Çorum İli Tanıtım Videosu |
|
|
#1 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Çorum İli Tanıtım VideosuÇorum İli Tanıtım Videosu |
|
Çorum İli Tanıtım Videosu |
|
|
#2 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Çorum İli Tanıtım VideosuİSLAM ÖNCESİ ÇORUM- Çorum bölgesi, tarihi ve kültürel açıdan günümüzden 7000 yıl öncesine kadar uzanan bir geçmişe sahiptir Bölgede sırasıyla Kalkolitik (Taş), Eski Tunç Çağı, Asur Ticaret Kolonileri, Hitit, Frig, Helenistik, Galat, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait eserlere rastlanmaktadır Paleolitik (Yontma Taş) ve Neolitik (Cilalı Taş) Devirler Çorum bölgesinde yapılan arkeolojik kazılarda az sayıda bulunan bazı taş aletler, bu bölgede Yontma Taş (Paleolitik) ve Cilalı Taş Devrinin (Neolitik) yaşandığına ilişkin kanaat oluşturmakla beraber, bu devirlere ait yerleşmeler konusunda kesin bir sonuç elde edilememiştir ![]() Kalkolitik Devir (Taş Çağı) M Ö 5000-3000 Çorum ve çevresinde ilk yerleşim M Ö 5000 yıllarına, Kalkolitik dönemin 4 aşamasına rastlar Yörede kazısı yapılan merkezlerin hemen hepsinde, Kalkolitik çağa ait kaplar ve bakırdan yapılma malzemeler bulunmuştur Ayrıca yörede diğer maden yataklarının bulunması, teknolojik evrimi çabuklaştırmış ve bölgede zengin etnik grupların ve krallıkların ortaya çıkmasında etkili olmuştur Bu devir eserlerine Alacahöyük, Büyük Güllücek, Boğazköy, Eskiyapar ve Kuşsaray’ da rastlanmıştır Yerleşimler bu dönemden itibaren devamlılık göstermiştir En önemli Kalkolitik yerleşme, Alaca’nın Büyükgüllücek köyünde yapılan kazılarda ortaya çıkmıştır Bu dönem mimarisinde Orta Anadolu için tipik 2-3-4 odalı evler, elde yapılmış siyah, gri, kırmızı renkli seramikler, bu devir için karakteristiktir Bu dönemde damga mühür kullanımı yaygınlaşmış, idollerin (şematik insan tasvirleri) sayısı artmıştır Tunç Çağı (Maden Devri) M Ö 3000-1000Çorum İlinin tarihinde en önemli dönem Tunç Çağıdır Bakır ve kalayın karıştırılmasıyla elde edilen “tunç” döneme de ismini vermiştir M Ö 3000-1000 yıllarına kadar süren bu dönem üçe ayrılır a) Eski Tunç Devri (M Ö 3000-2000)Çorum ve çevresinde M Ö 3000 yıllarında etrafı surlarla çevrili pek çok şehir devletinin varlığı, yapılan arkeolojik kazılarla belirlenmiştir Başlangıçta nadir eşyanın yapımında kullanılan Tunç, henüz yaygınlaşmamıştır Eski Tunç I evresine bazen Bakır Devri de denmektedir Bu dönem 500 yıl kadar sürmüştür Bu sürenin sonunda Tunç eşyalarının yapımı ve kullanımı yaygınlaşmaya ve halka mal olmaya başlar Bu döneme de Eski Tunç II Dönemi denir ve M Ö 2500-2300 yılları arasında yaşanmıştır Alacahöyük, bu dönemin en zengin şehirlerinden biri olarak karşımıza çıkar Eski Tunç III Döneminde (2300-2000) Anadolu, çok sayıda şehir devletlerinden oluşan, oldukça renkli etnik bir görünüm sunan, kavimler topluluğu halindedir Alacahöyük beldesinde yapılan kazılar sonunda elde edilen eserler, Tunç