Yüz Yıl Savaşları |
|
|
#1 |
|
Şengül Şirin
|
Yüz Yıl SavaşlarıYüz Yıl Savaşları (1337-1453): Valoisler Fransa’sının önce Plantagenetler sonra Lancesterler İngiltere’si ile giriştiği savaşlar dizisi önceleri Fransa tahtı için bir veraset savaşı görünümündeydi ve geçen zaman içinde tarafların hedeflerinin değişmesiyle çok değişik boyutlar kazanmıştır Bu savaşlar süresince hem İngiltere’de hem de Fransa’da feodalite rejimi zayıflamış ve modern milliyet bilinci oluşmaya başlamıştır Klasik feodal bir savaş gibi başlayan bu sYüz Yıl Savaşları (1337-1453): Valoisler Fransa’sının önce Plantagenetler sonra Lancesterler İngiltere’si ile giriştiği savaşlar dizisi önceleri Fransa tahtı için bir veraset savaşı görünümündeydi ve geçen zaman içinde tarafların hedeflerinin değişmesiyle çok değişik boyutlar kazanmıştır Bu savaşlar süresince hem İngiltere’de hem de Fransa’da feodalite rejimi zayıflamış ve modern milliyet bilinci oluşmaya başlamıştır Klasik feodal bir savaş gibi başlayan bu savaşlar, millet ile millet arasında olan bir savaş olarak sona ermiştir Fransa’da mutlak krallık meydana getirilerek siyasi birlik sağlanmıştır İngiltere’de ise Yüz Yıl savaşlarının sonunda iç savaş çıkmıştır Çifte Gül denilen ve otuz yıl süren bu iç savaş neticesinde İngiliz feodal rejimi sarsılmıştır![]() Onbeşinci yüzyıldan itibaren Avrupa kıtasında yeni politik anlayışlar ve kurumsal yapılanmalar oluşmaya başlamıştır Mutlak krallıkların güçlenmesiyle feodalite düşüncesi zayıflamaya başlamıştır Ayrıca, Papalığın eski itibar ve gücünü kaybetmeye başlaması Avrupa’da birleşik Hıristiyan alemi oluşturma düşüncesinin zayıfladığını göstermektedir Yeniçağ Avrupa’sını şekillendiren faktörler: 1 Barutun ateşli silahlarda kullanılmaya başlanmasıyla krallıkların güçlenmesi 2 Pusulanın Avrupa kıtasına geçmesiyle gemicilik bilgisinin ilerlemesi 3 Ağır sabanın tarımda kullanılmaya başlanmasıyla, tarım alanlarının genişlemesi ve tarım ürünlerinin bollaşması 4 Kağıt ve Matbaanın kullanılmasıyla birlikte kültürel hayatın canlanması Ayrıca, ticaretle uğraşan şehirli burjuva sınıfının gelişmesi feodalite rejiminin zayıflayıp yok olmasında ve merkeziyetçi krallıkların güçlenmesinde önemli bir faktör olmuştur Burjuva sınıfının ana hedefi iç gümrüklerin kaldırılarak sıkı dış gümrükler yerleştirilmesini sağlamaktı Bu da küçük feodal devletçiklerin birleştirilerek daha büyük politik otoriteye yani krallıklara dönüştürülmesiyle mümkündü Merkantalizm denilen bu ekonomik ve ticari anlayış sonraları sömürgeciliğin gelişmesinde de büyük rol oynamıştır Bu anlayışa göre, ulusal devletin güçlenmesi değerli madenlerin stoklarının artırılması ile sağlanacağından zengin madenleri ele geçirme yönündeki sömürgecilik zorunlu hale gelmiştir![]() Milli monarşilerin kurulmaya başlanmasıyla birlikte, modern Avrupa milletlerinin oluşum süreci başlamıştır Bunun yanında, bireyin bütün özellikleriyle ön plana çıkmasını sağlayan Hümanizm ve Rönesans hareketleri modern insanı oluşturacak düşünce inkılabını gerçekleştirmiştir Roma ve Yunan medeniyetlerinin yeniden canlanmasını sağlayan bu sürecin esas yürütücüsü ticaret ile uğraşan şehirli burjuva sınıfı olmuştur Bunlar elde ettikleri mali zenginliklerini sanat ve sanayi alanlarındaki yeniliklere yatırmışlardır Rönesans şu temel anlayışlarıyla skolastik düşünce sistemini sarsmaya başlamıştır![]() 1 Yeryüzü ilgi çekici ve araştırmaya değer bir yerdir 2 İnsan güçlüdür ve bu gücüyle büyük başarılar elde edebilir 3 İnsanın faaliyet göstermesi şerefli bir olaydır 4 Gerçek olan güzeldir ve insan gerçeği araştırmalıdır |
|
|
|