Geri Git   ForumSinsi - 2006 Yılından Beri > Eğitim - Öğretim - Dersler - Genel Bilgiler > Genel Bilgiler

Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
Konu Araçları
aile, çözüm, için, nelerdir, planlaması, planlamasında, yolları

Aile Planlaması İçin Çözüm Yolları - Aile Planlamasında Çözüm Yolları Nelerdir

Eski 09-11-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Aile Planlaması İçin Çözüm Yolları - Aile Planlamasında Çözüm Yolları Nelerdir



Nüfus Artışı Karşısında Aile Planlaması
Aile Planlaması İçin Çözüm Yolları - Aile Planlamasında Çözüm Yolları Nelerdir
Nüfus artışı ile iktisadi kalkınma arsındaki sıkı ilişkiler az gelişmiş ülkeleri bir alternatifle karşı karşıya getirmiştir Bu ülkeler nüfus artışı karşısında iki yoldan birini seçmek zorundadır:
a) Demografik yol: Nüfus artışının iktisadi koşullara göre ayarlanması,
b) İktisadi yol: İktisadi koşulların nüfus artışına göre ayarlanması
Bu iki yoldan birinin izlenmesi, artan nüfusun ekonomiye yük olmasına veya ekonomik kalkınmada olumlu bir yer almasına sıkıca bağlıdır Az gelişmiş ülkelerin bir çözüm yolu olarak ilk yolu seçtikleri görülmektedir
Demografik yol artan nüfusu iktisadi kalkınmayı kösteklediği görüşünü savunanlarca izlenmektedir Bunlara göre, az gelişmiş ülkelerin iktisadi kalkınmalarını hızlı nüfus artışı ile bir arada yürütmeleri mümkün değildir Bu sebeple doğurganlığı azaltma yolunu tercih etmelidirler Bununda yolu, “aile planlaması”dır Cehaletin yaygın, tarımın temel olduğu az gelişmiş ülkelerde aile planlamasının gerektireceği bilgi ve tedbirleri yaymak kolay değildir Kültür seviyesinin düşüklüğü ve dini inançlar bu çalışmaları engelleyebilir Bu sebeple, yürütülecek kampanyalarda eğitime çok yer vermek gerekir
Türkiye’de uygulanmasına girişilen aile planlamasının “yüksek doğurganlık”tan hemen “alçak doğurganlık”a geçişi sağlayacağı sanılmamalıdır Nüfus politikasındaki değişiklik ilk adımda “orta doğurganlık”safhasına varabilirse, bunun iktisadi gelişme üzerindeki etkileri sevindirici ve ferahlatıcı olabilecektir Yeter ki, aynı zamanda yatırımların verimliliği de sağlanmış olsun

İnsan Gücü Sorunları

Bir yanı ile hızlı nüfus artışına sıkıca bağlı olan sorunlardan biri de “insan gücü sorunları”dır Önce genel görünüşü ile ele alacağımız sorunun üzerinde durulmağa değer üç yanı vardır

Toplum Yapısı İle İlişkisi

İnsanın gözünden kaçmayan ilk nokta, toplum yapısı ile insan gücü sorunları arsındaki bağlılıktır Başka bir deyişle, insan gücü sorunları toplum yapısının bir neticesi olarak ortaya çıkmaktadır Bunun içindir ki, insan gücü sorunlarına bakarak toplum yapısı hakkında fikir sahibi olmak mümkün olduğu gibi, toplum yapısından hareket ederek de sorunlara varmak aynı derecede mümkündür Sebep-netice ilişkisi bakımından söz konusu ettiğimiz durumun yanı sıra ilgi çekici olan ikinci nokta, etki bakımından tek yanlı iki yanlı bir ilişkinin varlığıdır Toplum yapısında değişiklikler yaparak insan gücünü etkilemek mümkün olduğu kadar, insan gücünü eğitim, plan ve ülkü gibi etkenlerle eylem haline getirerek toplum yapısını değiştirmekte mümkündür
İnsan gücü kavramı, değişik oranlarda “fikir” ve “emek” karışımı olarak karşımıza çıkar
Toplum yapısının hukuk planında ürünü olan yazılı kanunlarla, örf ve adetlerin biçim kazandırdığı gelenek ve göreneklerde yaş, cinsiyet, sosyal statü, sınıf ve tabakalar, yerleşme düzeni, eğitim ve öğretim gibi bakımlardan insan gücünü, on un toplum içindeki yerini ve değerini etkilemekten geri kalmamaktadır Bu arada, dünün ve bugünün meslek teşekkülleri (loncalar, sendikalar), çeşitli baskı grupları yolu ile siyasi iktidarı ortaklaşa çıkarlar doğrultusunda etkilemek de, dolaylı veya dolaysız bir biçimde, insan gücünü kullanmanın bir sonucudur Günümüzde hükümet etmek, insan gücünü en elverişli biçimde planlamak ve düzenlemek demektir