Çağı’nın III Dönemine aittir![]() Anadolu’da bu devirde zengin şehir devletleri kuran kavim Hattiler’ dir Hattiler Anadolu’ da ismi bilinen en eski yerli kavim olarak karşımıza çıkmaktadır![]() b) Orta Tunç Devri Anadolu’da Asur Ticaret Kolonilerinin ve Eski Hitit Devletinin ortaya çıktığı dönemdir Eski Tunç çağından yazının kullanılmaya başlanmasıyla ayrılır Asur Ticaret Kolonileri Çağı (M Ö 1950-1850) M Ö II bin yılı başlarında Anadolu zengin ve bayındır bir yerleşim yeriydi Anadolu’nun bu durumunu bilen Mezopotamyalılar Asur Devletinin önderliğinde Anadolu’yla ticaretlerini geliştirdiler Asurlular dokuz Anadolu kentinin yanına Pazar şehri “Karum” kurdular Boğazköy de (Boğazkale) “Hattuş-Karum” adıyla kurulan şehir, bu ticaret merkezlerinden biriydi Asur’ a bağlı olan bu Karumlar ticaret ve yol güvenliği için yerel yöneticilere vergi veriyorlardı![]() Bu ticaret ilişkileri Anadolu’yu kültürel, ekonomik ve politik yönden etkilemiştir M Ö 2000 yıllarında Anadolu yazıyı tanımıştır Bu çağın önemli eserleri silindir ve damga, mühürler, tabletler, insan ve hayvan heykelcikleri ile hayvan biçimli içki kaplarıdır (riton) Çanak-çömlek yapımı, çarkın kullanılmasıyla büyük gelişme göstermiştir Anadolu’da yaşamakta olan sanat, yerli gelenek ve görenekler Mezopotamya’ dan gelen etkilerle gelişmiş, yeni bir boyut kazanarak daha sonraki Hitit sanatının temelleri atılmıştır |
|
Çorum İli Tanıtım Videosu |
|
|
#3 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Çorum İli Tanıtım VideosuHitit Çağı (M Ö 1650-1200)- Asur Ticaret Kolonileri dönemi, sosyal ve siyasal yeni görüşlerin ortaya çıkmasını sağlamıştır Yerel Prenslerle yönetilen Anadolu’da, Mezopotamya’daki gibi merkezi devlet fikri gelişmiş ve sonucunda iç mücadeleler başlamıştır Hint-Avrupalı bir kavim olan Hititler, MÖ 3000 yıllarının sonunda küçük gruplar halinde Kafkaslar üzerinden Anadolu’ ya girerek yerli halk Hatti nüfusu ile karıştılar ![]() Hititler, Asurluların Anadolu’ dan çıkma zorunda kalmasıyla devlet idaresini ellerine almışlardır Anadolu’nun yerli halkıyla kaynaşıp Hitit Devleti’ni kurmuşlardır Bu devletin kurucusu Labarna‘dır Başkenti ise Hattuşa’ dır (Boğazkale) Hitit tarihi M Ö 1650-1450 eski krallık ve M Ö 1450-1200 Hitit İmparatorluk Devri olmak üzere iki safhada incelenir Hitit Devletinin kuruluşundan itibaren, sanattaki Mezopotamyalı unsurlar kaybolarak, Anadolu’nun yerli sanatıyla birleşmiştir Sanatta, boyutları büyümüş anıtsal eserler ortaya çıkmıştır Mabetler, saraylar, sosyal yapılar, kaya kabartmaları ve orthostatlarla (bina cephelerinde alt sırada yer alan kabartmalı taşlar) önceki sanattan ayrılır Hitit Siyasi Tarihi- M Ö 1800 yılları, Anadolu tarihinin başlangıcı yerli Aglutinant dil grubuna ait Hattiler ve Hint Avrupalı Hititler hakkında ilk bilgilerin edinildiği dönemdir Bu çağ, Hitit kültürünün başlangıç ve gelişme aşamalarının kaynağıdır M Ö 