Prof. Dr. Sinsi
|
Philadelphia Deneyi Hakikat Miydi? | Makale
Philadelphia deneyi hakikat miydi?
Yok Oldu ve 640 km uzakta ortaya çıktı;
1943 yılında yapıldığı sav edilen Philadelphia Deneyi´ni anlatan bu makale sekiz yıllık 1 çalışmanın özetidir Deney birlikte alakadar medyatik ciddi araştırmalar, 1980´de Philadelphia Deneyi´ni perdeye getiren filme müsade verildikten sonraları başladı Daha öncelerde, kamuoyuna göre hadise yalnızca saçma 1 söylentiydi Charles Berlitz ve William Moore´un ortak yazdıkları kitap bile Daniken uçukluğunun yarattığı dalgaların içinde kaybolmuş ve yeterince alaka görmeyerek, 1 fantazi bi şekilde kabul görmüştü fakat Deney birlikte alakadar şüpheler halen sürmektedir, nedeni anlamsız olan 1 söylenti bile olsa aşağıda okuyacağınız hadiseler dizisi, şaşırtıcı, düşündürücü ve gerçekçidir
Bugün sebebiyle Philadelphia Deneyi daha faal ve düşündürücü 1 iddiadır, olayda adı geçen 1 avuç insandan geriye hemen kimse kalmadığı sebebiyle kesin doğrulanma sebebiyle ABD görünmeyen arşivlerinin açıklanması gerekmektedir ama, sinema sebebiyle devlet tarafından zor müsade verilmesi şüphe uyandırmakta ve dikkatleri yoğunlaştırmaktadır Yaşamını Philadelphia Deneyi´ni araştırmaya adayan ve 1 de "A-Z´ye Philadelphia Deneyi" adlı kitabı yazan Alfred Bielek bize bütün olanları anlatırken, neredeyse delirme noktasına geldiğini söylüyordu;"Tanıkların sayısı azdı fakat veri epey fazlaydı Sanki 1 süper marketteki tezgahlardan istediğim malı seçiyordum Neyin ne kadar lazım ve doğru olduğunu seçmek asla kolay değildi Oysa John Lennon´un dediği gibi ben yalnızca "birazcık gerçek" istiyordum Uyduruk bilimsel tanımlamalardan, psiko-ruhsal iddialardan, uzaylılardan ırak kalmanın savaşını verdim bütün titizliğime rağmen yine de, kitap yayınlandıktan sonraları tepki aldım ve gördüm ki kitapta adı geçen birtakım şahıslar ve olaylardah hoşlanmayanlar vardı Oysa ben bu aktüel miti biraz da süslemek istemiştim UFO´lardan ve Bermuda Üçgeni´ninden okuyucuyu biraz heyecanlandırmak amacıyla desen bi şekilde söz ettim fakat uzaylılar insan etini tavuk eti kadar lezzetli buluyorlar, tarzında 1 uçukluğa hiç kalkışmadım "
"Evrensel vakit Saati"
Deneyin resmi ve bilimsel adı "Project Rainbow-Gökkuşağı Projesi" idi Gökkuşağı Projesi, iddialara göre II Dünya Savaşı sırasında ufak destroyer tipi 1 cenk gemisinin başından geçti Olayın yeri Philadelphia Deniz Üssü´ydü amaç ise gemiyi düşmanın fark etmemesi görünmez yapmaktı Projeye göre, orjinal düşünce hasım radarları asla fark etmeden gemi istenilen yerde birden ortaya çıkacaktı Bilimsel tanımın adı; optikal görünmezlikti; hususi 1 sistemle ya da jeneratörle oluşturulan epey kuvvetli manyetik 1 alan gemiyi saracak, ışınları ya da radar dalgalarını büker veya kırarken gemi görünmez olacaktı Düşüncesi bile 1 mucizeye benziyordu ve iddialara göre de Gökkuşağı Projesi başarılı olmuştu Yani gemi fiziksel bi şekilde kaybolmuş ve tekrar geri dönmüştu Tanıklara göre geminin üzerini 1 pelerin gibi saran manyetik alan görevini yapmıştı ama ana erek geminin kaybolduğu yerde değil, 1 farklı yerde ortaya çıkmasını sağlayabilmekti yani daha pop 1 deyimle "ışınlanma" yapılmalıydı Philadelphia Deneyi´nin temelinde fikir bi şekilde Albert Einstein´ın "Çekim ve Elektriklenmede Birleşik Alan Kuramı" bulunur teori, deneyciler tarafından elektronik kamuflaj bi şekilde tasarlandı Einstein, kuramını 1925-27 arasında Almanya´da 1 Prusya bilim dergisinde yayınladı fakat kuramını denemiş ve üstelik bütün anlamıyla geliştirmiş değildi O dönemdeki amaç, epey kuvvetli 1 elektromanyetik alanın sağlanarak gemilerin görünmez olmaları ve bu sayede top mermilerinden ve denizaltıların atacakları torpidolardan korunmasıydı üstelik arkasından, görünmezlik alanının 1 benzerinin denizde değil, havada oluşturularak kritik üslerin görünmesinin engellenmesi de düşünülmüştü Deneyin esas çalışmaları, "Project Rainbow" adıyla 1930´ların başında Chicago Üniversitesi´nde başlatılmıştı, 1931´de Princeton Üniversitesi´ne taşındı Einstein, Dr John von Neumann ve Dr Nikola Tesla vakit vakit bu projede mekan aldılar Burada Dr Alfred Bielek´in çalışmaları ve anıları epey önemlidir; Bielek, bütün on yılda 1 12 Ağustos´da manyetik güç alanının yine oluştuğunu öne sürüyordu Yani 1943´den sonraları 1963 ve 1983´de bu hadise olmuştu, olayın nedeni Senkronizasyon´du güç alanları yine toplanıyor, dalgalanarak ortaya çıkıyordu, fakat bu alanlar karmaşık ve şaşkındı Bilgisayarın babası olan Neumann, 1986´da ölen Bielek´in anılarında yazdığına göre olayı doğrulamıştı ve ifadesi teyp bantlarında vardı Neumann doğa yasalarının bütün öğrenilmemesinin epey tehlikeli olabileceğini de söylüyor ve korkuyordu Oluşturulan dev güç, doğru açıda senkronize edilirken birden kontroldan çıkmış ve "yönsüz dalgalar"a dönüşünce alışılmadık tesirler başlamıştı Senkronize olamayan dalgalar zamanı büküyor ve etkiliyordu 1 diğer entresan yaklaşım, Wisconsin Üniversitesi Matematik Profesörü olan Henry Levenson´dan gelmişti; Levenson, zamanın merkezi 1 alanın çevresinde yoğunlaştığını ve 1 "Zaman Saati" oluşturarak, bütün varoluşun gerçekleştiği ve gerçekleşeceği şifrelerle çalıştığını söylüyor ve ekliyordu; "Şifrelerin içinde yaşayan herşey bulunur, dünyadaki bütün maddesel varoluş dünya saatine ya da zamanına göredir; dünya, Güneş Saati´ne göre, Güneş´de galaktik saate göre ayarlıdır şayet, vakit kilidi 1 yüksek ve kuvvetli 1 güç alanıyla bozulursa, ortaya muhtelif türlerde vakit ve yer dengesizlikleri çıkacaktır Ta ki, vakit kendini tekrardan düzeltip, dengesini bulana kadar  "
Bir bilim adamının esrarengiz ölümü;
Biz yine Philadelphia Deneyi´ne daha da doğrusu Philadelphia´ya dönelim Olayın yaşandığı dönemdeyiz; Öykü 1943 yılı Haziran ayında başladı, geminin adı USS Eldridge´di, DE 173 1 koruma destroyeri bi şekilde sınıflandırılmıştı 1 tanığa göre, 75 KVA gücündeki 2 dev jeneratör geminin ön top taretlerinin altına monte edildi, buradan geminin güvertesine dört manyetik ışın yayılacaktı Üç RF vericisi (Her biri 2 megawat CW gücündeydi ve onlarda güverteye monte edilmişti ), 3000 tane 6L6 kuvvet arttırıcı tüp, 2 jeneratörün oluşturduğu gücü yayacaklardı, hususi senkronizasyon ve modülasyon devreleriyle diğer ekipman, oluşan kütlesel elektromanyetik alanları kullanılırlığa indirgerken, kırılmış ve ışınlar ve radyo dalgaları gemiyi saracak ve sonuçta gemi hasım gözlemcileri sebebiyle görünmez olacaktı USS Eldridge adlı destroyer, Philadelphia Deniz Üssü´nün önünde biraz