Sakarya Meydan Muhaberesi |
|
|
#1 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Sakarya Meydan MuhaberesiT B M M Ordusu, Kütahya-Eskişehir Muharebelerindeki hezimetinden sonra cephe kritik bir duruma düşmüştü Cepheye gelerek durumu yerinde gören TBMM Reisi Mustafa Kemal Paşa ile İcra Vekilleri Heyeti Reisi Fevzi Paşa, Batı Cephesi birliklerinin Yunan ordusuyla arada büyük bir mesafe bırakılarak Sakarya Nehri'nin doğusu'na çekilmesine ve savunmayı bu hatta devam ettirmesine karar verdiler TBMM, 3 Ağustos 1922'de Genelkurmay Başkanı Mirliva İsmet Paşa'yı azlederek, aynı zamanda Başvekil ve Milli Müdafaa Vekili de olan Fevzi Paşa'yı bu makama da atandı![]() 22 Temmuz 1921'de Sakarya Nehri Doğusu'na çekilmeye başlayan T B M M ordusu, güneyden kuzeye 5'nci Süvari Kolordusu (Çal Dağı güneyinde), 12 nci, l nci, 2 nci, 3 ncü, 4 ncü Gruplar ve Mürettep Kolordu l nci hatta olacak şekilde tertiplendi![]() 14 Ağustos'ta ileri harekata geçen Yunan ordusu ise, 23 Ağustos'tan itibaren 3'ncü Kolordusu ile Sakarya Nehri doğusundaki T B M M Kuvvetlerini tespit, l'nci Kolordusu ile Haymana istikametinde, 2 nci Kolordusu ile Mangal Dağı güneydoğusunda kuşatıcı taarruza başladı Fakat bu taarruzlarında başarısız oldular![]() Kuşatma taarruzunda başarı sağlayamayan Yunan kuvvetleri, siklet merkezini ortaya kaydırarak savunma mevzilerini Haymana istikametinde yarmak istedi 6 Eylül'e kadar süren yarma teşebbüsünde de başarılı olamayınca, bulunduğu hatlarda kalarak savunmaya karar verdi Ancak T B M M ordusu'nun 10 Eylül'de başlattığı genel karşı taarruzla buna da mani olundu Bu durumda Yunan ordusu için geri çekilmekten başka hal tarzı kalmıyordu 13 Eylül'e kadar Sakarya Nehri'nin doğusunda tek Yunan askeri kalmadı Sakarya'dan çekilen Yunan ordusu, Eskişehir-Afyon'un doğusu hattına kadar çekilerek, bu bölgede savunma için tertiplenmeye başladı![]() Çekilen Yunan Ordusunu takip amacıyla harekata 13 Eylül 1921 itibariyle süvari tümenleri ve bazı piyade tümenleri ile devam edildi Yine 13 Eylül 1921' de Grup Komutanlıkları lağvedilerek Batı Cephesine Bağlı 1 ,2 ,3 ,4 ,5 Kolordular ve Kolordu Seviyesinde Kocaeli Grup Komutanlıkları kuruldu![]() T B M M ordusu bu savaşta çok subay kaybetti Şehit sayısı 5700, yaralı 17700, tutsak 415 idi 9 Alay komutanı şehit düştü Yaralılar, Ankara’da hastaneler yetmeyince Çankırı’ya gönderildi Hem de yayan olarak Yunan ordusunun kaybı daha da ağır idi Subay ve er 15000 ölü verdiler Yaralı sayısı 25000 kadardı Yaklaşık olarak ordularının üçte birini kaybettiler![]() Mustafa Kemal Atatürk ünlü "Hattı Müdafa yoktur, sathı müdafa vardır Bu satıh bütün vatandır " sözünü bu savaş sırasında söylemiştir![]() Bu savaş sonrasında T B M M , Mustafa Kemal'e mareşallik rütbesi ve gazi ünvanını vermiştir![]() |
|
Sakarya Meydan Muhaberesi |
|
|
#2 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Sakarya Meydan MuhaberesiTürk Ordusu'nun işinin bittiğini, kaynaklarının tükendiğini zan eden Yunanlılar, Türk Ulusu'nun Başkomutanın emirkerine inançla uyacağını, kadın ve çocukların bileasilâh taşıyacaklarını düşünmemişlerdi Yunanlılar Türk Ordusu'na son darbeyi indirmek ve yok etmek amacıyla 14 Ağustos'tan itibaren ileri harekta başladılar 17 Ağustos'ta Türk Ordusu ile temasa geldiler Bu Türk birliklerinin görevi Yunan Ordusu'nu oyalamak ve