Geri Git   ForumSinsi - 2006 Yılından Beri > Kültür - San'at & Eğitim > Ülke & Şehirler > Türkiye

Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
Konu Araçları
bilgileri, bodrumun, tarihi, turizm

Bodrum'un Turizm Bilgileri Ve Tarihi

Eski 11-04-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Bodrum'un Turizm Bilgileri Ve Tarihi



Bodrumun Turizm Bilgileri ve Tarihi

Homeros'un 'Ebedi mavilikler ülkesi' dedigi ve bir diger Bodrumlu Cevat Sakir'in de 'baska yerde olup nur içinde yatilacagina burada nur içinde yasanir' demesi bosuna degildir Tarih boyunca, önceki adiyla Halikarnassos, sonra da Bodrum, paylasilamayan ve ugrunda hep mücadele edilen bir yer olmustur
Bodrum, dogu ve bati limanlarinin birlesmesinden meydana gelen yarimada üzerinde yükselen kalesi ve iki limanin kiyilarina dizilmis bembeyaz evleri, gümbetleri ve denize inen daracik sokaklari söhreti dünyaya yayilmis yatlari, tersaneleri ile ünlü bir yöredir
Bugün Bodrum, bir tatil yöresinden beklenen tüm unsurlari bünyesinde toplamis, yaz-kis yasanabilecek önemli bir turizm merkezidir Dünyanin dört bir yanindan gelen zengin yatçilardan kisitli bütçesiyle bir pansiyonda uzun yaz tatili geçirebilen gelir gruplarina kadar tüm kesimlerin beklentisini karsilayacak donanima sahiptir

Tarihçe: Bodrum geçmiste bir çok uygarliga besiklik etmistir Çaglar boyunca Ege adalarindan gelenlerin sayisiz istilasina ugrayan Bodrum, Akdeniz'de hakimiyet kurmak isteyenler için önemli bir merkez olmustur Ionia ile Likia arasinda kalan bölgede digerlerine göre daha küçük olan Karya (Karia) yer alir Halikarnassos, (Bodrum) Karya'nin önemli sehirlerinden birisi oldu Bölge tarihçi Heredot'u, tarihin ilk kadin amirali olan I Artemisia ve onun kadar basarili amiral olan II Artemisia'yi, Leachares, Shepas gibi sanatçilari yetistirmistir
Bodrum tarih boyunca Preslerin Makedon'larin, Roma Imparatorlugunun ve Bizans'in egemenligi altina girmistir Bizans, 1071 yilinda Malazgirt'te Selçuklu Sultani Alpaslan'a yenilmesinden sonra Anadolu hakimiyetini kaybetmistir Osmanli hükümdari Mehmet Çelebi tarafindan 1415 yilinda Halikarnassos'a yerlestirmistir Rodos Sövalyeleri, bu günkü Bodrum Kalesini insa ederek yörede egemenlik kurmuslardir Akdeniz'i bir Türk gölü haline getiren Kanuni Sultan Süleyman 1522 yilinda düzenledigi Rodos Seferinde Rodos ile birlikte Bodrum'u da Osmanli topraklarina katmistir

Iklim: Kislari ilik ve yagisli, yazlari sicak ve kuraktir Ancak yazin ögleden sonra esen "meltem" sicagin etkisini azaltir

Alıntı Yaparak Cevapla

Bodrum'un Turizm Bilgileri Ve Tarihi

Eski 11-04-2012   #2
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Bodrum'un Turizm Bilgileri Ve Tarihi