2500-2000 yılları arasında Kuzey Kapadokya ve Orta Karadeniz bölgesinde gelişmiş kültürün temsilcisi Hattiler’ di Şehir devletleri tarafından yönetilen bu bölgenin müstahkem şehirleri, kral mezarları, hazineleri, Hatti kültürünün simgeleridir M Ö 2000 yılları sonlarında büyük savaşlar sonucunda çıkan yangınlarla sona eren bu çağı, Asur Ticaret Kolonileri dönemi izler Yazılı kaynaklardan Hititlerin, Anadolu’ya M Ö 3 binin son yıllarında, 2 binin başında küçük gruplar halinde, girmeye başladıkları ihtimali çıkmaktadır Hititlerin Anadolu’ya kuzey Karadeniz üzerinden veya kuzeydoğudan, Kafkaslar üzerinden geldikleri ve Kızılırmak kavisinin kuzey kesimine yerleşmiş oldukları değerlendirilmektedir Birbirini izleyen akınlarla Orta Anadolu içlerine yayılan Hititler, zamanla etki alanlarını genişletmişler, Hattili Prenslerin arazilerine hakim olmuşlardır Asur Ticaret Kolonilerinin geç evresinde (M Ö 1800-1730) Kuşşara Kralı Pithana ve oğlu Anitta tarih sahnesine çıktılar Onlar Hitit diline Naşili adını veren Kaniş/Neşa’yi zaptedip krallığın ilk merkezi yaptılar M Ö 1700’lerde Kuşşara kralı Anitta, Hattuş Krali Pijusti’yi yenip şehrini tahrip ettiğini anlatmaktadır “Geceleyin yaptığım bir saldırı ile şehri aldım Yerine yaban otu ektim Benden sonra her kim kral olur ve Hattuş’u yeniden iskan ederse gökyüzünün Fırtına Tanrısı’nın laneti üzerinde olsun ” Hattuşa M Ö 17 yy ’ ın ikinci yarısında, Hitit Kralı I Hattuşili tarafından başkent olarak seçilir Eski Hitit Devleti’nin kurucusu I Hattuşili Kızılırmak kavisi içindeki çekirdek ülkede birliği sağladıktan sonra, Kuzey Suriye ve Yukarı Fırat Bölgesi’nde Hurri Ülkesine karşı yönettiği akınlarla, kendisini izleyecek Hitit Krallarına bir Dünya devleti olma amacının işaretini veriyordu Murşili istilalara güneyde devam ederek ve Suriye’deki şehir devletlerini devreden çıkartarak, Mezopotamya ticaret yollarını kontrol altına aldı Halep ele geçirildi ve ordu Babil’e kadar ilerleyerek Hammurabi hanedanlığına son verdi Ancak, Murşili’nin Hantili tarafından öldürülmesi bir karışıklık dönemi getirir Hantili idareyi ele aldıysa da o da öldürüldü Hantili’den sonra tahta geçen Zidanta ve I Huzziya’da Hantili ile aynı kaderi paylaşarak öldürüldüler Bu dönemde Hitit devleti, Torosların güneyindeki ülkeleri, Güney ve Güneydoğu Anadolu’daki diğer bölgeleri yeniden Mitanni Krallığı’na kaptırdı ![]() |
|
Çorum İli Tanıtım Videosu |
|
|
#4 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Çorum İli Tanıtım VideosuTelipinu tahta geçince, saraydaki kan davalarını durdurmayı başardı Önceki kralların uzak bölgelere yaptıkları seferleri durdurarak, Anadolu’yu kendi içinde tutarlı bir idari teşkilat altına almaya çalıştı Bu amaçla eyalet sistemini kurdu Telipinu fermanı olarak bilinen fermanı yayınlayarak, taht verasetini belli kurallara bağladı Geleneksel Hitit tarihi çağ ayrımına göre, Telipinu devrini “Orta