Konu
:
Tiyatroda Dramaturgi Kavramı
Yalnız Mesajı Göster
Tiyatroda Dramaturgi Kavramı
06-21-2012
#
2
Prof. Dr. Sinsi
Tiyatroda Dramaturgi Kavramı
Dramaturgi;
temelde bir metne bakış ve yorum yöntemi olarak ele alınırsa
bu süreç oyuncunun ve yönetmenin metin üzerindeki çalışmalarının başlangıcına kadar uzatılabilir
Bir metnin sahnelenmek amacıyla seçilmesinden
metni ve yazarını tanımak için yapılan araştırmalara
yorumlama ve ortak birikime kadar her şeyi
bunlarla birlikte oyunculuk çalışmaları ve provalar
seyirci araştırmaları ve son buluşma
kısacası metinden sahneye kadar geçirilen tüm evreler dramaturgi başlığında derlenebilir
Fakat dramaturgiyi sanatsal yaratımın merkezi olarak değil
bütünün evrelerini denetleyen
belirlenen rotayı kontrol eden bir mekanizma olarak yorumlanmalıdır
Dramaturginin etimolojik kökeni Grekçe δgama’ya dayandırılmakta
İngilizce’de dramaturgy
Almanca ve Fransızca’da dramaturgie
Türkçe’de “dramaturgi/oyun sanat bilimi” söylemiyle kullanılmaktadır
Eskiden beri dramaturgi için oyun yazarlığı sanatı ve tiyatro eserleri incelemesi yorumu yapılmaktadır
Ancak günümüzde dramaturginin uygulama alanında daha bilinçli bir şekilde görülmesiyle oyun yazarlığı kısmı ayrılmıştır
Çünkü oyun yazarlığı ayrı bir alandır
Dramatik bir metnin teknik
tasarım
içerdiği anlam ve sağlayabileceği sahneleme olanakları
yazıldığı çağ ve geçtiği dönem açısından incelenmesi
çözümlenmesi
araştırılması bugünün dramaturginin çalışma alanının oluşturmaktadır
Metin üzerinde yapılan çalışmaların tümüne kuramsal dramaturgi; oyuncular ile sahne üzerinde yapılan çalışmalara da uygulamalı dramaturgi denir
Tüm tanımlardan sonra dramaturgi
bir metnin sahnelenmek amacıyla seçilmesinden
sahneye aktarımına kadar izlenen
metnin seçilmesi
çözümlenmesi
günün koşullarına ters düşen bölümlerine dikkat çekilerek gerekiyorsa yorum doğrultusunda düzenlenmesi
belirlenen yorumdan sapılan noktalara nesnel biçimde müdahale edilmesini kapsayan bir süreçler bütünüdür
Dramaturg
dramaturgiyi uygulayan kişi olarak gösterilse de bazen kendisine verilen işler bu tanımdan daha fazlasını kapsamaktadır
Özdemir Nutku
Gösterim Sanatları Sözlüğünde dramaturgun görevlerini şöyle sıralamıştır:
1-Çalıştığı tiyatro için seyirciyi tiyatronun uygulayım olanaklarını ve sanatçı kadrosunu dikkate alarak oyun seçmek ve önermek
2-Gönderilen yapıtlar üzerinde gerektiğinde yazarı ile çalışma yapmak
3-Yeni oyun yazarları bulmak
4-Dünya tiyatrosundaki gelişmeleri izleyerek çalıştığı tiyatroya yol göstermek
5- Bazı konularda yönetmene danışmanlık yapmak ve ön çalışmalar yaparak gerekli bilgi ve belgeyi sağlamak
6- Seyirciler için yayımlanan tiyatro dergisini yönetmek
7- Tiyatro arşivini ve kitaplığını kurmak
8- Çalıştığı tiyatronun olanakları varsa tiyatro ile ilgili çeşitli etkinlikler düzenlemek
Dramaturgi bilinçli olarak ilk olarak Lessing’in Die Hamburgische Dramaturgie adlı eseriyle ortaya çıkmıştır
(Leissing: [1729-1781] )Bu eserden önce yapılan çalışmalar isimsiz bir şekilde dramaturgi kapsamına giren çalışmalardır
Örneğin Aristoteles’in binlerce yıldır hükmünü sürmüş eseri Poetica
oyuncunun her sözcüğü çok iyi kavrayarak
bunun için çaba göstererek sahneye çıkması gerektiğini belirtmiştir
Aristoteles’e göre oyuncu karakter yapımında her sözcüğün amacını
anlamını bulmalı
iyi algılayabilmeli ve açıklayabilmelidir
Yapılan tüm çalışmalar bir anlamda görevi metinle sahne metni arasındaki köprüyü oluşturan dramaturginin alanına girmektedir
Aynı şekilde isimsiz ve sistemsiz dramaturgi çalışmalarını Roma tiyatrosunda görürüz
Çünkü bilindiği gibi Roma tiyatrosu