İnsanların birlerce yıl boyuncu yerleşik olarak yaşadıkları Bodrum, inanılmayacak kadar zengin bir geçmişe sahiptir Birçok büyük uygarlığın ve tarihi olayların içinde veya yakınlarında oluşmuş olması, Halikarnas'ı (Bodrum'un eski adı) tarihçiler için önemli bir yer konumuna getirmiştir Bodrum hakkındaki tüm bilgilerin tek bir kaynaktan elde edilmesi olanaksız gibidir; bu nedenle aşağıdaki bilgiler birçok kaynaktan derlenmiştir
u bölgede yapısal izler bırakan ilk yerleşim yeri; Aziz Peter (St Peter) kalesinin bulunduğu şimdiki küçük kayalık adaydı (O zamanlar kale tamamen suyla çevriliydi) St John şövalyeleri kendi kalelerini inşa etmeye geldiklerinde, MÖ 1100'lerde Dorlar tarafından yapılmış daha eski bir kalenin kalıntılarıyla karşılaşmışlardı
MÖ 5'ci yüzyılda yaşamış olan ve "Tarihin Babası" olarak tanınan Herodot, Halikarnas'ta doğmuştur Herodot, Dorlar'ın, Peleponez'in doğu kıyılarında Trözen'den geldiğini yazmıştır Dorlar, yeni adalarına Zefiriya, yerleştikleri bölgeye de Zefiriyum adını verdiler
Tarihçiler, Harikarnas'ın temellerinin nereye dayandığı hakkında çok az bilgiye sahiptirler Halikarnas hakkındaki ilk bilgiler MÖ 7yy'a dayanır Halikarnas, Heksapolis-Dor Konfederasyonu'na bağlı altı üyeden biriydi Ayrıca karada Knidos şehri, Kos adası ve Rodos üzerindeki üç şehir de bu üyeler arasındaydı
Bu şehirleri kurmak, oraya sonradan gelerek çevreyi önceki sakinleriyle paylaşmak zorunda kalan Dorlar için hiç de kolay değildi Karyalılar olarak bilinen bölge yerlilerinin yoğun ve şiddetli saldırılarından kendilerini korumak zorundaydılar Homeros "İliyada"sında Karyalılar'dan "dil barbarları" diye söz etmiştir (Bununla birlikte, bir çok dilbilimci, Bodrum'un da içinde bulunduğu bölgedeki lehçenin Türkiye'nin batısındaki en kaba lehçe olduğunu belirtmiştir) Eski tarihçiler, Karyalıların Yunanlılar'a miğferlerinin üzerindeki sorgucu nasıl takacaklarını ve önceleri omuz hizasına savrularak kullanılmakta olan kalkan kabzasını nasıl kullanacaklarını öğrettiklerini yazmışlardır

Bir Yunanlı'nın Salmakis'te han açmasıyla (bu han günümüzde, Bodrum limanının batısında, şimdiki Bardakçı Koyu'nun suları altında kalmıştır) Dorlar ve Karyalılar bölgeyi birlikte yönetir duruma gelmişlerdi; hatta Karyalılar zamanla kolonidekilere oranla daha düzenli bir yaşantı kurdular Her iki ırk da barış içerisinde yaşamağa başladı ve karşılıklı ticari ilişkilere de girişildi

Salmakis pınarının bir çok rahatlatıcı özellikleri olduğu rivayet edilmiştir Bir başka rivayet de, içimi mükemmel olan bu suyun erkekleri yumuşattığı, efemineleştirdiği, hatta bazı durumlarda iktidarsızlaştırdığı hakkındadır Bu iddialar sonucunda da Hermafrodit efsanesi doğmuştur
Rivayete göre, güzellik Tanrıçası Afrodit'in delikanlılık çağındaki oğlu bir gün çeşmeden akan suyun oluşturduğu bir gölde yüzer Gölün perisi Salmakis, ona aşık olur ve tanrılara tek bir vücutta yaşayabilmeleri için yalvarır Dileği kabul edilir; tanrılar da yarı erkek, yarı kadından oluşan Hermafrodit'i yaratırlar
Herodot, Halikarnas'ın çevresinde İyonyalı denilen bir grup yerli halkın giderek çoğaldığını, hatta iki halkın içiçe yaşadıklarını yazmıştır Bu durum Heksapolis'in diğer sakinlerinin pek hoşuna gitmemiş ve bir Halikarnaslı'nın yanlış bir davranışı, Halikarnas'ın ittifaktan kovulmasına zemin hazırlamıştır
pollo'nun onuruna her yıl düzenlenen Tropium'daki oyunlara altı şehir de katılır Bir yıl, Agasides adındaki bir Halikarnaslı bronz madalyayı kazandığında, törelere uyup, ödülü Apollo'ya adamak yerine, evindeki duvara asınca, diğer Dor şehirlerini öfkelendirmiş ve Halikarnas'la ilişkilerini kesmeleri için onlara yeterli nedeni sağlamış oldu
MÖ 5'ci yy'da Halikarnas tamamiyle bir İyon şehri görünümündeydi Herodot ve amcası Panyasis o sıralarda eserlerini İyonca'da yazmışlar, bu döneme ait hiç bir eserde de Dor lehçesinin izine rastlanmamıştır
MÖ 546'da Persler (İranlılar) kıyıdaki Yunan şehirlerini işgal etmişler, Halikarnas da diğer şehirlerle birlikte düşmüştür Pers yönetiminde birçok hanedan, şehri yönetimiştir Bunların en ünlüsü de MÖ 480'de yönetime geçen IArtemis'tir
Herodot yazılarında, bu dikkat çekici kadına geniş yer vermiştir; o sıralarda Yunanistan'I istila etmekte olen Zerzes'in donanmasına I Artemis'in gereksizce gönüllü asker toplanması hakkında şöyle yazar: "…erkekçe tavır ve davranışları onu savaşa sürükledi… Yunanistan'a yapılan saldırıya, kadınlığını gözardı ederek katılması, beni gerçekten de etkilemiştir…" Bu saldırıda bir savaş gemisini büyük bir başarıyla kumanda etmesi, Zerzes'e "Emrindeki erkekler kadın, kadınlarsa erkekçe davrandılar" dedirtmiştir
Artemis'in oğlu Pisindalis, onun ardından başa gelmiş ve Halikarnas'ın (Kos ve başka şehirler de olmak üzere) yönetimini sürdürmüştür Tarihçiler Pisindalis dönemi hakkında pek yorum yapmazken, oğlu II Lidamis için acımasız, zalim ve baskıcı sıfatlarını kullanmaktan kaçınmamışlardır Herodot, II Lidanis'in otoritesi ve zulmü karşısında dayanamayarak anayurdunu bırakıp, Samos adasına gitmiştir 1856'da arkeolog Sir Charles Newton,
II Lidanis'in kendi politikasına uymayan görüşlere karşı olduğu olumsuz tavrı açıkça ortaya koyan bir kanun belgesi bulmuştur II Lidanis'in ardından kimin yönetime geldiği, ya da zulmünün neden ve nasıl sona erdiği hakkında hiç bir bilgiye sahip olmamakla beraber, bölgede MÖ 4 ci yy'da büyük bir değişimin yaşandığını söyleyebiliriz
Bir önceki yüzyılda, Pers yönetimi bölgeden atıldıktan kısa bir süre sonra, Atina ile Persler arasında imzalanan "Kral Barışı" antlaşmasıyla, Asya'daki şehirlerin yönetimi tekrar Perslerin idaresine geçmiştir Persler bölgeyi küçük prensliklere bölmüş ve MÖ 377'lerde Kral Mozulus, Karya ve Halikarnas valisi olarak bölgeyi yönetmiştir


