullanılan rad birimi ışın dozunu belirtmede kullanılan bir birimdir Bir mrad (milirad) bir rad'ın 1000'de biridir Radyasyon dozu için günümüzde daha çok gray (Gy) birimi tercih edilmektedir (1 Gy= 100 rad) (1cGy=1rad)![]() Görüldüğü gibi uterusa çok yakın bölgeler için çekilen röntgen filmlerinde bile uterusa ulaşan doz zarar verebilecek olan dozun çok daha altındadır Kural olarak filmi çekilen bölge embriyodan ne kadar uzaksa embriyonun aldığı doz yüzdesi de o kadar düşüktür Hamilelikte röntgen ışınları güvenli olarak kabul edilse bile yine de gereksiz yere ışın almamak için film çekilirken karın üzerine kurşun gömlek konulması önerilir![]() Eğer bir kadın adet gecikmesi olmadan önce ya da birkaç günlük gecikme sırasında röntgen filmi çektirirse bu durum tek başına gebeliği sonlandırmak için yeterli bir neden değildir Çünkü böyle bir durumda bebeğin etkilenme olasılığı yok denecek kadar azdır![]() İyonize edici radyasyonun (röntgen ışınlarının) fetus üzerindeki zararlı etkileri hangi deneylerle ortaya çıkarılmıştır? İyonize edici radyasyonun fetus üzerindeki zarar verici etkileri hem hayvan modellerinde hem de Hiroşima ve Nagazaki atom bombası faciasını yaşayanlardan sağ kalanlarla, tedavi dozunda radyasyon başka bir ifade ile radyoterapi alan insanlardan elde edilen verilerden anlaşılmıştır ![]() Radyasyona maruz kalınan gebelik haftasına göre olası etkiler şu şekildedir: Hayvan deneylerinde hayvanların çeşitli organlarında iyonize edici radyasyona bağlı değişik etkiler gözlenirken insanlarda yüksek doz iyonize edici radyasyonun en sık görülen etkileri fetusta İUGG (intrauterin gelişme geriliği) gelişimi ve fetusun santral sinir sistemi üzerine olan olumsuz etkileridir (zeka geriliği) Fetus için en duyarlı dönem 18 ile 38 günler arasıdır Kırkıncı günden sonra primer organ sistemleri gelişmiştir ve ciddi anomali oluşması için daha yüksek dozlarda X-ışınları veya gamma ışınları gereklidir Radyolojik olarak fetal gelişimin 3 ayrı safhası ileri derecede önemlidir![]() 1 Preimplantasyon: Bu safhada radyasyon hep ya da hiç etkisine sahiptir![]() 2 Organ sistemlerinin oluşumu (organogenez): Bu dönem 18 ile 38 günleri içermektedir ve 10-40 rad dozları viseral organ veya somatik hasara neden olmaktadır Mikrosefali, anensefali, göz hasarı, gelişme geriliği, spina bifida ve ayak hasarı 4rad veya daha düşük dozlarda bildirilmiştir![]() 3 Kırkıncı günden sonra fetal gelişim dönemi: Yüksek dozlarda eksternal malformasyonlar oluşabilir, ancak organ sistemleri özellikle de sinir sistemi hala duyarlıdır Hiroşima ve Nagazaki faciası sağkalanlarında yapılan incelemeler doğacak fetüste mental retardasyon ve mikrosefali gelişimi açısından en riskli dönemin 8-15 gebelik haftaları arasında yüksek doz radyasyona maruz kalınması olduğunu göstermiştir Bu çalışmalar 16-25 gebelik haftaları arası yüksek dozlara maruz kalanlarda riskin azalarak devam ettiğini, 25 gebelik haftasından sonra ve 8 gebelik haftasından önce maruz kalınması durumunda bu iki olumsuz durumun meydana gelmediğini göstermiştir Doğan bebeklerin IQ puanları incelendiğinde de yine IQ düşüklüğü gelişimi için en yüksek riskin anne adayının 8 -15 gebelik haftaları arasında yüksek doz radyasyona maruz kalması olduğu belirlenmiştir![]() İnsanlarda yapılan çalışmaları rakamsal olarak ifade etmek gerekirse, 8-15 gebelik haftaları arasında 10 rad (10 000 mrad- yukarıdaki tablo incelendiğinde tanı için kullanılan incelemelerde buna ulaşmanın ne kadar zor olduğu görülebilir) ışına maruz kalan anne adaylarının bebeklerinde mental retardasyon riski %4 kadar düşük, aynı gebelik haftaları arasında 150 rad ışına maruz kalan anne adaylarında ise bu riskin %60 kadar yüksek olabileceği saptanmıştır Bu doz değerleri tanısal radyolojik tetkiklerde kullanılanların çok çok üstündedir![]() Amerikan Radyoloji Derneği konuyla ilgili kesin bir ifade kullanmaktadır: "Bir kez uygulanmış olmak şartıyla günümüzde kullanılan hiçbir radyolojik inceleme embriyo ya da fetus üzerinde olumsuz bir etki gösterecek özelliğe sahip değildir" Tek röntgen filmi dışında kalan radyolojik incelemeler Gebelerde floroskopi, seri ilaçlı ve ilaçsız filmler (sindirim sistemi seri grafileri gibi), tomografi, anjiyografi, nükleer tıp uygulamaları (akciğer için ventilasyon/perfüzyon, tiroid sintigrafisi, taliumlu kalp sintigrafisi gibi) gibi yöntemler söz konusu olduğunda fetus üzerine olan riski belirlemek için radyolog tarafından maruz kalınan doz hesaplanır ve buna göre yorum yapılır Baryumlu kolon grafisi gonadlar ve pelvis için total olarak 6 radlık bir doz yaratmaktadır Gebe bir kadında baryumlu kolon grafisi radyasyona maruz kalınan alan ve verilen total doz nedeniyle en ciddi tehlikeyi oluşturmaktadır![]() Gonadal dokunun yüksek oranda radyasyona maruz kalması sonrasında çocuk doğurmayı planlayan hastalarda, radyasyonun gonad üzerindeki genetik etkileri maruz kalım sonrasında konsepsiyon geciktirilerek en alt düzeye indirgenebilir İnsanlarda radyasyona maruz kalım sonrasında gebelik 12-14 ay ertelenmelidir Doç Dr Bülent Berkeralıntı |
|
|
|