Osmanlıca Kelimeler, Osmanlı Sözlüğü |
|
|
#1 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Osmanlıca Kelimeler, Osmanlı SözlüğüOsmanlıca Kelimeler osmanlı sözlüğü - osmanlıca kelimeler ÂBÂ VÜ ECDAD: Babalar, dedeler, atalar ![]() ABÂ: Bazı dervişlerin ve ilmiye mensuplarının giydikleri yünden yapılmış bir giysi ![]() ABD: Kul, köle, mahlûk Tasavvufta kâmil müslüman![]() ABD-İ MEMLUK: Kul, köle ![]() ABES: Boş, saçma ![]() ÂB-I HAYAT: Hayat suyu, içene ebedî hayat veren efsanevî su ![]() ÂBİR-İ SEBÎL: Yolda giden yolcu ![]() ACÂİB VE GARÂİB: Anlaşılmaz ve tuhaf ![]() ACÂİB-İ DEKÂİK: Anlaşılmaz hileler, ince oyunlar ![]() A'CEMÎ: Arap olmayan ![]() ACÎB: Şaşılacak ve hayret edilecek şey ![]() ACÛZ: Âcizler, beceriksizler, yaşlı kadın ![]() ACZ-I BEŞERÎ: İnsanın acizliği, güçsüzlüğü ![]() ACZ-I KÜLLÎ: Tam güçsüzlük ![]() A'DÂ: 1 "Adüvv"ün çoğulu Düşmanlar 2 Pek zâlim, pek gaddar![]() A'DÂD: "Aded"in çoğulu Sayılar![]() ÂDÂT-I CARİYE: Kullanılan âdetler, yaşayan sosyal kurallar ![]() ADÂVET: Düşmanlık, husumet ![]() ADEM: Yokluk ![]() ADEM-İ KÜLLÎ: Tam yokluk ![]() ADEM-İ MÜSÂVÂT: Eşitsizlik ![]() ADEMÎ: Yokluğa ait ![]() ÂDET-İ CÂHİLİYYE: İslâm'dan önceki putperestlik ve müşriklik devrine ait âdet ![]() ÂDETULLAH: Allah'ın kâinatta câri olan usûl ve kanunu, sünneti ![]() ÂDİL: Adalet sahibi, doğru adaletli ![]() ADÎL: Benzer, eş, akran ![]() ADL: Adalet, çok adaletli ![]() ÂFÂK: "Ufuk"un çoğulu Ufuk, yerle göğün birleştiği gibi görünen uzak daire Âfak, ufuklar, dış âlemler![]() ÂFÂKÎ: Havâî, herhangi bir dayanağı olmayan şey Mekke'ye mikat sınırları dışından gelenler![]() ÂFÂT: Âfetin çoğulu, musibetler, büyük felaketler ![]() ÂFÎF: İffetli, namuslu, terbiyeli, haramdan sakınan, nezih ![]() AFV Ü GUFRÂN: Bağışlama ve yarlığama ![]() AFV: Affetme, suçu bağışlama ![]() ÂGÂH: Uyanık, basiretli haberdar ![]() AĞNAM: "Ganem"in çoğulu Davarlar, koyunlar, keçiler![]() AĞNİYÂ: "Ganî"nin çoğulu Zenginler![]() AĞRAZ: Maksatlar, arzular, amaçlar ![]() AĞRAZ-I DÜNYEVİYYE: Dünyevî maksatlar, dünyevî niyetler, amaçlar ![]() AĞRÂZ-I FÂSİDE: Bozuk maksatlar, bozguncu niyetler ![]() AĞRAZ-I NEFSÂNİYYE: Nefsanî maksatlar, nefsî arzular ![]() AĞRAZ-I ŞAHSİYYE: Şahsî maksatlar, ferdî niyetler ![]() ÂĞÛŞ: Kucak, sığınılacak yer ![]() AĞYÂR: Başkaları, düşmanlar, yabancılar ![]() |
|
Osmanlıca Kelimeler, Osmanlı Sözlüğü |
|
|
#2 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Osmanlıca Kelimeler, Osmanlı SözlüğüÂHAD HABER: Bir kişi tarafından rivayet edilen hadis veya rivayetler ![]() ÂHÂD: "Ehad'in çoğulu Birler, birden dokuza kadar olan sayılar![]() ÂHAR: Başkası, diğeri, yabancı ![]() AHBÂR: "Haber"in çoğulu Haberler![]() AHBÂR-I SADIKA: Doğru haberler ![]() AHD U EMÂN: And ve emniyet, korkusuzluk, güvenlik ![]() AHD U MÎSÂK: Yemin ve anlaşma, kesin söz ![]() AHD: 1 Söz verme 2 Yemin, and 3 Devir, zaman, gün![]() AHD-İ HARİCÎ: Daha önceden ismi bilinen kişilere veya şeylere işaret eden Lâm-ı tarif ![]() ÂHENG: Uygunluk ve düzen ![]() AHFÂ: Çok gizli, en gizli ![]() AHFÂD: "Hafîd"in çoğulu Torunlar![]() AHİD: (Bak: AHD) ![]() ÂHİR ZAMAN PEYGAMBERİ: Son zaman Peygamberi Hz Muhammed (s a v )![]() ÂHİR ZAMAN: Son zaman, dünyamızın son çağı ![]() AHİZ: (Bak: AHZ) AHKÂM: Hükümler, kanunlar ![]() AHKÂM-I AMELİYYE: Tatbikata ait hükümler, uygulanan kurallar ![]() AHKÂM-I EZELİYYE: Ezelî hükümler, başlangıcı bilinmeyen hükümler ![]() AHKÂM-I FER'İYYE: Asla ait olmayan, ikinci derecedeki hükümler ![]() AHKÂM-I ULUHİYYET: Allahlık hükümleri, ilâhlık hükümleri ![]() AHKÂM-I UMÛMİYYE: Umûmî hükümler ![]() AHKEMU'L-HÂKİMİN: Hükümdarların hükümdarı, hâkimlerin hâkimi olan Allah ![]() AHLÂK-I ZEMÎME: Kötü huylar, çirkin davranışlar ![]() AHLÂM: "Hulm"ün çoğulu, karışık rüyalar ![]() AHRÂR: Hürler, esir ve köle olmayanlar ![]() AHSEN: "Husn"den En güzel, pek güzel, daha güzel![]() AHSEN-İ TAKVÎM: En güzel ve en iyi kıvamda en güzel biçimde ![]() AHSENÜ'L-KASAS: 1 Kıssaların, hikâyelerin en güzeli 2 Yusuf Sûresi![]() AHZ: 1 Alma, tutma, kabzetme, 2 Kabul etme 3 Tessellüm 4 Sorgulama![]() AKABE: 1 Sarp ve çıkılması zor yokuş, bâdire 2 Tehlike 3 Tehlikeli geçit 4 Bugün Ürdün sınırları içinde bulunan bir şehir![]() AKÂİD: Akîdeler, inançlar, dinin itikadî hükümleri ![]() AKAR: Gelir, gelir getiren gayr-ı menkuller ![]() AKD: 1 Anlaşma, sözleşme 2 Bağlama, düğümleme![]() ÂKIBET: Nihayet, sonuç ![]() ÂKIDEYN: Anlaşma veya sözleşme ![]() ÂKIL BÂLİĞ: Ergenlik, olgunluk çağına gelen ![]() ÂKILÂNE: Akıllıca ![]() AKÎDE: İtikad, iman ![]() ÂKİF: 1 İbadette devamlı olan kimse 2 Sebat eden![]() AKİKA: Yeni doğan çocuk için Allah'a şükür maksadıyla kesilen kurban ![]() AKÎM: 1 Beyhude, boş yere 2 Kısır erkek veya kadın![]() AKL-I SELÎM: Doğru düşünen, doğru anlayan, doğru karar veren akıl ![]() AKLÎ: Akla ait, akla uygun ![]() |
