Geri Git   ForumSinsi - 2006 Yılından Beri > Eğitim - Öğretim - Dersler - Genel Bilgiler > Eğitim & Öğretim > Tarih / Coğrafya

Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
Konu Araçları
coğrafi, içyüzü, keşiflerin

Coğrafi Keşiflerin İçyüzü

Eski 11-25-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Coğrafi Keşiflerin İçyüzü



Vasco da Gama ilk Hindistan seferine Arap haritaları ile pusulasız olarak çıkmıştı Afrika'nın Malindi limanında Müslüman denizcilerin elinde gördüğü enlem boylam dairelerini taşıyan çok gelişmiş haritaları, ilk defa karşılaştığı pusulaları, hareket halindeki gemide enlem derecesini ölçmek için kullanılan özel aleti ve gemilerin büyüklüklerini hayranlıkla anlatır

1930’ların başlarında Alman orientalist Paul Kahle, birbiri ardına yayınladığı yazılarla, Piri Reis’in Topkapı Sarayı’ndaki Amerika haritasını bilim dünyasına tanıtmıştı Haritanın, haritacılık tarihi açısından değeri hususunda bugüne kadar sayısız yazı yazıldı Bu konudaki değerlendirmeler birbirlerinden çok büyük farklılıklar gösteriyor Son yıllarda çıkan bazı yazılardaki, haritanın güneyinde büyük bir kara kütlesinin belirtildiği hususu, tartışmaya yeni bir boyut kazandırmış bulunuyor Ama bütün bu gayretler İslam kültür dünyasının haritacılık tarihindeki büyük yaratıcı yeri bilinmeden gösterildi

Diğer taraftan bu tartışmalar devam ederken 2002 yılında bir İngiliz denizaltı komutanı Gavin Menzis “1421: Çin’in Dünyayı Keşfettiği Yıl” adıyla yayınladığı kitapta tartışmaya yeni bir boyut kazandırdı İslam bilim ve kartografya tarihi konusuyla uğraştığımı bilen birçok okuyucu benim bu husustaki görüşümü sordular Bu konuyu özel bir araştırmaya tabi tutmadığım dönemlerde, ben de Piri Reis’in bize Kristof Kolomb’un kaybolan haritasını ulaştırdığına inanıyordum Gavin Menzis’in kitabını okuduktan sonra bu konuyu ciddi bir şekilde araştırmaya başladım Nispeten uzun olan bu araştırmamın sonucu “İslam’da matematik coğrafya, kartografya ve batıdaki devamı” adlı yakında çıkmasını planladığım kitabımın dördüncü cildinin bir kısmını teşkil ediyor Bugün sizlere bu incelememin sonuçlarını bir özet halinde sunacağım Bu araştırmanın 50 sayfa kadar tutan metnini Almanca ve İngilizce olarak yakında internet yoluyla geniş bir ilgili topluma iletmeğe karar vermiş bulunuyorum Önce Menzis’in ileri sürdüğü görüşlerden sadece bir kaçına değineceğim

Menzis’in ileri sürdüğü 1421 Çin ekspedisyonunun esası şudur: Bazı Çinli hükümdarlar, 1405 - 1433 yılları arasında bir kaç donanma hazırla¤¤¤¤¤, Hint Okyanusuna kıyısı bulunan devletlerle, diplomatik ilişkiler kurmak ya da haraç almak maksadıyla seferler düzenlemişlerdir Bu seferlerin safhaları, ayrıntıları ve sonuçları Çin kaynaklarında titizlikle kaydedilmiş, hatta izlerine devrin Farsça kaynaklarında da rastlanmaktadır
Daha da önemlisi şudur ki, Çinlilerin bu teşebbüslerine dair günümüze ulaşan en eski 3 kitapçık, seferlere katılanlar tarafından yazılmış bulunuyor Bu yazarlardan biri de Man Huan adlı Arapça bilen bir Müslümandır Huan’ın yazdığı kitap ‘Okyanus sahillerinin tam araştırması” adını taşıyor

Sinoloji, 19 yüzyılın ikinci yarısından beri bu seyahat bilgileri üzerinde çalışıyor Ortaya çıkan araştırmalar Çin donanmalarının Hint Okyanusu’nda ve çevresinde 36 ülkeye uğradıklarını, güneyde Borneo ve Timor adalarına, güneybatıda Malindi’ye kadar vardıklarını, bununla birlikte Avustralya ve Madagaskar’ın adının geçmediğini göstermektedir Seyahatnamelerin hiç birinde harita bulunmamaktadır Yalnız 17 yüzyılın ortalarında bir Çinli tarihçinin 3 seyahatnamenin verdiği bilgiye dayanarak yaptığı şematik bir harita, günümüze kadar ulaşmış bulunuyor Altını çizmek gerekirse, ne bu seyahatnamelerde, ne şematik haritada, ne de diğer Çin kaynaklarında donanmanın Hint Okyanusunun ötesine geçtiğine dair hiç bir bilgiye rastlanmamaktadır