açıkta demirsiz duruyordu, gözlem gemisi bi şekilde da SS Andrew Furuseth adlı 1 şilep seçilmişti İşte iddialara göre Philadelphia Deneyi efsanesinin başlangıcına niçin olan insan bu geminin personelinden olan 1 gemicidir Bu adam,, Carl M Allen imzasıyla, 1950 yılında Dr Morris K Jessup´a tuhaf mektuplar yazdı fakat zarfın üzerindeki ad Carlos Miguel Allende´ydi Mektuptaki anlatıma göre Allende ya da Allen, olayı baştan sona izlemiş gibiydi, Jessup adres bi şekilde verilen posta kutusuna mektup yazarak detay istedi ve 1 mektup daha geldi; bu Allen, anlattıklarını kanıtlamak sebebiyle hipnoz, sodyum pentatol (bilinci uyuşturarak iradeyi kıran doğruyu söyleten 1 ilaç) ve teyp kaydı istiyor, olayın faal 1 şekilde acıklanması halinde insanların böyle 1 nakil sistemiyle yıldızlara bile gidebileceğini yazıyordu Jessup ise, adamın tanıklık iddialarından en azından 1 tanesinin doğru olabileceğini düşünüyordu Aslında Jessup, matematikçi ve gökbilimciydi astro-fizik alanındaki çalışmaları nedeniyle "Felsefe Doktoru" ünvanı almıştı, İnkalar ve Mayalar´la alakadar çalışmalar yaptı, Bermuda Üçgeni ve UFO konularında tezler yayınladı İkinci mektuptan sonraları Jessup, Deniz Kuvvetleri´nden 1 çağrı aldı Deniz Kuvvetleri Araştırma Bürosu´na gittiğinde eline 1 kitap verildi ve kitap kendi yazdığı kitaptı, 1 sene önce Büro´ya postayla yollanmıştı Jessup, hatırlıyordu; "The Case for the UFO" adlı kitap taslağını Deniz Kuvvetleri´nden Amiral N Furth´a yollamıştı fakat Amiral haberi olmadığını söylüyordu Kitabın sayfalarına 3 farklı yazıyla yazılmış notlar alınmıştı, Dr Jessup yazılardan birisinin Allen´in yazısının aynısı olduğunu farketti Notlar sanki dünyadışı birisinin gözlemi bi şekilde yazılmış gibiydi, binlerce sene önceki uygarlıklardan söz ediliyor, dünyaya gelen uzay araçları tanım ediliyordu, sonunda ise kuvvet alanlarından, 1 cismin nasıl kaybolup, yine nasıl ortaya çıkarılabileceği ve de 1943´de Philadelphia´da yapılan deneyden söz ediliyordu Normalde, saçma bi şekilde tanımlanması gereken bu kitap, nedense ABD Hükümeti tarafından Pentagon´da üst seviye belli yetkililere hususi bi şekilde dağıtıldı Carlos Miguel Allende ya da Carl Meredith Allen yani Dr Jessup´a mektup yazıp, deneyi anlatan adam kimdi? niçin mektubu yazdıktan sonraları kayboldu ve öyküsünü niçin basına yollamadı? ABD Hükümeti, Jessup´un üzerinde notlar bulunan kitabıyla niçin ilgilenmişti? 1959 Nisan´ında Jessup, arkadaşı Dr Mason Valentine´i arayarak Deney birlikte alakadar kesin sonuçlara ulaştığını anlatarak ertesi gün buluşmalarını istedi, 20 Nisan akşamı yemekte buluşacaklardı fakat bu yemek gerçekleşemedi O gece, Miami´de, Hammock Parkı´nda Dr Morris K Jessup, arabasında cansız bulundu, polis raporlarına göre arabasında eksoz gazıyla intihar etmişti ve söz konusu notlar ortada yoktu Arkadaşları Jessup´un hiç intihar edecek biri olmadığını söylediler, Valentine ise Jessup´un hastaneye götürüldüğünde halen sağ olduğunu öğrendiğini sav etti ama bunlardan 1 netice çıkmadı ve hadise kapandı Acaba öyle miydi? Jessup´un Philadelphia Deneyi birlikte alakadar çalışmalarına ne olmuştu? Bu çalışmalar kimleri, niçin rahatsız etmişti? Gizem halen çözülmüş değil
Korkunç hadise başlıyor 
