Konu
:
Lydia Sanatı
Yalnız Mesajı Göster
Lydia Sanatı
07-17-2012
#
1
Prof. Dr. Sinsi
Lydia Sanatı
Lydia Seramiği
Lydia’lıların seramik sanatı üzerinde oldukça belirgin bilgimiz vardır
Lydia bölgesinde genellikle iki çeşit seramik elde edilmiştir:
1-Özgün Lydia çanak çömleği
2- az veya çok Helen etkisi gösteren Lydia bölgesi kap kacak örnekleri
Lydia seramikçilerinin özgün bir yaratısı olan Lydia adlı küçük kap o zaman ki dünyanın en gözde kremi olan Lydia Myra için kullanıyordu
Lydia seramiğinin bir özelliği dalgalı mermer ve cam kapları anımsatan çizgi öğeleriyle özeli oluşudur
Kapların hamuru ve fonu beyaz, sarı ya ad turuncu rengindeydi
Laydia seramiğindeki figürler hellen etkisi sergilerler
Bu satırların yazarı bayraklı ve daskylion kazılarında güzel örnekler çıkarmıştır
dasklionunda şimdi başarılı çalışmalar yapan Tomris bakır akbaşoğlu yeni güzel buluntular elde etmektedir
Lydia hazinesindeki bir gümüş alabastron doğu hellen sanatının Lydia’lı temsilcisidir
Nokta küçüklüğünde yuvarlıkçılarla bezeli , otlayan geyiklerin yakın benzerleri M
Ö
6
yy ın il yarısında yapılmış olan Klazomen lahitlerinde görülmektedir
Bu nedenle Uşak Müzesi’nde albastromun 6
yy’ın ikinci dörtlüğü sıralarında işlenmiş olduğu kanısındayız
Uşak Müzesi’ndeki Lydia Hazinesi’nde yer alan duvar resimleri Lydia’lıların M
Ö
5
yy
da yani Pers egemenliği dönemde de yüksek düzeyde eserler ortaya koyduklarını açığa vurmaktadır
Olağanüstü nitelikli bu duvar resimleri Thasoslu büyük ressam Polgnotos’un etkili olduğu dönemde Doğu Helen atölyelerinde yetişmiş İonalı ya da Lydialı bir usta M
Ö
457-450 sıralarında yapılmış olmalıdır
Lydialılarda Heykel ve Kabartma Sanatı
Lydia gömü kabartmalarında altın, gümüş ve bronz paralarda görülen tasvirler Helen etkisi gösterirler
Lydia hazinesinde yer alan bir çok eser yüksek nitelikli Helen ürünüdür
Özellikle bir gümüş Oinochoenin kulpunu oluşturan erkek figürünün uzun saçlarının açıkladığı gibi bu eser Anadolu İon sanatının karakteristik bir yaratısıdır
Uzun saçın ilk örneğini Efes’te M
Ö
570-560 tarihlerinde yapılmış olan bir rahibe fildişi figürcüğünde ve daha sonra Sisam’da M
Ö
6
yy
’ın son dörtlüğüne ait bir bronz erkek heykelciliğinde bulunuruz
Kanımızca Lydia hazinesindeki bu eser İtalya’ya göç etmiş olan bir İonalı sanatçı tarafından M
Ö
6 yy
’ın son dörtlüğünde meydana getirilmiştir
Herodot’un anlatıldığına göre Lydia Kralı Kroisos Delphi’deki Apollon Tapınağı’na 5 kilo ağırlığında altından bir aslan heykelciği ve bir çok altın ile gümüşten yapılmış kaplarla ziynet eşyası hediye etmiştir
Ne yazık ki figürlü tasvirler konusunda Herodot’un öykülediği roisos döneminde girebilecek pek az Lydia eseri gün ışığına çıkmıştır
Bunlardan en önemlisi şimdi İstanbul Müzesi’nde bulunan fildişinden yapılmış bir heykel damgadan dolayı bu eser ay tanrıçasının kölesi olarak adlandırılmıştır