2 Az Gelişmiş Ülkelerdeki Özellikleri

Sanayi toplumlarına kıyasla tarım ekonomisinin egemen olduğu az gelişmiş ülkelerde insan gücü konusunun, önemi gittikçe anlaşılmakta olan bir takım özellikleri vardırŞöyle özetlenebilir:
1 Hızlı nüfus artışı ve ortalama yaşın düşüklüğü nüfusun bileşimini iki yönde etkilemektedir 5-6 ve daha yukarı yaşlarda olanların genel nüfus içindeki küçük yerine karşılık, 0-14 yaş grubu genel nüfusta büyük bir yer almaktadır
2 Kötü beslenme, geleneklere sıkıca bağlılık, okur yazar oranının düşüklüğü, yaygın hastalıklar insan gücünün faydalılığını etkilemektedir
3 Köy yerleşmeleri, faal nüfusun büyük çoğunluğunun tarım kesiminde bulunması, feodal bir yapıdan arta-kalan iş düzeyini, çoğu yerlerde sömürge ve yarı sömürge dönemlerinden miras kalan eziklik ve burukluklarda olayda olumsuz bir yer almaktadır
4 Aile ekonomisi diyebileceğimiz “ayni ekonomi”nin varlığı “para”nın önemli yer tuttuğu “Piyasa ekonomisi”ni daraltırken, kapalı toplum politikalarını sürdürmek, sosyal değişmeyi güçleştirmek suretiyle çalışmayı genel olarak sınırlandırmaktadır
5 Sonuç olarak mevsim işsizliğinin sebep olduğu geçici göçleri bir yana bırakacak olursak “gizli işsizlik” ve geniş ölçüde bunun etkilediği büyük şehirlere, yabancı ülkelere işgücü akımı az gelişmiş ülkelerin toplum yapısından doğan başlıca sorunlar olmaktadır

3 Çelişik Durumlar

Az gelişmiş ülkelerin insan gücü sorunları, tarım kesiminde sayıları milyonları bulan “gizli işsiz” den büyük şehirlerde ki “açık işsiz”, planlama için gerekli “uzmanlar”lardan atom reaktöründe araştırma yapacak “bilgin”e kadar uzman geniş bir yelpaze görünümündedir Gerek köyden şehre göç problemi,gerekse gerekse ileri sanayi ülkelerine doğru yönelen işgücü akımı temelde gizli işsizliğe sıkıca bağlıdır
Burada az gelişmiş ülkelerin büyük çelişmesi ortaya çıkmaktadır Bir yandan bu ülkelerin, iktisadi kalkınmalarını geciktirmeden başarmaları gerekmektedirİçinde bulundukları koşullar, “dökme su ile değirmenin dönmeyeceğini”el atabilecekleri egane kaynağında “insangücü”olduğunu anlara göstermektedir Ne varki bu kaynak eğitilmek, düzenlenmek ve harekete geçirilmek ister Öte yandan, üretim üzerinde olumlu yönden bir etkileri olmayan milyonlarca insan tarım kesiminde bulunmaktadır
Olayın daha az çelişik olmayan bir başka görünüşü de insangücünün kalkınmadaki yerini alması kadar, gelişmiş ülkelere işgücü ihracı da az gelişmiş ülkelerin temel sorunu olmakta devam etmektedir