Antik Yunan tiyatrosunun bir taklidi olarak ortaya çıkmıştır
Bu nedenle metnin Roma seyircisine uyarlanması söz konusu olmuştur
Yine isimsiz bir şekilde ortaçağda kilisenin din baskısı kurmak amacıyla İncil’den öyküleri oyunlaştırma çabaları insanlarda öteki dünya korkusu yaratarak bu baskıyı genişletme çabaları da dramaturgi kapsamına girebilecek türdendir
“Lessing
dramaturgi kavramını ortaya atarken
dram sanatı ve oynanan oyunlar üzerine bilimsel araştırmalar yapmayı
bu araştırmaların sonuçlarını estetik kuralların ışığında değerlendirmeyi ve oynanan her oyunu bu değerlendirmelerin ışığında eleştirmeyi öngörür
”
[1]
Lessing ile başladığı düşünülen dramaturgi kavramı; zamanla oyun seçimi
çözümleme
tartışma ve yorum gibi düzlemlere aktarılmıştır
Zamanla dramaturgi aktif olarak tiyatro yaşamına girmiş ve önemi kavranmaya başlanmıştır
Tiyatronun kendisine yön verebilmesi ve kendisini eğlenceden biraz uzaklaştırıp
çağdaş toplumun eleştirisine yönelmeye çalışması sonucu dramaturgiye ihtiyaç duyulmuştur
Brecht’ten Günümüze Dramaturgi
XX
yüzyıl başındaki toplumsal ve siyasal yapı
savaş ve bunalım dönemleri tiyatroya bakışı ve yaklaşımı da etkilemiştir
Brecht ve Piscator
tiyatroya bakışın bir aldatma ve hoşça vakit geçirmeden öte bir şeyler olduğunu bildirirler ve her ikisi de kendi mantıklarıyla olması gereken tiyatro türlerini açıklarlar
Politik ve Epik Tiyatro düşünceleri
toplumsal tartışma ve sorgulamaya yönelik tiyatrolardır
Artık tiyatro
bir düşünme
tartışma
sorgulama
kavramaya çalışma
yeniden yaratma mekanı olmuştur
Sanatın ve sanat dallarının yeniden sorgulandığı
tekniklerin araştırıldığı ve keşfedilmeye çalışıldığı bir dönem başlar
Denenen yeni sahne teknikleri
insanın bu dünyadaki
toplumdaki yerini araştırmaya yönelik olmasının yanında; insanın iç dünyasını
kendi içindeki yerini aramaya da yöneliktir
Piscator
politik düşünceleri ile heyecanlı prodüksiyonlar sergilemesinin yanında
metin ve sahne üzerinde de kimi tartışmalara yönelmeyi dener
Tartışmalar
çoğu zaman metinde odaklanarak yoğunlaştığında
yazarla birlikte çalışacak bir dramaturgun varlığı da zorunlu hale gelir
Artık metnin her sözcüğünün
her tümcesinin irdelendiği
konuşma örgüsünün tekrar tekrar araştırıldığı bir yöntem kullanılmaktadır
Ayrıca yine bu dönemde içinde Brecht’in de bulunduğu bir grup yazar klasiklerin güncelleştirilmesi konusunda girişimlerde bulunmuşlardır
Ancak bu güncelleştirme yapılırken nelere dikkat edilmesi gerektiği tartışılmış ve metnin evrensel özünden güç alınarak tarihsel özünün bugüne taşınması gerektiği konusunda ortak bir karara varılmıştır
Amaçlanan şey eserin yazıldığı döneme değil yaşadığı çağa uygun bir hale getirilmeye çalışılmasıdır
Dramaturgi ve dramaturg kavramları
çağdaş tiyatroda
metne yöneliş
metni araştırma ve yeniden yaratma süreçlerinde ortaya çıkmaktadır
Piscator
tiyatrosunda kurduğu dramaturgi ekibi için ve bir dramaturgdan beklentilerinden şöyle söz etmektedir:
“Dramaturgun görevinin diğer tiyatrolarda olduğu gibi repertuarı saptamak
rol dağıtımı için önerilerde bulunmak
yeni metinler aramak ve metinlerdeki gereksiz bölümleri budamakla sınırlı kalmaması görüşündeydik
Bizim özel koşullarımızda bir dramaturgdan beklediğim benimle ya da yazarla yaratıcı bir işbirliğine girebilmesiydi
Bizim dramaturgumuz hem metinler üzerinde politik görüşlerimizin ışığı altında yeniden çalışmalı
hem de benim sahneleme için düşündüklerime uygun yeni sahneler yazabilmeli hem de metni biçimlendirmeye yardım edebilmeliydi
”
[2]
Piscator’un metne bunun doğrultusunda dramaturga verdiği önem açıkça belirtilmiştir