Fildişi başın fiyıznomik özellikleri değişik bir tip gösterdiğine göre bu eserin bir Lydialı sanatçının yapıtı olduğu kanısındayız
Bir Başka önemli eser Sardes’te Bintepe Tümülüsünde bulunan ve Biritish Museum’da saklanan mermer kabartmadır
Tümülüs mezar odasındaki bir mobilya eserinin parçası olması gereken bu kabartmadaki otlayan geyiklerle üç atlı birinci bize bu eserin M
Ö
6
yy
’ın 2
Dörtlüğünde Helen etkisi altında üretilmiş bir Lydia yapıtı olduğu izlemini vermektedir
Sardest’te bulunmuş olan tarraktotta levhalari ise Larissa Asos ve Phokaia gibi kentlerde bulunmuş tapınak terrakotları gibi Helen sanatının taşralı temsilcileridir
Metropolitan Müzesi’nde geri gelen ve şimdi Uşak Müzesi’nde sergilenen altın ve gümüş eserler, Heroto’un öykülediği Delphi’deki hazinenin yapıldığı tarihten sonra bir döneme M
Ö
252-450 sürecine, aittirler
Uşak Müzesi’ndeki hazinede bir oniochoe büyük bir olasıkla Anadolu’dan İtalya’ya göç etmiş olan Doğu Helenli bir ustanın eseridir
Buna karşın birçok figürlü tasvir Helen sanatının taşralı örnekleridir
Geri kalan değerli altın ve gömüş eserlerin büyük bölümü Pers kökenlidir
Paranın ( Sikkenin ) İcadı
Lydialıların bir de dünya tarihi bakımından çok önemli bir rolleri olduğu kabul edilir
Nitekim Helen yazılarında göre madeni sikkeleri Lydialılar icat edilmişlerdi
Ancak bu satırların yazarı bir devlet tarafından basılmış olan paranın alışveriş aracı olarak kullanılmasının daha çok Anadolulu Helenlerin becerisi olduğu düşüncesindedir
Çünkü Lydialılar deniz ticaretinden yoksun olduktan başka güvenceli, ulaşımı kolay yollara sahip olmamaları nedeniyle Doğu ülkelerindeki ticaret ve kültür merkezleriyle sürekli bağlantı da kurulamamıştır
Nitekim Lydia sanat eserlerinde Pers işgaline, yani 545 tarihine değin hiçbir Mezopotamya ya da Mısır etkisi görülmektedir
Buna karşılık Anadolulu Doğu Helenler M
Ö
650 tarihlerinden başlayarak bir yüzyıl boyunca bütün Karadeniz çevresinde kurdukları kentler ve Akdeniz kıyılarında sahip bulundukları ticaret üsleri ile o zamanki dünya ticaretinde egemen durumundaydılar
Böylece paranın icadının Helenlerle Lydialıların ortak bir başarısı olarak akla yakın gelmektedir
Beklide altın, gümüş ve bronz madenleri Lydialılar veriyor ve paranın da Anadolu Helen kent devletçikleri sağlıyorlardı
Nitekim para üzerindeki aslan ve boa resimlerinin de Doğu Helen biçiminde olması bunu açığa vurmaktadır
Zaten madeni figürlü sikkelerin ortaya çıkışı da yıllar önce İngiliz arkeoloğu E
S
C Robindın’ın saptadığı ve bu satırların yazarının da belirttiği gibi M
Ö
630 tarihlerinde olagelmiştir
Buda Milletos başta olmak üzere Anadolulu kent devletçiklerinin en parlak dönemine rastlanmakta ve paranın kullanılmasını gereken durumun ancak Anadolulu Helen işadamlarına yarayacağını kanıtlamaktadır
Kaynak
Prof. Dr. Sinsi
Kullanıcının Profilini Göster
Prof. Dr. Sinsi Kullanıcısının Web Sitesi
Prof. Dr. Sinsi tarafından gönderilmiş daha fazla mesaj bul