|
Osmanlıca Kelimeler, Osmanlı Sözlüğü |
|
|
#3 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Osmanlıca Kelimeler, Osmanlı SözlüğüAKRÂN: Birbirine benzeyenler, em-sâl, yaşıt, denk ![]() AKRİBA: Akraba, aralarında soy veya sihriyetçe yakınlık olanlar ![]() AKSÂ: En uzak, en son ![]() AKSÜ'L-AMEL: Tepki, istenilen şeyin zıddının hâsıl olması ![]() AKTAR: Baharatçı ![]() AKTÂR: Kuturlar, çaplar, dairenin merkezinden geçen hatlar, bölgeler, taraflar Her taraf![]() AKVÂ ve AHZAR: Daha kuvvetli ve daha açık ![]() AKVÂ: Daha kuvvetli, en kuvvetli ![]() AKVÂL: "Kavl"in çoğulu Kaviller, sözler![]() AKVÂM: Kavimler, milletler ![]() AKVÂM-I SÂİRE: Diğer kavimler ![]() A'LÂ: En yüce ![]() ALADDERECÂT: Derecelere göre ![]() ALÂK SÛRESİ: Kur'ân-ı Kerim'in 96 sûresi![]() ALAKA: "Alak"dan yapışkan sıvı, embriyo ![]() ÂLÂM: Elemler, kederler, acılar ![]() ALÂMET: İşaret, nişan ![]() ALÂMET-İ FARİKA: Bir şeyi diğerinden ayırıcı işaret Belirgin özellik![]() ÂLÂT: Âletler, vasıtalar ![]() ÂLÂT-I CİSMANİYYE: Maddî âletler ![]() A'LÂ-YI İLLİYYÎN: Cennette en yüksek derece, olgun kişilerin Allah katındaki dereceleri ![]() ALE'L-HUSÛS: Hususiyetle, özellikle ![]() ALE'L-USÛL: Usûl üzere Usûle göre, usulen![]() ÂLEM: Kâinat, dünya ![]() ALEMDÂR: Bayraktar, sancaktar ![]() ÂLEM-İ CİSMANİYYE: Maddî âlem, kâinat, dünya ![]() ÂLEM-İ EŞBÂH: "Şebah"tan: 1 Cisimler âlemi, varlıklar âlemi 2 Hayaller âlemi "Şibh ve şebih"den: Misaller âlemi![]() ÂLEM-İ KABİR: Kabir âlemi ![]() ALESSEVİYYE: Aynı seviyede, eşit olarak ![]() ÂL-İ FİRAVUN: Firavun ailesi Firavun soyu![]() ÂLİŞÂN: Şan ve şerefi yüksek olan ![]() ALİYYU'L-A'LÂ: Pek iyi Fevkalâ-de![]() ALLAH BES BÂKÎ HEVES: Allah yeter, başkası gelip geçici istektir, hevestir ![]() ALLÂME: Bilginlerin en bilgilisi ![]() ALLÂMÜ'L-GUYÛB: Esmâ-i Hüs-nâ'dan biri, bütün gizlileri bilen Allah ![]() ÂMÂ: Kör ![]() AMDEN: Kasten, bile bile, isteyerek ![]() AMELDE İ'TİDÂL: Amelde aşırılıktan uzak, dengeli ![]() AMEL-İ SALİH: Allah'ın rızasına uygun olan her iş ![]() AMELİKA: Eskiden Sîna yarımadasında yaşamış olan bir kavim ![]() AMÎK: Derin Bahr-i amîk: Derin deniz Fikr-i amîk: Derin düşünce![]() ÂMİL: 1 Sebep 2 İş yapan 3 Zekat toplayan memur![]() ÂMM: Umumî, genel ![]() AMR: Bir erkek ismi ![]() AMÛD: Direkler, sütunlar ![]() ANÂSIR-I MUHTELİFE: Çeşitli unsurlar ![]() ANKA-YI MUĞRİB: İsmi var, cismi yok Ankâ kuşu![]() ANVETEN: Cebren, kahren, zorla, sıkıntı ile ![]() ANYEDİN: Elden ![]() ÂRÂBÎ: Bedevî Çölde yaşayan köylü![]() A'RÂF: Cennetle cehennem arasında bulunan bir yer ![]() ARAFAT: Mekke'ye 12 mil yani takriben 20 km uzaktaki bir yer Hacca gidenler Zilhicce'nin 9 günü buraya gelerek bir müddet vakfe yaparlar![]() |
|
Osmanlıca Kelimeler, Osmanlı Sözlüğü |
|
|
#4 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Osmanlıca Kelimeler, Osmanlı SözlüğüARASAT: Mahşer yeri, haşir ve neşir meydanı ![]() ARAZ: 1 İşaret, alâmet 2 Tesadüf 3 Kaza, felaket 4 Kendi kendine vücut bulmayıp başka bir cevherle meydana gelen hal ve keyfiyet![]() AREFE: Kurban bayramından bir önceki gün ![]() ARIZÎ: Sonradan hasıl olan şey Geçici![]() ÂRÎ: Temiz, hür, uzak ![]() ÂRİF: Anlayışlı, bilgili ![]() ARŞ: 1 Taht 2 Dokuzuncu gök 3 Çardak 4 Cenab-ı Hakk'ın kudret ve azametinin tecelli ettiği yer![]() ARZ: yeryüzü, dünya, genişlik ![]() ARZ-I MUKADDES: Kutsal ülke Kudüs, Filistin![]() ASÂ: Değnek, sopa, baston ![]() ASABÂT: 1 Baba tarafından olan akrabalar 2 Şer'an miras alamayan akrabalar![]() ASABE: Baba tarafından akraba olanlar ![]() ASAHH-I RİVÂYET: En doğru olan rivayet ![]() ÂSÂR: Eserler ![]() ÂSÂR-I ATÎKA: Eski eserler ![]() ASÂ-YI MÛSÂ: Hz Musa'nın sopası![]() ASGARİ: En az, en küçük ![]() ASHAB: Hz Peygamber'i mümin olarak gören ve o iman üzere ölen kimseler![]() ASHÂB-I KEHF: Mağara arkadaşları Bunlar, zamanlarındaki zalim hükümdarlarının şerrinden mağaraya sığınan ve orada yıllarca uyutulduktan sonra tekrar diriltilen, köpekleri ile birlikte, yedi sekiz kişiydiler![]() ASHAB-I MEŞ'EME: Uğursuz, şerli kişiler, kötüler ![]() ASHAB-I MEYMENE: Uğurlu kişiler, iyi kimseler ![]() ASHAB-I YEMİN: Uğurlu, meymenetli kimseler ![]() ÂSIF: Şiddetli rüzgar, fırtına ![]() ÂSİ: İsyan eden ![]() ÂSİM: Günah işleyen, günahkâr ![]() ASNÂM: "Sanem"in çoğulu Putlar![]() ASR: 1 İkindi namazı 2 İkindi vakti 3 Yüzyıl, çağ![]() AŞR: Kur'ân-ı Kerim'den on âyet miktarı okunan kısım ![]() ATÂ: İhsan, lütuf, bağışlama ![]() ATALET: Tembellik, hareketsizlik ![]() ATF-I BEYAN: Kapalı bir sözü, açıklayan cümle ![]() ATIF (ATF): 1 Eğme, meyletme, 2 Bağlama![]() ÂTİH: Bunak ![]() ATİYYE: Hediyye, ihsan, bahşiş ![]() ATTAR: (Bak: AKTAR) AVÂLÎ: Yüceler, büyükler Medine etrafındaki semtler![]() AVAM: 1 Halk 2 Soylu veya bilgin olmayanlar![]() AVÂMİL: 1 Âmiller, sebepler 2 Arap nahvine ait ve bu isimdeki kitap![]() A'YÂN: 1 İleri gelenler 2 Gözdeler![]() A'YÂN-I SABİTE: Allah'ın ilminde varlıkların değişmez suretleri, öz mahiyetleri ![]() ÂYÂT: Âyetler ![]() ÂYÂT-I BEYYİNAT: Açık seçik âyetler ![]() ÂYÂT-I TEKVİNİYYE VE TEŞRİİYYE: Yaratılışa ve şeriata ait âyetler ![]() AYIN: Arap alfabesinin 21 harfi Ebced hesabında sayı değeri 70'dir![]() ÂYİN: 1 Tören, âdet 2 Dinî bazı gösteriler Mevlevî âyini gibi![]() AYN: 1 Göz, 2 Pınar 3 Eşyanın hakikatı![]() AYNE'L-YAKÎN: Müşahede ve keşif ile hâsıl olan ilim ![]() A'ZÂ: Uzuvlar, organlar, üyeler ![]() AZÂB: 1 Büyük sıkıntı, şiddetli elem 2 Dünyada işlenen günahlara karşı ahirette çekilecek ceza![]() AZÂB-I NÂR: Cehennem azabı ![]() ÂZÂDE: Serbest, hür, kayıtlardan kurtulmuş ![]() AZ'AF-I MUZÂAF: Kat, kat, pekçok ![]() AZAMET: Büyüklük, kibirlilik ![]() AZDÂD (EZDÂD): Zıd olan şeyler ![]() AZHAR: En açık: AZÎMÜ'Ş-ŞÂN: Şânı büyük ![]() AZÎZ: 1 Allah'ın isimlerinden biri Değerli 2 Ermiş, velî |
|
Osmanlıca Kelimeler, Osmanlı Sözlüğü |
|
|
#5 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Osmanlıca Kelimeler, Osmanlı SözlüğüBAB: 1 Kapı 2 Fasıl, bölüm MİNE'L-BAB İLE'L-MİHRAB: Kapıdan mihraba dek, baştan sona kadar![]() BÂDİYE: Kır, ova, sahra, çöl ![]() BÂGÎ: Âsi, baş kaldırmış, haksızlık eden ![]() BAĞÇE: Bahçe ![]() BAĞTETEN: Ansızın, zulüm, isyan ![]() BAĞY: Azgınlık, zulüm, isyan ![]() BAHIYRE: Cahiliyye devrinde beş batın doğuran devenin beşinci yavrusu erkek olursa kulağı yarılır ve salıverilirdi Artık hiç bir işte kullanılmayan bu deveye bu ad verilirdi![]() BÂHİL: 1 İşsiz, avare, başı boş 2 Yularsız deve![]() BAHÎL: Cimri, tamahkâr ![]() BÂHİR: 1 Yalancı, ahmak 2 Ekin sulayıcı, sulayan 3 Belli, açık 4 Işıklı, parlak, güzel![]() BÂHİRE: 1 Çok koşan cins deve 2 Dikenli ağaç![]() BAHR Ü BERR: Deniz ve kara ![]() BAHŞ: Bağış, ihsan ![]() BÂİN: Dibi geniş kuyu, bostan kuyusu ![]() BÂİS: 1 Sebep olan, gerektiren 2 Gönderen 3 Yeniden yaratan![]() BAKAR: Sığır, öküz, manda cinsleri ![]() BAKARA: 1 Sığır, inek 2 Kur'ân-ı Kerim'in ikinci sûresi: Bu sûrede yahudilere bir inek kurban etmeleri emredilip bu konuda geniş bilgi verildiğinden, sûre bu adı almıştır![]() BAKİYYE: Artan, artık, geri kalan ![]() BÂLİĞ: 1 Erişmiş, vâsıl olmuş, son mertebeyi bulan 2 Yekûn![]() BÂP: (Bak: BÂB) BÂR: 1 Allah 2 Yemiş, meyva 3 Yük, ağırlık 4 Yağdıran, serpen, döken![]() BÂRİD: 1 Soğuk 2 Letafetten uzak nâhoş![]() BÂRİZ: Açık, belli, âşikâr, zâhir ![]() BA'S: 1 Gönderme, yollama, gönderilme 2 Allah'ın bir peygamberi, Hak dinine davete memur buyurması 3 Dirilme veya diriltme![]() BASAR: 1 Görme, görüş, görme yeteneği 2 Zihnî algı![]() BÂSİR: Gören, görüp anlayan, ferasetli, zeki ![]() BASÎRET: Doğru görüş, gönül gözü ile görme, uyanıklık ![]() BAST: 1 Yayma, açma 2 Özellikle hurufilikte cezbe ve tefekkür içinde kendinden geçmeyi ifade eder![]() BÂTIN: 1 İç, içyüz, gizli, sır, derunî 2 Allah'ın isimlerinden![]() BATN: Karın, kuşak, nesil ![]() BÂYİN: Aralayıcı, ayıran, ayırıcı özellik ![]() BA'Z: Bir şeyin bir bölümü,bir parçası, bazısı ![]() BED NAZAR: Kötü bakış ![]() BED: Kötü, çirkin, işe yaramaz ![]() BEDÂ'-BEDA'AT: Güzellik, yenilik, bediilik ![]() BEDÂHET: 1 Açıklık, bellilik 2 Ansızın ortaya çıkma![]() BEDÂYİ': İcat edilmiş güzel şeyler Sanat eserleri![]() BEDBAHT: Talihi kötü olan, talihsiz ![]() BED-BİN: Her şeyi kötü gören, karamsar ![]() BEDEL: 1 Değer, kıymet 2 Başkasının parası ile onun yerine hacca giden kimse yerine geçen![]() BEDEL-İ BA'Z: Geniş anlamlı bir sözün bir kısmına yapılan açıklama ![]() BEDEL-İ İŞTİM'ÂL: Geniş ve genel anlamlı bir sözün bir noktasını açıklayan cümle ![]() BEDEL-İ KÜLL: Kapalı bir söze bütün yönleriyle yapılan açıklama ![]() BEDEVÎ: Çölde çadırda yaşayan göçebe, çöllü, Arap göçebesi ![]() BEDİA: 1 Yaratma 2 Estetik değeri yüksek, sanat eseri, eşine az rastlanan güzel![]() BEDİHİ: 1 İspat gerekmeyecek şekilde açık 2 Akla kendiliğinden gelen![]() BEDİÎ: Güzel, beğenilen, sanatlı söz ![]() BEDR-BEDİR: 1 Dolunay, ayın ondördü 2 Mekke ile Medine arasında bulunan Bedir gazasının yapıldığı yer![]() BED-TAHRİR: Kötü yazı ![]() |
|
Osmanlıca Kelimeler, Osmanlı Sözlüğü |
|
|