Çin donanmaları Atlas Okyanusu’na geçebilirlerdi Zira bu geçişyolu çok eskiden beri biliniyordu Basra şehri yakınlarında yapılan dikişli (çivili değil) gemiler daha 9 Yüzyılda Fas’ın Massa limanı ile Çin arasında ticaret seferleri yapıyorlardı Daha İslam’ın ilk yüzyılında Çin’in Kanton şehrinde bir Müslüman mahallesi vardı Yine aynı yüzyılda Madagaskar adasında bir çok Müslüman yaşıyordu Buna rağmen, Atlas Okyanusuna geçmek Çin donanmasının hedefi ve görevinin dışında kalıyordu

Bütün bu husustaki açıklığa rağmen, İngiliz yazar Menzis, donanmaların 1421 yılında Hint Okyanusu’nun mükemmel haritasını yaptıktan sonra Atlas Okyanusu’na açıldıklarını, bütün okyanusu güneyden kuzeye kadar Grönland dahil arşınladıklarını, enlem ve boylam derecelerini ölçtüklerini, bu arada Batıya yönelip Amerika’yı keşfettiklerini, bütün bu bölgelerin haritalarını yaptıktan sonra Kuzey Okyanus üzerinden, Asya sahillerinin mükemmel haritalarını yaparak 1423 yılında Çin’e döndüklerini ileri sürüyor Başka gerekli şartların dışında yüzlerce yıllık bir zaman isteyen böyle bir başarının, Menzis, ancak Çin donanması gibi insan ve gemi sayısı bakımından yüksek kapasiteye sahip bir donanma tarafından gerçekleştirilebileceğini ileri sürmekle, Çinlilere adeta insan üstü bir kabiliyet ve çalışkanlık atfederek konunun aydınlatılabileceğine inanıyor

Menzis’i bu inanca ¤¤¤üren sebeplerin başında, 15 Yüzyıl sonu ve 16Yüzyıl başlarında coğrafya tarihinde karşılaşılan 3 büyük harita gelmektedir Biri Vasco da Gama’nın ilk seferinden döner dönmez Avrupa’da ortaya çıkan Afrika haritası, (gazetede) resim 2’de görülüyor Menzis, haklı olarak bu mükemmel haritanın belirttiği Afrika’nın, özellikle doğu sahillerinin hangi kültür dünyası tarafından başarılabildiğini tekrar tekrar soruyor Bunun her şeyden önce gerçek boylam derecesi ölçme bilgisini gerektirdiğini, bu bilginin Avrupalılarda ve Müslümanlarda bulunmadığını, buna ancak Çinlilerin sahip olduğunu ileri sürüyor Menzis böylece haritacılık tarihçiliğinin çok zayıf taraflarından birine değiniyor Bu, yerinde sürdürülen yüksek matematik-coğrafya bilgisine dayanan şaheser haritayı, harita tarihçileri Afrika sahillerinin sadece 2 veya 3 noktasına değinerek Müslüman kılavuzlar sayesinde Hindistan’ın Kalikut şehrine gidip dönen Vasco da Gama’nın Portekiz’e getirdiği bilgilerle bir kaç ayda yapıldığına inanıyorlar

Bu gecekondu düşüncesi maalesef bütün kartografya tarihçiliğine hakim Menzis, bu haritanın Portekizlilerin işi olamayacağı yönündeki tepkisinde haklı, ama Çinlilerin boylam derecelerini ölçme yönündeki iddiası coğrafya, astronomi ve denizcilik tarihine aykırıdır Çinliler 18 yüzyıla kadar ne astronomik boylam derecesi ile uğraşmışlar ve ne de astronomik olarak ölçülen boylam derecelerine dayanan bir harita yapmayı başarmışlardır

Menzis’in, Müslümanların (Arapların) Afrika haritasını yapanlar olamayacakları, çünkü onların da gerekli boylam derecelerini ölçemedikleri yönündeki iddiası tamamen yanlıştır O, bu iddiasında kısmen coğrafya tarihinde kabul edilen bir gerçeği de bilmiyor Müslümanlar; Yunanlılardan, Hintliler’den ve İranlılardan öğrendikleri ay tutulmasına dayanarak boylam derecesini ölçme işini geliştirdiler Onlar karşımıza 9 yüzyıldan beri ölçülen boylam derecelerini haritaya ilk defa tatbik eden bir kültür dünyasının mensupları olarak çıkıyorlar Müslümanların, her şeyden önce Yunanlıların öğrencileri olarak başladıkları matematik-coğrafya ve haritacılık, 800 yıllık bir gelişmeyi gerçekleştirdi Onların 11 yüzyıldan beri kazanılan Müslüman İspanya dışı Avrupalı öğrencileri, eski dünyanın haritasına 8 yüzyılda yeni yapıcı unsurları katmaya, yanlışları düzeltmeye başladılar Sunuşumun bundan sonraki bölümünde konunun inandırıcı olması bakımından İslam kültür dünyasında boylam derecelerini ölçmede kullanılan metotlardan birine kısaca değineceğim