Mozolus'un iktidarına kadar Halikarnas oldukça küçük bir şehir niteliğindeydi, ancak Mozolus'un bu bölge için müthiş projeleri vardı Ayrıca, bu bölgenin istihkam ve ticaret için çok elverişli olduğunun da farkındaydı Başkent, Milasa'dan (bugünkü Milas) buraya taşıyarak şehrin etrafına büyük ve uzun duvarlar inşa ettirmişti; bu duvarların günümüze kadar ulaşan bölümleri halen Bodrum'dadır Bölge nüfusunu arttırmak amacıyla Mozolus, diğer altı şehrin yerleşim yerlerini de buraya taşıttı Mozolus, bu projelerini uygulayabilmek için, idaresinde halkı ağır vergilere boğdu Öyle ki; "omzu aşan uzunluktaki saçtan bile vergi alacak kadar…"
Mozolus'un projelerinden biri de, klasik çağdaki Bodrum'dan günümüze ulaşabilen tek yapı olan Antik Tiyatro'dur Bodrum'un ortasındaki Göktepe dağının güney eteklerindeki bu tiyatro, Anadolu'nun en eski tiyatrolarından biridir 1960'larda bir grup Türk tarafından restore edilen bu tiyatro, günümüzde de Bodrum'daki bir çok festivale sahne olmaktadır
Tiyatro'yu görmeye gelen turistler orada öylece oturup, limandan çıkan ve limana yanaşan tekneleri izlerlerken, o keyifli saatlerin nasıl da geçiverdiğini farketmezler Tiyatronun ilginç nitelikleri arasında, oyunlardan önce Diyonyus uğruna kurbanların kesildiği sunağı ve bazı koltukların arasındaki, belki de gölgelik olarak kullanılmış olabilecek delikleri sıralayabiliriz Her koltuk arasında 40 cm'lik bir mesafe bırakılmış olan tiyatro 13000 kişi kapasitelidir Göktepe dağına kısa bir tırmanış sırasında, taştan oyulmuş mezartaşlarını görebilirsiniz Roma ve Helenistik çağdan kalan bu oyulmuş mezartaşları, bir zamanların ölüm sembollerini ve çeşitli lahitleri hala üzerlerinde taşımaktadırlar (bazı kalıntılar halen kale müzesinde sergilenmektedir)
Mezarlarda görülen sembollerden biri de küçük "gözyaşı kapları" dır Bu yüksük büyüklüğündeki kaplar yas tutanların gözyaşlarıyla doldurularak, ölüyle birlikte gömülürdü Bir kişinin önemi arttıkça, "gözyaşı kapları"nın sayısı da artardı Mozolus MÖ 353'te ölünce kızkardeş-karısı Artemis II başa geçti
Artemis II yalnızca onüç yıl tahtta kaldı, fakat iki önemli iş yaptı; biri, tarihsel çağların yedi harikasından biri olan Kral Mozolus'un mezarının inşaatını sürdürmekti ("mozole" sözcüğü buradan alınmıştır), diğeri de, I Artemis'in zekası ile rekabet edebilecek düzeyde yaptığı bir savaştı
Pilini ve diğer tarih yazarları mozolenin gerçek bir harika olarak korunması konusunda fikir birliğindeydiler Deniz üserindeki oldukça uzak bir noktadan bakıldığında, 20 katlı bir bina kadar yüksek görülüyordu Bugün bu yeri görmeye gelen ziyaretçiler, ondaki görkemi ancak hayal edebilmektedirler Mozole 1500 yıl boyunca ayakta kalabilmişse de, bir zelzele sonunda harabeye dönmüştür Daha sonra Aziz Jhon'un Şövalyeleri buraya gelerek, harabedeki kalıntıları, kendileri için inşa ettikleri kalenin duvarlarının yapımında kullanmışlardır


