Hekimoğlu İsmail, |
|
|
#1 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Hekimoğlu İsmail,Ölümden dönen Ömer Okçu, nam-ı diğer Hekimoğlu İsmail, konferanslara koşacağı günlerin özlemini duyuyor: Leylâmız İslâm’dır “İslâmiyet yoksa ben de yokum’ diyebilecek adam lazım Aslı olacak ki Ferhatyansın Bizim ‘Aslı’mız ya da ‘Leyla’mız İslâmiyettir O olmadıktan sonra hayaşamışsın, ha yaşamamışsın ne önemi var? ‘Böyle Mecnun gezenin elbet bir Leyla’sı var Leyla’sı İslâm olan büyük insanlar yaşadı Türkiye’de Herkesin birLeyla’sı var ama başka başka Felaket orada ”“Eyüpsultan Camii’ndeydim Beyin kanaması geçirdim Şuurum daha yerindeydi![]() Hayal meyal hatırlıyorum Düştüm ‘İyi’ dedim ‘Galiba ölüyorum ama tam zamanı ’‘Konferansa giderken, Eyüpsultan’da sabah namazı kılarken ölmek çok güzel’ diye düşündüm Allah’ım Sana şükürler olsun Hayat verirsen devam ederim, vermesencan Senin en iyiyi bilen Sensin! İçimden şu mısraı okudum: ‘Canan canı dilemiş vermemek olmaz ey dil/Ne nisa eyleyelim kul ne senindir ne benim’ Allah canandır Canımı istemiş vermemek olmaz” dedi![]() “Ağlayarak yazmayan okuyucuyu ağlatamaz Yüreği yanmayan, başkasının yüreğiniyakamaz Bir işe talip olan insan yanacak, kavrulacak ki bir tesir bıraksın![]() Dinim, imanım, milletim vatanım diye feryat edecek Eğer bu aşk ve şevkle birkitap yazılmışsa okunur ”ADEM DEMİR “Pazar sohbetimizin” bu haftaki konuğu, davası uğruna canını seve seve vermeye hazır büyük mücadele adamı Ömer Okçu ![]() ![]() Nam-ı diğer Hekimoğlu İsmail MinyeliAbdullah başta olmak üzere 30’u aşkın kitabın yazarı Ömer Okçu’yla görüştük amadaha çok Hekimoğlu İsmail’i konuştuk Ömer Okçu, 1932 Erzincan doğumlu Astsubayemeklisi olan yazar, 3 Şubat 2002 tarihinde bir konferansa giderken Eyüpsultan Camii’nde sabah namazını eda etmeye çalışırken beyin kanaması geçirdi ![]() O tarihten bu yana geçirdiği ciddi rahatsızlığı yenmeğe çalışıyor Komadankurtulup evine getirilen Ömer Okçu, 1 Mart 2002 tarihinde ikinci defa beyin kanaması geçirdi Türkiye Diyanet Vakfı 29 Mayıs Hastanesi’nde kendisinemüdahale eden doktorlar yüzde 5 yaşama şansı veriyorlardı 60 yıllık ömrüboyunca İslâm için çalışan ve bu yolda hapishanelere girip çıkan Ömer Okçu’dan Allah-û Teâlâ yardımını esirgemedi Müslümanların dualarıyla Okçu bir defa dahaölümden döndü Hem de doktorları hayrette bırakan bir hızlılıkla![]() ![]() Aylar sonrakendisine gelen Ömer Okçu ile konuştuk Görüşme sırasında Okçu’nun üçüncü defaölümle burun buruna geldiğini öğreniyoruz ![]() “TAM BANA GÖRE BİR ÖLÜM ŞEKLİ” Birincisinde 7-8 yaşlarında iken 1941 yılında Erzincan’ı yerle bir eden ve yaklaşık 40 bin kişinin ölümüne sebep olan depremden sağ kurtuluyor Ağabeyi veablasını depremde kaybeden Okçu, ikinci ölüm tehlikesini de Atlas Okyanusu’nun üzerinde geçerken atlatıyor Ömer Okçu’nun içinde bulunduğu dört motorlu uçağınüç matoru çalışmıyor ve düşme tehlikesi yaşanıyor Herkes panik halinde iken o“büyük adamın mezarı da büyük olur” gibisinden espiriler yapıyor Üçüncü ölümtehlikesi ile karşı karşıya kalınca seviniyor “Tam bana göre bir ölüm şekli”diyor 1987 yılından beri bizzatihi tandığım