Geri Git   ForumSinsi - 2006 Yılından Beri > Forum İslam > İslami Genel Konular

Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
Konu Araçları
peygamberimizin, şemaili, şerifi

Peygamberimizin Şemaili Şerifi

Eski 09-08-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Peygamberimizin Şemaili Şerifi



Peygamberimizin Şemaili - 1
Peygamberimizin Şemaili Şerifi

Hazret-i Ali (ALLAH ondan razı olsun), Hazreti Peygamber (ALLAH'ın salât ve selamı Onun üzerine olsun)' i vasfettiği zaman, şöyle buyurdu:

Hazreti Peygamberin boyu ne çok kısa, ne de çok uzundu, orta boyluydu Ne kıvırcık kısa ne düz uzun saçlı; saçı, kıvırcıkla düz arasında idi Değirmi (yuvarlak) yüzlü, duru beyaz tenli, iri ve siyah gözlü, uzun kirpikliydi İri kemikli ve geniş omuzluydu Göğsü, ortadan karnına kadar kılsızdı İki avucu ve tabanları dolgundu Yürüdüğü zaman, sanki yokuş aşağı iner gibi rahatlıkla ilerlerdi Sağına ve soluna baktığında bütün vücuduyla dönerdi İki omuzu arasında "Nübüvvet Mührü" vardı Bu Onun sonuncu peygamber oluşunun nişanesi idi O, insanların en cömert gönüllüsü, en doğru sözlüsü, en yumuşak huylusu, en arkadaş canlısıydı Kendilerini ansızın görenler Onun heybeti karşısında sarsıntı geçirirler, fakat üstün vasıflarını bilerek sohbetinde bulunanlar ise, Onu her şeyden çok severlerdi

Oturuş tarzları: Peygamberimiz (sav) kimseye darlık vermemek için,ashab içinde ayaklarını uzatıp oturdukları vaki değildir Umumiyetle kıbleye müteveccih otururlardı Yanlarına gelen misafirlerin altına çoğu zaman sırtlarında ki abayı serer ve otururlardı Bazen de misafirlerine kendi minderlerini verirlerdi

Konuşmaları: Peygamberimizin konuşmaları tatlı ve tesirli idi Söz söyledikleri zaman gür ve yüksek sesle, kelimeleri tane tane söylerdi Hatta dinleyenler sözlerini ezberleyebilirlerdi Sözlerini umumiyetle üç defa tekrar ederler,konuşma esnasında başını yukarıya kaldırırlardı Kimseye fena söz söylemez ve kimsenin sözünü kesmezdi Boş söz asla konuşmazlardı

Peygamberimizin ilk zevceleri Hz Hatice(ra) validemizin ilk kocasından Hind adında bir oğlu vardı Hz Hind (ra) iyi bir hatipti Hz Hasan bir gün Hind'e "Peygamberin konuşma tarzı nasıldı?" diye sormuş O da: "Peygamber daima düşünür ve sükutu ihtiyar ederlerdi Lüzum hasıl olmadıkça konuşmazlardı Konuştukları zamanda her kelimeyi açık ve fasih olarak söylerlerdi Elleriyle işaret ettikleri zaman bütün kolunu kaldırırlardı Bir şeye taaccüb edince elini içeri çevirirlerdi Bazen bir şey söylerken iki elini birbirine çarparlardı Söz esnasında latife yaparak, gözlerini öne indirirlerdi Nadiren güler,fakat ekseriya tebessüm ederlerdi
Bazı rivayetlere göre de Peygamberimiz hiçbir zaman kahkaha ile gülmemişlerdi Resul-i Ekrem hiddetli hallerinde de,normal zamanlarında da daima hakkı söylerlerdi Kendileri güzel konuşurlar ve güzel konuşmayanlara da iltifat etmezlerdi Konuşulması ve anlatılması gereken bazı şeylere kinaye yolu ile işaret ederlerdi Kendileri sustukları zaman ashab konuşurlardı

Giyinişleri: Resul-u Ekrem hazretleri giyinişlerinde muayyen bir tarz takip etmezler; izar, rida,gömlek ve cübbeden ne bulurlarsa onu giyerlerdi Sade giyinmeyi severler,yeşil elbiseden hoşlanır ve ekseriya beyaz giyerlerdi Bazen işleme kaftan giydikleri de olurdu Beyaz tenlerine çok güzel yakışan atlastan bir kaftanları vardı Elbiselerini topuktan aşağı uzatmazlardı Sarığının taylasanını omuzları arasına sarkıtırlardı Bazı rivayetlere göre Allah'ın Resulü Hulle-i humra denilen,üzerinde kırmızı çizgiler bulunan yemen kumaşı kullanırlardı Resulullahın irtihalini müteakip Hz Aişe O'nun son dakikaları esnasında giydikleri elbiseyi halka göstermişlerdi Bunlar yamalı bir örtü,el dokuması sert bir entariden ibaretti Peygamberimizin ayakkabıları sandal şeklinde olup,bağları bağlanıp bu suretle ayaklarını tutarlardı

Umumi adetleri: Peygamberimiz umumiyetle sağ eliyle iş görmeyi severlerdi Ayakkabılarını giyerken önce sağ ayakkabılarını giyerlerdi Camiye girerken önce sağ ayağıyla adım atarlar,şayet birşey dağıtacak olursalar sağında bulunanlardan başlar ve bir iş yapacakları zaman besmele çekerlerdi Elbiseyi de önce sağdan giyerler,soldan çıkarırlardı
Hz Enes(ra) diyorlar ki: "Resulullah(sav) bir gün evime gelerek su istediler,ben de süt getirdim O'nun solunda Hz Ebubekir,önünde Hz Ömer,sağ tarafında da bir bedevi oturuyordu Peygamberimiz sütü içtikten sonra Hz Ömer kabı Hz Ebubekire uzatmak istemişti Resul-u Ekremse sağ tarafında bulunan bedeviye ikramını istemişti"
Peygamberimiz ashabı künyeleriyle çağırır çocuğu olan kadınlara da künyeleriyle seslenirlerdi Çocuğu olmayan kadınlara da bir künye bulur ve öyle seslenirlerdi Böylece herkesin gönlünü hoş ederlerdi

Yemek yiyiş tarzları:

* Uzuna yakın orta boylu, iri kemikli, iri yapılı, güçlü kuvvetli ve yakışıklı bir insandı
* Cildi yumuşak, teni kırmızıya çalan beyazdı
* Kirpikleri siyah ve uzundu
* Gözleri kara ve büyükçe idi
* İki kaşının arası açık, fakat kaşları birbirine yakındı
* Saçları ne dümdüz ne de kıvırcıktı
* Sakalı sık ve bir tutamdı
* Büyük başlı ve hilâl kaşlıydı
* Alnı yüksek, burnu çekme, boynu uzun, göğsü genişti
* Karnı ile göğsü bir idi, şişman değildi Zayıf da değildi, sıkı etliydi
* Ayaklarının altı çukur idi; düz taban değildi
* Gözleri uzağı görür, kulakları uzaktan ses alırdı
* Ağızları genişçe idi
* Dişleri sıktı
* Yüzünün bütün çizgileri görünürdü
* Omuzları etli, omuz kemikleri enliydi

***

Ebu Hureyre (ra) Peygamberimiz Efendimiz (sav)'i tanıtırken şu vasıflarla vasfetmişti:
* Peygamberimiz Efendimiz, orta boylu idi, fakat uzuna daha yakındı
* Beyaz tenli idi
* Sakal kılları siyahtı
* Dişleri çok güzeldi
* Gözlerinin kirpikleri sık ve uzundu
* İki omuz arası genişti
* Yanakları ne şişkin ne de çöküktü
* Ayağının bütünüyle yere basardı
* Bütün vücuduyla öne döner ve bütün vücuduyla arkaya dönerdi
* Ne O'ndan önce ve ne de O'ndan sonra güzellikte O'nun gibisini görmedim

***

Sahâbe-i Kiram'dan Câbir bin Semure (ra) de Efendimiz Aleyhisselât-u Vesselam'ın fiziki halini şu vasıflarla tanıtmıştır
Demiştir ki:
* Ben mehtaplı bir gecede Peygamber Aleyhisselam'ı gördüm Üzerinde bir cübbe vardı Rasulüllah'ın nurlu yüzü ile ay'ın yüzünden hangisinin daha güzel olduğunu tesbit etmek maksadıyla önce Allah'ın Rasûlünün yüzüne baktım; daha sonra da ay'ın yüzüne baktım Vallahi bana göre, Peygamberimiz Efendimizin o mübârek yüzleri Ay'dan çok daha güzeldi

***

Sahâbe'den Berâ bin Azib (ra) de Rasûlüllah (sav) Efendimizi şöyle vasfetmiştir:
* Peygamberimiz Efendimiz (sav) orta boylu idi
* İki omuzlarının arası genişçe idi
* Mübarek başlarından omuzlarına doğru uzanan saçları, kulak yumuşağına kadar inerdi
* Peygamber Aleyhisselam (sav) o kadar güzeldi ki, ben ondan daha güzel bir kimse görmedim