geciktirmekti Bu sebeple bu birlikler yavaş yavaş geri çekildiler Kazım Karabekir Paşa, Başkomutan'a yolladığı telgrafla yapılan İstiklal Savaşı için moral verdi Türk Ordusu arkasını Karadeniz dağlarına dayadı ve cephesi doğudan batıya doğru uzanıyordu Ankara yolu açıktı Durumu gören Halide Edip (Onbaşı) M Kemal'e, düşmanın Ankara'ya gidecegini endişeyle söylemesi üzerine, M Kemal Paşa, "İyi yolculuklar dilerim Arkalarından vurarak onları Anadolu'nun boşluğunda mahvederim " yanıtını verdi Yunanlılar durumu gördükleri için Ankara'ya yürümediler ve bütün güçleri ile 23 Ağustos'ta Türk Ordusu'nun sol kanadına yüklendiler 24, 25 Ağustos günleri çok kanlı çatışmalar oldu İsmet Paşa çekilmeyi önerdiyse de Fevzi Paşa, adım adım savunma ile düşmanın yıpratılacağını ve başarılı olunacağını belirterek kabul etmedi 31 Ağustos'ta Yunan Ordusu'nun saldırısı başarılı biçimde gelişti Türk Ordusu yer yer geri çekildi Bu çekilişin ordu üzerinde moral çöküntü yaratmaması ve çekildikleri yerde yeniden cephe kurulmasını sağlamak için M Kemal Paşa büyük tarihi bildirisini yayınladı: "Hatt-ı müdafaa yoktur Sath-ı müdafaa vardır O satıh bütün vatandır (Savunma hattı yoktur Savunma alanı yardır O alan bütün yatandır ) Yurdun her karış toprağı, yurttaşın kanıyla ıslanmadıkça düşmana bırakılamaz Onun için, küçük büyük her birlik ilk durabildiği noktada, yeniden düşmana karşı cephe kurup savaşı sürdürür Yanındaki birliğin çekilmek zorunda kaldığını gören birlikler ona uymaz, bulunduğu mevzide sonuna dek dayanmaya ve direnmeye mecburdur " Türk Ordusu'nun silah ve cephanesi tükenmişti Silah , cephane, Erzurum, Diyarbakır gibi uzak yerlerden deve kervanları ile geliyordu Bu cephelerden gelen takviye kuvvetleri, uzun yürüyüşten sonra, aç, yorgun, uykusuz, bitkin, hasta bir vaziyette dinlenmeye vakit bulmadan savaşa katılıyorlardı Asker birçok yerde cephanesi tükenmiş ve süngüsü olmadığı için tüfeğinin dipçiği ile döğüştü Bu arada M Kemal Paşa atından düşüp kaburgalarını kırdı![]() Asker kaçağı sayısı 40 000'e çıkmıştı Bütün bu olanaksızlıklara rağmen ordu direnişini yılmadan sürdürdü Fevzi Paşa, Başkomutan'a Yunan Ordusu'nun zor duruma düştüğünü müjdeledi Yunanlılar 4-5 Eylül günleri yeniden taarruz ettiler, fatat büyük kayıplar verdiler ve taarruzları durduruldu Bu tarihten itibaren taarruz güçlerini kaybederek savunma durumuna geçtiler Türk Ordusu 8 ve 10 Eylül tarihlerinde iki taarruz yaptı 12 Eylül'de Türk Ordusu'nun saldırısı karşısında Yunan Ordusu bozularak perişan bir durumda kaçmaya başladı 22 gün gece ve gündüz süren bu büyük meydan savaşını Türk Ordusu, bütün olanaksızlıklarına rağmen kazandı 13 Eylül tarihinde T B M M 'ne Türk zaferini bildiren M Kemal Paşa aynı gün genel seferberlik ilan etti Türk Ordusu'nun bu savaşı kazanmasında en küçük erinden, Başkomutanı'na kadar inançla, yılmadan savaşması, Türk Ulusu'nun varını yoğunu orduya vermesi, Türk Kadını'nın sırtında cepheye silah,cephane ve cephede yaralananları geriye taşımakla fedakarlık göstermesi etken oldu Fevzi Paşa'nın ve İsmet Paşa'ların cephede, Refet Paşa'nın cephe gerisinde, ordunun gereksinimi olan malzemenin gönderilmesinde hizmetleri oldu Subaylar ölümü hiçe sayarak, askerin ,yanında savaşa katıldılar Yunanlılar "Büyük Yunanistan", Türkler ise "Vatan ülküsü" için döğüştüler 1683'de Viyana