Sakın Terk-i Edebten! |
|
|
#1 |
|
Şengül Şirin
|
Sakın Terk-i Edebten!Sakın terk-i edebten! ![]() ![]() ![]() "Nâbi Efendi", Osmânlı devletinde yetişen bir şâirdir Hacca gitti bir sene Kâfilede, devlet ricâlinden de insanlar vardı Vekiller, subaylar, paşalar… Nâbi Efendi, ResûlullahEfendimiz'e olan dayanılmaz aşkıyla Hicâz yollarında hiç uyumadı ![]() Nihayet Medîne şehri göründü uzaktan Ve zirveye ulaştı Onun bu “Sevgi”si O, bu “Aşk”la yanarken, kervandaki biri yatmış, ayaklarını da “Medîne”ye doğru uzatmış, uyuyordu ![]() Onu böyle görünce çok üzüldü ve gayr-i ihtiyârî bazı beytler döküldü dudaklarından ![]() Bir beyti şöyle: Sakın terk-i edebten! Kûy-ü mahbûb-u Hüdâdır bu! Nazargâh-ı ilâhîdir Makâm-ı Mustafâ'dır bu!Bu şiiri yüksek sesle okuyordu ki, o gafil, bunu işitip, hızla doğruldu ![]() Ve sordu Nâbi'den: - Ne zaman yazdın bu şiiri? - İlk defa söylüyorum Sizi böyle görünce içimden geldi![]() - Amân Nâbi, başkası duymasın sakın! Ve “Medîne”ye vardılar ![]() Fakat o da ne? “Mescid-i Nebî”nin bütün minarelerinde, "bu şiir"okunuyordu Çok şaşırıp, sordular müezzinin birinden:- Bu şiiri nerden öğrendiniz? - Peygamber Efendimizden ![]() - Nasıl? - Rüyâda ![]() Meğer Resûlullah Efendimiz, bütün müezzinlerin rüyâsına girip, bu şiiri okumuş ve; - Ümmetimden Şâir Nâbi Efendi geliyor
Onu, bu şiirini okuyarak karşılayınız!buyurmuşlar ![]() |
|
|
|