Tiyatrosunun temeli söze dayanan Piscator
dramaturgi sayesinde düşüncelerini empoze etmede daha sağlam bir yol kat edeceğini düşünmüştür
Diğer taraftan “Bertolt Brecht’in belirli bir atmosfer yaratmaktan kaçınan
teknik çözümlemeler yerine yalın dekor anlayışını seçmesi; yabancılaştırma etmeni olarak tiyatro gereçlerinin dışında metinden de bir yabancılaştırma elemanı olarak yararlanması; ortaya koyduğu
özdeşleşme karşıtı yeni oyunculuk anlayışı; insan yaşamı ve ayrıntılarla ilgilenmesi; benzetmeye çalışmak yerine göstermek
anlatmak üzerine kurulu bir biçim öngörmesi
temelde düşünceye ağırlık veren bir sanat anlayışına sahip olduğunu gösterir
”
[3]
Buradan yola çıkarak epik dramaturgi hakkında; gösterilmek istenen toplumsal gerçekliği daha iyi betimleyebilmek ve onun değişmesine katkıda bulunmak için anlatıcı kullanma ve seyirci ile sahne arasında belli bir uzaklık koyma yoluna giden bir tiyatro biçimidir diyebiliriz
Bu amaçla Brecht tiyatrosunda uygulanan dramaturgik süreç
oyunun ve metnin birlikte çözümlenmesini gerektirmektedir
Barba’nın dramaturgi modeli
temelde
oyuncuların kendi öz benliklerinden
geçmişlerinden ve geleneklerinden
çevreden
kısaca yaşamda etkilendikleri her şeyden edindikleri deneyimleri doğaçlama yoluyla sergilemeleriyle başlar
Barba’nın dramaturgi anlayışının ilginç bir yönü de
dramaturgi sürecine seyircinin de dahil edilmesidir
Eugenio Barba
çalışmalarının temeline oturttuğu dramaturgiyi
bir düşünme
bulma
yaratma parçalama
birleştirme
gösterme
düşünme süreci olarak görür
Tüm bunların da gösterdiği gibi dramaturgi metne dayalı olmayıp genelde doğaçlamaya ve oyunculuğa dayalı olan bir tiyatro türünde de önem arz edebilmektedir
Tiyatroda Dramaturginin ve Dramaturgun Yeri ve İşlevi
Dramaturgi
sadece metin seçme
inceleme ve çözümleme görevi yüklenmiş bir çalışma alanı olarak değil
bir yorum kaynağı olarak da görülmektedir artık; yani yorumun oluşturulmasında dramaturgi çalışmaları temel oluşturur
Bilinçli ve titiz bir dramaturgi çalışması yapılmadığında metin ile gösteri arasında ya bir kopukluk baş gösterir
ya da denetimsiz
kendi dışında bir şeyler söyleyen
rasgele bir bağlantı kurulmuş olur
Dramaturgi
toplumsal sorunlarla hesaplaşmaya yönelen akılcı ve eleştirel bir tutum izlediğinde başarılı olur
“Dramaturgların dramaturgi hakkında vardığı genel kanı
dramaturginin yalnızca bilgi toplama ve çözümlemeden çok
bildiğimizi sandığımız
dahası emin olduğumuz olguları bozma
tersyüz etmedir; bilinçaltına ittiğimiz
içselleştirdiğimiz kalıpları kırmadır
insanın kendi kendini aşma çabasıdır
”
[4]
Dramaturginin görevi sahneleme çalışmasında metindeki düşünce dizgesinin ortaya çıkarılmasından sorumlu olmaktır
Oyunu her yönüyle inceler
açımlar
gösterilmek istenilen şeyi saptar ve herkesin algılayabileceği bir biçimde tiyatro diline aktarır
Dramaturgi çalışmalarını asıl amacı
oyunu yazın dilinden sahne diline aktarmak ve bunu denetlemektir
Dramaturgi çalışmalarında dikkat edilmesi gereken bir başka konu da esnek olunması gerektiğidir
Ancak bu sayede metnin sahnedeki yaşamını bir tek sahneleme biçimiyle sınırlamaktan kaçınmaktır
Dramaturg
yönetmen kadar oyunun ayrıntılarıyla boğulmadığı için
oyuna dışarıdan bakan bir göz olarak da davranır
davranmalıdır
Çünkü dramaturg oyunun ilk izleyicisi
ilk eleştirmenidir de ayrıca
Tüm bunları bir öneri niteliğinde sunar yönetmene
yönetmen gibi karar verme yetkisine sahip değildir
Prof. Dr. Sinsi
Kullanıcının Profilini Göster
Prof. Dr. Sinsi Kullanıcısının Web Sitesi
Prof. Dr. Sinsi tarafından gönderilmiş daha fazla mesaj bul