Ömer Okçu’nun en çok dikkat çekenyönü Müslümanlar arasında hiçbir ayrım yapmamasıdır Müslüman olduktan sonra kimçağırdıysa koşarak davetlerine icabet etti Konferanslar, paneller derken kocabir ömrü koşuşturma ile geride bırakan Okçu, yine Müslümanların konferans teklifine olumlu cevap vermek için hareket ederken camide beyin kanaması geçirmişti Aylar sonra görüştüğümüz Okçu, eski aşk ve şevkinden hiçbir şeykaybetmeden bu defa da bize konuştu ![]() Söyleşi sırasında bir an önce ayağa kalkıp kendi işlerini kendi görmeyi ve konferanstan konferansa koşmayı çok özlediğini ifade etti 1 5 saat sürensohbetimiz boyunca nam-ı diğer Hekimoğlu İsmail, bir çağlayan gibi çoştu ![]() Günümüz Müslümanlarının durumunu anlattı Hatıralarını bizlerle paylaştı Onun oçoşkusu sebebiyle biz de sorularımızla konuşmalarını bölmek istemedik kendisi ile gerçekleştirdiğimiz sohbeti soru-cevap formatının dışında size sunmak istedik ![]() “AZİZ NESİN HİÇ DURMADI BEN NİYE DURACAKMIŞIM?” Şu anda sol bacağını ve sol elini kullanmakta zorluk çeken Yazar Ömer Okçu: “Her şey zıddıyla bilinir Aziz Nesin konferansa gittiği yerde öldü Dava adamıbudur Aziz Nesin davasının adamıydı Ateist bir adamdı ama dava adamı yönüyleonu severim Adam hiçbir yere ‘hayır’ demedi, koştu devamlı Aziz Nesin gibiörnekler dururken ben nasıl rahat otururum? Hayır durmak yok Davamız içinçalışacağız Ben bir beyin kanaması geçirdim ve hastaneye düştüm Doktorlar,‘Bir daha kanama olursa gittin Müdahale edemeyiz bu çok tehlikeli olur’dediler Ama hemen konferanslara gitmek istedim Çünkü yolda ölmek istiyorum![]() Zaten bir konferansa gitmek için yola çıkmıştım Eyüpsultan Camii’ndeydim Beyinkanaması geçirdim Şuurum daha yerindeydi Hayal-meyal hatırlıyorum Düştüm![]() ‘İyi’ dedim ‘Galiba ölüyorum ama tam zamanı ’ ‘Konferansa giderkenEyüpsultan’da sabah namazı kılarken ölmek çok güzel’ diye düşündüm Allah’ımSana şükürler olsun Hayat verirsen devam ederim, vermesen can Senin en iyiyibilen Sensin! İçimden şu mısraı okudum: ‘Canan canı dilemiş vermemek olmaz ey dil/Ne nisa eyleyelim kul ne senindir ne benim’ Allah canandır Canımı istemişvermemek olmaz” dedi ![]() “İYİ TOHUM ATILDI MEYVELERİ DE İYİ Şu anki İslâmî bilincin iyi olduğunu belirten Okçu, Bir gün Bediüzzaman Said-i Nursi’nin; “Kardeşlerim küfrün belini kırdık” dediğini ancak o günün şartları altında buna bir anlam vermedeğini ifade etti Şimdi Bediüzzaman’ın bu sözünehaklılığına inandığını vurgulayan Okçu, “Üstadın bu sözünden yıllar sonra anladım ki büyük bir nesil yetişmiş Bizler bir söylerken şimdikiler onsöylüyorlar Üstad Hazretleri haklıymış Toprağa iyi tohum atılmış çok iyimeyveler alınıyor ”“Şimdikilerin sanki sizin kadar mücadele etmediği gözleniyor Mesela başörtüsütakan öğrenciler okuyamıyor İslâmî duyarlılığı olan partiler kapatılıyor İmamHatip liselerinin kapısına kilit vurulmak isteniyor fakat ciddi tepkiler verilmiyor gibi yanılıyor muyum?” şeklindeki sorumuza Okçu: “Düşmanımız bizim hızımızdır Başörtüsü düşmanları olduğu müddetçe ben hapsigöze alarak yürüyeceğim Eğer bu tür engellemeler olmazsa rahatımıza bakarız![]() Kanuni Sultan Süleyman