***

Kaynaklar:
1- Tirmizi, Şemail ve Menakıb h 3638

2- Nesai, 8/183

3- Müslim, Fezail b 91-93

4- Buhari Libas: 7/57-58; menâkıb: 4/164-165

5- Edebu'l Müfret: 2/520, 659

Alıntı Yaparak Cevapla

Peygamberimizin Şemaili Şerifi

Eski 09-08-2012   #2
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Peygamberimizin Şemaili Şerifi



Bu elçi,) Bir güç sahibidir, arşın Sahibi Katında şereflidir
Ona itaat edilir, sonra güvenilirdir
(Tekvir Suresi, 20-21)

Bu hafta, insanlar için son peygamber olarak gönderilen, Allah'ın en son Hak Kitabı’nı vahyettiği, güzel ahlakı, takvası, Allah'a olan yakınlığı ile insanlara örnek kıldığı, Allah'ın dostu, Rabbimiz’in Katında üstünlüğü olan, müminlerin de dostu, en yakını ve velisi, Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed (SAV)’in 1433 doğum gününü kutluyoruz

Günümüzde insanlar, özellikle de gençler birçok insanı kendilerine örnek almakta, onların tavır ve konuşmalarına, üsluplarına, giyim tarzlarına özenmekte, onlar gibi olmaya çalışmaktadırlar Ancak bu insanların büyük bir çoğunluğu doğru yolda olmadığı gibi, tavır ve ahlak güzelliğine de sahip değildirler Bu nedenle insanları doğru olana, en güzel ahlak ve tavıra özendirmek önemli bir sorumluluktur Bir Müslümanın, tavrına ve ahlakına özenmesi, benzemek için çaba göstermesi gereken kişi, Hz Muhammed (sav)'dir Allah bu gerçeği bir ayetinde şöyle bildirmektedir:

Andolsun, sizin için, Allah'ı ve ahiret gününü umanlar ve Allah'ı çokça zikredenler için Allah'ın Resûlü'nde güzel bir örnek vardır (Ahzab Suresi, 21)

Bu nedenle Hz Muhammed (sav)'ın güzel vasıflarını tanımak, onu örnek almak her Müslüman için bir görevdir

Kuran ayetlerinin yanı sıra sahabelerden aktarılan açıklamalarda da Peygamberimiz (sav)'le ilgili pek çok bilgi verilmektedir Peygamberimiz (sav)'in ailesiyle ve çevresindeki müminlerle olan ilişkisi, günlük hayatından detaylar, dış görünümü, görenleri hayran bırakan heybeti (hürmetle beraber şiddetli heyecan hissini veren hali, azameti), sevdiği yiyecekler, giyimi ve gülüşü gibi pek çok detay İslam alimleri tarafından "şemail" kelimesiyle ifade edilir Şemail kelimesi "şimal"den türemiştir Bu kelime "karakter, huy, hal, hareket, davranış ve tavır" gibi anlamlar taşır Şemail kelimesi ilk başlarda daha geniş anlamlar içerse de, zaman içinde özelleşmiş ve Peygamber Efendimiz (sav)’in nasıl bir yaşam sürdüğü ile ilgili detayları ve kişisel özelliklerini ifade eden bir terime dönüşmüştür
Rabbimiz’in alemlere üstün kıldığı bu seçkin kulunun karakterine ve görünüşüne dair aktarılan her bir detay, aynı zamanda onun üstün ahlakının da bir yansımasıdır Peygamber Efendimiz (sav)’in şemailinin anlatıldığı bu yazı dizisinin hazırlanmasındaki amaç ise, onun çeşitli kaynaklarda aktarılan güzel özelliklerini inceleyip, yaşamından günümüze öğütler çıkarmaktır

1 BÖLÜM

Peygamber Efendimiz (sav)’da Tecelli Eden Yaratılış Güzellikleri

Peygamber Efendimiz (sav)’in Ashabı, bu kutlu insanın dış görünümünün güzelliği, görenleri hayran bırakan heybetinden nuruna ve duruşundan gülüşüne kadar Allah'ın onda tecelli ettirdiği çeşitli güzellikler hakkında pek çok detay aktarmışlardır Sayıca oldukça kalabalık olan sahabeler, bu güzellikler hakkında birçok farklı detay vermiş, Peygamber Efendimiz (sav)’le aynı dönemde yaşamamış olan Müslümanlara Allah'ın Resulünü birçok yönüyle tanıtmışlardır Bazı sahabeler onu genel özellikleriyle tarif ederken, diğerleri uzun ve detaylı anlatımlarda bulunmuşlardır Bu anlatımlardan bazıları şu şekildedir:

Peygamber Efendimiz (sav)’in dış görünümü ve güzelliği

Sahabeleri Peygamberimiz (sav)'in güzelliğini şöyle anlatıyorlardı:

"Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem çok yakışıklı ve alımlı idi Mübarek yüzü ayın on dördündeki dolunay gibi parlardı Burnu gayet güzel idi Gür sakallı, iri gözlü, düz yanaklı idi Ağzı geniş, dişleri inci gibi parlaktı Boynu sanki bir gümüş hüzmesi idi İki omuzu arası geniş, omuz kemik başları kalın idi"66

Enes b Malik (ra) anlatıyor:

"Resulullah Efendimizin boyu; ne çok uzun, ne de fazla kısa idi Teni de ne duru beyaz, ne de koyu esmerdi Saçları ise ne düz, ne de kıvırcık idi Kırk yaşına geldiğinde, Allah Teala O'nu peygamber olarak gönderdi Peygamber olduktan sonra, Mekke'de 10 sene, Medine'de de 10 yıl kaldı ve 60 yaşlarında vefat etti Bu fani hayata veda ettiklerinde, saçında ve sakalında 20 tel ak saç yoktu"67
"Resulullah (sav) beyaz, güzel ve mutedil (yavaş ve mülayim, itidalli) idiler"68

Enes b Malik (ra) anlatıyor:

"Peygamber Efendimiz (sav) orta boylu idi; uzun da değildi, kısa da değildi; hoş bir görünüşü vardı Saçı ise ne kıvırcık, ne de düzdü Mübarek (İlahi hayrın bulunduğu şey, bereketlenmiş, çoğalmış, hayırlı, uğurlu) yüzlerinin rengi ise nurani beyazdı"69

Bera b Azib (ra) anlatıyor:

"… Resullullah Efendimizden daha güzel birini görmedim Omuzlarını döğen saçları vardı İki omuz arası genişçe idi Boyu ise ne kısa idi, ne de uzundu"70

Hz Ali'nin torunlarından İbrahim b Muhammed (ra) rivayet ediyor:

"Dedem Hz Ali, Peygamber Efendimiz (sav)’i anlatırken Onu şöyle tavsif (vasıflandırırdı) ederdi:
"Peygamber Efendimiz (sav), ne aşırı derecede uzun, ne de kısa idi; O bulunduğu topluluğun orta boylusu idi Saçları, ne kıvırcık ne de dümdüzdü; hafifçe dalgalı idi Mübarek yüzlerinin rengi kırmızıya çalar şekilde beyaz; gözleri siyah; kirpikleri sık ve uzun; omuz başları iri yapılı idi… O, insanların en cömert gönüllüsü, en doğru sözlüsü, en yumuşak tabiatlısı ve en arkadaş canlısı idi Kendilerini ansızın görenler, O'nun heybeti karşısında çok şiddetli heyecanlanırlar; üstün vasıflarını bilerek sohbetinde bulunanlar ise, O'nu herşeyden çok severlerdi O'nun üstünlüklerini ve güzelliklerini tanıtmaya çalışan kimse; Ben, gerek ondan önce, gerek ondan sonra, onun gibi birisini görmedim, demek suretiyle, O'nu tanıtma hususundaki aczini ve yetersizliğini itiraf ederdi Allah'ın salat (dua, Peygamberimiz (sav)’e yapılan dua, istiğfar, rahmet, namaz) ve selamı O'nun üzerine olsun"71

Hz Hasan (ra) naklediyor:

"Resulullah Efendimiz, yaradılıştan heybetli ve muhteşemdi Mübarek yüzü, dolunay halindeki ayın parlaklığı gibi nur saçardı Orta boyludan uzun, ince uzundan kısa idi Saçları kıvırcık ile düz arası idi; şayet kendiliğinden ikiye ayrılmışlarsa onları başının iki yanına salar, değilse ayırmazlardı Uzattıkları takdirde saçları kulak yumuşaklarını geçerdi Peygamber Efendimiz (sav)’in rengi, ezher'ul-levn (pek beyaz ve parlak renk) idi, yani nurani beyazdı Alnı açıktı Kaşları; hilal gibi, gür ve birbirine yakındı
Boynu, saf mermerden meydana gelen heykellerin boynu gibi gümüş berraklığında idi Vücudunun bütün azaları birbiri ile uyumlu olup yakışıklı bir yapıya sahipti"72

Ebu Hüreyre (ra) anlatıyor:

"Hazreti Peygamber (sav), gümüşten yaratılmış gibi nurlu beyazdı; saçları da hafif dalgalı idi"73

"Efendimiz (sav) beyaza pembe karışık renkte idi Gözleri siyah, kirpikleri sık ve uzun idi"74

