Geri Git   ForumSinsi - 2006 Yılından Beri > Forum İslam > İslami Genel Konular

Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
Konu Araçları
sevdiklerini, sevmek

O'nun Sevdiklerini Sevmek

Eski 11-04-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

O'nun Sevdiklerini Sevmek



O'nun Sevdiklerini Sevmek

Veli, Allahu Tealânın dostu demektir Bir müminin, Ben Allahın dostlarını sevmiyorum demesi mümkün değildir Derse küfre düşer Velileri ölçüsüz yücelten ise şirke girer Böylece, birisi inkâr etmekle, diğeri de aşırıya gitmekle tehlikeye düşer Demek ki, doğrudan imanımızı ilgilendiren bu konuda ölçüyü bilmemiz gerekiyor

Hiç şüphesiz, mutlak sevgiye layık olan Allahu Tealâdır Sevgiyi ve sevdiklerimizi yaratan Odur Sevgi, Allahu Tealânın bir sırrı ve insanlığa en güzel hediyesidir Onu Allah için yerinde kullanmak gerekir
Bir şahsı veya bir şeyi Allahı sever gibi sevmekle, Allah için sevmek arasında fark vardır Allah için sevmek, Allahu Tealânın: “Bu benim sevdiğimdir; onu siz de seviniz” dediği şeyleri ve şahısları Allahın rızasına ulaşmak için sevmektir

Allah sevgisini tatmanın ve ispat etmenin tek yolu Yüce Allahın sevdiklerini sevmektir Herkes kalbindeki Allah sevgisini kendisi ölçebilir Bunun yolu, Allahu Tealânın sevdiği şeyleri ne kadar sevdiğimize ve onlara ne derece değer verdiğimize bakmaktır Mesela Allahın sevgilisi Hz Peygamber (AS), kendisini anne-baba, evlat ve bütün insanlardan daha fazla sevmeyen müminin gerçek imana ve Allahın dostluğuna ulaşamayacığını belirtmiştir (Buharî, Müslim)

Allah için sevilecek kimselerin başında, peygamberlerden sonra Ashab-ı Kiram gelir Sonra kâmil mürşidler ve diğer bütün müminler gelir

Her devirde Allah için sevilmeye layık, canını ve malını Allah yoluna adamış öyle kâmil veliler bulunur ki, onlar ilahi aşk için bir merkez durumundadır Allahu Tealâ yeryüzünde en büyük sermaye olan ilahi aşkı onların kalbine emanet etmiştir İlahi aşk ve edeb onların her şeyine yansımıştır Onlar Allahın boyası ile boyanmıştır Onların kalbine bağlanan kalpler, nasip, niyet, samimiyet ve kabiliyetlerine göre o aşktan nasiplenirler Bu sevgi kalbi saflaştırır, insanı olgunlaştırır

Onlar Öyle Bir Topluluk Ki

Allah dostları, yeryüzünde Allahu Tealânın en canlı şahididir Her şeyleri ile Onu tanıtır, Onu hatırlatırlar Onların yüzüne bakanlar Allahı zikreder Haline uyanlar tevbeye sarılır, takvaya ulaşırlar Meclislerine katılanlar, günahlardan arınmış olarak kalkarlar

Allah Rasulü (AS) buyurur ki:

Yeryüzünde zikir meclislerini dolaşan ve onların amelini göğe çıkaran meleklere Allahu Tealâ, onların halini sorduktan sonra:
Sizleri şahit tutarak söylüyorum, ben onların hepsini affettim buyurur Bunun üzerine içlerinden bir melek
Ya Rabbi, onların içinde bir kimse var ki onlar gibi zikir ehli değildir Onların arasına zikir için değil, bir ihtiyacı için gelmiştir, onu da mı affettin? deyince Allahu Tealâ:
Onlar öyle bir topluluktur ki onlarla oturan âsi olmaz, onu da affettim buyurur” (Buhari, Müslim)

Üstad Bediüzzaman (RhA)in belirttiği gibi, Allah dostlarına ve onların bağlı olduğu silsileye azıcık muhabbet eden bir kimse, bu muhabbetin bereketi ile imanını kurtarır Günaha girse bile küfre girmez Yüzüne baktığı, elinden tuttuğu velinin muhabbeti, ona Allahı inkâr ettirmez Bu da ona yeter

Samimiyet Hepsi Bu!

