07-11-2012
|
#1
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Bir Kadın Sevdi Ve Yazdı Aşkı

Ne çok üzmüş ama ne çok sevmiştim seni  
Bana boyacı çocuklar ile konuşmayı öğreten bir adam sevdim ben  
Cam önlerindeki çiçekleri farkettiren bir adam
Arka sokaklardaki ahşap viran evleri, şile bezinden sehpa örtülerini,
demli çayı, kalemi , karanlığı ve acıyı sevdiren bir adam sevdim   
Kendisi ile birlikte beni şehr-i İstanbul`a aşık eden olgunlaşmış üzüm rengindeki
gözlerin sahibi bir adam  Toprak gibi olgun ve dost, hayat kadar karışık ve net bir
adam   Nefesim kadar, su kadar, ekmek kadar sevdim  
Derdini sevk edinmiş bir derviş gibi, gülün goncasından çok dikenine aşık bir bülbül
gibi celladına tutkun bir hükümlü gibi sevdim  
Korkusuz , yalın ve razı   
Ayrılık bir gün aramıza uzak yollar gibi girsede biliyordumki her boyacı çocuğun yüzüydü onun yüzü
Cam önlerindeki çiçeklerin rengiydi gözlerinin yeşili  
Saçlarının dalgasıydı boğaz sularında çırpınan  
Yağmurlu bir günde üzerine düşen her damla soğuk gecelerde başını yasladığı yastık olurum  
Saçını her tarayışında ellerim olur tarağı  
Geceleri bıçkın ve bir o kadar yorgun ayakları ile ezdiği yollar, kaldırımlar olurum
Kadıköy`de , Üsküdar`da içtiği çayda bir yudum, elini kestiğinde süzülen kan olurum  
Başını okşadığı bir dilenci çocuğun gözleri olur gözlerim  
Son nefeste bile yalnızca O olur, O`nun olurum 
Bir adam sevdim işte  
Boyacı çocukların yüzüydü yüzü  
|
|
|
|