"Allah Resulünün alnı geniş olup hilal kaşlıydı, kaşları gürdü Iki kaşı arası açık olup, halis bir gümüş gibiydi Gözleri pek güzel, bebekleri simsiyahtı Kirpikleri birbirine geçecek şekilde gürdü… Güldüğünde dişleri çakan şimşek gibi parıldardı Iki dudağı da emsalsiz şekilde güzeldi… Sakalı gürdü Boynu pek güzeldi, ne uzun ne kısaydı Boynunun güneş ve rüzgar gören kısmı altın alaşımlı gümüş ibrik gibi gümüşün beyazlığı ve altının da kırmızılığını yansıtır şekilde parıldardı… Göğsü genişti, göğsünün düzlüğü aynayı, beyazlığı da ayı andırırdı… Omuzları genişti… Kol ve pazuları irice idi Avuçları ipekten daha yumuşaktı"75

Peygamber Efendimiz (sav)’in hicret yolculuğu sırasında çadırını ziyaret ettiği Ümmü Mabed isimli cömertliği, iffeti ve cesareti ile tanınan biri, Peygamber Efendimiz (sav)’i tanımamıştır Ancak Peygamberimiz (sav)'i anlatılanlardan tanıyan kocasına, onu şöyle tarif etmiştir:

"Aydın yüzlü ve güzel yaradılışlı idi; zayıf ve ince de değildi Gözlerinin siyahı ve beyazı birbirinden iyice ayrılmıştı Saçı ile kirpik ve bıyıkları gümrahtı (bol, gür) Sesi kalındı Sustuğu zaman vakarlı (ağırbaşlılık, halim ve heybetli oluş), konuştuğu zaman da heybetli idi Uzaktan bakıldığında insanların en güzeli ve en sevimlisi görünümündeydi; yakından bakıldığında da tatlı ve hoş bir görünüşü vardı Çok tatlı konuşuyordu Orta boylu idi; bakan kimse ne kısa ne de uzun olduğunu hissederdi Üç kişinin arasında en güzel görüneni ve nur yüzlü olanıydı Arkadaşları, ortalarına almış durumda hep onu dinlerler; buyurduğu zaman da hemen buyruğunu yerine getirirlerdi Konuşması tok ve kararlı idi"76

Kendisini görenlerin anlattıklarında da görüldüğü gibi, Peygamber Efendimiz (sav) olağanüstü yakışıklı, görenlerin nefesini kesecek kadar güzel yüzlü ve güzel endamlı idi Ayrıca atletik ve son derece etkili bir yapısı vardı ve çok kuvvetli idi

66-Büyük Hadis Külliyatı, Cem'ul-fevaid min Cami'il-usul ve Mecma'iz-zevaid, İmam Muhammed Bin Muhammed bin Süleyman er-Rudani, 5 cilt, İz Yayıncılık, s 31
67- Sünen-i Tirmizi Tercümesi, Çeviren: Osman Zeki Mollamehmetoğlu, Yunus Emre Yayınevi, İstanbul, 4cilt, s201
68- Hz Ebu Tufeyl (ra),GAhmed Ziyaüddin, Ramuz El Hadis, 1 cilt, Gonca Yayınevi, İstanbul, 1997, 519/1
69- Et-Tirmizi İmam Ebu İ'sa Muhammed, Şemail-i Şerife, 2 cilt, Hilal Yayınları, Ankara, 1976, s 7-8
70- Sünen-i Tirmizi Tercümesi, Çeviren: Osman Zeki Mollamehmetoğlu, Yunus Emre Yayınevi, İstanbul, IVcilt, s 210
71- Et-Tirmizi İmam Ebu İ'sa Muhammed, Şemail-i Şerife, 1 cilt, Hilal Yayınları, Ankara,1976, s 18-19
72- Et-Tirmizi İmam Ebu İ'sa Muhammed, Şemail-i Şerife, 1 cilt, Hilal Yayınları, Ankara,1976, s 18-22-23
73- Et-Tirmizi İmam Ebu İ'sa Muhammed, Şemail-i Şerife, 1 cilt, Hilal Yayınları, Ankara,1976, s 28-29
74- Hz Ali (ra), GAhmed Ziyaüddin, Ramuz El Hadis, 2 cilt, Gonca Yayınevi, İstanbul, 1997, s 519/4
75- Huccetü'l İslam İmam Gazali, İhya'u Ulum'id-din, 2 cilt, Çeviri: Dr Sıtkı Gülle, Huzur Yayınevi, İstanbul 1998, s 820
76- İbni Sa'd, Tabakat, I, 230-231; Taberani, el-Mu'cem'ül-Kebir, IV, 49, nu:3605, VII, 105, nu:6510; Hakim, el-Müstedrek, III, 9-10; Beyhaki, Delail'ün-Nübüvve, I, 276-284; İbn'Asakir, Tarihu Medineti Dumeşk, III, 314-336, Prof Dr Ali Yardım, Peygamberimizin Şemaili, Damla Yayınevi, 3 Baskı, İstanbul, 1998, s48

2 BÖLÜM

Peygamberimiz (sav)’in Şemaili

Osmanlı döneminin önemli alimlerinden olan Ahmet Cevdet Paşa Peygamber Efendimiz (sav)’in anlatılan özelliklerini bir özet haline getiren bir çalışma yapmıştır Bu çalışması Kısas-ı Enbiya adlı eserinin IV cüzünde, "Bazı Evsaf-ı Seniyye-i Muhammediyye" başlığı altında gerçekleşmiştir:

"… Mübarek cismi güzel, hep azası mütenasip (uygun, aralarında muntazam bir nisbet bulunan), endamı gayet matbu, alnı ve göğsü ve iki omuzlarının arası ve avuçları geniş, boynu uzun ve mevzun (yakışıklı, her bir vasfı ölçülü) ve gümüş gibi saf, omuzları ve pazuları ve baldırları iri ve kalın, bilekleri uzun, parmakları uzunca, elleri ve parmakları kalınca idi Mubarek cildi ise ipekten yumuşak idi
Kemal-i itidal üzere büyük başlı, hilal kaşlı, çekme burunlu, oval yüzlü idi
Kirpikleri uzun, gözleri kara ve güzel, büyücek ve iki kaşının arası açık, fakat kaşları birbirine yakın idi,
Nebiyy-i Mücteba (seçilmiş, kıymetli peygamber), ezherüllevn (rengi nurlu, parlak) idi; yani ne ak, ne de kara esmer, belki ikisi ortası ve gül gibi kırmızıya mail (benzer) beyaz ve, nurani ve berrak olup, mübarek yüzünde nur lemean (parlardı) ederdi Dişleri, inci gibi abdar (parlak, sağlam vücutlu) ve tabdar (ışıklı, parlak, büklümlü, kıvrımlı) olup, söylerken ön dişlerinden nur saçılır; gülerken, fem-i saadeti (saadetli ağzı), bir latif (mülayim, yumuşak, nazik, güzel) şimşek gibi ziyalar (ışıklar) saçarak açılır idi…
Alem-i bekaya (geride kalanların dünyasını) rihlet (göçmek, ölmek) buyurduklarında saçı, sakalı henüz ağarmaya başlamış başında biraz ve sakalında yirmi kadar beyaz var idi
Havassı (duyular) fevkalade kavi (sağlam, kuvvetli) idi Pek uzaktan işitir ve kimsenin göremeyeceği mesafeden görür idi Elhasıl (sözün özü), en mükemmel ve müstesna surette yaratılmış bir vücud-ı mes'ud (mutlu vücudu) ve mübarek idi… Onu ansızın gören kimseyi sevgi alırdı ve Onunla ülfet ve musahabet (sohbetler, konuşup görüşmeler) eyleyen kimse, Ona can ü gönülden aşık ve mühib olurdu Ehl-i fazl'a (kerem, ilim sahibi), derecelerine göre ihtiram (hürmet, saygı) eylerdi Akrabasına dahi pek ziyade (çok bol, fazladan) ikram eylerdi Lakin (ancak) onları, kendilerinden efdal (daha faziletli, daha layık, daha iyi) olanların üzerine takdim etmezdi
Hizmetkarlarını pek hoş tutardı Kendisi ne yer ve ne giyerse, onlara dahi onu yedirir ve onu giydirir idi
Sahi (cömert, eliaçık, herkese iyilik etmek isteyen) ve kerim (herşeyin iyisi, faydalısı), şefik (şefkatli, esirgeyen, merhametli) ve rahim (rahmet edici, bağışlayan), şeci (kahraman, yiğit) ve halim (yumuşak huylu, hoş muamele yapan) idi Ahd ü va'dinde (söz vermede) sabit, kavlinde (sözünde) sadık idi Elhasıl (neticesi)- hüsn-i ahlakça (ahlak güzelliği) ve akl-ü zekavetçe (keskin anlayışı olan akıl) cümle(bütün, tam) nasa (insanlara) faik (üstün, üstünde) ve her türlü medh ü senaya (övgüye) layık idi
Yemede, giymede kadar-ı zaruret (yoksulluk derecesinde) ile iktifa (yetinir) ve ziyadesinden (fazlasından) iba eylerdi (çekinirdi)"77
Peygamber Efendimiz (sav)’in nübüvvet (peygamberlik) mührü