Allah için olan sevgi samimiyet ister Samimi olan kimse, sevdiğini razı etmeye gayret eder Allahu Tealânın bütün müjdeleri ihlâs ve samimiyete bağlıdır

Kudsi hadiste yüce Rabbimiz:

“Benim rızam için birbirlerini sevenler nerede? Hiçbir gölgenin bulunmadığı bu mahşer gününde onları kendi rahmet gölgemde gölgelendireceğim” (Müslim) buyurarak bu büyük iltifatı ihlasa bağlamıştır

Ayrıca bu sevgiye sevinmek ve onu korumak gerekir
Büyük arif İmam-ı Rabbani (KS) bu sevginin kıymetini şöyle belirtir: “Allah dostlarını sevmeyi en büyük nimetlerden birisi saymalıdır Cenab-ı Haktan bu sevgide samimiyet ve istikamet üzere olmayı istemelidir Bu büyüklere bağlılık sebebiyle hasıl olan az şey de çok kabul edilmelidir Zira o az değildir” (Mektubat)

Büyük veli İmam Şaranî (KS)yi dinleyelim: “Allahu Tealâ bir müridin kalbini kâmil bir mürşidde topladıktan sonra, artık onun dünyada hiçbir şeye iltifat etmemesi gerekir Çünkü dünya ve ahirette ona ne nasib edilmişse işte önündedir; nasibini almaya baksın Mürşidim Ali b Vefâ (KS) derdi ki: Eğer hakiki bir mürşid bulursan, kendi hakikatını bulursun Hakikatını bulduğunda da Allahu Tealâyı bulursun Allahı bulunca her şeyi bulmuş olursun Bütün mesele, böyle bir mürşidi bulmaktır Bunu iyi anla ve öyle birisini bulunca onu bir ganimet bil” (Envarul-Kudsiyye)

Bu ganimet dünya servetlerine benzemez Allah için yapılan dostluklar zayi olmaz, ölümle son bulmaz Kıyamette geçerli tek sermaye, Allah için olan işler, sevgiler ve sevgililerdir Yüce Rabbimiz, bütün sevenlere şu uyarıyı yapmıştır: “O gün (Allah için birbirini seven) muttakîlerin dışında bütün dostlar birbirinin azılı düşmanı olur” (Zuhruf/67)

Öyleyse yarın düşmanlığa dönüşmeyen dostluğun peşine düşmelidir Allah dostlarıyla ömrünü geçirenler asla pişman olmayacak ve bu dostluk ölümle son bulmayacaktır Hz Peygamber (AS)ın: “Kişi sevdikleri ile beraberdir” (Buharî, Müslim) hadisi, ahirette mutlaka gerçekleşecektir

Ancak bu hadiste sevenlere bir müjde olduğu kadar, bir tavsiye ve bir uyarı da vardır Müjdeyi Ebû Zer el-Gıfarî (RA) anlatıyor: “Hz Peygambere:
Yâ Rasulallah! Hayırlı bir topluluğu sevdiği halde, onlar gibi amel etmeye güç yetiremeyen kimse hakkında ne buyurursunuz? diye sordum Rasulullah Efendimiz (AS):
Ey Ebû Zer! Sen sevdiklerinle beraber olacaksın buyurdu Ben de:
Şüphesiz ben Allah ve Rasulünü seviyorum dedim Efendimiz (AS):
Muhakkak ki sen, sevdiklerinle berabersin buyurdu” (Buharî, Darimî)
Allah dostlarını samimi olarak seven fakat onlar gibi güzel amel edemeyip hasretini çeken kimseye işte bu müjde yeter