Krallık” adı verilen dönem izler Aynı zamanda I Tuthaliya Hititlerin amansız düşmanı Kaşkalar’ la da başetmek zorunda kalmıştır Metinlerde Tuthaliya zamanında, Fırat’ın yukarı yatağında kalan bölgelere ve Kuzey Mezopotamya’da Hurrilere karşı yapılan askeri harekatlardan söz edilmektedir Bu başarılarla I Tuthaliya’nın Hatti ülkesinde krallığın gücünü yeniden sağladığı anlaşılmaktadır Ancak I Tuthaliya’nın hükümdarlık alanı genelde Anadolu ile sınırlı kalmıştır![]() I Şuppiluliuma tahta geçince, öncelikle Anadolu’ daki hakimiyetini sağlamlaştırmıştır Daha sonra Suriye ve Kuzey Mezopotamya’ nin bazı bölgelerini Hitit Krallığı’ na katmıştır Kaşka’ larla savaşmış, Ugarit Kralı II Nigmedu ile bir anlaşma yapmıştır Şuppiluliuma Mısır’ da Tutankhamon’ un ölümünden sonra çıkan çatışmaları fırsat bilmiş, Kargamış’ ı alarak Mitanni Krallığı’ na son vermiştir![]() II Murşili’nin, Anadolu’nun kuzeyindeki ve batısındaki seferleri, Hitit çekirdek ülkesinde vebanın hüküm sürdüğü ve giderek artan Asur etkisiyle Suriye’de huzursuzlukların yaşandığı bir döneme rastlamıştır Babası Murşili’nin ardından fazla zorluk çekmeden tahta geçen11 Muvattalli, yirmi yıldan fazla ’’Büyük Kral’’ olarak hüküm sürmüştür O’ nun küçük kardeşi Hattuşili, askeri birliklerin başı, saray memuru, kuzey sınırının sürekli huzursuz bölgelerinde ve Hattuşa’da Vali olarak Hükümdara birçok alanda hizmet vermiştir Bu dönemde Muvattalli sarayını, tanrı ve atalarının heykelleri ile birlikte Hattuşa’dan Tarhuntaşşa’ya taşımıştır Muvattalli zamanında Orta Suriye’deki Amurru bölgesi nedeniyle, Hititler’in anlaşmazlığa düştüğü ülke Mısır’dı Bu anlaşmazlık Kadeş Savaşı’ na yol açtı (M Ö 1274)Günümüzde Mısır’ daki Abydos, Luksor, Abu Simbel’in duvarları ve Ramsesseum’un pylonlarının üzerindeki kabartmalarda, Yakındoğu’nun geçmişindeki en ünlü savaşlardan biri olan Kadeş Savaşı’ nın tasviri görülmektedir Kabartmalara II Ramses’in Hitit Kralı II Muvattalli’yi yenerek elde ettiği zaferin kutlandığı hiyeroglif metinler eşik etmektedir Firavun çok iyi hazırlanarak savaş alanında bizzat bulunmasına rağmen, savaşın asıl galibi Hititler olmuştur Amurru yeniden Hitit yönetimi altına girmiş, ayrılıkçı yerel kral Benteşina ise Anadolu’ya sürülmüş, Kadeş Kalesi Hitit denetiminde kalmıştır![]() Büyük Kral II Muvattalli öldüğünde, eski bir kurala uyulmuş ve imparatorluğun en güçlü adamı olan kardeşi Hattuşili yerine, oğlu III Murşili/Urhi-Teşup tahta geçmiştir O, başkenti Tarhuntaşşa’dan, yeniden Hattuşa’ya taşımıştır Bölgede II Muvattalli döneminden ve Kadeş Savaşı’ ndan bu yana II Ramses hüküm sürmekteydi Hattuşili Asur ve Babil Hükümdarları ile olduğu gibi, II Ramses ile de hükümdarlar arasındaki olağan ilişkilerini sürdürmüştür I Şuppiluliuma’ dan beri süregelen savaş durumunu sona erdirmiş ve Mısır ile barış antlaşmasını imzalamıştır Antlaşma Hattuşa’ da ortaya çıkarılan ve günümüzde İstanbul