Tanığa göre, deney 22 Haziran 1943´da sabah 09:00´da jeneratörlere kuvvet verilerek başlatıldı Manyetik alan oluşuyordu; sonraları yeşilimsi 1 sis gemiyi örtmeye başladı ve USS Eldridge kayboluyordu; tanık şöyle sürek ediyor; "Biran yalnızca geminin çıpasını görebildim, sonraları o da kayboldu, bundan sonra sis de yoktu ve bomboş denize bakıyorduk, bizim gemide bulunan üst rütbeli subaylar ve bilim adamları korku ve heyacan içinde soluklarını tutarak inanılmaz başarılarını seyrediyorlardı Gemi ve mürettebatı yalnızca radardan değil gözlerimizin önünden de yok olmuştu Herşey planlandığı gibi gelişiyordu, 15 dakika sonraları emir verildi ve jeneratörlerin şalteri kapatıldı Önce birşey olmadı, ardından yeşil sis yine ortaya çıktı ve USS Eldridge görünmeye veya geri dönmeye başladı fakat nereden geliyordu? Sis azalırken, birşeylerin hatalı gittiğini hissettik Hemen gemiye yanaştık, ilk önce mürettebatın çoğunun geminin yanından sarkarak kustuklarını gördük, diğerleri güvertede şaşkın şaşkın bilinçsizce dolaşıyorlardı Yetkili ekipler gemiye girerek bütün mürettabatı dar 1 vakit içersinde uzaklaştırdılar ve yerlerini hazır bekletilen yepyeni 1 mürettebat aldı Birkaç gün sonraları, yepyeni 1 deneye karar verildi, gemi istenilen radar görünmezliğine ulaşmıştı, donanım değiştirildi ve 28 Ekim 1943´de deney yine eşdeğer gemide yapıldı Jeneratörler çalıştıktan hemen sonraları Destroyer hemen hemen görünmezlik çizgisine ulaşmıştı, yalnızca burnu ve kıçı görülüyor, arada ise birtakım çizgiler belli belirsiz seçiliyordu sonraları yalnızca su üzerinde tekne boyunda 1 çizgi kaldı Birkaç dakika sonraları mavi 1 ışık parladı ve o çizgi de yokoldu bundan sonra gemi bütünüyle yoktu Birkaç dakika sonraları millerce uzakta Norfolk´da ortaya çıktı fakat göründükten biraz sonraları bilinmeyen 1 nedenle yine kayboldu ve Philadelphia´da tekrar ortaya çıktı Bu defa durum ciddiydi, bütün mürettebatın başı beladaydı çoğu yokoldu ve 1 daha geri dönmediler fakat en korkuncu beş denizcinin geminin eriyen ve sonraları yine katılaşan metal levhalarının içinde kalmalarıydı Bu feci 1 olaydı, birisi kurtuldu fakat 1 daha hiç eski haline dönemedi Aklını tamamiyle yitirmişti fakat yapacak birşey yoktu Bazılarının pşisik yetenekleri gelişmişti, sokakta yürürken kaybolan ve yine ortaya çıkan insanlar vardı Manyetik alanın içinde kalan mürettebattan kaybolanlar yalnız birinin yüzüne ya da eline dokunmasıyla görünür hale geliyorlardı yani dokunmanın giysilerin olmadığı 1 yere yapılması gerekiyordu "Donma" adı verilen bu durum saatlerce, günlerce sürebiliyordu üstelik 1 tayfanın donması altı ay sürdükten sonraları kurtarılabildi Elektronik kamuflaj başladıktan sonraları geminin ve mürettebatının tamamen kaybolup, epey ırak 1 yerde ortaya çıkıp ve sonraları tekrardan geri dönmesine niçin olan neydi? Sorunun cevabı halen yok fakat Philadelphia Deneyi hayatımda yaşadığım en korkunç, en inanılmaz olaydı; bildiklerim bu kadar, uzmanların ne düşündüklerini bilecek konumda değildim "
Holografik balonlar;