Evliyayı Seven Eşkiyalık Yapmasın

Hadisten çıkan tavsiye de şudur: Kimi seviyorsan onunla aynı yolda, aynı halde, aynı ahlâkta ol; sevgin dilde kalmasın, sevginde yalancı olma, sevdiğinin hallerine yabancı kalma Allah dostlarını seviyorsan onlara benze, onların yaptığı güzel amellerden sen de yap, onlar gibi zikir ehli ve halka karşı merhametli ol! Evliyayı seven, eşkiyalık yapmasın!
Hadisteki gizli uyarı da şudur: Herkes kalbindeki asıl sevgi ve niyet ile değerlendirilir Söze değil kalbe bakılır Allahı ve Onun dostlarını seviyorsanız, bunu itaat ve edeb ile ispat edin Kalbe kötü arzu ve sevgiler hakimse, sözle seviyorum demek birşey ifade etmez Yahudi ve Hıristiyanlar: “Biz Allahın oğulları ve dostlarıyız!” dediklerinde, Allahu Tealâ: “Öyleyse günahlarınız yüzünden Allah size niçin azap ediyor?” (Maide/18) buyurarak, halleri ve yolları yanlış olduğu için sevgilerinin yalan olduğunu belirtmiştir

Ölçü: Her Zaman, Her Yerde

Bir kimsenin Allah için sevilmesi için keşif-keramet sahibi olması şart değildir Onun ihlas, edeb ve istikamet sahibi olması yeterlidir Allahu Tealâ kimseyi etine-kemiğine, süsüne-lüksüne, nesebine-milletine, rengine-cinsine bakarak sevmez O ancak, iman, irfan, aşk ve edeb sahibi müttaki kullarını sever Her cinsten, her kesimden ve her milletten Allahın dostları bulunur İrşadla görevli olanların dışındaki velilerin çoğu gizlidir Bunun için herkese karşı edebli davranmaya dikkat etmelidir
Allah için sevilen bir velinin irşadı ne kadar büyük olursa olsun, hiçbir veli hiçbir peygamberden üstün değildir Fazilet olarak bütün veliler Ashab-ı Kiramdan sonra gelir İlim, irşad ve edebiyle sevilen bir velinin hangi makamda olduğunu bilmek, kimseye şart ve lazım değildir
Bir insan mürşidini kendi terbiyesi için en yetkili ve rehber olarak görmelidir Fakat taassuba düşüp, “benim mürşidimden başka yeryüzünde mürşid bulunmaz” dememelidir
Bütün veliler ve mürşidler birbirlerinin kardeşleridir Öyleyse, Allah için hepsinin sevilmesi ve hayırla anılması gerekir Dengesiz bir sevgi sarhoşluğu ile mürşidimi öveceğim ve herkese sevdireceğim diye başka mürşidleri küçümsemek, arkalarından çekiştirmek ve edeb dışı davranışlara girmek kesinlikle doğru değildir
Gerçek veliler, talebelerinden kendileri için övgü değil, Allah için edeb beklerler Bir arifin belirtiği gibi; “Gerçek mürid, mürşidi ile övünen kimse değildir Asıl mürid, mürşidinin onunla övündüğü kimsedir
Kâmil mürşidler, dini ve büyükleri kullanarak dünyalık kazanmaya çalışan kimselerden de nefret ederler Neye muhtaç olduğumuzu ve kimden ne istediğimiz iyi bilmeliyiz Allahu Tealâ, Yüce Rasulüne: “Habibim! Benden ne istersen iste?” buyurunca, Efendimiz (AS): “Allahım senden sevgini, seni sevenlerin sevgisini, beni senin sevgine ulaştıracak amellerin sevgisini istiyorum” dileğinde bulunmuştur (Tirmizî, Ahmed)

Allah için sevenlerin gözü aydın olsun

Dr Dilaver Selvi

alıntı-akrep1

Alıntı Yaparak Cevapla
 
Üye olmanıza kesinlikle gerek yok !

Konuya yorum yazmak için sadece buraya tıklayınız.

Bu sitede 1 günde 10.000 kişiye sesinizi duyurma fırsatınız var.

IP adresleri kayıt altında tutulmaktadır. Aşağılama, hakaret, küfür vb. kötü içerikli mesaj yazan şahıslar IP adreslerinden tespit edilerek haklarında suç duyurusunda bulunulabilir.

« Önceki Konu   |   Sonraki Konu »


forumsinsi.com
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
ForumSinsi.com hakkında yapılacak tüm şikayetlerde ilgili adresimizle iletişime geçilmesi halinde kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde gereken işlemler yapılacaktır. İletişime geçmek için buraya tıklayınız.