Bu mozolenin genel olarak kabul edilmiş bulunan görünümü şöyledir: Boyu eninden uzun, dört bölümden oluşmuş halde ve sağlam bir taban üzerinde sıra halinde dizili 36 kolonluk bir salon ve sonra 24 basamaklı ve basamakların en üstünde, Mozolus ve Artemis'in heykelleri de bulunan ve dört atın çektiği bir arabanın olduğu bir piramit Duvarların dört bir yanı zamanın en büyük ustalarının freskleriyle bezenmişti ve mozolenin bu derece muhteşem bir yapıt olmasının nedeni de bu duvar freskleriydi Bunların bazı parçaları İngiltere'deki Castle Müzesi içinde bulunan Britanya Müzesi'ne (British Museum) taşınmıştır; ancak bazı sütun ayakları ve bloklar da yerinde görülebilmektedirler (bunların pek çoğu da kalenin duvarlarındadır)
Artemis'in ustaca yaptığı ve anılardan hiç silinmeyen ikinci önemli iş de Rodos'u kuşatmaktı Rodoslular, Karyalı bir kadın hükümdar ile pazarlığa oturmanın yakışık almayacağını düşündüler (hem kim bilir, belki de bu bir fırsattı), Artemis'I oradan kovmak için bir donanma gönderdiler Artemis bu planı önceden duydu ve kuvvetlerini ana limanın yakınındaki gizli bir limana sakladı Rodoslular karaya yanaşarak çıktıklarında, Artemis'in adamları gemileri tekrar açık denize doğrulttular Rodoslu askerler kuşatıldı ve pazar yerinde başları kesildi O sırada Karyalılar onlara ait gemileri Rodos'a yönelttiler Rodoslular kendi askerlerinin zaferle döndüğünü sanarak, düşman askerlerini karşıladılar ve böylece Karyalıların kucağına düşmüş oldular Artemis'in varisleri, onun kadar önemli işler yapmamışlardır
üyük İskender büyük bir hızla Anadolu'yu talan etmeye başladı ve bir süre sonra MÖ 334'de Halikarnas'a gelerek Karya Prensliği'nin kralicesi Orontabatis'e ulaştı Bu şehir, Persler için, İskender'e Ege'de karşı çıkabilecekleri son fırsattı Böylece Orontabatis, Yunanlı paralı askerlerden büyük bir Pers ordusu kurdu Tarihçilerden Diodius ve Aryan'a göre, her iki taraf da olağanüstü gayretlerle savaştı Bu arada Halikarnaslılar da, İskender'I oldukça kızdıran bir direnişi inatla sürdürdüler İskender de askerleriyle şehrin surlarından içeri girdi ve kendisine engel olan direnişçilere ceza olarak, her şeyin yığınlar halinde yakılmasını emretti (fakat yerli halka dokunmadı)

