08-26-2008
|
#1
|
|
pesimistt
|
Ezbere BiLirim YaLnızLığı..
"Sevgiyi sevdayı kitaplarda arama, şarkılarda, şiirlerde değildir asıl sevda, doğan günde, ayın suda yansıyan şavkında bir güzel çiçekte bulamadıysan eğer,insanların gözlerinde ara  Eğer sönük duruyorsa o gözler, hiçbir melodiyi söylemiyorsa gözbebekleri Al eline aynayı Önce kendinde ara gerçek sevdayı "
Ezbere bilirim yalnızlığı     
Öyle hızlı geçerdik ki zamanın içinden, sanki üşüyen biz değiliz  
Küçük insanlar büyük yalanlar söylüyorlar  Yanlış öğretilmiş bütün sevdaların aynı kapıya çıkacağı  
Gece karanlığın perdesini çekmiş üstüne,yalnızlıktan payına hak ettiğinden fazla düseni, şehrin bütün kuytu köselerini karanlığa boğma telaşında Sabahın getireceklerini düşünmeksizin bütün köse bucaklar teslim ediveriyor gecenin gizemine Laciverdin kirlettiği sarıyı temizlemek, siyaha düştü yine  
Şeytan pususunu kurduğu anlarda, günahların en güzelini seçmek, yalnızlığın sınırlarını hakir görenlere ibret olsun diye bütün sevdalardan uzak durur  
Bu saatlerde  
Ne kullanacağım doldurmak için, eskiden konuştuğumuz boş yerleri, nasıl dolduracağım son kalan boşlukları, nasıl tamamlayacağım senden arda kalacakları Asıl ürkütücü olan,tüm sırlarını döken bir aynanın, artık göstermeyeceğini bilmek aksini 
Bütün hislerimin kaybolacağı endişesindeyim  Sadece biraz daha tatmak  
Kendi yarattığımız şarap tadında, oysa bizim şarabımızın tadı bile en seçkin kırmızı sek şaraplardan biriydi, mantık ve duygu yöresi sevişmelerin çatışmalarından üretilmişti İnsana özgü karmaşalarda, uzunca süre dinlendirilmiş, sonra da bire bir yaşanarak gizlenmişti  Sen ve benim bu aşka kattıklarımız, bu aşk şarabının yıllanması için gerekli karakteri ve gücü vermişti Yıllandırılması sırasında şaraptaki taneler zarifleşir, dolgun gövdeli zengin aromaya sahip, dengeli sek aşk şarabımızı ortaya çıkarır  Empati ve sempati ile uyumlu olup oda sıcaklığında tüketilmeliydi
Kırık bir kadeh gibiydin her zaman,yudum yudum içtikçe dudağımı kesen, Kırık bir kadeh  Dudağımdaki acıyı seni içtikçe uyuttum Bir kesik senden kalan,birde ince bir sızı Başka neydin? Unuttum  
Madem unutmanın ilk sancıları sarmaya başladı  
Biz artık ayrı olabiliyorsak, Sen ile Ben arasında şu "ile" artık yok demektir   
Artık sevdaların aranacağı mekanlarda kalmadı, hele ki; varlığının kısa bir zaman dilimi sürdüğü bu şehirde Hangi yüzle, hangi cesaretle  Elim uzansa ruhum gider, ruh giderse bedende gider  
Bir bir kendi mezarlığıma gömüyorum O kadarda üzücü değildi merasimleri arda kalan sevdaların Hala senden mühürlü kalan dudaklarımla sevişiyorum Sana benzeyen kadınlarla  
Yeter            
Yeter            
Yeter            
Tarihin bütün kilitlerini kırarak,isyan tadında,hüzün adında, yokluğun belasında,
yalnızlığın kışkırtıcı tadında gel bana  Yüzümün aynası, bilincimin dağılması kadar SEN'im 
Uçurumlar kadar derin geçmişimle, bir adım daha bir adım daha  
En acıyan,en kanamalı, sızlayan yanımı sana getirip  En savunmasız, en kırık, üşümüş halimle sana sığınıyorum  
En olmazlara saldım yüreğimi  
Gidebilmek adına senden  
Çarptığım hep varlığındı  
Düşmelerim ise YOKLUĞUN  !
"  iyiler asla kendilerini affedemeyecekleri için  
  sonsuza kadar cehennemi yaşayacaklar"
|
|
|
|