Geri Git   ForumSinsi - 2006 Yılından Beri > Forum İslam > İslami Genel Konular

Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
Konu Araçları
dinsel, haçın, iii, olarak, sembol, tarihi

Dinsel Bir Sembol Olarak Haçın Tarihi, İii

Eski 11-04-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Dinsel Bir Sembol Olarak Haçın Tarihi, İii



Dinsel Bir Sembol Olarak Haçın Tarihi, III

f) İmparator Konstantinden Önce Haç ve Haça Germe

Tertullian (ms 160-220) haçın her zaman ve mekanda kullanılmasını tavsiye etmiş, bütün günlük işlerimizde, bir yere girer ve çıkarken, giyinirken veya yıkanırken, sofraya otururken, yatarken, kalkarken veya bir lamba yakarken mutlaka istavroz çıkartmalıyız[1] demiştir Fakat daha önce de ifade ettiğimiz gibi İmparator Konstantin bu dini kabul edinceye kadar Hıristiyanlar haç işaretini kitabelerde, süsleme ve nakışlarda kullanmamışlardır Bu konuda birçok sebep ileri sürülmektedir, ancak biz burada önemlerine binaen sadece üç tanesine değinmek istiyoruz:

Birincisi, ms 64 yılında Roma yakıldığında, Hıristiyanlar bu yangını çıkarmakla itham edilmiş ve bunun üzerine yakalanıp tutuklanmışlar ve birçok işkenceyle karşılaşmışlardır Bu korkuyla, sakınarak ve gizlenerek yaşamaya başlamışlar ve inançlarını gizlice yaşamaya devam etmişlerdir Dolayısıyla bu gizli hayat tarzı Hıristiyanları kendilerinden başkalarının anlayamayacağı sembol ve işaretler kullanmaya zorlamıştır Örneğin, bu dönemde balık sembolü yazı ve resimde yaygın bir hale gelmişti[2] İkincisi, onların haça gerilmiş bir tanrıya inanmaları putperestlerin alay konusu olduğu için, haç Hıristiyanların düşüncesinde uzun süre bir utanç vesilesi olarak kalmıştır Buna en güzel delil, İtalyanın Platino sarayında bulunmuş olan ve 3 yüzyıldan kalma merkep başlı haça gerilmiş adam adıyla bilinen bir belgedir Burada merkep başlı bir insan figürü T şeklindeki bir haça gerilmiş olarak ve ya(kı)nındaki başka bir kişiye bakmakta ve bu şahıs, bir eli yukarıya kalkmış ve dua eder durumda görülmektedir Resmin altında da,“Alexamenoc Cebe 0eon-Alexamenoc Tanrısına Tapınıyor” ibaresi bulunmaktadır Aynı yerde keşfedilen başka bir yazıda ise, “Alexamenoc Fidelis” ibaresi bulunmaktadır ki, Fidelis kelimesi sadece Hıristiyanlar için kullanıldığından birinci resmin ne Yahudilere, ne de Roma site şehrinin tanrısına tapınanlara değil, Hıristiyanlara ait olduğu açıkça ortaya çıkmaktadır Üçüncüsü ise, geometrik haç şeklinin daha önce ifade edildiği gibi, Hıristiyanlıktan önce de bilinmesidir Bu geometrik şekil küpe, yüzük gibi süs eşyalarında ve hatta hiyeroglif yazısında olduğu gibi, bazı harflerde de görülmekte olup, astrolojik sembollerde ve sihirsel yazılarda da kullanılmıştır İşte, muhtemelen, önceden beri putperestlerin bu geometrik haç şeklini kullanmaları, imanlarını koruma ve putperestliğe dönme korkusu, Hıristiyanların belli bir süre onu sembol olarak kabul etmesine mani olmuştur[3]
g) Konstantin Döneminde ve Sonrasında Haç ve Haça Germe

Bilindiği üzere, Bizans İmparatorluğunda Hıristiyanlar için barış, İmparator Konstantin (306-337) döneminde başlamıştır Bu dönemde yaşanan üç önemli olayın haçın Hıristiyanlarca sembol olarak kullanılmasını etkilediğini söyleyebiliriz

