Geri Git   ForumSinsi - 2006 Yılından Beri > Eğitim - Öğretim - Dersler - Genel Bilgiler > Psikoloji / Sosyoloji / Felsefe

Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
Konu Araçları
başkaları, der, korkusuyla

Başkaları Ne Der Korkusuyla

Eski 10-09-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Başkaları Ne Der Korkusuyla



Başkaları ne der korkusuyla

Davranışlarımızı, tutumlarımızı, yaşantımızı bir kurt gibi kemiren, bazılarımıza hayatı zehir eden soru nedir?

Bildiniz!

"Başkaları ne der?" sorusudur

En özgürlük sarhoşumuzu bile bir köşeye kıstırır ve işini oracıkta bitirir bu soru

Kulaklarımız bu uyarıyla çınlar durur:

"Aman sakın! Başkaları ne diyecek hiç düşündün mü?"

Ve böyle böyle

İçten içe solar gideriz

Basit bir mesele değildir bu

Başkaları ne der, korkusuyla aşklarını öldürmüş insanlar tanırım

Bu endişeyi çoluğunun çocuğunun hapishanesi haline getirmiş, kendi üzerine deli gömleği gibi giyinmiş ne çok insan vardır!

***

Peki bu sorunun bizi bu kadar etkisi altına almasının altında ne yatar?

Bu dünyada tek başımıza değil de bir toplum içinde yaşadığımız gerçeği mi?

Edep, ölçü ve toplumsal ahlaka olan ihtiyacımız mı?

Terbiye deseniz

Edep deseniz

Özünde bunlar " sokak çocuğu " değillerdir ki! Asıl güçlerini çok daha derin ve nakışlı içsel kaynaklardan alırlar

O halde

Nasıl oluyor da "başkaları ne der?" korkusu bir büyük gözaltı na dönüşüyor?

İşte orada durmak ve " içimize " bakmak gerekiyor

***

Kişiliğimiz sürgit ham kalmışsa

Kimliğimiz kazanılmış değil alınmış kimliklerdense

Dünyaya ve kendimize ezbere bakıyorsak

İçsel dayanaklarımızı inşa edememişiz demektir

O zaman başkalarının değer yargısı tutunacak dal olur bize

Başkalarının hakkımızda ne düşündüğü önem kazanır, bizim ne düşündüğümüz değerini kaybeder

Ve gün gelir

Mercimek kafalı bir komşumuzun veya kıskanç ruhunu mantık şalıyla örten bir çalışma arkadaşımızın hayatımızı zindana çevirdiğini fark ettiğimizde çok geç olur

Oysa

Önce bizim kendimize "dediğimiz" bir şeyler olmalı

Başkalarının ne dediği ondan sonra gelmeli

***

Şimdi gelin kadim bir hikâyeyi hatırlayalım

Tam yeri çünkü

Pazara gidip ürünlerini satan köylüyle oğlu kazandıklarıyla da bir eşek alıp köye dönüş yoluna düşmüş

Baba eşeğin üzerindeymiş, oğlu da yularından tutmuş gidiyorlarmış

Yolda karşılaştıkları kişiler adamı ayıplayıp "Bre tembel adam, küçücük çocuğu bu sıcakta kızgın kumlarda yürütmeye utanmıyor musun" demişler

Baba hiç düşünmeden hak vermiş adamlara, oğlunu eşeğe bindirmiş

Ama bu kez de yolda karşılaştıkları yaşlı bir kadın oğlana çok öfkelenmiş:

"Seni velet seni Sen binmişsin baban yürüyor, ayıp ayıp" diye azarlamış çocuğu

Oğul hemen inmiş İkisi de yürümeye başlamış

Bu kez de insanlar dalga geçmişler: "Ne aptal adamlarsınız yahu Eşeğiniz var, siz bu sıcakta, çıplak ayak yürüyorsunuz!"

Haşmet Babaoğlu

Alıntı Yaparak Cevapla
 
Üye olmanıza kesinlikle gerek yok !

Konuya yorum yazmak için sadece buraya tıklayınız.

Bu sitede 1 günde 10.000 kişiye sesinizi duyurma fırsatınız var.

IP adresleri kayıt altında tutulmaktadır. Aşağılama, hakaret, küfür vb. kötü içerikli mesaj yazan şahıslar IP adreslerinden tespit edilerek haklarında suç duyurusunda bulunulabilir.

« Önceki Konu   |   Sonraki Konu »


forumsinsi.com
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
ForumSinsi.com hakkında yapılacak tüm şikayetlerde ilgili adresimizle iletişime geçilmesi halinde kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde gereken işlemler yapılacaktır. İletişime geçmek için buraya tıklayınız.