Gemi nasıl Norfolk´a gitti? niçin yine Philadelphia´da 1 yere gitmedi? Levenson´un "Zaman Kilitleri" mi niçin olmuştu? Biz 1 vakit dizisi içinde yaşıyoruz, bütün hareketimizde 1 an geçiyor ve zamanı olmadan süregelen uzayla çevriliyiz Uzay-zaman içinde 1 yerde, 1 an sebebiyle varolduğumuzda, oluşan vakit karesi yani o anın resmi, yerel uzay/mekan koşulları gereğince yakalanır ve dünyadan çıkarak güneş sistemine yayılır fakat uzaya gitmez ve güneş sisteminin çevresinde yörüngeye girer Bu "ışınlanma" gibidir yani bütün hareketimizin 1 resmi çekilip, uzaydaki albümde yerini almıştır Bu ebedi vakit resimleri ya da dilimleri Yaradılış´dan beri bulunur Yani dünya zamanı içinde değil de, uzay zamanı içinde geri dönüp bütün resimleri görebiliriz Bu oluşumun diğer koşulu bugünün emilme özelliğidir, içinde bulunduğumuz an 1 1 balon gibi şişerek holografik 1 imaj oluşturur; bu tek 1 anlık resimlerin biriktiği 1 alandır ve hususi 1 uzay alanındadır Yani o alanda bu an ve geçmişteki bütün anlar vardır; İşte USS Eldridge´in Norfolk´da ortaya çıkmasının nedeni geçmişinde orada bulunmasıdır; çarpılan uzay-zaman alanında geminin geçmişte orada bulunduğu anın resmi ortaya çıkmış ve gemi görülmüştür Yani o anda hem Philadelphia´da, hem de Norfolk´tadır şayet vakit alanını yeterince bozabilirsek, nesne 1 an sebebiyle geçmişte bulunduğu 1 yerde gözükebilir, dünya-zamanda değil, uzay-zamanda mekan değiştirmiştir sebebi daha önce oradaydı şayet hadise sırasında ve transer tamamlanmadan önce birisi enerjiyi durdursaydı, nesne parçacıkları ışınlanarak emilecek kaynağına doğru yani geriye vakumlanarak bu andaki orjinal yerine dönecekti İki balon düşünün; Birisinin içinde Philadelphia´da USS Eldridge bulunsun; diğeri balon ise Norfolk´da fakat içi boş; bu boş balonda nesne olmayan holografik imaj beliriyor ve bu imaj geçmişte 1 yerde olan uzaysal görüntü Geçmişteki bütün vakit resmi 1 holografik görüntü balonu bi şekilde bulunur, bunu 1 çizgi filmin ya da 1 animasyonun kareleri bi şekilde da düşünebilirsiniz Ve bu fotoğraf dizisi bütün varolan şey sebebiyle oluşmaktadır; Şimdi dikkat edin; şayet biz Philadelphia´da bulunan USS Eldridge´in kendisinin bulunduğu dolu balonu sıkıştırırsak, Norfolk´daki boş balona giden maddi 1 irtibat koridoru veya nesne tüpü oluştururuz Yani görüntü gemiye doğru  Bu noktada, kaynağın dörtte biri boş, hedefin dörtte üçü doludur, işte bütün bu anda birisi balonu sıkıştırmayı durdurursa ne olur? Işınlanmış nesne dalgalar halinde geri dönerek orjinal uzaysal alanına geri döner yine vakum yaparak balonunu doldurur Basınç yani sıkıştırma enerjisi"Yüksek şiddette titreşen manyetik alanlar" transferden önce serbest kalmıştır netice dalgaları dev bozucu ya da distortional tesirler yaratarak kütleyi alanında hacimsiz bırakırlar Canlı organizmaların kayıt alanındaki etkileri kağıt gibi incedir, dalga yerini alırken bütün dalgaların kaydı sırasında kurbanlar hayalet kayıtlara dönüşürler Bu bio-plazmik alanın bozulması ciddi fiziksel sorunlara yol açabilir; bu ihtimal öldürücü ve şaşırtıcıdır fakat yapacak 1 şey olamaz, bilgisayarda sözcük işlem programıyla fotoğraf yapamazsınız şayet amaç görünmezlikse, muhtelif tarif ve yorumlar getirebilir fakat neden gemi suya batmamış ya da karada 1 kentin ortasında belirmemiştir sorusunun cevabı yukardadır, zira geçmişin resimlerinde bunlar yoktur Ve negatif sonuçlara göründüğü kadar bakılırsa, deneyde hatalı giden birşeylar bulunur fakat bunlar nedir?