1- Eusebiusun (ms 260-339) “Vita Constantini” (Konstantinin Hayatı) adıyla yazdığı kitapta şu rivayete rastlanmaktadır: “312 yılında Konstantin “Milvian Bridge” savaşı için yola çıkar ve Tanrıdan zafer diler Akşam üzeri ilk doğan yıldızın üstünde nurdan bir haç ve üzerinde şu yazı görünür: “In Hoc Signo Vinces” (Bu İşaretle Fethedeceksin) (IHSV) Konstantin ve ordusu bunun ne anlama geldiğini anlayamadıkları için ilk önce hayrete düşerler Aynı gece, bu defa İsa Mesih aynı işaretle Konstantinin rüyasına girer ve bu işareti askerî bir sembol olarak benimsemesini, onu savaşlarda taşımasını ve onunla korunmasını emreder Nihayetinde, 27 Ocak 312de Konstantin düşmanlarını bozguna uğratır ve Romaya muzaffer olarak döner Bunun üzerine Konstantin her yere haçın konmasını emreder ve altına da Romalıların bu işaret sayesinde azgınlıktan kurtulduklarını hatırlatan bir ibare yazdırır”[4]

2- Bu döneme ait olup, İsanın haça gerildiğini gösteren bir başka figür de Kudüste bulunmuştur Bunu, Konstantinin annesi Helenanın kutsal toprakları hac için ziyareti esnasında bulduğu söylenmektedir[5] Bunun bir efsane olup olmadığı tam olarak bilinmemekle birlikte, bundan, o dönemde haça saygının yaygınlaştığını anlamak mümkündür

3- Haça gererek idam etme Konstantin tarafından yasaklanmış[6] ve ondan sonra herhangi bir imparator da onu geri getirmemiştir Böylece daha sonra gelen kuşaklar haçın bir zillet ve hakaret işareti olduğu anlayışını unutmuş, neticede kutsal bir renge bürünen bu sembol insanlığın kurtuluşu için ölen Mesihten başkasını ifade etmez hale gelmiştir

Yukarıda ifade edildiği üzere Eusebius, Konstantinin gördüğü rüya üzerine haçın bayrak, sancak ve zırhlara yerleştirilmesini emrettiğini bize haber vermektedir Arkeolojik çalışmalar da Konstantinin Mesih kelimesinin Yunanca ilk iki harfini kullandığını göstermektedir IHSV ibaresi, “In Hoc Signo Vicnes” (Bu İşaretle Fethedeceksin) cümlesinin ilk harflerini göstermektedir V harfi H harfinin ortasına yerleştirilmiş ve H harfinin üst ortasına da küçük bir haç şekli konmuştur Buna göre bu şeklin tamamı da haçı sembolize etmektedir Zamanla insanlar bunun ne anlama geldiğini unutmuşlar ve V harfinin, iki çivinin bir araya getirilmiş şekli olduğunu zannetmişlerdir Daha sonra bunlara üçüncü bir işaret daha eklenerek, bu üç harfin anlamının “İnsanların Kurtarıcısı Mesih” (Jesus Hominum Salvator) demek olduğuna inanılmıştır[7]

4 yüzyıldan kalma Romadaki Pudentiana kilisesinin mozaiklerinde İsa, imparatorluk tahtına oturmuş ve etrafında da Hıristiyanlığı savunan büyüklerin bulunduğu bir figür şeklinde gösterilmekte, levhanın yüksek kısmında uzunluğu Mesihin boyuna eşit olan bir haç bulunmaktadır Buradaki Mesih figürü Pontius Pilatusun önünde vakarla durmakta ve sanki İsa onun hakimi imiş gibi işaret etmekte, Romalı vali ise, alacaklının önünde suçlanan ve başını öne eğen bir kişi pozisyonundadır Soldaki figürde, İsanın haçını taşıyan Kireneli Simon ve İsanın başına dikenden değil, defne ağacından taç koyan bir asker görülmektedir Ortada ise, haça germe olayı resmedilmekte ve üstünde de, İsanın adının kısaltılmış olduğu boş bir haç şekli bulunmakta, bunu da iki imparatorluk kartalının taşıdığı defne halesi çevrelemekte, haçın altında da, biri uyuyan ve diğeri de gördüklerinden dolayı dehşete düşen iki asker göze çarpmaktadır Görüldüğü gibi 4 ve 5 yüzyıl mezarlarındaki haç nakışlarında elem ve keder izi değil, İsanın ölüm ve şerre karşı üstün gelişinin hikayesi anlatılmaktadır Bu ve benzeri belgelerden Hıristiyanların ilk dönemlerde haça bir zafer işareti olarak baktıkları sonucunu çıkartabiliriz Bu yüzden de haçı süslü olarak tasvir etmişler, bizzat İsanın yerine koymuşlar ve ona azamet ve yücelik atfetmişlerdir Bu yüzden onu yer yer arşta ve bulutların arasında görmek mümkündür Bazen ona IXOYC ibaresi veya bazen de, Yeni Ahitin Vahiy bölümünde geçtiği gibi[8] A W (Alfa ve Omega) harfleri eşlik etmektedir[9]
h) Haçın Etrafında Oluşan Efsaneler