Allah, Hz Muhammed (sav)'i alemler üzerine seçmiş ve onun "peygamberlerin sonuncusu" (Ahzab Suresi, 40) olduğunu bildirmiştir Ondan sonra hiçbir peygamber gönderilmeyecektir ve Kuran insanlara hidayet rehberi olarak gönderilen en son kitaptır Allah, Peygamber Efendimiz (sav)’in bu eşsiz özelliğini onun mübarek vücudunda bir izle tecelli ettirmiştir

İslami kaynaklarda ve rivayetlerde Peygamber Efendimiz (sav)’in kürek kemikleri arasında bulunan bu işarete "nübüvvet mührü" ismi verilir Peygamberimiz (sav)'in mührüne benzer peygamberlik işaretlerinin diğer peygamberlerde de olduğu, ancak Peygamberimiz (sav)'inkinin daha farklı olduğu el-Müstedrek tarafından Vehb b Münebbih (ra)'den şöyle nakletmiştir:

"… Allah hiçbir peygamber göndermemiştir ki, onun sağ elinde Peygamberlik beni (şamet'ün-nübüvve) olmamış olsun Ancak bizim Peygamberimiz Muhammed Aleyhisselam bunun istisnasını teşkil etmektedir Zira Onun peygamberlik beni, (sağ elinde değil) kürek kemikleri arasındadır Peygamberimiz (sav) bu durum sorulunca: "Kürek kemiklerim arasında bulunan bu ben, benden önceki Peygamberlerin beni gibidir…"78 demiştir"

Cabir b Semüre (ra) anlatıyor:

"Ben Resulullah Efendimizin kürek kemikleri arasında bulunan nübüvvet mührünü gördüm O, güvercin yumurtası büyüklüğünde kırmızımtırak bir yumru idi"79

Hz Ali'nin torunlarından İbrahim b Muhammed (ra) naklediyor:

"Dedem Hz Ali, Peygamber Efendimiz (sav)’in vasıflarını anlatırken, Resulullah'ın Hilyesi (güzel sıfatlar, süs, zinet, cevher, güzel yüz, suret, görünüş) hakkındaki hadisi bütün uzunluğu ile zikreder ve:
"Kürek kemikleri arasında nübüvvet mührü vardı Ve O, peygamberlerin sonuncusudur" derdi80

Ebu Nadre (ra) anlatıyor:

"Ashabdan Ebu Said el-Hudri'ye Resulullah Efendimizin peygamberlik mührünün nasıl bir şey olduğunu sordum Mübarek sırtlarında gül tomurcuğu gibi bir et parçası olduğunu söyledi"81

"İki küreği arasında peygamberlik mührü yer alıyordu Bu mühür sağ omzuna daha yakındı"82

Muhammed b Müsenna, Muhammed b Hazm, Şu'be Simak (ra)'dan:

"Cabir İbn-i Semure'nin şöyle dediğini duydum: Resulullah (sav)'in sırtında mühür gördüm: güvercin yumurtası gibi idi"83

77- Ahmed Cevdet Paşa, Kısas-ı Enbiya, IV Cüz, Kanaat Matbaası, İstanbul 1331, s 364-365
78- Tirmizı'nin Şemail isimli kitabının tercümesinden, Prof Dr Ali Yardım, Peygamberimiz (sav)’in Şemaili, Damla Yayınevi, 3 Baskı, İstanbul, 1998, s 73
79- Et-Tirmizi İmam Ebu İ'sa Muhammed, Şemail-i Şerife, 1 cilt, Hilal Yayınları, Ankara,1976, s 36
80- Et-Tirmizi İmam Ebu İ'sa Muhammed, Şemail-i Şerife, 1 cilt, Hilal Yayınları, Ankara,1976, s 38
81- Et-Tirmizi İmam Ebu İ'sa Muhammed, Şemail-i Şerife, 1 cilt, Hilal Yayınları, Ankara,1976,, s 42
82- Huccetü'l İslam İmam Gazali, İhya'u Ulum'id-din, 2 cilt, Çeviri: Dr Sıtkı Gülle, Huzur Yayınevi, İstanbul 1998, s 820
83- Et-Tirmizi İmam Ebu İ'sa Muhammed, Şemail-i Şerife, 1 cilt, Hilal Yayınları, Ankara,1976, s 36


Alıntı Yaparak Cevapla

Peygamberimizin Şemaili Şerifi

Eski 09-08-2012   #3
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Peygamberimizin Şemaili Şerifi



3 BÖLÜM

Peygamber Efendimiz (sav)’in Saç Sakal ve Giyim Tarzı

Peygamber Efendimiz (sav)’in saçı

Peygamber Efendimiz (sav)’in saçının uzunluğu ile ilgili farklı tarifler vardır Tarifler arasında böyle bir farklılık olması ise doğaldır, çünkü bu bilgileri aktaranlar Peygamber Efendimiz (sav)’i farklı zamanlarda gördükleri için, saçının uzunluğu da farklı olmuş olabilir Ancak bu tariflerden anlaşılan Peygamberimiz (sav) saçını en kısa kulağı hizasında, en fazla ise omuzlarına kadar uzatmıştır

Enes b Malik (ra) anlatıyor:

"Hazreti Peygamber (sav)‘in saçları, kulaklarının orta hizasına kadar uzamıştı"84

Hazreti Aişe (ra) validemiz anlatıyor:

"Resulullah'ın mübarek saçları, kulakları ile omuzları arasındaydı Allah'ın selat ve selamı üzerine olsun"85

Bera b Azib (ra) anlatıyor:

"Peygamber Efendimiz (sav) orta boylu idi Omuzları da genişçeydi Saçları ise, kulak yumuşaklarını değerdi"86

Ebu Talib'in kızı ümmü Hani (ra) anlatıyor:

"Resulullah Efendimiz Mekke'ye geldiklerinde evimizi teşrif etmişlerdi Bu sırada mübarek başları dört belikli (örgülü) idi" 87

Peygamberimiz (sav)'in saç ve sakal bakımı

Peygamber Efendimiz (sav) temizliğe çok önem verdiği için, saç ve sakal bakımına da önem vermişlerdir Bazı kaynaklarda onun yanında daima tarak, ayna, misvak, kürdan, makas, sürmedan gibi eşyalar bulundurduğu bildirilmektedir88 Peygamberimiz (sav) ashabına da aynı tavsiyelerde bulunmuş ve "Kim saç bırakmışsa, onun bakımına dikkat etsin"89 şeklinde buyurmuşlardır Peygamberimiz (sav)'in saç ve sakalı ile ilgili diğer aktarılanlar şu şekildedir:

Hz Adda İbn Halid'den (ra):

"Mübarek sakalı gayet güzeldi"90

Hz Aişe (ra) validemiz anlatıyor:

"Resul-i Ekrem (sas)… saçlarını tarayıp yağladığında…"91

Simak b Harb (ra) aktarıyor:

"Cabir b Semüre'den işittim Ona, Hazreti Peygamber (sav)’in saçlarının ağarma durumu sorulmuştu O da: Mübarek başlarını yağladıkları zaman saçlarının akı gözle farkedilmez; fakat başlarına yağ sürmedikleri anlarda beyazları görünürdü"92 dedi

Peygamberimiz (sav), dış görünümüne ve temizliğine verdiği önemle, müminlere güzel bir örnek olmuştur Bir rivayette Peygamber Efendimiz
(sav)’in bu konudaki tavrı şöyle belirtilir:

"Bir gün Peygamber (sav) sahabelerinin yanına çıkacağı zaman küpteki suya bakarak sarığını ve sakalını düzeltti ve şöyle dedi: 'Allah kardeşlerinin yanlarına çıkarken kulunun kardeşleri için süslenmesini sever'93

Peygamber Efendimiz (sav)’in giyim tarzı

Peygamberimiz (sav)'in giyimi hakkında da sahabeler pek çok detay aktarmışlardır Bunun yanı sıra Peygamber Efendimiz (sav)’in müminlere nasıl giyinmeleri gerektiğiyle ilgili olarak tavsiyeleri de onun bu konuya verdiği önemi ortaya koymaktadır Örneğin Peygamber Efendimiz (sav) hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmuştur:

"Allah güzeldir, güzelliği sever, güzel giyinmek kibir değildir, kibir (mazhar olduğun nimeti kendinden bilip) hakkı reddetmek, halkı hakir görmektir"94

"Allah güzeldir, güzeli sever ve kuluna verdiği nimetin eserini üzerinde görmekten hoşlanır"95

Peygamber Efendimiz (sav)’in torunu Hz Hasan, onun giyim konusu hakkındaki görüşünü şöyle ifade etmiştir:

"Peygamber Efendimiz (sav) bize elde ettiğinizin en iyisini giymemizi ve bulabildiğimiz en hoş kokuları sürmemizi emrederdi"96

Bu konudaki Peygamberimiz (sav)'in bir başka hadisi de şu şekildedir:

"Ey müminler! Gönlünüzce yiyiniz, içiniz, giyininiz ve Allah yolunda sarf ediniz Ancak, israfa veya kibir ve gurura kaçmayınız"97