#6 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Osmanlıca Kelimeler, Osmanlı SözlüğüBEHA-BAHA: 1 Güzellik, süs, pırıltı 2 Kıymet, değer, bedel![]() BEHAİM: 1 Dört ayaklı hayvanlar 2 Suriye'de bir sıradağ![]() BEHÇET: Güzellik, güleryüzlülük, sevinç ![]() BEHİME-İ EN'AM: Deve, sığır, koyun gibi dört ayaklı hayvanlar ![]() BEHİMÎ: Hayvana yakışır tarzda, hayvanlık ![]() BEİS-BE'S: 1 Zarar, ziyan 2 Korku, azap, sıkıntı, fenalık 3 Kuvvet, kudret![]() BEKA: Devam, sebat, evvelki hal üzere kalmak, ölmezlik, ebedilik ![]() BEKA-YI ERVAH: Ruhların kalıcılığı, devamlılığı ![]() BEKA-YI RUH: Ruhun kalıcılığı, ölmezliği ![]() BELAGAT Ü FESAHAT: Tam yerinde açık ve güzel söz söyleme ![]() BELAGAT: İyi konuşma, sözle inandırma yeteneği ve sanatı, uzdillik ![]() BELİĞ: 1 Açık, düzgün söz söyleyen 2 Güzel, sanatlı söz Belâ-gatli![]() BENÂM: Namlı, ünlü, meşhur ![]() BENAN: Parmak ucu ![]() BENÎ İSRAİL: İsrailoğulları, yahudiler ![]() ******: 1 Temizlik, arılık 2 Olgunluk, güzellik![]() BERA'ÂT-I İSTİHLÂL: Söze güzel ve etkili başlangıç ![]() BEREKÂT: Bolluklar, uğurlar, hayırlar ![]() BEREKÂT-I KELÂMULLAH: Allah kelâmının verdiği feyizler, bolluklar, uğurlar ![]() BER-HAYAT: Sağ, diri, yaşayan ![]() BERÎ: Sâlim, kurtulmuş, temiz arınmış ![]() BERİ: Yakın mesafe, ötenin zıddı ![]() BERK: 1 Şimşek, parıltı, kıvılcım 2 Sert, katı![]() BERR: 1 Doğru sözlü, hayır işleyen kimse 2 Kara, toprak![]() BER-TARAF: Bir yana atılan, ortadan kalkan Bertaraf etmek: Ortadan kaldırmak, yok etmek![]() BERZAH ÂLEMİ: Ruhlar âlemi ![]() BERZAH: 1 İki şey arasındaki mesafe, aralık 2 Can sıkıcı 3 İnce uzun kara parçası 4 Dünya 5 Ruhların kıyamete kadar bulunacakları yer![]() BES: Yeter, yetişir, tamam, kâfi, çok ![]() BE'S: Zarar, ziyan, azap, şiddet, fenalık ![]() BEŞÂRET: Müjde, muştu, iyi haber ![]() BEŞÂRET-ÂVER: Müjdeci, iyi haber getiren ![]() BEŞER: İnsan, bütün insanlar, Ebu'l-Beşer: İnsanlığın babası, Hz Âdem![]() BEŞERİYYET: 1 İnsanlık 2 İnsanın yaratılış özellikleri![]() BEŞİR: 1 Müjdeci, iyi haber getiren,güleryüzlü 2 Hıristiyan Araplar'da İncil yazan veya hıristiyanlık akidelerini telkin eden kimse 3 Peygamberimizin bir vasfı![]() BEY': Satma, satılma, satış ![]() BEYAN İLMİ: Belâgat ilminin,hakikat, mecaz, kinaye, teşbih ve istiare gibi konularından bahseden bölümü ![]() BEYÂN: Anlatma, açıklama sanatı ![]() BEYN: Aralık, arasında, arada ![]() BEYNÛNET: 1 İki şey arasındaki mesafe, aralık 2 İhtilaf, anlaşmazlık, ara açıklığı![]() BEYT: Ev, mesken, oda, oba ![]() BEYT-İ ATİK: Eski ev, Kâbe ![]() BEYT-İ MAMUR: Kâbe'nin tam üzerinde yedinci kat gökte bulunan ve melekler tarafından tavaf edilen bir köşk ![]() BEYTULLAH: Allah'ın evi, Kâbe, insan kalbi ![]() BEYTÛTET: Geceleme, bir yerde geceyi geçirme ![]() BEYTÜ'L-MAKDİS: Mukaddes ev, Mescid-i Aksa, Kudüs'teki büyük camii ![]() BEYYİN: Belli, açık, âşikar ![]() BEYYİNÂT: Açık, belli şeyler ![]() BEYYİNE: 1 Delil, şahit 2 Kur'ân'ın 97 sûresi![]() BEYZÂ: 1 Çok beyaz 2 Demirden savaşçı başlığı 3 Yumurta MİLLET-İ BEYZÂ: Beyaz millet, müslümanlar![]() BEZL: Bol bol verme ![]() BÎA-BİYAT: Birinin hakimiyetini kabul etmek, emirlerine uyacağına söz vermek ![]() BİAT OLUNMAK: Birine itaat edilmek, hükmüne girmek ![]() BİD'AT: 1 Sonradan ortaya çıkan şey 2 İslâm'da Peygamberimizden sonra ortaya çıkan değişik âdetler![]() BİD'AT-I HASENE: Beğenilebilir, güzel yenilikler ![]() BİD'AT-I SEYYİE: Kötü yenilikler ![]() BİDÂYET: Başlama, başlangıç ![]() BİDAYETEN: Başlangıçta, ilkin ![]() BİİZN-İ HÜDA: Allah'ın izni ile ![]() BÎKARAR: 1 Kararsız 2 Rahatsız![]() BİKR: Dokunulmamış, bekâret, bâ-kire ![]() BİKR-İ FİKR: Hiç söylenmemiş, yeni fikir ![]() BİLÂ BEDEL: Bedelsiz, karşılıksız ![]() BİLÂ KAYD Ü ŞART: Kayıtsız şartsız ![]() BİLÂ: ![]() ![]() sız![]() |
|
Osmanlıca Kelimeler, Osmanlı Sözlüğü |
|
|
#7 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Osmanlıca Kelimeler, Osmanlı SözlüğüBİLAD: Beldeler, şehirler, memleketler, kasabalar ![]() BİLÂD-İ ARAB: Arab ülkeleri ![]() BİLAFASILA: Fasılasız, aralıksız ![]() BİLÂH: Arkaları büyük olan kadınlar ![]() BİLLUR: 1 Duru, kristal 2 Necef taşı![]() BİN: Oğul BİN MEHMED: Mehmed'in oğlu![]() BİNA: 1 Yapı, ev 2 Yapma, kurma 3 Göz, gören, görücü![]() BİNAEN ALA ZÂLİK: Bunun üzerine, bundan dolayı ![]() BİNAEN: ![]() ![]() den dolayı, ![]() ![]() den ötürü![]() BİNÂENALEYH: Ondan dolayı, onun üzerine, şu halde ![]() BİRR: İyilik, güzellik, hayır, anaya babaya itaat 2 Dininde ibadetinde kuvvetli olan 3 Bağışta bulunma![]() Bİ'SET: Gönderme ![]() Bİ'SET-İ MUHAMMEDİYE: Hz Muhammed (s a v )'in peygamberlikle görevlendirilmesi![]() Bİ'SET-İ NEBEVİYYE: Peygamberin, peygamberlikle gönderilişi ![]() BU'D: Uzaklık, aralık, boyut ![]() BU'D-İ MESAFE: Gidilen yolun uzaklığı ![]() BUĞZ: Düşmanlık duyma, nefret, kin ![]() BUĞZETMEK: Kin gütmek, düşman olmak ![]() BUHÛL: Cimrilik, tamahkârlık ![]() BUK'A: 1 Ülke, yer 2 Büyük bina 3 Benek, leke![]() BURAK: Peygamberimizin mirac gecesi bindiği binek ![]() BURC: 1 Kale, yüksek bina 2 Herhangi bir şekli gösteren ve özel ad alan sâbit yıldızlar topluluğu, galaksi 3 Güneşin girip çıktığı on-iki burçtan her biri: Yengeç, kova, akrep![]() BURC-İ ÂBÎ: Suya ait burçlar: Yengeç, akrep, balık ![]() BURC-İ BÂDÎ: Havaya ait burçlar: İkizler, terazi kova ![]() BÜHTAN ETMEK: İftira etmek ![]() BÜHTAN: Yalan, iftira, birine işlemediği suçu yükleme ![]() BÜLEGA: Belegat sahipleri, düzgün ve güzel konuşanlar, beliğ olanlar ![]() BÜLEGA'-İ BEŞER: Belegat ilmi mütehassısları ![]() BÜLEGÂ-İ ULEMÂ: Belagat bilginleri ve âlimler ![]() BÜLÛĞ: 1 Erginlik, olgunluk çağına girme, yetişme 2 Yaklaştırma![]() BÜNÜVVET: Oğulluk, evlatlık ![]() BÜNYÂN: Yapı, bina, bir şeyin yapısı ![]() BÜNYAN-I MERSUS: Birbirine lehimlenmiş, kenetlenmiş yapı ![]() BÜRHAN: Kesin delil, hüccet |
