06-23-2012
|
#1
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Yıldızların Gözyaşları...
Yıldızların Gözyaşları
Sahipsizlik ne ki?
Hayalin çırpınışları
Yakar gökyüzümden düşen bin parça yıldızı
Anlatılamayan bir dilin zorunlu yapım eki,
Gariptir tabi beni çekmesi
Derler ki;
Sonbaharıdır bu aşkın,
En acı baharatı
Savurup atasım gelir her baharı,
Ve Geçmiş olsun!;
Hiç de geçmez halbuki
Sahipsizlik ne ki?
Sen
Yakar gökyüzümden düşen bin parça yıldızı,
Bu yangını ancak hazin söndürür,
Defin işlemleri başlar,
Biter
Bir hazine, bir define de geç işte,
Geçmiş olursun belki sen de  
Zoraki bir ayrılığın,
İlk feryadıdır bu
Bana bir oda ver,
Vücudum sığsa içine,
Yeter
Ruhuma can ver,
Nur içinde,
Yetsin
Ve inanırlar o zaman,
Gerçek aşk nedir bilirler
Beş para etmez doğrusu,
Geç kalınmış bir aşk,
Kalınca bir sırat,
Ve kiralık bir tabut
Bedava yaşadığımız yetmezmiş gibi,
Bedava ölüyoruz ya,
İşte bu daha çok öldürüyor beni  
Ve açılırsa gökyüzü o vakit,
Siyahında görürsen yıldızlarımı,
Deniz varsa ay ışığının altında,
Bilki ağlamışlardır herbiri
Defin işlemleri başlasın gökyüzüne
Sonrası,
Hazin, bir yağmurdur gecede,
Denize dolarım
O zaman ne derlerse desinler,
Seni duyarım
Her zamanki gibi işte
Neyse  
Sahipsizlik ne ki;
Cesedine mezar olmaması mı?
Aşkın karşılıksızlığı mı?
Seni tanımadığım günlerim mi?
Sahipsizlik dediğim
Şiirin canını yakmaması
Ağlasın bu gece yıldızlar,
O zaman daha çok ışıldarlar!
|
|
|
|