Köyden Şehre Göç

Nüfus artışına bağlı sorunlardan biri de “köyden şehre göç” olarak karşımıza çıkmaktadır
Köyden şehre göçler, şimdi de az gelişmiş ülkelerin özelliklerinden birini almıştırİstatistikler incelendiğinde ortaya çıkan durum şudur:
a Şehirlerdeki nüfus artışı dünyadaki nüfus artışından da hızlıdırAyrıca, şehirli nüfusu içinde büyük şehirlere düşen pay da gittikçe artmaktadır
b Az gelişmiş ülkelerde ki şehirleşme vetiresi, sanayi kesiminde çalışan işgücünden daha hızlı bir seyir takip etmektedir
Az gelişmiş ülkelerde ki şehirleşme hareketinin özellikleri arasında , şehirleşmenin sanayileşmeden önde olması, köylerin itmesi faktörünün daha ağır bastığı, şehirlerin sanayi merkezi olmaktan çok, ticari ve siyasi merkezler olarak geliştiği, şehre yerleşenlerde şehirlilik şuurunun mevcut olmadığı sayılabilir

Neticeler

Köyden şehre göçlerde üç kategori ayrılabilir: Mevsimlik göçler, orta süreli göçler ve daimi göçlerHer üç durumda da ortaya çıkan neticeleri şöyle özetleyebiliriz

Konut Sorunu

Köyden şehre göçün en belirgin görüntüsü konut alanında olmaktadır Bir arada ve üst üste barınılan “bekar hanları-bekar odaları”nın yanı sıra en önemlileri şehirlileri sarmağa başlayan “gecekondulardır”
Gece kondu bölgelerinde yapılan bilimsel araştırmamlar konunun önemini ve çeşitli yanlarını ortaya koymaktadır Bu bakımdan gecekondu ailesine ve topluluğuna şimdilik şehrin geçiş yerlerinde yerleşmiş, geçiş halinde ki topluluklar olarak bakmak ve gerekli tedbirleri bu anlayışa göre almak zorunluluğu açıktır” Söylemeye lüzum yoktur ki, gecekondu sorunu, ortaklaşa özellikleriyle bütün az gelişmiş ülkelerin sorunudur

Ailenin Yapısında Meydana Gelen Değişmeler

Şehre göçle birlikte şehirdeki koşullar, kadının ev dışında çalışması ve yeni değer yargılarıyla karşılaşma ailenin yapısında bir takım değişmeler meydana getirmektedir Bunlardan ilki şehre göçle birlikte “büyük aile”nin parçalanması ve “çekirdek aile” eğiliminin kuvvet kazanmasıdır
Kadının ev dışında çalışması ve nakdi bir gelir sağlaması onu erkekle eşit olmaya doğru götürmektedir Bekarlık tercihinin yanı sıra “az çocuklu aile” eğilimi ortaya çıkmaktadır Köyle mülkiyet ilişkisinin devamı “poligami”ye yaygınlık kazandırdığı gibi ayrıca nikahsız olarak birlikte yaşamak durumunu da yaratmaktadır Son olarak da şehre yerleşenlerin, çocuklarının yetişmesini kendilerine baş kaygı yaptıkları söylenebilir