Arkeoloji Müzesinde bulunan kil tabletten anlaşılmaktadır Akadca yazılmıştır Ayrıca Mısır-Karnak Ramesseum’ da da Mısır hiyeroglifi ile kaleme alınmış kopyaları görülmektedir II Ramses ile yapılan barış antlaşması, Hattuşili’ nin hükümdarlık döneminde ulaştığı bir zirvedir Bu başarı kendisinin rakipleri Asur ve Babil ile Ege’ deki rakibi Ahhiyava karşısındaki konumunu güçlendirmiştir![]() Kurallara uygun olmaksızın tahta çıkmış olmasına rağmen, III Hattuşili önemli politik başarılar ve uluslararası takdir kazanmıştı; ancak Hattuşa’da tahtına çıkacak kişi ile ilgili düzenlemeyi yapmak da kendisi için önemliydi Önceden seçilen varisten vazgeçilmiş ve yerine Prens IV Tuthaliya seçilmişti Tuthaliya tahta çıktıktan sonra, Tarhuntaşşa Kralı Kurunta ile antlaşma yapmış ve Tarhuntaşşa ülkesinin sınırları yeniden çizilmiştir II Muvattali’nin oğlu olarak hanedandan gelen Krala, imparatorluk hiyerarşisi içinde Karkamış Kralı ile aynı düzeyde yer verilmiştir![]() Hitit İmparatorluğu’nun bilinen son hükümdarı IV Tuthaliya’ nın oğlu II Şuppiluliuma, başgösteren yiyecek sıkıntısıyla daha da gerginleşen duruma rağmen bazı askeri başarılar elde etmiştir Hattuşa’da bugün Güneykale olarak adlandırılan kesimdeki bir yazıtta, II Şuppiluliuma’ nın askeri birliklerinin Orta ve Güneybatı Anadolu’da başarıyla savaştığından, Tarhuntaşşa’ da da hükümdarın yeniden otorite kurduğundan söz edilir Çivi yazılı belgeler de, Kargamış Kralı ve doğrudan Büyük Kral tarafından denetlenen Alaşiya (Kıbrıs) ülkesiyle antlaşma yapıldığı belirtilir![]() Hitit İmparatorluğu’nun M Ö 1200’den kısa bir süre sonra yıkılma nedeni halen tam olarak anlaşılamamıştır İmparatorluğun yıkılmasına çeşitli etkenlerin neden olduğu değerlendirilmektedir Son büyük kralın hüküm sürdüğü dönemde, halk içinde huzursuzluklar ve Hitit aristokrasisinde giderek artan çatışmalar başgöstermiştir Hitit Devletinin ayakta olduğu son yıllara tarihlenen yazılı kaynaklar, sefalet içinde olduğu belirtilen Anadolu’ya Suriye ve Mısır’dan büyük miktarlarda tahıl sevk edildiğini kanıtlamaktadır Aynı zamanda Anadolu’daki huzursuzluklar ve Suriye üzerindeki Hitit etkisinin azalması da Hitit İmparatorluğu’nun yıkılmasında neden ya da sonuç olarak değerlendirilmektedir![]() |
|
Çorum İli Tanıtım Videosu |
|
|
#5 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Çorum İli Tanıtım VideosuHitit Dili Arkeolojik araştırmalarda Hitit yerleşimlerinde bulunan yazılı belgeler, Anadolu’da aynı dönemde (M Ö 1800’ lü yıllarda) Hint-Avrupa dillerinin en eskisi Hititçe’den başka, yine aynı dil grubuna ait Luvi ve Pala dillerinin, ayrıca Hurrice, Hattice ve Akadca’ nın yazı dili olarak kullanıldığını göstermektedir Çivi yazısı ile yazılan bu dillerde her işaret bir heceyi simgeler Hititlerin kullandığı bir başka yazı türü de Luvi dilinde yazılan ve hiyeroglif denen resim yazısıdır Hititlerin kullandığı ve Mısır hiyeroglifinden