Hint okyanusunda uzaklık ölçmede kullanılan metotlar : Meridyen dairelerine paralel uzaklıkların ölçümü, Meridyen dairelerinden 90 dereceden küçük eğiklikli uzaklıkların ölçümü, Ekvator çizgisine paralel uzaklıların ölçümü Bu metotlardan birincisi açık denizlerde enlem, üçüncüsü boylam derecelerini bulma metodu idi Müslüman denizcilerin bu metotlarla elde ettikleri yüzlerce uzaklık değerleri bugünkülerden hemen hemen hiç farklı değil Onların bize ulaştırdığı Ekvatorun Afrika ile Sumatra arasındaki uzaklığı bugünkü değerden sadece birkaç kilometre farklı

Bu gerekli açıklamadan sonra şuna işaret etmek isterim ki; ne Vasco da Gama ve ne de diğer Portekizli gemiciler, bir kaç Kızıldeniz krokisi bir yana, Hint Okyanusu’nun, Afrika’nın haritasını yaptıklarını veya haritanın yapılması için Portekiz’e materyal taşıdıklarını iddia ettiler Tam aksine, onlar Arap denizcilerin elinden bu haritaları aldıklarını açıklamaktan kaçınmadılar Vasco da Gama ilk Hindistan seferine Arap haritaları ile pusulasız olarak çıkmıştı Afrika’nın Malindi limanında Müslüman denizcilerin elinde gördüğü enlem boylam dairelerini taşıyan çok gelişmiş haritaları, ilk defa karşılaştığı pusulaları, hareket halindeki gemide enlem derecesini ölçmek için kullanılan özel aleti ve gemilerin büyüklüklerini hayranlıkla anlatır

Menzis’in görüşünü desteklemek için kullandığı ve Çin donanmasının yaptığına inandığı haritalardan biri de 1507’de Alman Waldseemüller tarafından yapılmış olanıdır Bu haritada oldukça doğru bir şekilde ada ve nehirleri ile birlikte ortaya çıkan Kuzey Asya’yı göz önüne alan Menzis soruyor: “Eğer Çinliler değilse? Başka kim bu büyük bölgenin sahillerini ölçmüş olabilir Avrupalıların daha 300 yıl sonra tanıyabildikleri bu bölgenin böyle bir haritası nasıl ortaya çıkabilirdi, eğer Çin donanması oraya uğramamış olsaydı?”

Menzis bu sorusunda haklı Ama cevabı gerçeğe dayanmıyor Coğrafya tarihçileri bu noktayı hiç göz önüne almadılar Hakim düşünceye göre dünya haritasında Yunanlılardan sonra görülen her yenilik Avrupalıların başarıları

Bu soruya cevaben bazı haritaları sunmakla yetineceğim Evvela Batlamyus’un adını taşıyan dünya haritası Okyanuslar kapalı denizler halinde karalar tarafından kuşatılıyor Sonra, 9 yüzyılın başlarında Abbasi Halifesi al-Ma’mun’un 70 kadar bilgine yaptırdığı dünya haritası, 1340 yılından kalan nüshaDiğer taraftan onun bize kadar gelen koordinatlar kitabına dayanarak yaptığımız harita, en önemli yenilik okyanusların karaları kuşatması ve Afrika’nın bir yarımada halindeki şekliAbbasi bilginlerinin bu çalışmasından 320 yıl kadar sonra 1154 yılında tamamlanan al-İdrisi’nin dünya haritası Bunda bir hayli gelişmiş bir Kuzey ve Orta Asya ve 300 yıl kadar bir zaman süresinde dünya haritasında kazanılan gelişme ile karşılaşıyoruz Bunun ardından Kuzey ve Orta Asya’nın 13 veya 14 yüzyılda büyük bir ihtimalle Türkçe olarak yapılmış Kuzey ve Orta Asya haritasını sunacağım Harita, 18yüzyılın başında Sibirya’da Bahadır Han’ın Tatar tarihi ile birlikte ortaya çıktı Kartografya tarihinin en önemli vesikalarından biri olan bu harita maalesef gerektiği şekilde incelenmedi

Alıntı Yaparak Cevapla
 
Üye olmanıza kesinlikle gerek yok !

Konuya yorum yazmak için sadece buraya tıklayınız.

Bu sitede 1 günde 10.000 kişiye sesinizi duyurma fırsatınız var.

IP adresleri kayıt altında tutulmaktadır. Aşağılama, hakaret, küfür vb. kötü içerikli mesaj yazan şahıslar IP adreslerinden tespit edilerek haklarında suç duyurusunda bulunulabilir.

« Önceki Konu   |   Sonraki Konu »


forumsinsi.com
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
ForumSinsi.com hakkında yapılacak tüm şikayetlerde ilgili adresimizle iletişime geçilmesi halinde kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde gereken işlemler yapılacaktır. İletişime geçmek için buraya tıklayınız.