"Philadelphia Deneyi olasıdır "
Philadelphia Deneyi bu bilimsel anlatımlardan sonraları bugün 1943´de olduğundan epey daha çok aktüel yepyeni kaynaklardan yepyeni detaylar öğrenilmekte, 1 diğer iddiaya göre projede vazife alanların beyni yıkanarak, gördüklerini unutmaları sağlanmıştı fakat seneler sonraları hatıralar geri gelmeye başladığı sebebiyle yaşayan tanıklar konuşmaya başladılar Bielek bu yepyeni iddialardan kitabında söz ediyor Hikayeyi dinledikten sonraları hemen akla gelen birtakım kritik sualler var;
* Philadelphia Deneyi, 1943 yılında gerçekten USS Eldridge adlı 1 destroyerde ya da 1 farklı gemide mi yapıldı? Bu gemiye ne oldu?
* Gerçekten göz açıp kapayınca kadar koca 1 destroyer 6000 km uzağa gidip geldi mi?
* bütün 2 deneyde mekan alan mürettebata ne oldu? Şimdi neredeler ve 54 sene sonraları halen yaşayanlar var mı?
* İçlerinden hiçbirisi ortaya çıkıp, olayı niçin anlatmadı?
* Nasıl oldu da ABD Deniz Kuvvetleri, böylesine kritik 1 bilimsel adımı, 50 sene saklayabildi?
* Böylesine korkunç 1 sonuca ulaşan bu teknoloji nasıl birşeydir?
* Einstein´ın "Birleşik Alan Kuramı" hakikat miydi?
* Peki bu teori geliştirilip, tamamlanmış mıydı?
* Bugün Philadelphia Deneyi birlikte alakadar dosyalar hangi kapalı kapının ardında saklanıyor?
Daha pek epey sual sorabiliriz fakat yanıtlar bulunamıyor, Bielek yukardaki soruların bazılarına yanıt aradı fakat o da yeterince tatmin edemiyor UFO´larla Philadelphia Deneyi arasında ne gibi 1 ilişki olabilirdi? Dr Rinehart kimdi? Bu ad Türkiye´de de "Yok Oldu" adıyla yayınlanan "Thin Air" adlı Philadelphia Deneyi alakadar kitapta duyuldu, kitabı George E Simpson ve Neil R Burger yazmışlardı Alfred Bielek and Preston Nichols´a göre, Dr Rinehart, Bill Moore adlı 1 bilim adamının takma adıydı Moore, deneyin ilk aşamalarının bilimsel hesaplarını yapmış ve üstelik deneyde bizzat vazife almıştı, ışığın bükülmesi alanında uzmandı Peki fakat kimdi ve neredeydi? Jessup´un arkadaşı Dr Valentine, Charles Berlitz´le yaptığı röpörtajda şöyle diyordu; "Bence Philadelphia Deneyi bilinen va alışılmış yollarla açıklanamaz birtakım bilim adamları atomun esas yapısının, nesne parçacıklarından değil, elektromanyetik alanlardan oluştuğu görüşündeler Bu epey karmaşık güç alanlarının birbirlerini etkilemesi olayıdır şayet böyle 1 evrenin içinde maddenin katlı fazları bulunmasaydı, şaşılırdı Bu fazların birisinden birisine geçilmesi 1 yaşamdan ötekine geçmeye eşdeğer Boyutlar arası değişmedir yani dünyalar içinde dünyalar mümkün Manyetik alanların karıştırıcı bi şekilde değişimler yaratabileceğinden kuşkulanılıyordu Maksatlı bi şekilde, olağandışı manyetik şartlar yaratılması hem fiziksel, hem de yaşamsal bi şekilde maddenin fazını değiştirebilir Bu durumda da, bağımsız 1 varlık olmayan fakat içinde bulunduğumuz yaşama eşdeğer belirli 1 madde/zaman/enerji boyutunun 1 parçası olan vakit faktörünü de çarpıklaştırır Kısacası Deney, olasıdır " Berlitz´e göre Philadelphia Deneyi´nin yapılıp yapılmadığı belli değildir ve şimdi sebebiyle kanıtlanamaz fakat kavram bi şekilde geçerlidir sebebi Einstein´ın "Birleşik Alan" kuramı tarafından desteklenmektedir şayet Deney yapıldıysa, söylentilerin ardındaki hakikat tanıklar susmaktadırlar ve belki de "Yok Oldu" kitabında anlatıldığı gibi çıldıran ve inanılmaz değişimler gösteren mürettebatın bazıları ölmüş ya da görünmeyen 1 yerde ölümü beklemektedirler Ve belki de 1 gün, üzerinde "Çok Gizli" yazılı 1 dosyanın açılma zamanı gelecek karanlıklar aydınlanacaktır
|