Peygamber Efendimiz (sav) ashabından biri dış görünümüne önem vermediğinde veya bakımsız olduğunda onu da hemen uyarırdı

Bu konuya ait bir rivayeti Ebu'l Havas (ra), babasından şöyle nakletmektedir:

Üzerinde adi bir elbise olduğu halde Resulullah aleyhissalatu vesselam'ın yanına gelmiştim Bana:"Senin malın yok mu?" diye sordu
"Evet var" cevabıma:
"Hangi çeşit maldan?" sorusunu yöneltti
"Her çeşit maldan Allah bana vermiştir" demem üzerine:
"Öyle ise Allah Teala Hazretleri sana bir mal verdiği vakit Allah'ın verdiği bu nimetin eseri ve fazileti senin üzerinde görülmelidir" buyurdular98

Buna benzer bir başka olayı ise Hz Cabir (ra) şöyle aktarmıştır:

Resulullah aleyhissalatu vesselam, binek hayvanlarımızı güden bir adamımızı gördü Üzerinde eskimiş iki parçalı giysi vardı
"Onun bu eskilerden başka giyeceği yok mu?" diye buyurdular "Evet var" dedim "Çamaşır torbasında iki giysisi daha var Ben onları giydirmiştim" "Öyleyse çağır onu da, bunları giysin" diye emrettiler (çağırdım, emr-i Nebeviyi söyledim), o da onları giyindi Geri gitmek üzere dönünce, Resulullah aleyhissalatu vesselam: "Nesi var da bu yenileri giymiyor? Bu daha hoş değil mi?" diye buyurdular99

Peygamberimiz (sav)'in giyim tarzı ile ilgili sahabelerin aktardığı bilgilerden bazıları ise şunlardır:

İbnu Abbas (ra) anlatıyor:

Ben Resulullah aleyhissalatu vesselam üzerinde mümkün olan en güzel elbiseyi gördüm"100

Ümmü Seleme (ra) anlatıyor:

"Peygamber Efendimiz (sav)‘in en çok sevdikleri elbise çeşidi, gömlek (kamis) idi"101

Ashabdan Kurre (ra) anlatıyor:

"Ben, biat eylemek üzere, Müzeyne kabilesinden bir grup insanla birlikte Resulullah Efendimizin huzurlarına çıktım Peygamber Efendimiz (sav)‘in gömleklerinin yakası düğmesiz olduğundan…"102

Enes b Malik (ra) anlatıyor:

"Peygamber Efendimiz (sav), giydikleri elbiseler içerisinde, Hibere-i Yemani'yi çok severlerdi"103 (Hibere, Yemen'de dokunan pamuktan yapılan, kırmızı çubuklu yeşil bir kumaştır Eskilerin "alaca" dedikleri desenli kumaşlar için kullanılan bir tabirdir Bu da kumaşın düz değil desenli olduğunu ve birkaç renkten oluştuğunu gösterir)103

El-Bera b Azib (ra) anlatıyor:

"Kırmızı desenli elbisenin, Peygamber Efendimiz (sav) kadar bir başkasına yakıştığını görmedim Bu kıyafetle Resulullah (sav)'ı gördüğümde, mübarek saçları, omuzlarına değecek kadar sarkmıştı"104

Semüre b Cündüb (ra) rivayet ediyor:

"Hazreti Peygamber (sav): "Beyaz elbise giyiniz Zira o, son derece temiz ve hoştur" buyurmuşlardır"105

Hz Aişe (ra) anlatıyor:

"Resulullah Efendimiz, bir sabah vakti, üstlerinde siyah yünden dokunmuş bir izar (peştemal, futa, göğüsten aşağı örtülen elbiseler) olduğu halde, evlerinden dışarı çıkmışlardı"106

Peygamber Efendimiz (sav)’in dış kıyafetleri

Eşa's b Süleyn (ra) anlatıyor:

"Bana halam anlattı Ona da amcası anlatmış Halamın amcası demişti ki: Bir gün Medine sokaklarında izarımı sürüyerek yürüyordum Bu sırada arkamdan bir ses işittim: "İzarını yukarı kaldır Zira izarın yerde sürünmemesi, onun daha temiz kalmasını ve uzun müddet dayanmasını sağlar" diyordu Arkama dönüp baktığımda bu sözleri söyleyenin Resulullah Efendimiz olduğunu gördüm"107

Seleme b El-Ekva'dan (ra):

"Hz Osman, uzunluğu bacaklarının yarısına kadar ulaşan bir izar giyer ve "Arkadaşımın (sahibi), yani Resulullah (sav)'ın izarları da aynen böyleydi" derdi108

84- Et-Tirmizi İmam Ebu İ'sa Muhammed, Şemail-i Şerife, 1 cilt, Hilal Yayınları, Ankara,1976, s 49
85- Et-Tirmizi İmam Ebu İ'sa Muhammed, Şemail-i Şerife, 1 cilt, Hilal Yayınları, Ankara,1976, s 50
86- Et-Tirmizi İmam Ebu İ'sa Muhammed, Şemail-i Şerife, 1 cilt, Hilal Yayınları, Ankara,1976, s 50
87- Et-Tirmizi İmam Ebu İ'sa Muhammed, Şemail-i Şerife, 1 cilt, Hilal Yayınları, Ankara,1976, s 51
88- Ali el-Kari, Cem'ul-Vesail fi Şerh'iş- Şemail, İstanbul, s 96-97
89- Ebu Davud, Sünen, IV, 74, nu:4062
90- GAhmed Ziyaüddin, Ramuz El Hadis, 2 cilt, Gonca Yayınevi, İstanbul, 1997, 519/16
91- Et-Tirmizi İmam Ebu İ'sa Muhammed, Şemail-i Şerife, 1 cilt, Hilal Yayınları, Ankara, 1976, s 58
92- İbn Adiyye el-Kamil; Huccetü'l İslam İmam Gazali, İhya'u Ulum'id-din, 3 cilt, Çeviri: Dr Sıtkı Gülle, Huzur Yayınevi, İstanbul 1998, s 679
93- İbn Adiyye el-Kamil; Huccetü'l İslam İmam Gazali, İhya'u Ulum'id-din, 3 cilt, Çeviri: Dr Sıtkı Gülle, Huzur Yayınevi, İstanbul 1998, s 679
94- Kütüb-i Sitte, Muhtasarı Tercüme ve Şerhi, Prof Dr İbrahim Canan, 7 cilt, Akçağ Yayınları, Ankara, s 208
95- Kütüb-i Sitte, Muhtasarı Tercüme ve Şerhi, Prof Dr İbrahim Canan, 7 cilt, Akçağ Yayınları, Ankara, s 208
96- Buhari, et-Tarih'ul-Kebir, I, 382, nu:1222
97- Buhari, el-Cami'us-Sahih, VII, 33; İbn Mace, Sünen, II, 1192, nu:3605
98- Nesai, Zinet 83, (8, 196), Prof Dr Ali Yardım, Peygamberimiz (sav)’in Şemaili, Damla Yayınevi, 3 Baskı, İstanbul, 1998, s 119
99- Muvatta, Libas 1, (2, 910); Kütüb-i Sitte, Muhtasarı Tercüme ve Şerhi, Prof Dr İbrahim Canan, 15 cilt, Akçağ Yayınları, Ankara, s 64-65
100- Ebu Davud, Libas 8, (4037); Kütüb-i Sitte, Muhtasarı Tercüme ve Şerhi, Prof Dr İbrahim Canan, 15 cilt, Akçağ Yayınları, Ankara, s69
101- Et-Tirmizi İmam Ebu İ'sa Muhammed, Şemail-i Şerife, 1 cilt, Hilal Yayınları, Ankara, 1976, s 85
102- Et-Tirmizi İmam Ebu İ'sa Muhammed, Şemail-i Şerife, 1 cilt, Hilal Yayınları, Ankara, 1976, s 88
103- Sünen-i Tirmizi Tercümesi, Çeviren: Osman Zeki Mollamehmetoğlu, Yunus Emre Yayınevi, İstanbul, 3cilt, s 283
104- Et-Tirmizi İmam Ebu İ'sa Muhammed, Şemail-i Şerife, 1 cilt, Hilal Yayınları, Ankara, 1976, s 94
105- Et-Tirmizi İmam Ebu İ'sa Muhammed, Şemail-i Şerife, 1 cilt, Hilal Yayınları, Ankara, 1976, s98
106- Et-Tirmizi İmam Ebu İ'sa Muhammed, Şemail-i Şerife, 1 cilt, Hilal Yayınları, Ankara, 1976, s99
107- Et-Tirmizi İmam Ebu İ'sa Muhammed, Şemail-i Şerife, 1 cilt, Hilal Yayınları, Ankara, 1976, s154
108- Et-Tirmizi İmam Ebu İ'sa Muhammed, Şemail-i Şerife, 1 cilt, Hilal Yayınları, Ankara, 1976, s155

4 BÖLÜM

Peygamber Efendimiz (sav)’in yüzüğü ve mührü

Enes b Malik (ra) anlatıyor:

"Peygamber Efendimiz (sav)’in Mühr-i Şerifleri (şerefli, mübarek mühür) gümüşten yapılmıştı Kaşı ise Habeş taşındandı
Resulullah Efendimiz yabancı devlet reislerine mektup yazmak isteyince, bir mühür yüzük yapılmasını buyurdu
"Peygamber Efendimiz (sav)’in parmağındaki yüzüğün parıltısı hala gözümün önünde duruyor"
"Peygamber Efendimiz (sav)’in Mühr-i Şeriflerinin kaşına, üç satır halinde, "Muhammed Resulullah" ibaresi kazınmıştı Birinci satırda "Muhammed", ikinci satırda "Resul", üçüncü satırda da "Allah" kelimeleri yer alıyordu"109

Peygamber Efendimiz (sav)’in yürüyüş şekli

Ebu Hüreyre (ra) anlatıyor:

"Ben Resulullah Efendimizden daha güzel birisini görmedim; sanki güneş, onun mübarek yüzünde devrediyor gibiydi Peygamber Efendimiz (sav)’den daha hızlı yürüyen birisini de görmedim; yürürken adeta yeryüzü ayakları altında dürülürdü Bizler, arkalarından giderken, geri kalmamak için büyük çaba harcardık"110

Hz Ali'nin torunlarından İbrahim b Muhammed (ra), "Dedem Hz Ali, Resulullah Efendimizi tanıtırken şöyle derdi: "Resulullah Efendimiz, yürürken, adeta yokuş aşağı inercesine, ayaklarını sertçe kaldırırlardı"111 diyerek, Peygamberimiz (sav)'in rahat bir yürüyüşü olduğunu belirtmiştir

Hz Yezid İbni Mirsad (ra) ise şöyle demiştir:

"Yürüdüğü zaman vakarlı fakat hızlı giderdi Yanındakiler ona yetişemezdi"112


Alıntı Yaparak Cevapla

Peygamberimizin Şemaili Şerifi

Eski 09-08-2012   #4
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Peygamberimizin Şemaili Şerifi



Hz Ebu Atabe (ra)'den:

"Yürürken kuvvetli adımlarla yürürdü"113

"… Yürürken, ayaklarını yerden biraz kaldırıp önlerine hafif eğilerek yürürlerdi Ayaklarını ses çıkarıp toz kaldıracak şekilde yere sert vurmazlar; adımlarını uzun ve seri atmakla birlikte sukunet ve vekar üzere yürürlerdi Yürürken, sanki meyilli ve engebeli bir yerden iniyor görünümünü arzederdi Bir tarafa dönüp baktıklarında, bütün vücudları ile birlikte dönerlerdi Rastgele sağa sola bakmazlardı Yere bakışları, göğe bakışlarından daha çoktu Çoğunlukla göz ucu ile bakarlardı Ashabı ile birlikte yürürken, onları öne geçirir kendileri arkada yürürlerdi Yolda karşılaştığı kimselere, onlardan önce hemen selam verirdi"114

"Hep harekatı mutedil idi Bir yere azimetinde (Yola çıkmak, gitmek) acele ve sağ ve sola meyletmeyip, kemal-i vekar (ağırbaşlılığın olgunluğu) ile doğru yoluna gider ve fakat sür'at (hızlı) ve sühulet (kolaylıkla) ile yürür idi Şöyle ki; adeta yürür gibi görünür, lakin yanında gidenler, sür'at ile yürüdükleri halde geri kalırlar idi"115

Peygamber Efendimiz (sav)’in oturuş tarzı

Kayle binti Mahreme (ra) anlatıyor:

"Resulullah (sav)'i sonsuz bir mahviyet (alçak gönüllülük, tevazu) ve tevazu içinde otururken görünce, heybetinden vücudum titremeye başladı"116

Cabir b Semüre (ra):

"Ben Peygamber Efendimiz (sav)‘i, sol tarafına konmuş bir yastığa dayanmış vaziyette gördüm"117

Peygamber Efendimiz (sav)’in konuşma şekli

Peygamber Efendimiz (sav) etkileyici üslubu, hikmetli ve keskin hitabıyla tanınan bir insandı Onun tebliği insanlar üzerinde çok büyük bir etki oluşturur, sohbetinden herkes çok büyük bir zevk alırdı Sahabelerden bizlere aktarılan çeşitli rivayetler de onun bu özelliğini ortaya koyar Bu konuda bazı aktarımlar şu şekildedir:

Allah Resulü insanların en beliğ (belagatli kimse, meramını tamamen, noksansız ve güzel sözlerle anlatmaya muktedir olan Kafi derecede olan Yeter olan), en düzgün konuşanı ve en tatlı sözlü olanıydı (ağzından ballar akıyordu)! O, şöyle diyordu: "Ben Arabın en fasihiyim (Hatasız olarak söyleyen Açık ve güzel konuşan)"118

Hz Aişe (ra), Resulullah (sav)'in sözlerini şöyle tarif eder:

"O, sizlerin konuştuğunuz gibi lafları çabuk çabuk ve peş peşe sıralamazdı, sözleri az ve özdü Halbuki sizler cümleleri birbirine ekleyip duruyorsunuz"119

"Allah Resülü çok veciz (kısa, öz, az sözle çok mana ifadesi) konuşurdu Böyle konuşmasını kendisine Allah katından Cebrail getirmişti Kısa cümleler içinde bütün maksadını yansıtırdı Veciz sözlü cümleler söylerdi, sözlerinde ne fazlalık ne de eksiklik bulunurdu Kelimeleri bir ahenk içinde birbirini izler, sözcükleri arasında duraklar ve böylece dinleyenleri sözlerini belleyip ezberlerlerdi Sesi gürdü ve tatlıydı
Gerektiğinde konuşurdu, kötü laflar etmezdi Hiddetli ve hiddetsiz anlarında (nefsi için değil, Allah'ın rızası için) hep hakkı söylerdi"120

"Güzel olmayan laflar edenlerden yüz çevirirdi Hoşlanmadığı, çirkin saydığı bir sözü konuşmak zorunda kaldığında onu kinaye yoluyla ifade buyururdu121

Kendisi sustuğunda huzurdakiler konuşurdu Katında tartışma yapılmazdı122

Sahabelerinin yüzlerine karşı son derece güler ve gülümserdi, onların konuştuklarını beğenir, dikkatle dinler, kendisini onlardan biri sayardı123

Hz Aişe (ra) anlatıyor:

"Mübarek kelamları seçkindi Her işiten onu anlardı"124

Hz Ebu Umame (ra)'den:

"İnsanların en güleç yüzlüsü ve hoşcanlısı idiler"125

Hz Enes (ra) şunu bildirmiştir:

"Efendimiz (sav) halkın en latifecisi(hoş söz, şaka, mizah, söz ile iltifat) idi"126

Peygamber Efendimiz (sav)’in güzel kokusu

Peygamber Efendimiz (sav) temizliğe çok önem verirdi Kendisi sürekli mis gibi, tertemiz, hoş ve güzel kokar, Müslümanlara da temizliği tavsiye ederdi Sahabelerden rivayet edilen bilgilerde Peygamberimiz (sav)’in bu güzel özelliği hakkında detaylar aktarılmaktadır Bunlardan bazıları şu şekildedir:

Enes b Malik (ra) şöyle ifade etmektedir:

"Resulullah Efendimiz Medine sokaklarının birinden geçtiğinde O'nun misk gibi kokusu hemen sezildiğinden, halk o yoldan Hazreti Peygamber (sav)‘in geçtiğini söylerlerdi Bizler, Peygamber Efendimiz (sav)‘in gelişini, kokusunun güzelliğinden anlardık"127

İbn-i Ebi Adi, Humeyd, Enes (ra)'den:

Resulullah (sav)ın elinden daha yumuşak ne bir yün kumaşı, ne de bir ipeğe (hayatımda) dokunmadım Resulullah (sav)'in kokusundan daha güzel (kokan) bir kokuyu da koklamadım128

Muaz b Hişam (ra), babasından, Katade, Enes'den şöyle rivayet etmiştir:

"Resulullah (sav) güzel kokusu ile tanınırdı Resulullah (sav) güzel idi Kokusu da hoş idi Bununla beraber kokuyu severdi" 129

"Cismi nazif (temiz), kokusu latif (hoş) idi Koku sürünsün sürünmesin, teni en güzel kokulardan ala kokardı Bir kimse onunla musafaha (el sıkışmak, tokalaşmak, muhabbetini, arkadaşlığını, sevgisini izhar etmek) etse, bütün gün onun rayiha-i tayyibesini (temiz kokusunu) duyardı ve mübarek eliyle bir çocuğun başını meshetse, rahiya-i tayyibesiyle (temiz kokusuyla) o çocuk, sair (diğer) çocuklar arasında malum (bilinirdi) olur idi"130

