Zandan Kaçınmak |
|
|
#1 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Zandan Kaçınmakzandan kaçınmak Hakkında zandan kaçınmak Cenabı Hakk CC Hucurat 12 Ayet-i kerimesinde Şöyle buyuruyor ![]() “ Ey iman edenler,zandan çok sakınınız ![]() Çünkü zannın bazısı günahtır ![]() Birbirinizin gizlisini araştırmayınız, Biriniz diğerinin gıybetini etmesin ![]() Biriniz ölmüş kardeşinizin etini yemek ister mi ? Elbet bundan iğrendiniz ![]() Allah’tan korkunuz ![]() Şüphesiz Allah bağışlayıcı ve merhamet edicidir” Tasavvuf ehli bu Ayet-i kerimeye istinaden şöyle buyurmuşlar ![]() Biliniz ki güneşin ışınları nereye değerse orada karanlık kalmaz her şey aydınlık Olur ve net olarak görünür ![]() Güneşin yüzüne görünen de ışığının düşüp aydınlattığı kendi nurudur ![]() Güneş bütün âlemin nurdan ibaret olduğunu zanneder ![]() Zulmet ise karanlıktır karşısında aydınlık olmaz karanlığın yansıdığı şey de Karanlıktır ve gözükmez karanlığın gözüne görünen de kendi karanlığıdır ![]() Zulmet de bütün eşyanın zulmetten ibaret olduğunu sanır ![]() Güneş ârif-i billâh olan mü’min misalidir bütün eşyada kendi irfanının Tevhidinin imanının ve ayânının ifade ettiği nurunu görür ![]() Halbuki aslında eşyanın bir kısmında cehalet,küfür ve isyan zulmeti vardır ![]() Fakat o mü’minin bakışının nuru bütün eşyayı kaplar da o hepsini nur görür ![]() Bütün insanlara iyi zan besler bu sıfat bir insanda ancak kemale eriştiren Bir mürşid-i kâmilin terbiyesi altında yapacağı iç tasfiyesi ile mümkün olur ![]() Zulmet ise cehalet ile kalbi kararmış birine benzer ![]() Bu kimse bütün eşyada eksiklik görür herkeste bir ayıp arar ![]() Cahil neye baksa cehaletinin ve ayıbının karanlığı oraya akseder baktığı her şey Ona karanlık kusurlu ve ayıplı gözükür ![]() Hal bu ki zavallı bilmez ki o gördüğü kendi karanlığı ayıbı ve kendi kusurudur Kendine aksetmiştir ![]() Ey Hak yolunda olan yolcular iyi mücahede edin ki ruhunun güneşi battığı Yerden doğsun tutulduğu yerden açılsın kalbinin âlemleri nurlansın ![]() Nuru yüzüne vursun ve senin yüzünden karşında bulunanlara yansıyarak Herkesi aydınlatsın karşında bulunanlar senin ilim ve irfanının nurundan İstifade etsinler işte güzel huyun kemali budur ![]() Cenabı Hakk CC sizi de bizi de bu vasıflarla vasıflandırsın ![]() Allah indinde ve insanlar indinde razı olunmuş ve sevilmiş olan bu huylarla Huylanmış bulunanlardan eylesin aminn |
|
Zandan Kaçınmak |
|
|
#2 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Zandan Kaçınmakİslamda Zaman algısı Mademki, Allah, her daim yaratış halindedir, o halde bir süreç olarak zaman da yoktur Zaman, an'dır Yaratış'ın ortaya çıktığı bir an Ve zaman, işte bu anların toplamıdır, birikimidir Birikerek ilerler Böylece geçmiş, veya geçen an, artık ölü'dür Çünkü Allah, yaratır ve yaratarak hayat verir Zaman da yaratılış halindedir Zaman, iki fiil arasında geçen süre ise, ikinci fiillin başlamaması/olmaması halinde zaman da olmaz Kaldı ki, hiçbir fiil yoksa, zaman da yoktur Her türlü fiil ise, ancak O'nun iradesiyle vuku bulur "Ol" der ve o şey oluverir Şimdiki zaman tek gerçeklik o halde Gelecek anlar için Allah Kerim Geçmiş için ise Allah, bilen Kula (insana) kalan ise, şimdiki zamanı kullanarak kendini inşa etmesi (Ölüm sonrası aşama: Geçmişe dönük hesap ve sorgulama ) *** Kendi dinimizin, önemli bir problematiği olan zaman hakkındaki bu algılayışını, bu dinin bir inananı olarak, bu yaşımda, üstelik bir batılı'dan öğreniyorum Hem de 1920 yılında bir Fransız'ın yazdığı makaleden İslam ve Sanat'ı anlatıyor makale Müslümanların zaman algısı, daha sonraları Fransız felsefeci Henri Bergson'un Tekamülcü Yaratış Teorisi'nde kendini gösterir Bergson'un felsefesini masaya yatıran şu satırlara dikkat: "Anlamamiz gereken seyin, zamanin bir birikim, bir büyüyüp gelisme, bir süre oldugunu belirten Bergson, bir adim daha ileri giderek, sürenin yalnizca akip giden bir sey olmakla kalmayip, yaratici oldugunu savunur Baska bir deyisle, süre görünüşün gerisindeki gerçeklik, bilimlerin arastirdigi gözle görülür empirik dönüsümlerin gerisindeki esas nedendir Buna göre, türlerin evrim geçirdigi hipotezini dogrulanabilen deneysel bir hipotez olarak benimseyen Bergson, buradan bütün bu evrimsel gelismenin gerisindeki esas gücün, temel nedenin süre oldugu metafiziksel tezine geçmistir Bergson'a göre, gerçekten varolan sey madde, cansiz varlik degildir; gerçeklik süredir ve bunu yalnizca sezgi kavrayabilir Zaman bir birikimdir Gelecek hiçbir zaman geçmisin ayni olamaz, zira her adimda yeni bir birikim ortaya çikar O bilinçli bir varlik için var olmanin degismek oldugunu kabul eder, zira degismek demek olgunlasmak demektir; olgunlasmak ise, sonsuzca kendi kendini yaratmak demektir Bu, yalnizca bilinçli insan varligi için degil, fakat bütün gerçeklik için böyledir Bergson gelismeyi, ancak süre olarak anladigimiz takdirde açikliga kavusabilecegimi savunur " *** an, an, an, an, an, an, an, an= Zaman Her bir sonraki an, zamana dahil oluyor Ama zaman, Allah'ın yaratması yoksa, o an'ı bünyesine katıp ilerleyemiyor (Yılan oyunu örneği Parçalar yutuldukça yılan uzar ) O halde zaman, geçmişe yönelik bir birikimdir Zaman, gelecek için yoktur Geçmişi niteler![]() |
|
|
|