döneminde dünyaya gelmiş olsaydım, hasta yatağından bir an önce ayağa kalkmak için kendimi yiyip bitirmezdim Doktorlar ‘aman dikkat et’diyorlar Ama umurumda değil Çünkü ben ölümüne konuşuyorum ve gidiyorum![]() Anlayış değişikliği oldu Önceleri kızı açık giyinen bir baba evladına, ‘Benievlat katili yapma başını ört yoksa vururum seni’ derdi Nasihat edemiyorlardıçünkü ilim yoktu Şimdi ise ilim var Sokaktaki sıradan insan dini biliyor Dinyaygınlaştı, umuma mal oldu Şu zamandaki dini mücadele ve anlayış daha makbulgibi Toplumun isyan ettiği gazeteler bile ‘Allah’ diyor Bir zamanlar ‘Allah’demek yasaktı Biz o dönemlerden geçtik de geldik Osman Yüksel Serdengeçti;‘Kula kul olmak için atılmadık meydana’ diyordu Lafa bakın! Yani bazı kullarvardı ki vatandaşları kendilerine kul yapmak istiyorlardı Neredeyse ‘Rabb’olduklarını ilan edeceklerdi Sümme haşa ilahlık iddiasında bulunanlara karşı‘Kula kul olmak için atılmadık meydana/Biz yalnız hakikat-ı Hakk’a secde ederiz/Nasıl girdiyse dava adamları zindana/Bilsin ki kahpe devir biz öyle gireriz ![]() ![]() ’ İşte biz böyle çıktık meydana Efendim lokantada döner, evdeçikolata yemek için yola çıkmadık İdamı göze alarak yolumuza devam ettik![]() Ağabeylerimiz bize şöyle söylerlerdi: ‘Sofraya gider gibi sehpaya gitmeyen dava adamı değildir’ “HERKESİN BİR “LEYLA’SI” VAR AMA BAŞKA BAŞKA Okçu engellemelerin Müslümanların direncini arttırması gerektiğini hatırlatıyor ve şu örneği veriyor: “Aziz Nesin’e Bu Nurcular çok çalışıyorlar önlerine geçmek için ne yapmak lazım?” diye sormuşlar Nesin de; “Onları zengin edin zengin![]() Çünkü o zaman davaları biter” şeklinde cevap vermiş Hakikaten öyle zenginadamın dava adamı olması çok zor Günümüz Müslümanları zengin oldular Amadavayı da bir ölçüde bıraktılar “Aman hapse girerim Malımdan mülkümden olurum”diye korkmaya başladılar “Ben İslâm için varım![]() ![]() İslâmiyet yoksa ben de yokum”diyebilecek adam lazım Aslı olacak ki Ferhat yansın Bizim ‘Aslı’mız ya da‘Leyla’mız İslâmiyettir O olmadıktan sonra yaşamışsın, yaşamamışsın ne önemivar? Böyle Mecnun gezenin elbet bir Leyla’sı var Leyla’sı İslâm olan büyükinsanlar yaşadı Türkiye’de Herkesin bir Leyla’sı var ama başka başka Felaketorada Geçenlerden biri gelmiş bana “Aşk hakkında birkaç söz söyler misiniz?”diyor “Allah’ı sevmek, Allah’ın sevdiklerini sevmek ve Allah’ı sevenleri sevmekaşktır” dedim Bana: “Peki bir hanımı sevmek nedir?” diye soruyor İsyan ettim![]() “Hekimoğlu İsmail günümüz Türkiyesi’nde şimdiki şartları altında yeniden Minyeli Abdullah’ı yazabilir mi?” sorumuza “Bir daha yazamam O günün şartları altındayazıldı ve bitti Hekimoğlu İsmail’in hayatı Minyeli’nin yanında solda sıfırkalır ‘Yeryüzünde yalnız benim serseri/Yeryüzünde yalnız ben derbederim/Budünyada varsa herkesin bir yeri/Ben de bu dünya benimdir derim’ diyor büyük şair Necip Fazıl Yeniden halkın üzerinde tesir edecek kitap yazabilmek için büyükşair gibi yanmak lazım Bir gün bir yerde oturuyor Gençler ‘İyice uyuşuklaştık![]() Üstadım neden bir şeyler yapamıyoruz?’ diye soruyorlar Üstad ‘Yıkılası hanedeevlad-ı yal var’ diyor Evdir, barktır, çoluktur çocuktur, mevkidir, makamdırbittik tükendik Davamızı unuttuk![]() Emekli askerliğin yanı sıra kitapları çok satan Ömer Okçu, dünya malına hiçbir zaman tamah etmemiş Çok sıradan bir evi ve arabası bulunuyor Cerrahpaşa’dakievinde ise hiçbir lüks eşyası yok Neden zengin bir insan gibi yaşamadığınısoruduğumuzda şu cevabı veriyor: ‘1962 yılında Ümraniye’de oturuyorum Karar çıkmış evimi arayacaklar Osman dasünnet olacak Tam onun düğününde evimi arayacaklar Beni ise kesinlikle tevkifedecekler bunu çok iyi biliyorum Bir savcı, yüzbaşı ve birkaç er evimegeliyorlar Hanım evi aranmasını istememiş Savcı istesen de, istemesen de eviniarayacağız deyince hanım kenara çıkmış Savcı arama yapmak için yola çıkarken,‘Bir yazarın evine gidiyorum Mobilyalar, koltuklar, kristallar, radyolar,televizyonlar, çamaşır ve bulaşık makinelerinin olması lazım’ diye düşünmüş ![]() Tabi o arada Türkiye’nin en büyük gazetelerinde dergilerinde yazdığım için adamın kafasında muhteşem bir ev var Bir içeri giriyor ve şok oluyor Birkaçkırık sandalye ve bir halı Büfe, çamaşır makinesi, televizyon, radyo yok Tamtakır bir ev Savcı ve yüzbaşı dönmüş eşime ‘Sizin misafir odanız hangisi’ diyesormuşlar O da ‘işte burası’ diye cevap verince Savcı, ‘Benim aramam bitti![]() Buyurun siz arayın!’ demiş Bunun üzerine askerlerde aramaktan vazgeçip çıkmışgitmişler Raporlarında ise ‘Suç unsuruna rastlanılmadı’ diye yazmışlar oysaRisale-i Nurlar meydandaydı Kaldı ki o zamanlar Risale-i Nurlar tevkif edilmeyeyeterdi Kendime pay çıkarmak için söylemiyorum Dava adamı mala mülke tamahetmez Üstadımız bizim gibi aç, susuz ve evsiz barksızdı Hasırın üstündeyatıyor ve davasının çilesini çekiyordu Biz neden onun gibi olmayalımdüşüncesine sahiptik ”Ömer Okçu’nun başka özellikleri de var Toplumun tüm kesimleri onu gerçekismiyle değil Hekimoğlu İsmail müstearıyla tanıyor Minyeli Abdullah romanıbaşta olmak üzere “Müslüman ve Para”, “Maznun”, “Derdimi Seviyorum(5 çilt)”, “Menan Cinleri” gibi 30’u aşkın eserinde hep Hekimoğlu İsmail’in imzası bulunuyor ![]() “Ömer Okçu’yu kimse tanımıyor Niçin müstearla yazmayı tercih ettiğiniz?”sorumuza Ömer Okçu: “Hekimoğlu İsmail, dedemin ismidir Kazım Karabekir’in yanında 4 yıl askerlikyapmış bir insandır Eğer Ömer Okçu imzasını kullanmış olsaydım ordudan atılır,ömrümü de her halde cezaevlerinde geçirirdim Hekimoğlu İsmail’i tercih etmeklehem kendimi gizledim, hem de kitaplarımı korudum Sonunda bütün kitapların banaait olduğunu tespit ettiler Olayı öğrenir öğrenmez de 5 sene hapis verdiler![]() 1994 yılında savcı 15 yıl ağır hapsimi istedi fakat delil yetersizliğinden beraat ettim Savcı bana ‘Sen Hekimoğlu İsmail’sin diyor’ ben de değilim![]() Minyeli Abdullah benim eserim değil’ diye cevap veriyorum Ağır şekildecezalandırmak istiyorlar beni Peki ne yapmışım sadece kitap yazmışım Dünyanınneresinde görülmüş Karl Marks, ateist bir adamdı Dünyanın altını üstünegetirdiği halde kimse ceza vermedi Türkiye baskılar yüzünden geri kaldı![]() Düşünceye şok cezalar verildi ve verilmeye devam ediyor Bu korkuları bir yanabırakmanın vakti geçti Herkes, her düşüncedeki adam