109- Et-Tirmizi İmam Ebu İ'sa Muhammed, Şemail-i Şerife, 1 cilt, Hilal Yayınları, Ankara, 1976, s114-117
110- Et-Tirmizi İmam Ebu İ'sa Muhammed, Şemail-i Şerife, 1 cilt, Hilal Yayınları, Ankara, 1976, s157
111- Et-Tirmizi İmam Ebu İ'sa Muhammed, Şemail-i Şerife, 1 cilt, Hilal Yayınları, Ankara, 1976, s158
112- GAhmed Ziyaüddin, Ramuz El Hadis, 2 cilt, Gonca Yayınevi, İstanbul, 1997, 541/1
113- GAhmed Ziyaüddin, Ramuz El Hadis, 2 cilt, Gonca Yayınevi, İstanbul, 1997, 541/2
114- Tirmizı'nin Şemail isimli kitabının tercümesinden; Prof Dr Ali Yardım, Peygamberimiz (sav)‘in Şemaili, Damla Yayınevi, 3 Baskı, İstanbul, 1998, s 66-67
115- Ahmed Cevdet Paşa, Kısas-ı Enbiya, IV Cüz, Kanaat Matbaası, İstanbul 1331, s 364-365; Prof Dr Ali Yardım, Peygamberimiz (sav)‘in Şemaili, Damla Yayınevi, 3 Baskı, İstanbul, 1998, s 51
116- Et-Tirmizi İmam Ebu İ'sa Muhammed, Şemail-i Şerife, 1 cilt, Hilal Yayınları, Ankara, 1976, s 160
117- Et-Tirmizi İmam Ebu İ'sa Muhammed, Şemail-i Şerife, 1 cilt, Hilal Yayınları, Ankara, 1976, s163
118- Taberani, Hakim; Huccetü'l İslam İmam Gazali, İhya'u Ulum'id-din, 2 cilt, Çeviri: Dr Sıtkı Gülle, Huzur Yayınevi, İstanbul 1998, s 800,
119- El Fevaid, Huccetü'l İslam İmam Gazali, İhya'u Ulum'id-din, 2 cilt, Çeviri: Dr Sıtkı Gülle, Huzur Yayınevi, İstanbul 1998, s 800
120- Ebu Davud, Huccetü'l İslam İmam Gazali, İhya'u Ulum'id-din, 2 cilt, Çeviri: Dr Sıtkı Gülle, Huzur Yayınevi, İstanbul 1998, s 800
121- Buhari, Huccetü'l İslam İmam Gazali, İhya'u Ulum'id-din, 2 cilt, Çeviri: Dr Sıtkı Gülle, Huzur Yayınevi, İstanbul 1998, s 800
122- Tırmizi; Huccetü'l İslam İmam Gazali, İhya'u Ulum'id-din, 2 cilt, Çeviri: Dr Sıtkı Gülle, Huzur Yayınevi, İstanbul 1998, s 800
123- Tırmizi; Huccetü'l İslam İmam Gazali, İhya'u Ulum'id-din, 2 cilt, Çeviri: Dr Sıtkı Gülle, Huzur Yayınevi, İstanbul 1998, s 800
124- GAhmed Ziyaüddin, Ramuz El Hadis, 2 cilt, Gonca Yayınevi, İstanbul, 1997, 521/4
125- GAhmed Ziyaüddin, Ramuz El Hadis, 2 cilt, Gonca Yayınevi, İstanbul, 1997, 545/4
126- GAhmed Ziyaüddin, Ramuz El Hadis, 2 cilt, Gonca Yayınevi, İstanbul, 1997, 545/5
127- İbn Sa'd Tabakat, I, 398-399; Mecme'uz Zevaid, VIII, 282; el-Metalib'ül-Aliye, IV , 25; Behcet'ül Mehafil, II, 254; Prof Dr Ali Yardım, Peygamberimiz (sav)’in Şemaili, Damla Yayınevi, 3 Baskı, İstanbul, 1998, s280
128- Buhari, 1/503; Müslim, 2/257; İbn-i Kesir, Peygamberimiz (sav)’in Şemaili, Mucizeleri, Çelik Yayınevi, s 46
129- İbn-i Kesir, Prof Dr Ali Yardım, Peygamberimiz (sav)’in Şemaili, Damla Yayınevi, 3 Baskı, İstanbul, 1998, s 51
130- Ahmed Cevdet Paşa, Kısas-ı Enbiya, IV Cüz, Kanaat Matbaası, İstanbul 1331, s364-365
5 BÖLÜM

Peygamber Efendimiz (sav)’in sevdiği yemekler

"Çok sıcak yemeği sevmezdi"131

"En çok hoşlandığı yiyecek etti"132

"Kabağı çok severdi"133

"Avlanan kuş etlerini yerdi"134

"Hurmalardan Acve hurmasını severdi"135

Hz Aişe (ra) Peygamberimiz (sav)'in sevdiği yiyeceklerle ilgili şunları söylemiştir:

"Tatlı ve balı severlerdi"136

"Hazreti Peygamber (sav)‘in katık olarak yediği yemeklerin bir kısmı şöyle sıralanabilir: Koyunun ön kolu ve sırt eti, pirzola, kebap, tavuk, toy kuşu, et çorbası, tirit, kabak, zeytinyağı, çökelek, kavun, helva, bal, hurma, pazı, anber balığı…"137

Hz Aişe (ra) ek olarak şunları bildirmiştir:

"Kavun, karpuzu yaş hurma ile yerlerdi"138

Hz Cabir (ra)'den:

"Taze hurma ve kavun çok yerlerdi ve 'bunlar güzel meyvedir' derlerdi"139

"Hiçbir zaman bir yemeği yermemiştir Hoşuna giderse yer gitmezse yemezdi Hoşlanmadığında da bir başkasına kötülemezdi" 140

Peygamber Efendimiz (sav)’in sevdiği bazı yiyecekler için söylediği sözlerden bir kısmı ise şöyledir:

"Etin en güzel yeri sırt etidir"141

"Sirke ne güzel katıktır"142

"Mantar kudret helvasıdır"143

"Sinameki ve sennut (tereyağ tulumuna konulan bal) yemeye devam ediniz Çünkü bu iki şeyde samdan (ölümden) başka her hastalıktan şüphesiz şifa vardır"144

"Zeytinyağını yiyiniz ve kullanınız Çünkü bu yağ mübarektir"145

Peygamber Efendimiz (sav)’in sevdiği içecekler

Hz Aişe (ra) bildiriyor:

"Şerbetlerin içinde tatlı ve soğuk olanını severlerdi146

Peygamber Efendimiz (sav) bal şerbeti, hurma ve kuru üzüm şırası gibi içecekleri severlerdi147

Peygamber Efendimiz (sav)’in en çok sevdiği içecek, soğuk tatlı şerbetlerdi"148

Şerbetlerin içinde en çok bal şerbetini severdi149

İçilecek şeylerde en çok sütü severlerdi150

Peygamberimiz (sav) süt için şöyle buyurmuşlardır:

"Allah bir kimseye yemek yedirdiği zaman o kimse, 'Allah'ım Bize bu yemeği bereketli kıl ve bize bundan hayırlı rızık ver' diye dua etsin Allah bir kimseye bir miktar süt içirdiği zaman da o kimse, 'Allah'ım bize bu sütü bereketli kıl ve bize daha çok süt ver' diye dua etsin Çünkü yiyeceğin ve içeceğin yerini tutan sütten başka bir şeyi bilmiyorum"151

Peygamberimiz (sav)'in su için söyledikleri

Peygamberimiz (sav) özellikle yolculuklar sırasında ashabına su dağıttırırdı Örneğin bir yolculuğu sırasında, bir yerde durmuş ve yanındakilerden su istemiştir Elini ve yüzünü yıkadıktan sonra, sudan içmiş ve yanındaki sahabelerine de "Siz de yüzünüze, boynunuza bir miktarını dökün"152 demiştir

Resulullah (sav) su içtikten sonra şöyle dua etmiştir:

"Rahmetiyle suyu tatlı olarak yaratan, acı ve tuzlu yaratmayan Allah'a hamd olsun"153

Resulullah (sav) bir başka sözünde ise su için şöyle buyurmuştur:

"Allah suyu temizleyici olarak yarattı Tadını veya rengini veya kokusunu değiştiren maddeler dışında hiçbir nesne onu pislemez"154

SONUÇ

Peygamber Efendimiz (sav), Allah'ın "… ancak o, Allah'ın Resûlü ve peygamberlerin sonuncusudur" (Ahzab Suresi, 40) ayetiyle bildirdiği gibi insanlar için son peygamber olarak gönderilen, Allah'ın en son Hak Kitab’ını vahyettiği, güzel ahlakı, takvası, Allah'a olan yakınlığı ile insanlara örnek kıldığı, Allah'ın dostu, Rabbimiz’in Katında üstünlüğü olan, müminlerin de dostu, en yakını ve velisidir
Allah, "Gerçek şu ki, Biz senin üzerine 'oldukça ağır' bir söz (vahy) bırakacağız" (Müzzemmil Suresi, 5) ayetiyle de bildirdiği gibi son peygamber olan Hz Muhammed (sav)'e önemli bir sorumluluk vermiştir Peygamberimiz (sav) ise, Allah'a olan güçlü imanı ile, Allah'ın kendisine verdiği sorumluluğu en güzeliyle yerine getirmiş, insanları Allah'ın yoluna, hidayete davet etmiş ve tüm inananların yol göstericisi ve aydınlatıcısı olmuştur