tamamen farklı olan bu hiyeroglifte, heceler hatta kelimeler tek bir işaretle temsil edilebiliyordu Hiyeroglif daha çok mühürlerde ve kaya anıtları gibi büyük yazıtlarda tercih edilmekteydi Hititlerde okur yazarlık yalnızca çok küçük bir gruba ait bir beceri olarak kabul edilirdi Çivi yazısını kralların da (LUGAL GAL) okuyamadıkları, aldıkları mektupların sonunda yer alan ve yazıcıya hitap ettiği anlaşılan “sesli oku” ibaresinden anlaşılır Hitit Dini- Hitit dini çok tanrılı bir dindir; panteonun (tanrılar ailesi) içinde binlerce tanrı ve tanrıça vardır ve bunların pek çoğu diğer kavimlerin dinlerinden alınmıştır ![]() Hititler’ de tanrılar tıpkı insanlar gibidir Fiziki şekilleri insan gibi olduğu kadar, ruhen de onlarla aynı olup, insanlar gibi yerler, içerler, kendilerine iyi bakıldığı sürece insanlara iyilik ederler; ancak ihmal edildikleri zaman hemen intikam almaya, insanları en acımasız yöntemlerle cezalandırmaya hazırdırlar Bir Hitit metni insanlarla tanrıları birbirleriyle kıyaslamakta ve tanrı- insan ilişkilerini bey - hizmetçi ilişkilerine benzetmektedir![]() Hitit devletinin panteonu Anadolu ve Suriye şehirlerinin çeşitli yerel panteonlarının zamanla bir araya getirilip birleştirilmesinden oluşmuştur Hitit devletinin başlangıcından itibaren baş tanrı, fırtına tanrısıdır (Teşup) Kozmik dönemi (kainatı) sağlayan, krallığı ve ülkenin düzenini koruyan fırtına tanrısıdır Kral, efendisi adına ülkeyi yönetir Hitit İmparatorluğu’nun Yapısı Siyasal yapısı itibariyle Hitit Devleti, Kral ve üyeleri kraliyet ailesinden gelen kişilerden oluşan politik bir kurumdu Yönetimin politik organı Panku’dur (İmparatorluk Meclisi) Herhangi bir politik sorun olduğunda Panku Kral tarafından toplantıya çağırılmaktaydı Hitit Kraliyet ailesi, dışarıya karşı kapalı bir topluluk değildi Krallık kalıtsaldı, ancak, Kral olabilecek birinci ve ikinci dereceden erkek olmaması durumunda, birinci dereceden bir prensesin eşi de Kral olabilirdi Kral tarafından belirtilen veliahdın Panku’nun onayını aldıktan sonra bağlılık yemini etmesi gerekiyordu Krallık yanında, kurumsallaşmış bir Kraliçelik de vardı Kraliçenin politik hayatta önemli görevler üstlendiği III Hattuşili’nin eşi Puduhepa’nın icraatlarından anlaşılmaktadır Ancak Hitit devlet yapısında Kral, mutlak güçtü Kadeş Savaşı ve Barış Antlaşması- M Ö 1274 tarihinde II Ramses ile Muvattalli arasında Kadeş önünde büyük bir meydan savaşı yapılmış ve Kadeş Barış Antlaşması ile sonuçlanmıştır Bu antlaşmaya bağlı olarak II Ramses savaştan önce aldığı yerleri boşaltmış, Kadeş Şehri Hititlere kalmıştır![]() Kadeş Barış Antlaşması sırasında orduda çıkan bir isyanda, Muvattalli öldürülmüştür Antlaşma, onun yerine geçen III Hattuşili tarafından imzalanmıştır (M Ö 1269) Bu antlaşma dünya tarihinde eşitlik ilkesine dayanan en eski antlaşmadır Antlaşma çivi yazısıyla gümüş plakalar üzerine Akadca olarak yazılmıştır