İşte bu merkezî konumu ve önemine binaen tarih boyunca haçla ilgili pek çok efsane oluşmuştur Bunlardan birisine göre, İsanın üzerinde gerilip idam edildiği asıl haç İmparator Konstantinin annesi Helena tarafından 326da Filistine yaptığı hac yolculuğu sırasında keşfedilmiştir Ortaçağ kökenli “haçın bulunuşu” hikayesine göre, İsanın üzerinde çarmıha gerildiği haç, Şit tarafından Eden bahçesinden alınmış ve nesilden nesile aktarılmış, sonunda Helena bu haçı Kudüste toprağın altında bulmuş, bu arada haçın yanında İsanın başına konulan yazılı levha ile çiviler de ele geçirilmiştir Helena çivileri oğlu Konstantine göndermiş, haç ve yazılı levhayı ise kutsal mekanında bırakmıştır[10]

Hayat ağacı ve Hıristiyan haçı arasında bir etkileşim olduğu üzerinde duran M Eliade şu bilgileri vermektedir: Hayat ağacı ölüleri dirilten, hastaları iyileştiren ve gençleştiren bütün bitkilerin bir prototipidir Çinlilerin efsanelerinde, olağanüstü bir adadan söz edilir Kargalar bu adadan, ölümleri üzerinden üç gün geçmiş savaşçıları bile dirilten bir ot getirirler Buna benzer inanışlar İranda da görülmektedir Ölüyü tekrar dirilten mucizevi ağaç motifi Roma dünyasında da bilinmektedir ve bu hikayenin etkisi bütün Avrupada yaygındır Yine efsaneye göre Kral Süleyman Seba Kraliçesinden kendisine ölümsüzlük vermesini isteyince, o da kayalar arasında yetişen bir bitkiden söz eder Süleyman elinde bir bitkiyle dolaşan ak saçlı bir adamla karşılaştığında, yaşlı adam elindeki bitkiyi sevinerek Süleymana vermiş ve onu yanında taşıdığı sürece ölmeyeceğini söylemiştir İnanışa göre gerçek haçın yapıldığı tahta ölüleri tekrar dirilttiğinden dolayı, İmparator Konstantinin annesi Helena onu aramaya koyulur Bu tahtanın kutsal kabul edilmesinin nedeni, Aden Bahçesindeki Hayat Ağacından yapılmış olmasıdır Hıristiyan tasvir sanatında haç genellikle hayat ağacı şeklinde betimlenir Ortaçağ Hıristiyanlığında, haç ağacı ve Şitin cennette yaptığı yolculukla ilgili çok sayıda efsanenin yaygın olarak dillerde dolaştığı bilinmektedir[11] İyilik ve kötülük ağacının tahtasından yapılma haç, Kozmik Ağacın yerine geçmiş, İsanın kendisi de bir ağaç olarak tasvir edilmiştir[12]