Peygamberimiz (sav)'i görmemiş olsak bile, Kuran ayetlerinden ve hadis-i şeriflerden, güzel tavırlarını, konuşmalarını, gösterdiği güzel ahlakı tanıyabilir, ona benzemek, ahirette onunla yakın bir dost olabilmek için elimizden gelen çabayı en fazlasıyla gösterebiliriz Günümüzde insanlar, özellikle de gençler birçok insanı kendilerine örnek almakta, onların tavır ve konuşmalarına, üsluplarına, giyim tarzlarına özenmekte, onlar gibi olmaya çalışmaktadırlar Ancak bu insanların büyük bir çoğunluğu doğru yolda olmadığı gibi, tavır ve ahlak güzelliğine de sahip değildirler Bu nedenle insanları doğru olana, en güzel ahlak ve tavıra özendirmek önemli bir sorumluluktur Bir Müslümanın, tavrına ve ahlakına özenmesi, benzemek için çaba göstermesi gereken kişi, Hz Muhammed (sav)'dir Allah bu gerçeği bir ayetinde şöyle bildirmektedir:

Andolsun, sizin için, Allah'ı ve ahiret gününü umanlar ve Allah'ı çokça zikredenler için Allah'ın Resûlü'nde güzel bir örnek vardır (Ahzab Suresi, 21)

Peygamberimiz Hz Muhammed (sav) gibi diğer peygamberler de, Allah'ın müminler için örnek kıldığı, Allah'ın razı olduğu kişilerdir Allah,
Yusuf Suresi'nde şöyle bildirmektedir:

Andolsun, onların kıssalarında temiz akıl sahipleri için ibretler vardır (Bu Kur'an) düzüp uydurulacak bir söz değildir, ancak kendinden öncekilerin doğrulayıcısı, herşeyin 'çeşitli biçimlerde açıklaması' ve iman edecek bir topluluk için bir hidayet ve rahmettir (Yusuf Suresi, 111)

Bu yazı dizisinin hazırlanış amacı da Peygamberimiz (sav)'i birçok yönüyle tanıtmak, onun ahlakını örnek alan insanlardan oluşan bir topluluğun ne kadar üstün özelliklere ve güzelliklere sahip olacağını göstererek, insanları Peygamberimiz (sav)'in ahlakına özendirmektir
Peygamberimiz (sav)'in "Size iki şey bırakıyorum Bunlara uyduğunuz müddetçe asla sapıtmayacaksınız: Allah'ın Kitabı ve Resulü'nün sünneti"1 hadis-i şeriflerinde de bildirdiği gibi, Müslümanların en önemli iki yol göstericisi Kuran ve Peygamber Efendimiz (sav)’in sünnetidir
Peygamber Efendimiz (sav) hem güzel ahlakı ile insanlara örnek olmuş, hem de insanları güzel ahlaklı olmaya çağırmıştır ""2 buMüminin mizanında en ağır basacak şey güzel ahlaktır Muhakkak ki, Allah Teala işi ve sözü çirkin olan ve hayasızca konuşan kimseye buğz ederyuran Peygamberimiz (sav), bir sözünde de "Ruhumu kudret altında tutan Allah'a yemin ederim ki cennete sadece güzel ahlak sahipleri girer"3 demiştir

Peygamberimiz (sav)'in izinden giden Müslümanların da, hem tüm insanlığa güzel ahlakları ve iyi huyları ile örnek olmaları, hem de sözlü ve yazılı olarak onları güzel ahlaka davet etmeleri gerekir

131- Beyhaki, Huccetü'l İslam İmam Gazali, İhya'u Ulum'id-din, 2 cilt, Çeviri: Dr Sıtkı Gülle, Huzur Yayınevi, İstanbul 1998, s 802
132- Ebbuşeyh, Huccetü'l İslam İmam Gazali, İhya'u Ulum'id-din, 2 cilt, Çeviri: Dr Sıtkı Gülle, Huzur Yayınevi, İstanbul 1998, s 803
133- GAhmed Ziyaüddin, Ramuz El Hadis, 2 cilt, Gonca Yayınevi, İstanbul, 1997, 552/7
134- Huccetü'l İslam İmam Gazali, İhya'u Ulum'id-din, 2 cilt, Çeviri: Dr Sıtkı Gülle, Huzur Yayınevi, İstanbul 1998, s 803
135- Ebuşşeyh, Huccetü'l İslam İmam Gazali, İhya'u Ulum'id-din, 2 cilt, Çeviri: Dr Sıtkı Gülle, Huzur Yayınevi, İstanbul 1998, s 803
136- GAhmed Ziyaüddin, Ramuz El Hadis, 2 cilt, Gonca Yayınevi, İstanbul, 1997, 552/11
137- Ebu Davud, III, 496-497, nu: 3840; Nesai, VII, 207-209; Prof Dr Ali Yardım, Peygamberimiz (sav)’in Şemaili, Damla Yayınevi, 3 Baskı, İstanbul, 1998, s 219
138- GAhmed Ziyaüddin, Ramuz El Hadis, 2 cilt, Gonca Yayınevi, İstanbul, 1997, 552/5
139- GAhmed Ziyaüddin, Ramuz El Hadis, 2 cilt, Gonca Yayınevi, İstanbul, 1997, 549/1
140- Buhari ve Müslimde aynı anlamda rivayetler yer alır Huccetü'l İslam İmam Gazali, İhya'u Ulum'id-din, 2 cilt, Çeviri: Dr Sıtkı Gülle, Huzur Yayınevi, İstanbul 1998, s 804
141- Haydar Hatipoğlu, Sünen-i İbni Mace Tercemesi ve Şerhi, Kahraman Yayınları, 9 cilt, İstanbul 1983, s 62
142- Haydar Hatipoğlu, Sünen-i İbni Mace Tercemesi ve Şerhi , Kahraman Yayınları, 9 cilt, İstanbul 1983, s 70
143- Haydar Hatipoğlu, Sünen-i İbni Mace Tercemesi ve Şerhi, Kahraman Yayınları, 9 cilt, İstanbul 1983, s 209
144- Haydar Hatipoğlu, Sünen-i İbni Mace Tercemesi ve Şerhi, Kahraman Yayınları, 9 cilt, İstanbul 1983, s 213
145- Haydar Hatipoğlu,Sünen-i İbni Mace Tercemesi ve Şerhi, Kahraman Yayınları, 9 cilt, İstanbul 1983, s 73
146- GAhmed Ziyaüddin, Ramuz El Hadis, 2 cilt, Gonca Yayınevi, İstanbul, 1997, 521/15
147- Arızat'ül Ahzevi Şerhu Sünen'it Tirmizi, VIII, 89-90, Prof Dr Ali Yardım, Peygamberimiz (sav)’in Şemaili, Damla Yayınevi, 3 Baskı, İstanbul, 1998, s 255,
148- Prof Dr Ali Yardım, Peygamberimiz (sav)’in Şemaili, Damla Yayınevi, 3 Baskı, İstanbul, 1998, s261
149- G Ahmed Ziyaüddin, Ramuz El Hadis, 2 cilt, Gonca Yayınevi, İstanbul, 1997, 521/17
150- G Ahmed Ziyaüddin, Ramuz El Hadis, 2 cilt, Gonca Yayınevi, İstanbul, 1997, 521/18
151- Haydar Hatipoğlu, Sünen-i İbni Mace Tercemesi ve Şerhi, Kahraman Yayınları, 9 cilt, İstanbul 1983, s 75
152- Konyalı Mehmed Vehbi, Tam Metni Sahih-i Buhari, 4 cilt, Üçdal Neşriyat, İstanbul 1993, s64-65
153- İmam Gazali, İhya'u Ulum'id-din, 2 cilt, Huzur Yayınevi, İstanbul 1998, s16
154- İmam Gazali, İhya'u Ulum'id-din, 1 cilt, Huzur Yayınevi, İstanbul 1998, s295
155- Huccetü'l İslam İmam Gazali, İhya'u Ulum'id-din, 2 cilt, Çeviri: Dr Sıtkı Gülle, Huzur Yayınevi, İstanbul 1998, s 795-796
156- İmam Muhammed Bin Muhammed bin Süleyman er-Rudani, Büyük Hadis Külliyatı, Cem'ul-fevaid min Cami'il-usul ve Mecma'iz-zevaid, cilt 5, İz Yayıncılık, s 33

Alıntı Yaparak Cevapla
 
Üye olmanıza kesinlikle gerek yok !

Konuya yorum yazmak için sadece buraya tıklayınız.

Bu sitede 1 günde 10.000 kişiye sesinizi duyurma fırsatınız var.

IP adresleri kayıt altında tutulmaktadır. Aşağılama, hakaret, küfür vb. kötü içerikli mesaj yazan şahıslar IP adreslerinden tespit edilerek haklarında suç duyurusunda bulunulabilir.

« Önceki Konu   |   Sonraki Konu »


forumsinsi.com
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
ForumSinsi.com hakkında yapılacak tüm şikayetlerde ilgili adresimizle iletişime geçilmesi halinde kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde gereken işlemler yapılacaktır. İletişime geçmek için buraya tıklayınız.