|
Osmanlıca Kelimeler, Osmanlı Sözlüğü |
|
|
#8 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Osmanlıca Kelimeler, Osmanlı SözlüğüCÂFÎ: Cefâ çektiren, eziyet eden ![]() CÂH: İtibar, makam, mevki ![]() CÂHİLİYYE: Kelime olarak cahilliğe ait mânâsına gelir Terim olarak İslâmiyetten önceki putperest dönemi ifade eder![]() CAHÎM: Cehennem ![]() CÂİL: "Ceale" kökünden yaratıcı, yapıcı ![]() CÂİLU'N-NÛR: Nûr'un yaratıcısı ![]() CÂİZE: Armağan, övücü şiirleri için eskiden şairlere devlet büyükleri veya aşiret büyükleri tarafından verilen para veya mal ![]() CA'L: Yapma, meydana getirme, yaratma ![]() CA'LÎ: Sahte, yapmacıklı, düzme ![]() CÂLİB-İ DİKKAT: Dikkat çekici ![]() CÂMİ: 1 Toplayan, derleyen 2 İçerisinde namaz kılınan ve mescidden büyük olan ibadethane![]() CÂMİD: 1 Donmuş, hareketsiz 2 Gelişmeyen, gelişme kabiliyeti olmayan![]() CÂNİB: Cihet, yön, taraf, yan ![]() CÂRİYE: 1 Savaşta gayr-i müslimlerden esir olarak alınan kız ve kadınlar 2 Hizmetçi kız![]() CÂY-İ İŞKÂL: Güçlük, zorluk, müşkülât noktası ![]() CÂZİBE: Cezbeden, çeken, yer çekimi ![]() CÂZİBE-İ FÂNİYE: Geçici güzellik, fânî güzellik ![]() CÂZİBE-İ MUTLAKA: 1 Mutlak çekici kuvvet 2 Yegane çekici kuvvet 3 Geçici güzelliğin zıddı olan ebedî güzellik![]() CÂZİBE-İ UMÛMİYYE KANUNU: Yerçekimi kanunu ![]() CEBÂBİRE: Cebredenler, zorbalar, zâlimler ![]() CEBBÂR: 1 İlâhî isimlerdendir Dilediğini yapan, kudret ve güç sahibi Allah 2 Zalim, müstebit kişi 3 Gökyüzünün güneyinde bulunan bir yıldız kümesi![]() CEBBÂRÂNE: Cebbârcasına, zorbalıkla ![]() CEBEL: Dağ ![]() CEBR U İKRAH: Zorlama ve baskı yapma ![]() CEBR-İ MAHZ: Sırf cebir, mutlak cebir ![]() CEBRİYYE: Cüz'î iradeyi inkâr eden mezhep ![]() CEDİD: Yeni ![]() CEHD: Çalışma, çabalama ![]() CEHELE: Cahiller ![]() CEHL U DALÂLET: Cehalet ve sapıklık ![]() CEHL: Bilmezlik, cehalet ![]() CEHR: Açıktan söyleme, açık olarak okuma ![]() CELÂDET: Kahramanlık, yiğitlik ![]() CELÂL: Büyüklük, ululuk Zü'l-celâl: Celâl sahibi Allah![]() CELÂL-İ KİBRİYÂ: Allah'ın büyüklüğü ![]() CELB-İ MASLAHAT: İyilik, dirlik ve düzeni sağlayıcı, fayda getirici ![]() CELB-İ MENFAAT: Menfaat celbedici, çekici, fayda sağlayıcı ![]() CELDE: Kamçı ile vücuda vuruşlardan her bir vuruş (Fıkhî ıstılah)CELÎ: Aşikar, belli, parlak, açık ![]() CEM U TEVFİK: Toplama ve uygunlaştırma, uzlaştırma ![]() CEMAAT: Topluluk, imam arkasında namaz kılan topluluk ![]() CEMAAT-I NÂCİYE: 1 Cehennemden kurtulacak ehl-i sünnet cemaatı 2 Selâmete, kurtuluşa erecek cemaat![]() CEMÂDÂT: Cansızlar ![]() |
|
Osmanlıca Kelimeler, Osmanlı Sözlüğü |
|
|
#9 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Osmanlıca Kelimeler, Osmanlı SözlüğüCEMÂL: 1 Allah'ın lütf ve ihsan sıfatıyla tecellisi 2 Yüz güzelliği![]() CEMÂL-İ HAK: Allah'ın güzelliği ki, müminler cennette onu temaşa edeceklerdir ![]() CEMÂLULLAH: 1 Allah'ın cemâlı, Allah'ın güzelliği 2 Allah'ın lütfu ihsaniyle tecellisi![]() CEMEL: Deve ![]() CEM'-İ KILLET: Arapça'da türlü vezinlerde cemileri olan isimlerin, bu cemilerinden dokuzdan aşağı mahsus olanları ![]() CEM'İ MAHLUKÂT: Bütün yaratıklar ![]() CEMM-İ GAFÎR: Büyük cemaat, insan kalabalığı ![]() CENÂBET: 1 Gusül abdesti almayı gerektiren durum 2 Gusül gerektiği halde henüz gusül yapmamış kimse![]() CENAH: 1 Yan taraf, cihet 2 Kol, pazu 3 Kanat, kuş kanadı![]() CENNATU'N-NAÎM: Naîm Cennetleri, nimetlerle dolu olan cennetler ![]() CERAD: "Cerâde"nin çoğulu 1 Çekirgeler 2 Yağmacılar![]() CERH: Yaralama, yaralatma, çürütme ![]() CERİME: "Cürm"ün çoğulu Suçlar, günahlar![]() CESTE CESTE: Bölüm bölüm, yavaş yavaş ![]() CEVAD-I MUTLAK: Şarta bağlı olmaksızın çok ihsanda bulunan, cömertlik eden Cenab-ı Allah ![]() CEVAHİR: Cevherler, çok değerli olan şeyler ![]() CEVÂMİU'L-KELİM: Kelimeler topluluğu ![]() CEVÂRİH: "Cerh"den yaralayanlar, yırtıcı hayvanlar, yırtıcı kuşlar ![]() CEVAZ: İzin, müsaade, caiz olma ![]() CEVELAN: Dolaşma, gezme ![]() CEVF: 1 Boşluk, oyuk, çukur 2 Orta yarı![]() CEVHER: 1 Varlığı için başkasına muhtaç olmayan 2 Bir şeyin özü![]() CEVR Ü ZULM: Ezâ ve zulüm ![]() CEVR: Ezâ, eziyet, haksızlık, sitem ![]() CEYB: Yakanın göğüs üzerindeki açık yeri ![]() CEYŞ-İ USRET: Güçlük ordusu ![]() CEYYİD: İyi, güzel, hoş ![]() CEZÂLET: Rekaketsizlik, peltek kekeme veya pepe olmayış ![]() CEZÎRETÜ'L-ARAB: Arap yarımadası ![]() CEZM: 1 Kesin karar, niyet 2 Kesme, katı![]() CİBAYET: Câbîlik, vergi, gelir toplama ![]() CİBİLLİYET: Huy, yaratılış ![]() CİBRİL: Dört büyük melekten biri, vahiy meleği olan Cebrail ![]() CİBT VE TAGUT: Haç ve put Allah'tan başka canlı cansız mabut edinilmiş şeyler![]() CÎD: Boyun ![]() CİDD: 1 Bir işi gerçekten çalışıp işleme 2 Ciddilik![]() CÎFE: Lâşe, leş ![]() CİHAD: 1 İslâm için düşmanla yapılan maddî, manevî savaş 2 Nefisle yapılan her türlü mücadele![]() CİHAD-I EKBER: 1 Büyük savaş 2 Benlikle savaş![]() CİHANŞÜMÛL: Cihânı içine alan ![]() CİHAZ: 1 Çeyiz ve avadanlık 2 Cenazenin kaldırılması için gerekli olan eşya![]() CİHET: Yön, taraf ![]() CİM SECÂVENDİ: Kur'ân-ı Kerim'deki durma yerlerinden biri Bu secâvendde durmak veya geçmek caizdir![]() CİMA: İnsanların cinsî münasebetleri ![]() CİNÂS: Münasebet, benzeyiş Birçok mânâlara yorulabilen söz İmalı, telmihli söz Telaffuzu aynı anlamı ayrı olan kelimelerin bir söz içinde kullanılması![]() CİNNET: Delilik, çılgınlık ![]() CİNS-İ KARÎB: Yakın cins ![]() CİRM: 1 Cisim 2 Büyüklük, hacim cirmi ne kadardır?CİSR: Köprü ![]() |
|
Osmanlıca Kelimeler, Osmanlı Sözlüğü |
|
|
#10 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Osmanlıca Kelimeler, Osmanlı SözlüğüCİSR-İ CEHENNEM: Cehennem köprüsü ![]() CİZYE: Müslüman olmayan teb'a-dan alınan vergi ![]() CÛD: Cömertlik Karşılık beklemeden yapılan cömertlik![]() CÛDİ: Şırnak şehrinin 6 kilometre güney doğusunda bulunan büyük bir dağ ![]() CUHÛD: Çıfıt, yahudi ![]() CUMHÛR: Halk, kalabalık, ahâlî, çoğunluk ![]() CUMHÛR-İ MÜFESSİRÎN: Müfessirler topluluğu, müfessirlerin çoğunluğu ![]() CUMHÛR-İ UKALÂ: Akıllılar topluluğu Akıl sahiplerinin hepsi![]() CÜDERÎ: Çiçek hastalığı ![]() CÜMLE-İ İSMİYYE: İsim cümlesi ![]() CÜMLE-İ MU'TARIZA: Parantez içinde bulunan cümle, açıklayıcı mahiyetteki cümle Ara cümlecik![]() CÜMLE-İ VECÎZE: Kısa ve öz söz ![]() CÜNAH: Günah ![]() CÜND: Asker, asker topluluğu ![]() CÜNÛD: Askerler ![]() CÜNÜB: Gusül abdesti gerekmiş kimse ![]() CÜZ-İ MAKSÛM: Bölünmüş parça ![]() CÜZ'İ: Az miktar, bir parça ![]() ÇÂK: 1 Yarık, yırtık 2 Yırtmaç |
|
Osmanlıca Kelimeler, Osmanlı Sözlüğü |
|
|
#11 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Osmanlıca Kelimeler, Osmanlı SözlüğüDÂB: 1 Adalet, doğruluk, 2 İhsan, vergi![]() DÂBBE: Yük ve binek hayvanı ![]() DÂBBETÜ'L-ARZ: Kıyâmet alametlerinden olup topraktan çıkan varlık ![]() DÂD-I HAKK: 1 Allah vergisi 2 Veriş, satış![]() DÂFİ': 1 Def' eden, savan, savuşturan, iten 2 Cenab-ı Hak![]() DÂĞ-DÂR: 1 Kızgın demirle nişanlanmış, dağlanmış 2 Pek müteessir, çok üzgün![]() DÂİN (DÂYİN): Borç veren, alacaklı ![]() DAKİK: 1 İnce, ufak, nâzik 2 Toz haline getirilmiş şey, un 3 Dikkatli ölçülü davranan titiz kimse![]() DALÂLÂT-I BEŞERİYYE: İnsanlığın sapıklığı, beşerî sapıklık ![]() DALÂLET: Hak yoldan sapma, sapıklık, azgınlık ![]() DALÂL-İ MUBÎN: Apaçık sapıklık ![]() DÂLL Bİ'L-İŞÂRE: İşaretle delâlet etme Sözün işaretle mânâya delâlet etmesi![]() DÂLL U MUDILLE : Doğru yoldan çıkanlar ve çıkaranlar, sapanlar ve saptıranlar ![]() DÂLLÎN GÜRÛHU: Sapıklar, azgınlar topluluğu ![]() DÂLLİN: Doğru yoldan sapmış olanlar, azgınlar ![]() DÂR: Ev, yer, yurt, dünya ![]() DARBE-İ AZÂB: Azap darbesi, azap verici vuruş ![]() DARB-I MESEL: Ata sözü ![]() DÂREYN: İki dünya: Dünya ve ahiret ![]() DÂR-I DÜNYA: Dünya ![]() DÂR-I HARP: Müslümanlarla savaş halinde olan gayri müslim ülke ![]() DÂR-I İSLÂM: İslâm ülkesi ![]() DÂR-I KÜFÜR: Gayr-i müslimlerin ülkesi ![]() DÂR-I SAADET: Mutluluk yeri ![]() DÂR-I UHRA: Ahiret yurdu ![]() DARÎRU'L-BASAR: Kör, âmâ ![]() DÂRU'N-NEDVE: Mekke şehir meclisi ![]() DÂRU'S-SELÂM: 1 Selamet yurdu, cennet 2 Bağdat şehrinin ünvanı![]() DÂRÜ'L-HİLAFET: İstanbul ![]() DE'B-İ KADÎM: Eski gelenek, eski usûl, eski âdet ![]() DEBÛR: Batı rüzgarı, batı taraftan esen yel ![]() DECCÂL: Kıyametten az önce çıkacak, insanlardan bir kısmını sapıtacak ve daha sonra Hz İsa tarafından öldürülecek olan şahıs![]() DEF': Öteye itme, savma, savulma ![]() DEF-İ İHTİYAÇ: İhtiyacın giderilmesi, ihtiyacın karşılanması ![]() DEF-İ MAZARRAT: Zararı giderme ![]() DEF-İ MEFSEDET: Fesadı ortadan kaldırma ![]() DEFTER-İ A'MÂL: Amel defteri, insanların dünyadaki hayır ve kötülüklerin kaydedildiği defter ![]() DEHA: 1 Olağanüstü zeka ve anlayış kabiliyeti 2 Olağanüstü zeka sahibi kimse![]() DEHLİZ: Hol, koridor ![]() |
|
Osmanlıca Kelimeler, Osmanlı Sözlüğü |
|
|
