Üç Soru|Masal Ve Hikaye Özetleri |
|
|
#1 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Üç Soru|Masal Ve Hikaye ÖzetleriÜÇ SORU Bir zamanlar bir kralın aklına şöyle bir düşünce geldi: "Eğer bir işe ne zaman başlayacağımı; kimi dinleyeceğimi ve yapmam gereken en önemli şeyin ne olduğunu bilseydim, girdiğim her işi başarırdım " Aklına böyle bir fikir düşünce, krallığın dört bir yanına, kim kendisine her iş için en uygun vakti, bu iş için en gerekli kişinin kim olduğunu ve yapılması gereken en önemli şeyin ne olduğunu öğretirse ona büyük bir mükafat vereceğini ilan etti ![]() Bilgeler kralın huzurunda toplandı, fakat sorulara verdikleri cevaplar birbirinden tamamen farklı çıktı İlk soruya cevap olarak; kimileri herhareketin doğru vaktini bilmek için önceden günlerin, ayların, yılların yer aldığı bir takvim hazırlamak ve sıkı sıkıya buna uyarak yaşamak gerektiğini söylediler "ancak böylece" dediler "her şey tam zamanındayapılabilir" Diğerleri ise her hareketin doğru vaktine önceden karar verilemeyeceğini, kişinin kendisini boş eğlencelere kaptırmayıp, hep daha önce olmuş olayları izleyerek en lüzumlusunu yapabileceğini iddia ettiler ![]() Bu defa başka bilginler de kral neler olup bittiğine ne kadar ederse etsin, tek bir kişinin her hareket için en uygun vakte karar vermesinin imkansız olduğunu; kralın, her şeyin en uygun vaktini tespitte ona yardım edecek bir bilge kişiler konseyi kurması gerektiğini söylediler ![]() Fakat bu defa da başka bilginler; "Bir konseyin önünde beklemesi imkansız bazı şeyler vardır, bu işlerin yapılıp yapılmayacağına ancak tek bir kişi anında kara verebilir" dediler "Buna karar vermek içinse nelerolacağını önceden bilmek gerekir Neler olacağını önceden bilenler de yalnızcasihirbazlardır Dolayısıyla her hareketin doğru vaktini bilmek isteyen,sihirbazlara danışmalıdır ![]() İkinci soruya da aynı şekilde türlü türlü cevaplar geldi Kralın enfazla ihtiyaç duyduğu, en gerekli kişiler bazılarına göre danışmanlar; bazılarına göre papazlar; bir kısmına göre hekimler; daha başka bir kısmına göre ise savaşçılardı ![]() Üçüncü soruya, yani en önemli işin ne olduğu konusuna gelince; bazıları dünyadaki en önemli şeyin bilim olduğunu söyledi Bir kısmı savaştaustalaşmak; daha başkaları da dinî ibadet dediler ![]() Bütün cevaplar birbirinden farklı çıkınca, kral bunların hiçbirisini kabul etmeyip hiç kimseye de ödül vermedi Ama halâ doğru cevapları aradığıiçin, bilgeliğiyle ünlü bir münzeviye danışmaya kara verdi ![]() Münzevi, hiç ayrılmadığı bir ağaç kovuğunda yaşar, yanına sade halktan başkasını kabul etmezdi Bu yüzden kral üstüne sade elbiseler giyerekkendisini halktan biri gibi göstermeye çalıştı ve yola düştü ![]() Münzevinin kovuğuna yaklaştıklarında atından indi ve muhafızını da geride bırakıp yola devam etti Kral yaklaşırken münzevi kovuğunun önüne çiçektarhları kazıyordu Kralı gördü, selamlayıp kazmaya devam etti Münzevi mecalsizve zayıf birisiydi; küreğini toprağa her sokuşunda bir parçacık toprak çıkarıyor, soluk soluğa kalıyordu Kral yanına gelip şöyle dedi![]() "Ey bilge münzevi, size üç sorunun cevabını sormak için geldim Doğruşeyi doğru zamanda yapmayı nasıl öğrenebilirim? En fazla muhtaç olduğum, dolayısıyla diğerlerinden fazla ilgi göstermem gereken insanlar kimdir? En önemli ve her şeyden önce kendimi vereceğim işler nelerdir?" Münzevi kralı dinledi, ama cevap vermedi Avuçlarına tükürüp kazmayadevam etti ![]() "Yoruldunuz" dedi kral, " Küreği bana verin de biraz dinlenin "Münzevi, "Sağolun" diyerek küreği krala verip yere oturdu Kral iki tarhkazdıktan sonra durup sorularını tekrarladı Münzevi yine cevap vermedi; bu defaayağa kalktı, elini küreğe uzattı ve şöyle dedi: "Biraz dinlenin; bir parça da ben çalışayım " Fakat kral küreği ona vermeyip kazmaya devametti Bir saat