08-02-2012
|
#1
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Ateşten Lokma
Rukiye Gönüllü
Henüz altı yaşındaydım Babamın bir akrabasının düğünü için annemle beraber
köye gitmiştik İki gün orada kaldık Daha sonra eski köy minibüsüyle evimize
gitmek için yola çıktık Minibüsün içi çok kalabalıktı Üstelik minibüs çok da eşya
yüklüydü Henüz 3 saat kadar yol almıştık ki minibüs yolda teklemeye başladı ve
sonunda motor boğuldu Bütün yolcular inip gölge bir yerde bekleşti Öğle üzeri
olmuş biz de herkes gibi çok acıkmıştık Benden üç yaş büyük ablam ve ben:
"-Acıktık " diye ağlıyorduk, annem ise:
"-Sabredin yavrularım biraz sonra inşâallâh eve ulaşırız " diye teselli ediyordu
bizi O sırada yolculardan beş-altı kişi etrafındaki bahçelere, bağlara girip üzüm,
elma, şeftali toplayıp getirmişlerdi Yanımızda akan soğuk suyla yıkadılar ve
yolculara dağıtmaya başladılar Herkes sevinçle alıp yemeye başladı Bir taraftan
da:
"-İçimiz yanmıştı, ohh serinledik! " diyorlardı Önce bize uzatılan meyvelerden
ablam ve ben utanıp almadık çünkü annemiz bize yabancılardan bir şey almamayı
öğretmişti Sonra adam anneme uzattı:
"-Al bacı, çocuklar açlıktan ağlıyor, yedir de rahatlasınlar " dedi Annem adama:
"-Bunları kendi bahçenizden mi topladınız?" diye sordu
Adam:
"-Hayır! Kimin bahçesi bilmiyorum " dedi
Annem de:
"-Ben yavrularıma şimdiye kadar haram yedirmedim şimdiden sonra da
yedirmem " dedi
Bu sözleri duyan o civardaki herkes anneme ısrar ediyordu:
"-Burada ne kadar bekleyeceğimiz belli değil hadi inat etme, al çocuklara yedir "
diye Annem de:
"-Cehennemde yavrularıma elimle ateş yedirmek istemem " diyordu Biz o zaman
oradan ancak akşama doğru ayrıldık Çok acıkmıştık ama annem sürekli bize:
"-Allâh size cennette daha güzellerini verecek diye tesellî ediyordu "
Biz de ablamla:
"-Anneciğim, muz da verecek mi, çilek de verecek mi?" diye sürekli soruyorduk
annemize Sabırla bize cenneti, cennetin eşsiz güzelliklerini anlatıyordu Biz o
hâlde arabada uyuyup kalmışız Anneme de o uzun yol biz uyuduğumuz için kısa
gelmiş olmalı
Yıllar geçti bizler büyüdük Ben Kur'ân Kursu'na geldim Bir gece susamıştık
arkadaşımla yemekhâneye su içmek için indik Bir de ne görelim Kasalarda üzüm
dolu Arkadaşım:
"-Haydi, alalım yiyelim " deyince Farkında olmadan:
"-Cehennemde ateş yemek istemem " demiştim Sonra söylediğim söz üzerinde
düşünmeye başladım ve yıllar önce başımdan geçen bu hâdise aklıma geldi İşte o
ân içimden anne ve babama bizi helâl lokma hassasiyetiyle yetiştirdikleri için çok
duâ ettim "İnsanların birbirinin malına göz diktiği, yediğinin helâl mi, harâm mı
olduğuna dikkat etmediği böyle bir devirde", bir lokma da olsa kul hakkı
yememeye ve yedirmemeye çalışan bir anne ve babanın terbiyesinde büyüdüğüm
için Allâh'a sonsuz şükrettim
|
|
|
|