#12 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Osmanlıca Kelimeler, Osmanlı SözlüğüDEHRİ: Dünyanın sonsuzluğuna inanıp ahireti inkâr eden kimse Materyalist ![]() DELÂLET: Yol gösterme, kılavuzluk etme ![]() DELÂLET-İ AKLİYYE VE MANTIKIYYE: Akıl ve mantık yardımıyla, akıl ve mantığın yola göstermesiyle ![]() DELİL: 1 Kılavuz, yol gösterme 2 Kanıt![]() DELİL-İ NAKLÎ: Naklî delil, Kitabî delil Kur'ân-ı Kerim ve Hadis-i şeriflere istinad eden delil![]() DELÎL-İ ŞUÛDÎ: Görgüye dayanan delil ![]() DEM: 1 Kan, 2 Soluk, nefes 3 Zaman, an![]() DEM': Göz yaşı, göz yaşı dökme, ağlama ![]() DEM-İ MESFUH: Dökülmüş kan ![]() DENÂNET: Alçaklık, zillet ![]() DENÎ: Alçak ![]() DERMİYÂN: Ortada ![]() DERPİŞ: Göz önünde, en önde ![]() DERS-İ İNTİBAH: Uyandırma dersi ![]() DERÛN: İç taraf, dahil, kalp ![]() DEVR-İ CÂHİLİYYE: Cahiliyye devri, İslâm'dan önceki devir ![]() DEVR-İ SABAVET: Çocukluk çağı ![]() DEYN: Borç ![]() DEYYÂN: Mükâfatlandıran veya cezalandıran, hâkim Allah![]() DEYYÂR: 1 Manastır sahibi 2 Biri, bir kimse, fert![]() DÎBÂCE: Başlangıç, önsöz, mukaddime ![]() DİĞERGÂM: Başkalarını düşünen, bencil olmayan ![]() DİL-ÂVÎZ: Gönül çeken, câzip ![]() DİL-NİŞÎN: Hoşa giden, kalpte yerleşen ![]() DÎN U DİYÂNET: Din dindarlık, din ve din duygusu ![]() DÎNÂR: Bir altın liranın dörtte bir değerinde olan eski bir para ![]() DÎN-İ HAK: Hak din İslâmiyet ![]() DİRAYET: Zekâ, iktidar, beceriklilik Akıl ve ilim yoluyla yapılan çözüm![]() DİRHEM: 1 Okkanın dörtyüzde biri olan eski ağırlık ölçüsü 2 Gümüş para![]() DİVAN: Arap şiiri, Divan-ı Arab, Arab'ın şiir külliyatı ![]() DÛN: 1 Alçak, aşağılık 2 Aşağı 3 Altta![]() DÜBB-İ ASGAR: Küçük ayı (yedili yıldız grubu) ![]() DÜBB-İ EKBER: Büyük ayı (yedili yıldız grubu) ![]() DÜLDÜL: Hz Muhammed (s a v )'in Hz Ali'ye verdiği beyaz at![]() DÜSTÛR: Kânun, kaide, kural, esas |
|
Osmanlıca Kelimeler, Osmanlı Sözlüğü |
|
|
#13 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Osmanlıca Kelimeler, Osmanlı SözlüğüEAMM: Daha geniş, pek şümullü, en umumî ![]() EÂZIM: Büyükler, ulu kişiler ![]() EB: Baba, ata ![]() EBB: Kuru ot, taze ot Mera, otlak, çayır![]() EBEDÂ: Ebedî olarak, ebediyyen ![]() EBEDÎ: Devamı, sonu olmayan Ezelînin zıddı![]() EBED-ŞÜMÛL: Ebedî içine alan ![]() EBEVEYN: Ana-baba ![]() EBRÂR: İyiler ![]() EBSÂR: "Basar"ın çoğulu Gözler, görme hassaları![]() EBTER: 1 Eksik, tamamlanmamış 2 Dölsüz, çocuğu olmayan kimse![]() EBU'L-BEŞER: İnsanlığın atası Hz Âdem![]() EBU'L-HAYR: İyilik babası ![]() ECÂNÎB: Ecnebîler, yabancılar ![]() ECEL-İ KAZÂ: Tehlikeye uğramak suretiyle gelen ecel ![]() ECEL-İ MÜSEMMÂ: Allah tarafından tayin edilmiş ömrün sonunda gelen ecel ![]() ECİR: 1 Karşılık, ücret 2 İyi bir amelin karşılığı olarak verilen manevî mükâfat![]() ECR U MESUBÂT: Karşılık ve mükâfat İyi amele karşılık Allah tarafından ahirette verilen sevap![]() ECR U SAVÂB: Yapılan bir şeyin karşılığı olarak verilen ücret ve sevab ![]() ECR: Yapılan bir iş karşılığında verilen ücret ![]() ECRÂM U ECSÂM: Cansız varlıklar ve cisimler ![]() ECRÂM-I SEMÂVİYYE: Gök cisimleri, yıldızlar ![]() ECSÂM-I MUHTELİFE: Muhtelif cisimler ![]() ECSÂM-I SAKÎLE: Ağır cisimler ![]() ECSÂM-I SELÂSE NAZARİYESİ: Üç cisim nazariyesi ![]() ECZÂ: Cüzler 1 Eczacılıkta kullanılan maddeler 2 Bir kitabın parçaları Kur'ân-ı Kerim'in cüzleri![]() EDÂ: 1 Ödeme, verme 2 vaktinde yerine getirme 3 Tarz, üslûp![]() EDÂ-İ EMANET: Emaneti yerine getirme ![]() EDAT: 1 Kendi kendine anlamı olmayıp isim ve fiillere katılarak anlam gösteren kelime 2 Âlet![]() EDEB-İ KUTSÎ: Kutsî edeb, iyi ahlâk ![]() EDEB-İ UBUDİYYET: Kulluk edebi ![]() EDGÂS U AHLÂM: Karışık rüyalar ![]() EDİLLE: Deliller ![]() EDİLLE-İ AKLİYYE: Aklî deliller ![]() EDİLLE-İ HAKK: Hak deliller, gerçek deliller ![]() EDİLLE-İ KÂTIA: Kesin deliller ![]() EDİLLE-İ ŞER'İYYE: Şer'î deliller; Kitap, sünnet, icma-ı ümmet ve kıyas-ı fukahadan ibaret dört delil ![]() EDİLLE-İİ İLMİYYE: İlmî deliler ![]() EDNÂ: Pek aşağı, en alçak ![]() EDVÂR: Devirler, çağlar ![]() |
|
Osmanlıca Kelimeler, Osmanlı Sözlüğü |
|
|
#14 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Osmanlıca Kelimeler, Osmanlı SözlüğüEDYÂN-I BÂTILA: Bâtıl dinler Hak olmayan dinler![]() EDYÂN-I MÜNZELE: Allah tarafından gösterilen dinler ![]() EDYÂN-I SEMAVİYYE: Semavî dinler Musevîlik, Hıristiyanlık ve İslâm dinleri![]() EF'ÂL: Fiiller, işler ![]() EF'ÂL-i İBÂD: Kulların işleri ![]() EF'ÂL-İ KULÛB: Kalbin işleri, kalbe doğan çeşitli duygu ve düşünceler Arapça'da kalbî fiiller (bilmek, görmek gibi)EFDÂL: Daha faziletli, en faziletli ![]() EFLÂK: 1 Felekler, gökler 2 Her gezegene ait gök tabakaları![]() EFRADINI CÂMİ AĞYÂRINI MANİ: Kendisine ait olanları toplayan, olmayanları dışarda bırakan ![]() EFSANE: Masal, destan, mitoloji ![]() EHAD: Bir, tek Allah'ın sıfatlarından![]() EHÂDÎS-İ ŞERİFE: Hz Muhammed (s a v )'in söz, hareket ve ikrarlarından meydana gelen hadis-i şerifler![]() EHADİYYET: Birlik Allah'ın her bir şeyde kendilerine ait sıfatı Her şeyde birliğinin tecellisi![]() EHAKK: Çok haklı, daha haklı ![]() EHASS: 1 En has, en özel 2 En bayağı![]() EHASS-I MAKSAT: En özel maksat ![]() EHL U İYÂL: Bir kimsenin geçindirmek zorunda olduğu aile efradı ve diğer kimseler ![]() EHL: 1 Sahip, malik, 2 Maharetli, usta 3 Bİr yerde oturan 4 Karıkocadan herbiri![]() EHL-İ BEYT: Hz Muhammed (s a v)'in ailesi, hane halkı, (Hz Ali, Hz Fatma, Hz Hasan, Hz Hüseyin)EHL-İ BİD'AD: Dinde olmadığı halde sonradan çıkan şeylere uyanlar ![]() EHL-İ DİRÂYET: Zeka, bilgi, tecrübe ehli ![]() EHL-İ EHVÂ: Heva ehli, arzu ve isteklerine tabi olanlar ![]() EHL-İ İCTİHAD: Müctehid olan kişi, içtihad ehli ![]() EHL-İ İMAN: İman ehli ![]() EHL-İ İNSÂF: Merhametli, adil olanlar ![]() EHL-İ KARYE: Köylü, köy halkı ![]() EHL-İ KİTAP: Allah'ın gönderdiği kitaplara inananlar Terim olarak yahudiler ve hıristiyanlar![]() EHL-İ KÜFR: İnkârcılar ![]() EHL-İ SALİB: Haçlılar, hıristiyanlar ![]() EHL-İ SUFFE: Suffe ehli ki bunlar, Medine'deki Mescid-i Nebevî'nin sofasında kalırlar ve burada Hz Peygamber'den dni öğrenirlerdi![]() EHL-İ SÜNNET: Hz Muhammed (s a v )'in yolunda gidenler, sün-nîler![]() EHL-İ ZİMMET: İslâm devletinin himaye ve tabiiyyetinde bulunan hıristiyanlar ![]() EHLULLÂH: Allah'a itaat eden, Allah'ın sevdiği kimse, velî ![]() EHREMEN: Zerdüştîlerin inandıkları, kötülük ve karanlık tanrısı, şeytan, dev ![]() EHVEN-İ SIRREYN: İki gizliden en zararsızı ![]() EHVEN-İ ŞERR: Şerrin en hafif olanı ![]() EİMME: İmamlar ![]() EKÂLİM: İklimler, memleketler, ülkeler ![]() EKALLİYET: Azınlık, azlık ![]() EKÂNİM-İ SELÂSE: Hıristiyanların baba, oğul ve Ruhu'l-Kudüs'ten oluştuğuna inandıkları Allah Allah, İsa, Ruhu'l-Kudüs üçlüsü![]() EKBER: En büyük ![]() EKL: Yemek ![]() EKMEL: En mükemmel, eksiği olmayan, en olgun ![]() EKREMÜ'L-EKREMÎN: Cömertlerin en cömerdi Çok kerim, çok cömert olan Allah![]() ELFÂZ: Sözler ![]() |
|
Osmanlıca Kelimeler, Osmanlı Sözlüğü |
|
|
#15 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Osmanlıca Kelimeler, Osmanlı SözlüğüELFÂZ-I GARÎBE: Şaşılacak, tuhaf sözler ![]() EL-FURKAN: Kur'ân-ı Kerim ![]() EL-HAKK: 1 Gerçeğin ta kendisi, tam doğrusu 2 Allah![]() ELHÂN: Nağmeler, besteler ![]() ELHÂN-I TAYYİBE: Güzel nağmeler, güzel sesler ![]() EL-HÜDÂ: Hidayet, Kur'ân-ı Kerim ![]() ELVÂH: Levhalar, tablolar ![]() ELVÂN: Renkler, çeşitler ![]() EL-YEVM: Bugün ![]() EMÂN: 1 Eminlik, korkusuzluk 2 Aman dileme 3 Şikayet 4 Rica![]() EMÂNET-İ İLÂHİYYE: İlâhî emanetler ![]() EMİR, EMR: Buyruk ![]() EMN: Eminlik, korkusuzluk ![]() EMNİYYET-İ KÂMİLE: Tam güven, tam itimat ![]() EMR-İ Bİ'L-MA'RÛF VE NEHY-İ ANİ'L-MÜNKER: Dinin iyi gördüğü şeyleri emretmek ve kötü gördüğünden sakındırmak ![]() EMR-İ Bİ'L-MA'RUF: İyiliği emretmek ![]() EMSİLE: Misaller, örnekler ![]() EN'ÂM: Davar, koyun, keçi, sığır ve deve gibi hayvanlar ![]() ENBİYA: Peygamberler, nebîler ![]() ENE: Ben, benlik ![]() ENE'L-HAKK: "Ben hakkım" anlamına gelen ve ilk defa Hallac-ı Mansûr tarafından söylenen söz ![]() ENFÂL: "Nefel"in çoğulu Harpte düşmandan alınan mallar, ganimetler Kur'ân-ı Kerim'in 8 Sûresi![]() ENFÜS: "Nefs"in çoğulu Canlar, ruhlar![]() ENFÜSÎ: Nefsî, nefiste meydana gelen, ferdî zihne ait bulunan, subjektif ![]() ENSÂR: Hz Muhammed (s a v )'in Medineli arkadaşlarından olan ve muhacirlere yardım eden ashabı![]() ENVÂ: Türler, çeşitler ![]() ENVÂ-I VÂHİDE: Bir çeşitten olma ![]() ERBÂB-I HALL-U AKD: Halife seçmeye yetkili olan kişiler Medine halkının ileri gelenleri![]() ERBÂB-I HASENAT: İyilik sahipleri ![]() ERCAH: Daha üstün, en üstün ![]() ERDÂN: "Beden"in çoğulu Cisimler, vücutlar, gövdeler![]() ERHÂM: 1 Kadınlardaki çocuk yatağı, rahimler 2 Akrabalar![]() ERHAM: Çok merhametli, çok acıyan ![]() ERKÂN: Rükunlar, esaslar, direkler, üniteler, bölümler ![]() ERVÂH: Ruhlar ![]() ERVÂH-I HABÎSE: Kötü ruhlar ![]() ERZEL-İ ÖMÜR: İhtiyarlığın sonları, bunaklık günleri ![]() ESAHH: Çok sahih, en doğru ![]() ESÂTİR: Efsaneler, masallar ![]() ESATÎR-İ EVVELÎN: Eskilerin masalları ![]() ESBÂB: Sebepler ![]() ESFEL-İ SÂFİLÎN: Cehennemin en alt tabakası, aşağının aşağısı ![]() ESHÂB VE ETBA: Sahabeler ve tabiin ![]() ESHÂB: Mümin olarak Hz Muhammed (s a v )'i gören ve mümin olarak ölen müslümanlar (Bak: ASHAB)ESHÂB-I EYKE: Şuayb Peygamberin gönderildiği kavim ![]() ESHÂB-I HİCR: Salih Peygamberin gönderildiği kavim ![]() ESLÂF: "Selef"in çoğulu Eskiler, yerlerine geçilmiş kimseler![]() ESLÂF-I MÜFESSİRÎN: Eski müfessirler, geçmiş müfessirler ![]() ESLAH: En salih, en iyi, en uygun ![]() ESMÂ: Adlar, isimler ![]() |
|
|
|