Sosyo – Ekonomik Durumlar

Halen işgücü talebini fazlasıyla aşan vasıfsız işçi kitleleri önce işsizliğe sebep olmakta, gezici satıcılar ortaya çıkmakta, suçluluk eğilimi baş göstermektedir Bilhassa, ailenin ve toplumun denetiminin azalması neticesinde “çocuk suçluluğu”önem kazanmaktadır Büyük şehirlerde erkek nüfus oranının yüksekliği ile cinsi suçlar ve fuhuş arasında da bir münasebet kurmak mümkündür
Büyük şehirlerde kamu hizmetlerinin yerine getirilmesinde karşılaşılan düzensizlikler ve güçlükler, iş kollarındaki yüksek işçi devri de köyden şehre göçün önüne neticelerine eklenmelidir
Aslında “şehirleşme” hareketi, karşı konulacak bir hareket değil, düzenlenecek ve yön verilecek bir harekettir Bununda yolu “bölge planlaması” adı verilen “ekonomik faaliyetlerin, kültürel ve sosyal tesislerin memleket içinde bölgeler içinde itibariyle muvazeneli bir şekilde dağılışını sağlamak” köy ile şehir arasındaki uçurumun üzerine köprüler kurmaktır
Görülüyor ki sosyal yapı sorunlarının nüfus artışı ve tarım hayatı ile ilgili olanları belli bir doğrultuda çözüm yoluna ulaştırmaktadır Bu çözüm yolu “şehirleşme” ve “sanayileşme” dengeli bir biçimde yürütülmesidirKültürel durumun ıslahı ve eğitim seviyesinin yükseltilmesi de etkileri bakımından çok yanlı bir sosyal yapı sorunu olarak karşımıza çıkmaktadır İktisadi ve sosyal kalkınma için gerekli ortamın hazırlanması ve personelin yetiştirilmesi eğitiminin temel görevi olmaktadır Böylece, çözüm yolları arasında “sosyal yatırım” adını verdiğimiz eğitim ve öğretim, sağlık, konut gibi insanın yetiştirilmesiyle ilgili olanı da katmak gerekirGirişilen çalışmaların başarısı, geniş ölçüde engellerin kaldırılmasına ve gelişme yolunun açılmasına bağlıdır “İkili yapılar”dan doğan güçlükleri önlemek için”köklü reformlar”ın, tarım alanından idare hayatına kadar, tez elden gerçekleştirilmesi şarttır
Ayrıntılar bir yana bırakılıp, çok karmaşık olan az gelişme olayının özüne inilecek olursa sosyolojik bir sorunla karşılaşıldığı görülür Temelde “az gelişme” olayı, daha çok (dualiste veya pluraliste) sosyal yapının karşılaşmasından doğan gerginlikler, bunalımlar, çatışmalar ve uyuşmazlıklar olayıdırHer sosyal yapı ayrı bir dünya görüşüne, değişik değer yargılarına ve gerçekleşmesini amaç edindiği kapalı bir sisteme dayanır Bunun içindir ki temel düzenlemelere başvurarak sosyal yapı birliğinin gerçekleştirilmesi “az gelişme”yi yenmenin kaçınılma yoludur
Bunun için yapılacak şey, toplumun bütün sosyal kurumlarında ve işleyişinde uyumlu bir bütüne götürecek “ortak amaç”larda birleşilmesidir Bunu sağlayacak yöntemlerin seçilmesi ve uygulanması gerekir Gelişme yolunu açıp temizlemeden, uygulamanın nimetlerine ve külfetlerine herkesin eşitçe katılmasını sağlamadan çıkış yolu bulunamaz Yurt yöneticileri, aydınlar,iş adamları ve emekçiler mevcut düzeni kendi çıkarları doğrultusunda sürdürmek yerine çağdaş uygarlık düzeyine götürecek doğrultuda değiştirmek zorundadırlar Başka türlüsü “havanda su dövmek” olur
Siyasi bağımsızlıklarını kazanmakla amaçlarına ulaşamayan “Üçüncü Dünya” ülkelerinin Atatürk”ün sözlerinden ve Türkiye tecrübesinden alacakları dersler vardır
Az gelişmiş ülkeleri, gelişmiş ülkeler karşısında ki aşağılık duyguları hırçınlıkları ve umutsuzlukları değil gerçek durumlarının bilincine vararak ana kitleye mal edecekleri “Büyük uyanış”ları kurtarabilir Kendi gerçeklerini kendi gözleriyle görmeden “Üçüncü Dünya” yolunu bulamaz

Alıntı Yaparak Cevapla
 
Üye olmanıza kesinlikle gerek yok !

Konuya yorum yazmak için sadece buraya tıklayınız.

Bu sitede 1 günde 10.000 kişiye sesinizi duyurma fırsatınız var.

IP adresleri kayıt altında tutulmaktadır. Aşağılama, hakaret, küfür vb. kötü içerikli mesaj yazan şahıslar IP adreslerinden tespit edilerek haklarında suç duyurusunda bulunulabilir.

« Önceki Konu   |   Sonraki Konu »


forumsinsi.com
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
ForumSinsi.com hakkında yapılacak tüm şikayetlerde ilgili adresimizle iletişime geçilmesi halinde kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde gereken işlemler yapılacaktır. İletişime geçmek için buraya tıklayınız.