serbestçe konuşmalı veyazmalıdır ”“DERDİMİ YAZDIM” “Minyeli Abdullah’la birlikte İslâmî kesimde 1970’li yıllarda bir roman furyası başladı Konularının benzerlik arzetmesi üzerine bunlara ‘Hidayet Romanları’denildi Her ne kadar kitaplarınız konuları farklı da olsa İslâmî kesimderomanın yaygınlaşmasına yol açtınız” şeklindeki hatırlatmamıza Ömer Okçu biraz içerlenerek cevap veriyor: “Ben roman yazmadım Derdimi yazdım Ağlayarak yazmayan okuyucuyu ağlatamaz![]() Yüreği yanmayan başkasının yüreğini yakamaz Sırça köşklerde ayak ayak üstüneatarak roman yazılmaz Bir işe talip olan insan yanacak, kavrulacak ki bir tesirbıraksın Dinim, imanım, milletim vatanım diye feryat edecek Eğer bu aşk veşevkle bir kitap yazılmışsa okunur Bugün niye kıymetli kitap yazamıyorum? Çünkürahatım iyi Evim, arabam, işim ve param var Ben roman yazamam artık ‘Geldim,gittim, yedim içtim’ diye yazılan kitapların hiçbiri tutuldu mu? Hayır BenMinyeli’yi yazdığım zaman Nurcular ‘Sen deli misin?’ diye soruyorlardı Ne oldu?Minyeli yürüdü gitti Çünkü ben ağlıyordum Minyeli’yi okuyan ağlıyor Ben hâlâağlıyorum ”MÜSLÜMAN “DİNİM, İMANIM” DEYİP YANMALI “Müslüman yanmalı ‘dinim’ deyip yanmalı İmanım deyip haykırmalı ki hanım ‘Buadam deli’ desin Çocukları ‘Babamız çıldırdı’ gözüyle baksınlar” diyor ÖmerOkçu Niye böyle dediğine gelince Ömer Okçu’ya gerçekten ailesi bir aralar deligözüyle bakmış Eşi birkaç defa boşanmak istemiş Sohbetimiz sırasında Okçu,çağlayan gibi coşuyor Sık sık Necip Fazıl’dan şiirler okuyor Kendisi de aynızamanda bir şair İki şiir kitabı bulunuyor Ömer Okçu’nun![]() Hekimoğlu İsmail orduda görev yapmasına rağmen büyük tehlikeleri göze alarak İslâm’a hizmet etmeyi sonuna kadar sürdürüyor O dönemlerde potansiyel tehlikeolarak görülen Risale-i Nur hareketinin içinde yer alıyor Bediüzzaman Said-iNursi’nin talebesi olmayı tercih ederken Necip Fazıl Kısakürek’in yanında da yer alarak mücadeleyi farklı boyutlarda sürdürüyor Gerek büyük âlim BediüzzamanSaid-i Nursi, gerekse Necip Fazıl Kısakürek’le birçok ilginç anıları var: “Bediüzzaman Said-i Nursi hayatıyla bizleri fethetti” diyen Ömer Okçu’nun Bediüzzaman’la tanışması da ilginç oluyor Bediüzzaman’ın önce eserlerini tanımaimkânı bulan Okçu, onun ömrünün hapislerde geçmesine isyan ediyor Kalkıpotobüsle hemen Emirdağ’a gidiyor Anlatılanlara göre Bediüzzaman ‘Arkandaağlayan kimse olmayacaksa gel’ diyor Ömer Okçu da eline bavulunu alıyor ve ilil dolaşmaya başlıyor ‘Nefer’ olduktan sonra ise yurtdışına Risale-i Nurtaşıyor Okçu, tevkif edilmeyi göze alarak bir bavul dolusu Risale-i Nur’uABD’ye götürüyor Onun hikâyesini ise şöyle anlatıyor:“Tevkif olacağımı yüzde yüz biliyorum Cezaevine girmek için götürdüm Üstadıokuyan, irtibat kuran cezaevine atılıyordu Şehzade Camii’nin orada geçenherkesi tevkif ediyorlardı Üstadım emredince kitapları bavula koydum veAmerika’ya götürdüm Ne Atatürk Havaalanı’nda ne de Amerika’da kitap dolubavulum aranmadı Böylece ben de tevkif edilmedim Benim Amerika’ya götürdüğümRisale-i Nurlar Kongre Kütüphanesi’nde duruyor ”HEKİMOĞLU İSMAİL |
|
| Konu Araçları | Bu Konuda Ara |
| Görünüm Modları | |
|
|