Bir yandan, kıyıdan uzaktaki bu altı şehre yeni yerleşmekte olan halk, kendi topraklarına geri gönderilirken, diğer yandan Orontabatis ve Persli ortağa Memnon, biri ana limanın doğusunda, diğeri ise batısında bulunan Salmakis ve Zefsiya'daki şatolarda mahsul tutuldular Donanmalarının geri kalanı Kos'u tuttu Kale düştüğü zaman, İskender, daha önce yakıp yıktığı bu küçük Adaprensliğinde kuvvet topladı

İskender'in zaptından sonra Halikarnas bir daha eski gücünü kazanamadı Şehrin tarihi bir süre daha hareketsiz geçti, ancak bilindiğine göre, MÖ 3'cü yüzyılda bu şehirde savaş gemileri inşa ettiren Mısır Kralı II Pitoleme'nin gücü altına girdi Roma, Mısır'I MÖ 190 yılında fethettiğinde, Halikarnas da özgürlüğüne kavuştu Bu özgürlük, MÖ 129 yılında Roma,
Karya'yı da Asya'daki yeni yapısına katıncaya kadar sürdü MS 400 yılında, Roma'nın düşüşü ve Hıristiyanlığın yükselişiyle Halikarnas, Afrodisyas Başpiskoposlugu'na bağlı olarak, bir piskoposluk mıntıkasına dönüştü Bu sırada, başkenti Konstantinopol (bugünkü İstanbul) olan Bizans imparatorluğu, en zengin seviyesine ulaştı Bu geniş imparatorluk çok geçmeden Kuzey Afrika, İtalya ve İspanya'yı da topraklarına kattı Ancak Bodrum ve havalisinin önemli olduğu dönem sona ermişti Böylece, Türklerin 11 Asırda bu bölgeyi almalarına kadar, tarihçiler için, bu topraklar hakkında yazabildikleri çok az olay olmuştur Bizanslılar burayı birinci Haçlı dönemi sırasında 1906'da ele geçirdilerse de, Türkler üç yıl sonra burayı geri aldılar
13yy sonlarına doğru, Karya olarak bilinen bölge Menteşe Beyliği'nin eyaletlerinden biri oldu ve 1392'de Sultan Bayezit tarafından Osmanlı İmparatorluğu'na katıldı Bu sırada Aziz John şövalyelerinin kalesi Simirna'daydı (bugünkü İzmir) Moğol lideri Timurlenk 1402'de burayı harabetti; onlar da, Türk Sultanı Mehmet Çelebi'den, yerine yeni toprak talep ettiler Şövalyelere Halikarnas verildi Burada yeni bir kale inşa ettiler ve bu eyaleti (buraya Mesi derlerdi) yüzyıldan fazla denetlediler


1523'de, tüm sultanların en büyüğü Kanuni Sultan Süleyman, şövalyeleri topraklarından kovdu Osmanlı İmparatorluğu Sultan Süleyman'ın 40 yıllık hükümdarlığı boyunca doruğa yükseldi, fakat bunu uzun süren iç krizler ve düşüş dönemleri takip etti
Bodrum 1770'de Rus donanması tarafından top ateşine tutuldu ve 1824'deki Yunan ayaklanmasında da Türk Donanma Üssü olarak kullanıldı Birinci Dünya Savaşı sırasında "Duplex" adlı Fransız savaş gemisi Bodrum'u ateşe tutarak, karaya yanaşmak istedi, ancak halk onları engelledi Osmanlı İmparatorluğu, Bodrum'u İtalyanlara kaptırdı ve İtalyanlar 1919'da burayı işgal ettiler Türk Kurtuluş Savaşı'nın kaçınılmaz zaferi sırasında, İtalyanlar 1922'de buradan sürüldü ve Bodrum, olağanüstü güzellikteki doğal çevresinden dolayı, dinlence yeri ve yaşamın tadı çıkarılan bir belde oldu

Alıntı Yaparak Cevapla
 
Üye olmanıza kesinlikle gerek yok !

Konuya yorum yazmak için sadece buraya tıklayınız.

Bu sitede 1 günde 10.000 kişiye sesinizi duyurma fırsatınız var.

IP adresleri kayıt altında tutulmaktadır. Aşağılama, hakaret, küfür vb. kötü içerikli mesaj yazan şahıslar IP adreslerinden tespit edilerek haklarında suç duyurusunda bulunulabilir.

« Önceki Konu   |   Sonraki Konu »


forumsinsi.com
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
ForumSinsi.com hakkında yapılacak tüm şikayetlerde ilgili adresimizle iletişime geçilmesi halinde kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde gereken işlemler yapılacaktır. İletişime geçmek için buraya tıklayınız.