Ayrıca Kralın mührünün yanında Kraliçenin mührü de vardır![]() Bu antlaşmanın gümüş levhalara kazınmış olan asıl metinleri kayıptır Mısır’da tapınakların duvarlarına kazınan antlaşmanın bir nüshası da, Boğazköy (Boğazkale) kazılarında kil tablet olarak bulunmuş olup Istanbul Arkeoloji Müzesinde sergilenmektedir![]() Kadeş antlaşmasının Hattuşa’da bulunan çivi yazılı tabletinin büyütülmüş kopyası New York’ta Birleşmiş Milletler Binasında asılıdır ![]() |
|
Çorum İli Tanıtım Videosu |
|
|
#6 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Çorum İli Tanıtım VideosuFrig Çağı Hitit Devleti’nin yıkılışından sonra, Anadolu’da 300 yıllık bir karanlık devir yaşanmıştır M Ö 800 yıllarında Asur kaynaklarında “Muşki” olarak geçen Frigler, merkezi Gordion olmak üzere Kızılırmak yayı içindeki bölgede bir devlet kurarak tarih sahnesine çıkmışlardır Frigler’ in Çorum bölgesindeki yerleşme merkezleri Pazarlı, Boğazkale, Alacahöyük ve Eskiyapar’dır Bu çağın önemli bir özelliği de, demirin uygarlığa girmesi ve “Demir Çağına“ Frigler’ le başlanmasıdır M Ö 7 yy ’ ın ilk yarısında Kimmerler tarafından yıkılan Frigler; kültür ve sanattaki etkinliklerini M Ö 330’da Büyük İskender’in Anadolu’yu ele geçirmesine kadar devam etmişlerdir Frig Sonrası Kimmerlerin Frig devletini yıkmasından sonra Çorum bölgesi İran’da bir devlet kuran Med’lerin, daha sonra da Pers’lerin hakimiyetinde kalmıştır M Ö 276’da Galatlar, Çorum ve çevresinde Hitit ve Frigler’ den sonra en çok iz bırakan devlettir Roma İmparatoru Julius Cesar zamanında bölge, Romalıların eline geçmiş ve M S 395’te Roma İmparatorluğunun ikiye ayrılmasından sonra Çorum ve civarı Bizans İmparatorluğu’nun yönetimine geçmiştir Bu devirde Çorum’un adını Yankoniye olarak görmekteyiz Çorum Bölgesine Oğuz Boylarının Yerleşmesi ve Türk Egemenliğine Geçiş- Büyük Selçuklu Hükümdarı Melikşah’ ın Danişmend Beyi olan Ahmet Gazi, Amasya’yı aldıktan sonra Çorum’u da (Nikonya) almak için Çavlı Beyi görevlendirdi Çavlı Bey, emirlerinden Karatekin ve Serkes Ahmet Gazi ile Çorum’a yürüdü ancak, Çorum Tekfuru (yönetici) Nastura’ya Kastamonu’dan yardım geldiği için Çavlı Bey başarılı olamadı Bunun üzerine Melik Ahmet Gazi 30 000 kişilik askeriyle Çorum’a geldi Beraberinde Komutanlarından İltekin Gazi’de bulunmaktaydı Kastamonu’dan Çorum’a yardım için gelen Bizans kuvvetleri bozguna uğratılarak şehir kuşatıldı Melik Ahmet Gazi Nastura’ya, elçisi Yahya’yı şehri teslim etmesi için gönderdi Nastur bu teklifi reddetti Bir haftalık kuşatmadan sonra Nikonya (Çorum) Şehri 1075 yılında alındı![]() Melik Ahmet Gazi Oğuzlar’ ın Alayunt’lu boyundan Çorumlu oymağının başı bulunan İlyas Beyi Çorum’a yönetici olarak bırakmış, İltekin Gazi ile Osmancık’ı almak üzere Çorum’ dan ayrılmıştır Çankırı yöresinin fethi için Çavlı ve Karatekin Beyleri görevlendirdi Osmancık alındıktan sonra burasını Alayunt boyundan Osman Bey’e verdi Osmancık