![]() |
İstiklâl Marşı Nasıl Kabul Edildi? |
![]() |
![]() |
#1 |
Prof. Dr. Sinsi
|
![]() İstiklâl Marşı Nasıl Kabul Edildi?İstiklal Marşı, İstiklal marşı nasıl kabul edildi, İstiklal marşı ne zaman kabul edildi, İstiklal marşının kabul edilişi, İstiklal marşının kabul edilmesi, İstiklal marşının kabul edilmesi ile ilgili bilgi, İstiklal marşının kabulü İstiklâl mücâdelesinin en çetin bir safhasında milletin duygularını belirtecek bir "İstiklâl Marşı"nın yazılması istenmiş ve böylece, Maarif Vekâleti tarafından bir müsabaka açılmış ve müsabakada birinciliği kazanacak zâta 500 lira nakdî mükâfat verileceği ilân edilmişti ![]() Yurdun her tarafından 500'den fazla şâir müsabakaya girmişti ![]() ![]() Mehmet Âkit, marşın mükâfatlı olmasından dolayı müsabakaya katılmamıştı ![]() ![]() "Pek aziz ve muhterem efendim, İstiklâl marşı için açılan müsabakaya iştirak buyurmamaklarındaki sebebin izâlesi için pek çok tedbirler vardır Zât-i üstadânelerinin matlûb şi'iri vücûda getirmeleri maksadın husûli için son çâre olarak kalmıştır ![]() ![]() ![]() Bu mektubun yazılmasından bir ay bile geçmeden milletin istediği İstiklâl Marşı yazılmış ve kahraman orduya ithaf olunmuştu ![]() Marş, Maarif Vekili Hamdullah Suphi ve arkadaşları tarafından beğenilmişti ![]() ![]() ![]() Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin 1 Mart 1337 (1921) tarihindeki toplantısında kararı, K****i Meb'usu Basri Çantay, Meclise gelen marşlardan birinin okunması için bir takrir vermişti ![]() ![]() Marşlardan birinin okunması için Meclis Reisi tarafından, Hamdullah Suphi Bey kürsüye davet edilmiş ve ezcümle şöyle konuşmuştur: -Arkadaşlar, hatırlarsanız, Maarif Vekâleti son mücâdelemizin ruhunu terennüm edecek bir marş için şâirlerimize müracaat etmiştir ![]() ![]() Hamdullah Suphi, Mehmed Âkif'ten bir marş yazmasını rica ettiğini, marşın yazıldığını, beğenildiğini söylemiş ve intihabının Meclis'e ait olduğunu da sözlerine ilâve etmiştir ![]() Hamdullah Suphi, gür sesiyle Meclis'in kürsüsünde İstiklâl Marşı'nı okumuştur ![]() "Hakkıdır, hür yaşamış bayrağımın hürriyet Hakkıdır, Hakka tapan milletimin İSTİKLÂL" mısraları ile bu marş, Meclis üyelerinin şiddetli ve heyecanlı tezahüratına vesile olmuş, salon alkış sesleriyle dolmuştur ![]() Kastamonu meb'usu Dr ![]() ![]() ![]() Riyâset-i Celîleye : Müzâkere kifayetini ve Mehmed Akif Beyin İstiklâl Marşı'nın kabulünü teklif ederim ![]() Bundan başka Bolu meb'usu Tunalı Hilmi de takrir vermiş ise de reddedilmiş ve gene aynı tarihte Karâsi meb'usu Hasan Basri tarafından Riyâset-i Celîleye verilen takrirde: Riyâset-i Celîleye : "Bütün meclisin ve halkın takdîrâtını celbeden Mehmed Âkif Beyefendinin şiirinin tercîhan kabulünü teklif ederim ![]() Takrir Meclis Reisi tarafından oya sunulmuş ve kabul edilmiştir ![]() Böylece Mehmed Âkif tarafından yazılan marş İstiklâl Marşı olarak ekseriyetle kabul edilmiştir ![]() Kırşehir Meb'usu Müfid Efendi, bu marşın, Hamdullah Suphi Bey tarafından Kürsüde tekrar okunmasını Konya Mebusu Refik Koraltan da Milletin ruhuna tercüman olan işbu İstiklâl Marşının ayakta dinlenmesini teklif etmiştir ![]() Bunun üzerine 12 Mart 1337 (1921) 'de kabul edilen ve kanuniyet kesbeden İstiklâl Marşı tekrar Hamdullah Suphi tarafından okunmuş ve marş ayakta dinlenmiştir ![]() "Doğacaktır sana vâdettiği günler Hakkın, Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın ![]() İşte bu ruh ve îmân ile Türk Ordusu Sakarya boylarında, İzmir yollarında Allah'ın lütuf ve insaniyle şecaat ve kahramanlıklarını göstermiş ve nihayet 9 Eylü 1922 tarihinde Hakk'ın vaat ettiği o parlak güneş, İzmir ufuklarında doğmuş, Müslüman Türkün saffet ve kudreti karşısında düşman büyük bir hezimete uğramış ve denize dökülmüştür ![]() Aziz ve mübarek vatanımızın her karış toprağı şehitlerimizin kanlarıyla sulanmış, zaferin şahikasına ulaşmıştır ![]() "Korkma ! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak; Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak ![]() O, benim milletimin yıldızıdır, parlayacak, O, benimdir; o, benim milletimindir ancak!" mısraları ne derin bir mânâ taşımaktadır ![]() İzmir'in meşhur Kadife Kalesi'nde büyük Şanlı Türk bayrağı dalgalanmağa ve şiddetli alkışlar arasında yurdun her tarafında zafer şenlikleri yapılmağa başlanmıştı ![]() Mehmed Âkif'e niçin istiklâl Marşı'nı Safahâtı'na koymadığı sorulduğunda o büyük insan: "O benim değildir ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Yakın arkadaşlarından, Ankara Baytar Müdürü'nün anlattığı palto hikâyesine göre ![]() ![]() ![]() Mehmed Âkif'in giyecek bir paltosu yoktu ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Mehmed Akif'in buna benzer şahsına has daha birçok meziyetleri vardır ![]() ![]() Mehmed Âkif'in rahatsız bulunduğu Alemdağı'nda son günlerde içlerinde Târık Us'un da bulunduğu bir grup üstadın ziyaretine gitmişler, Mehmed Âkif bitkin bir hâlde yatağında yatıyordu ![]() — Acaba İstiklâl Marşı yeniden yazılsa daha iyi olmaz mı? demiş, bu söz üzerine yatağında bitkin bir hâlde yatmakta olan Akif; birdenbire başını kaldırmış ve ona: — Allah bir daha bu millete İstiklâl Marşı yazdırmasın! Evet: — Allah bir daha bu memleketin, bu milletin istiklâlini tehlikeye düşürmesin! Bir daha onu istiklâl Marşı yazmaya mecbur etmesin, sözüyle ziyaretçileri susturmuş, o büyük insanın ne demek istediği herkes tarafından anlaşılmıştı ![]() Büyük insan Mehmed Akif Ersoy, mezarına milleti için yazmış olduğu istiklâl Marşı'yla konulmuştur ![]() ![]() Cenâb-ı Hak rahmet etsin, ruhu şad olsun ![]() *Veli Ertan, Milli Kültür Dergisi, Aralık 1979 |
![]() |
![]() |
|