geçti, bir saat daha Güneş, ağaçların ardından batmayabaşladı; sonunda kral küreği toprağa saplayıp şöyle dedi: "Ey bilge kişi, senin yanına sorularıma bir cevap bulmak için geldim Eğer cevapvermeyeceksen, söyle de evime gideyim" Münzevi, "Buraya koşarak birisigeliyor" dedi, "bakalım kim?" Kral arkasına döndüğünde bir adamın koşarak kendilerine doğru geldiğini gördü Adamın karnına bastırdığı ellerininaltından kan sızıyordu Kralın yanına ulaşınca, kendinden geçercesineinledi, sonra da bayılıp yere düştü Kral ve münzevi, hemen adamınüstündeki elbiseleri çıkardılar Karnında büyük bir yara vardı Kralyarayı elinden geldiğince yıkadı, mendiliyle ve münzevinin havlusuyla sardı En sonunda kan durdu, adam kendisine gelince içecek bir teyistedi ![]() Kral dereden taze su getirip ona verdi Bu arada akşam olmuş havasoğumuştu Kral, münzevinin de yardımıyla yaralı adamı kovuğa taşıyarakyatağa yatırdı Yatağa uzanan adam gözlerini kapatıp derin bir uykuyadaldı ![]() Kral, koşuşturmadan ve yapmış olduğu işlerden öylesine yorulmuştu ki eşiğe çöktü ve uyuyakaldı; kısa yaz gecesi boyunca deliksiz bir uyku çekti ![]() Sabah uyanınca nerede olduğunu, yatakta uzanmış ve canlı gözlerle dikkatle kendisine bakan yabancının kim olduğunu uzun süre hatırlayamadı Kralınuyandığını ve kendisine baktığını gören adam; "Beni affedin" dedi, zayıf bir sesle Kral, "Sizi tanımıyorum, üstelik affedilecek bir şeyyapmadınız ki" dedi "Siz beni tanımıyorsunuz, ama ben sizi tanıyorum" dedi adam![]() "Ben, kardeşimi astırdığınız ve mallarını elinden aldığınız için sizden öç almaya yemin etmiş bir düşmanınızım Tek başınıza münzeviyi görmeyegittiğinizi öğrendim ve dönerken yolda sizi öldürmeye karar verdim Amaakşam olduğu halde dönmediniz Ben de sizi arayıp bulmak için pusuyayattığım yerden çıkınca muhafızlarınıza rastladım, beni tanıyıp yaraladılar Onlardan kaçtım, fakat yaramdan çok kan akıyordu Yaramısarmasaydınız kan kaybından ölürdüm Ben sizi öldürmek istedim, siz isehayatımı kurtardınız Eğer yaşarsam şimdiden sonra en sadık kölenizolup size hizmet edeceğim ve oğullarıma da aynı şeyi emredeceğim Affedinbeni " Kral, düşmanıyla bu denli kolay barıştığı ve onun dostluğunukazandığı için çok mutlu oldu; onu affetmekle kalmayıp uşaklarını ve kendi doktorunu gönderip onun tedavisini yaptıracağını söyledi, ayrıca mallarını iade edeceğine de söz verdi Yaralı adamla vedalaşan kral, kapınınönüne çıkıp münzeviyi aradı Gitmeden önce, sormuş olduğu sorulara cevapvermesini bir kez daha rica etmek istiyordu Münzevi dışarda, bir günönce kazmış oldukları tarhlara çiçek tohumlarını ekiyordu Kral ona yaklaştıve şöyle dedi: "Sorularıma cevap vermeniz için size son defa yalvarıyorum!" Yorgun dizlerinin üstünde çömelmeye devam eden münzevi, gözlerini kaldırıp krala baktı ve, "Cevabınızı aldınız" dedi "Nasıl aldım? Ne demekistiyorsunuz?" diye sordu kral "Anlayamıyorsunuz" diye cevapladımünzevi ![]() "Dün eğer benim dermansızlığıma acımayıp şu tarhları kazmasaydınız, gidecek ve şu adamın saldırısına uğrayacaktınız ve yanımda kalmadığınıza pişman olacaktınız Yani en önemli vakit, tarhları kazdığınız vakitti;en önemli kişi bendim ve en önemli işiniz bana iyilik yapmaktı Daha sonrabu adam yanımıza koşarak geldiğinde, en önemli vakit onunla ilgilendiğiniz vakitti, çünkü eğer onun yaralarını sarmasaydınız, sizinle barışmadan ölecekti Dolayısıyla en önemli kişi oydu, en önemli iş de onun içinyaptıklarınızdı " "Bundan sonra şu gerçeği unutmayın: Tek önemli vakitvardır, içinde bulunduğunuz an O an en önemli vakittir, çünkü sadece ozaman elimizden bir şey gelebilir En önemli kişi, kiminle berabersenizodur, zira hiç kimse bir başkasıyla bir daha görüşüp görüşmeyeceğini bilemez; ve en önemli iş iyilik yapmaktır, çünkü insanın bu dünyaya gönderilmesinin tek sebebi budur ", |
|
|
|