adını bu beyden almıştır![]() Kısa zamanda Orta Anadolu’yu Bizans’ın elinden alan Danişmend Beyliği, Çorum ve çevresini Türk boylarına açarak Anadolu’nun Türkleşmesine katkıda bulunmuştur Bu bölgede Oğuz Türkleri yerleştikleri yerlere boylarının ve oymaklarının adlarını vermişlerdir Köy, mahalle, dere, tepe, dağ ve ova gibi bazı yer isimleri Oğuz boylarının adlarını taşımaktadır Bayat, Büget, Kayı, Kınık, Salur, Avşar, Bayındır, Karakeçili, Karaevli, Dodurga verilen boy ve oymak adlarından bazılarıdır Anadolu'nun Türkleşmesinde Oğuz Boylarına mensup Türkmenler'in büyük rolü olmuştur Bu çerçevede Karadeniz Bölgesi'ne de çok sayıda Oğuz Boylarına mensup Türkmenlerin yerleştiği görülmektedir Bu Türk boyları bölgenin hem fetihlerle, hem de iskanlarla Türkleşmesini sağlamışlardır Prof Dr Faruk SÜMER'in araştırmalarından yapılan tespitlere göre; XVI Yüzyılda, Amasya, Canik (Samsun), Çorum, Karahisar-i Şarki, Kastamonu, Kengiri (Çankırı), Sivas ve Trabzon sancaklarındaki yer adları incelendiğinde, Yirmidört Oğuz Boyunun 21’i yerleşmiştir Bunlar; Kayı, Bayad, Kara-Evlu, Yazır, Döğer, Todurga, Afşar, Kızık, Beğ-Dili, Karkın, Bayındır, Çavundur, Çepni, Salur, Eymür, Ala-Yundlu, Yüreğir, İğdir, Büğdüz, Yıva ve Kınık boylarıdır Bölgede bu boylara ait 268 yer adı bulunmaktadır![]() Kıyı şeridi başta olmak üzere, Karadeniz Bölgesi'nin Türkleşmesinde özellikle ÇEPNİLER önemli roller oynamışlardır ![]() Anadolu'nun fethinden sonra bölgeye yerleşen Türklerin Çorum bölgesini yurt ve otlak olarak kullandıkları kayıtlardan anlaşılmaktadır ![]() Bölgede en çok köy ve yer adı bırakanlar Bayat, Eymir, Kargın, Yapar ve Çavuldur boylarıdır ![]() Danişmend Beyliği Zamanında Çorum Danişmend Ahmet Gazi tarafından Bizans’tan alınan Çorum, Danişmend Beyliği’nin Sivas koluna bağlıydı Sonradan merkezleri Niksar olmuştur 1174 yılına kadar bağımsız olan Danişmend Beyliği, Anadolu Selçuklu Sultanı II Kılıç Arslan tarafından yıkılarak toprakları Anadolu Selçuklu Devletine katılmıştır Danişmendliler zamanında Anadolu’nun büyük bir kısmı Anadolu Selçukluları tarafından ele geçirilmiştir Ancak Haçlı ordularının Ankara’ya yürümesi üzerine, Ankara Emiri olan Fetih Han Çorum Sancağına çekilmek zorunda kalmıştır![]() |
|
Çorum İli Tanıtım Videosu |
|
|
#7 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Çorum İli Tanıtım Videosubu siitee çok güzell yaa |
|
Çorum İli Tanıtım Videosu |
|
|
#8 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Çorum İli Tanıtım Videosuyaaaa bu videoyu ben nasıl indircemmm |
|
Çorum İli Tanıtım Videosu |
|
|
#9 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Çorum İli Tanıtım VideosuGoogle videoya gitmek için video penceresinin üst kısmına googleye tıklarsanız ulaşırsınız yinede direk link vereyim videoyu indirmek için BURADAN Anasayfaya gitmek için buradan http://video google com/videoplay?do![]() ![]() 02255937873306 |
|
|
|