Meşhur bir haç efsanesine göre Adem Hebron vadisinde 932 yıl yaşamış ve ona ölümcül bir hastalık isabet etmişti Bunun üzerine, oğlu Şiti inayet zeytinyağını almak üzere cennetin kapısında bekçilik yapan meleğe gönderir Adem ile Havvanın ayak izlerini takip ederek hiç ot bitmeyen bir yere geldiğinde Ademin talebini başmeleğe iletir Başmelek de Şite, cennete üç defa bakmasını söyler Buna göre, birinci bakışında dört nehir ve üzerinde kurumuş bir ağaç, ikincisinde sarmalanmış bir yılan ve üçüncüsünde de tepesi gökleri, kökü de yeri delen bir ağaç görür Bunun üzerine melek, Şitin gördüklerini ona açıklayarak ileride bir kurtarıcının geleceğini söyler Aynı zamanda ona, anne babasının daha önce yedikleri ölüm meyvesinin çekirdeğinden üç adet verir ve bunları üç gün içerisinde ölecek olan Ademin dilinin üzerine koymasını söyler Hikayeyi duyan Adem, bundan insanlığın kurtulacağını anladığı için cennetten kovulalı beri ilk defa güler Daha sonra Adem öldüğü zaman, bu üç çekirdeği Şit onun dilinin üzerine koyar Bunlar Hebron vadisinde büyüyerek Musaya kadar ulaşır Musa bunların tanrısal kökenini bildiğinden onları dünyanın merkezi olan Horebdeki Tabor dağına nakleder ve bunlar Davuda kadar burada kalır Tanrıdan aldığı emirle Davut onları yine dünyanın merkezi olarak kabul edilen Kudüse taşır Hikayeye göre bu üç ağaç zamanla tek ağaca dönüşmüştür ve Mesihin haçının da bundan yapıldığı söylenmektedir Neticede Mesih, dünyanın tam ortası sayılan, Ademin yaratılıp gömüldüğü yerde çarmıha gerilmiş ve kanı Ademin kafatasına dökülmüştür Bu ise insanlığın babasını vaftiz eden ve onu günahından kurtaran bir kan olarak kabul edilmektedir[13]

Kendisine atfedilen olağanüstü güç ve kutsallık sayesinde haç Hıristiyanlık tarihinde manevi bir kuvvet kaynağı olmuş, ordular ondan aldıkları güçle savaşlar kazanmış, ahitler ve yeminler onun üzerine yapılmıştır Urfalı Mateosun anlatımına göre, Müslümanlarla Hıristiyanlar arasındaki bir savaşta şu mucizevi olay cereyan etmiştir: “Davit, piskoposlara ve papazlara, silah olarak yalnız Haçı ve İncili kaldırmış oldukları halde düşmana karşı yürümelerini emretti Bunun üzerine bütün ordu Haç ve İncil kesildi Müslüman askerleri (yüz elli bin civarında idi) yaklaşınca, ruhanilerin kalabalığı ile karşı karşıya geldiler Davit de yirmi bin cesur askerle beraber Müslümanların üzerine atıldı İki taraf birbiriyle çarpıştığı sırada, ruhaniler hep bir ağızdan haykırarak: Allahım bizim yardımımıza gel ve bizi kutsal adın hürmetine kurtar diye dua ettiler Hıristiyan askerleri de denize dalıyorlarmış gibi, Müslüman ordusunun içine atıldılar ve her taraftan ihata edildiler Bunun üzerine ruhaniler hep birden, haçları kaldırmış oldukları halde düşmana doğru ilerlediler Müslüman askerleri, onların içinden çıkan şiddetli bir aleve çarpılıp firar ettiler[14]

Alıntı Yaparak Cevapla
 
Üye olmanıza kesinlikle gerek yok !

Konuya yorum yazmak için sadece buraya tıklayınız.

Bu sitede 1 günde 10.000 kişiye sesinizi duyurma fırsatınız var.

IP adresleri kayıt altında tutulmaktadır. Aşağılama, hakaret, küfür vb. kötü içerikli mesaj yazan şahıslar IP adreslerinden tespit edilerek haklarında suç duyurusunda bulunulabilir.

« Önceki Konu   |   Sonraki Konu »


forumsinsi.com
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2025, Jelsoft Enterprises Ltd.
ForumSinsi.com hakkında yapılacak tüm şikayetlerde ilgili adresimizle iletişime geçilmesi halinde kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde gereken işlemler yapılacaktır. İletişime geçmek için buraya tıklayınız.