önlerinde başlayan Türk bozgunu, Haçlı düşüncesini, ve gücünü Sakarya'da kırdı Sakarya Savaşı'nın kazanılması ile büyük tehlike yenildi Ankara'nın boşaltılıp, Kayseri'ye taşınmak için başlatılmış olan çalışmalar, bir çok ailenin yollaradüşmesi bu tehlikenin boyutlarınl göstermektedir BaSkomutan M Kemal, Paşa'nın iradesiyle kazanılan bu zaferden sonra, Meclis Fevzi ve İsmet Paşalar tarafından verilen önergeyi kabul ederek, kendisine l9 Eylül'de Gazilik Ünvanı ve Mareşallik rütbesi verdi Erzurum'da geri iade ettiği Osmanlı rütbe ve ünvanının yerine şimdi Meclis, O'na hakkı olan ünvan ve rütbeyi veriyordu Türk Ordusu bu savaşta çok subay kaybetti Yedi tanesi Tümen Komutanı olan şehit sayısı 3 288, yaralı 13 618, tutsak 415 idi Yunan Ordusu, Türk Ordusu'nu yenemeyince kinini sivil halktan alıyordu Yunan Ordusu'nun kaybı çok ağırdı, subay ve er 15 000 ölü verdiler Yaralı sayısı 25 00O kadardı Ordularının üçte birini yitirmişlerdi Yunan Kralı ve Başbakanı, ordularının moralini yükseltmeye çalıştılarsa da komutanları yenilgiyi çok iyi anlamışlardl Yunan azminin, Türk azmi karşısında yenildiğini itiraf ettiler Yunan Ordusu geri çekilirken, Türk Ordusu düşmanı izleyebilecek durumda değildi Yeterince silah, ve yedek kuvvetlcri ve hızlı araçları yoktu Yunan Ordusu saldırı başladığında 85 000 tüfek ve üstün top sayısına sahipti Oysa Türk Ordusu'nun er sayısı, gelen yardımlarla 92 660'a ulaşmıştı Ama tüfek sayısı ancak 47 342 idi Ölen ve yaralanan askerin tüfeğini başkası alarak savaşıyordu· Sakarya Zaferi, ulusun ve ordunun sarsılmış olan moralini yükseltti Ulusun orduya inancı ve M Kemal Paşa'ya güveni bir daha sarsılmayacak şekilde yerleşti Bu tarihe kadar Padişah ve İstanbul Hükümeti'nin etkisiyle oluşan karşı çıkmalar ve asker kaçağı olayları durdu Ulus, Ulusal Mücadele ile birleşti Firari sayısı 40 000'den 3 000 dolaylarına düştü Saldırı üstünlüğü Türk Ordusu'nda idi Yunan Ordusu savunma durumuna girip, bunlunduğu cephede yığınak yapmaya başladı Batılı ülkelerin Yunan Ordusu'na güveni yıkıldı Türk Ordusu'nun er geç kazanacağı anlaşıldı İngiliz Dışişleri Bakanı, İngiltere ile Türkiye arasında barış yapılması gerektiğini söylerken, Yunan Başbakanı'na da aynı öneriyi yapıyordu İngiliz Başbakanı Lloyrd George, Yunanistan'a para ve ekonomik yardım yapamıyacağını bildirdi Avrupa'dan yardım istemeye giden Generis, eli boş dönünce, Küçük Asya'yı terk etmeleri gerektiğini, büyük devletlerin kendilerini bir maceraya attıklarının anlaşıldığını açıklıyordu Fransa Türkiye ile anlaştı ve İtilaf Devletleri bloku parçalandı Uzun zamandır Rusya'da bulunan ve bir fırsat bularak Anadolu'ya girmek ve Meclis içindeki ve Trabzon'daki İttihatçıların destegi ile M Kemal Paşa'nın yerine geçmek isteyen Enver Paşa, M Kemal'in başarısı üzerine Buhara taraflarına gitti Burada Kızılordu'ya karşı savaşırken öldü Kafkas Devletleri (Gürcistan, Ermenistan, Azerbeycan) Sovyetlerin teşvikiyle 13 Ekim 1921'de Türkiye ile Kars Antlaşması'nı imzaladılar Daha sonra 2 Ocak 1922'de Ukrayna ile bir dostluk antlaşması imzalandı Sovyet-Türk dostluğu kuvetlendi Bu arada Londra'da başlayan, fakat uygulanmayan esir mübadelesi konusu gündeme geldi ve İngiltere ile Türkiye arasında 22 Ekim 1921'de İstanbul'da esirlerin değiş-tokuşu antlaşması imzalandı Malta sürgünleri serbest bırakıldılar |
|
|
|