Yalnız Mesajı Göster

Eğitim Terimleri Sözlüğü

Eski 11-04-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Eğitim Terimleri Sözlüğü



Eğitim Terimleri Sözlüğü

A

Adaptasyon (adaptation): Piagete göre, bireyin çevresiyle etkileşerek, çevreye ve çevresindeki değişikliklere, özümleme ve uyumsama süreçlerini kullanarak uyum sağlayabilme yeteneği

Ahlak gelişimi (moral development): Bireye özgü inançlar ve değerler sisteminin gelişmesi

Akademik Benlik Tasarımı (academic self concept): Öğrencinin akademik yönü baskın olan bir işte başarılı olacağına inanma ve güvenme derecesi Kişinin hangi özel ya da genel alana kabiliyeti olduğunun farkında olması Öğrencilerin akademik yönü baskın olan bir işte başarılı olacağına inanma ve güvenme derecesi

Akademik öğrenme zamanı: Öğrencinin iş ya da etkinlikle meşgul olduğu ve işi başardığı zaman

Akış şeması (flow chart): Bir takım işlem ve kararların, sözcük ve sembollerin yardımı ile grafik haline getirilerek sunulması

Algı (perception): Duyu organlarına gelen uyarımların anlamlı hale getirilmesi süreci

Andojeni / androjen birey (androgeny): Kendi cinsiyetini reddetmeden, her iki cinsiyetin özelliklerini potansiyelleri ölçüsünde güvenli bir biçimde taşıyan kişi

Anlamlı öğrenme (meaningful learning): Bir konuyu, bütün ayrıntılarını göz önünde bulundurmadan, nitelik ve anlamlarını kavrayacak şekilde öğrenme

Araç (equipment, tool, aid, material, device): Öğretmenin etken bir öğretme sağlayabilmesi için özel hazırlanmış öğretme-öğrenme yardımcıları

Ayrılmış zaman (allocated time): Öğrenmenin belli bir konu, iş ya da etkinlik için belli zaman

B

Baskın / başat (dominant) gen: Gen çiftinde bulunduğu zaman etkisini organizma üzerinde gerçekleştiren gen

Beceri (skill): Psiko-motor davranışların doğru, birbiriyle koordineli, hızlı ve otomatik olarak yapılmış şekli

Bellek destekleyici (mnemonic): Genellikle yeni, bilinmeyen bilgiler ile çok iyi bilinen sözcük, fikir ya da imajların birleştirilmesi esasına dayalı, bilginin daha kolay hatırlanmasını sağlayan teknikler

Benlik kavramı (self concept): bireyin kendisini algılayış biçimi

Ben-merkezcilik (egocentrism): Kendi görüşünün olabilecek tek görüş olduğuna inanma

Biçimlendirici değerlendirme (formative evaluation): Bir programa giren öğrencilerin öğretme-öğrenme sürecinde hedef davranışları ne denli kazanıp kazanmadığını ortaya çıkaran, öğrenme güçlüklerini belirleyen ve tam öğrenmenin gerçekleşmesine katkı sağlayan değerlendirme türü (tanı, kontrol ve düzeltme amaçlı değerlendirme)

Biliş (cognition): İnsan zihninin dünyayı ve çevresindeki olayları anlamaya yönelik yaptığı işlemlerin tümü

Bilişbilgisi (-cognition): Bireyin kendi bilişsel süreç ve ürünleriyle ilgili bilgisi

Bilişsel alan (cognitive domain): Zihinsel öğrenmelerin çoğunlukta olduğu ve zihinsel yetilerin geliştirildiği alan

Bilişsel gelişim (cognitive development): Anlama ve kavramada kullanılan zihinsel yetilerin gelişimi

Bilişsel giriş davranışları (cognitive entry behaviours): Eldeki öğrenme ünitesi ya da ünitelerin öğrenebilmesi için gerekli olduğu kabul edilen ön öğrenmeler

Bilişsel öğrenme (cognitive learning): Algı ve düşüncelerin yeniden düzenlenmesine dayalı olarak gerçekleştirilen öğrenme

Bilişsel yapılar (cognitive structures): Bireyde o anda var olan zihinsel organizasyon ya da zihinsel yetiler

Buluş yoluyla öğrenme (discovery learning): Öğrenme malzemesi son şekli ile sunulmadan, malzemenin halihazırdaki bilgiler kullanılarak keşfedilmesi süreci

Büyüme (growth): Boyun uzaması, kilonun artması gibi organizmada gözlenen niceliksel yapı değişiklikleri

C

Ceza (punishment): Yapılan bir davranışın sonucunda, organizma için olumsuz durum yaratan uyarıcılar

Cinsiyet hormonları (sex hormones): Kadınlarda göğüs, erkeklerde sakal gibi ikincil cinsiyet özelliklerin gelişmesinde ve cinsel güdülenmede etkili olan hormonlar

Çekinik (recessive) gen: Ancak kendisi ile aynı tür etkiye sahip olan bir başka gen ile gen çiftinde bulunduğu zaman etkisi organizma üzerinde gerçekleşebilen gen

Çoklu zeka kuramı (the theory of multiple intelligences): Bilişsel bilim, gelişimsel psikoloji ve nörobilimden yararlanarak her bireyin zeka düzeyinin özerk güçler ya da yetenekler tarafından oluşturulduğunu ve en az sekiz gücün (zekanın) var olduğunu savunan kuram

D

Davranım-tepki (response): Bir uyarıcı karşısında organizmada meydana gelen fizyolojik ya da psikolojik değişme

Davranış (behaviour): Organizmanın her hareketi ya da organizmanın etkiye karşı gösterdiği tepki

Değişken (variable): Değişik değerler alabilen her türlü özellik

Dengeleme (equilibration): Bireyin kendi karşılaştığı bir durumda, kendisinde önceden var olan bilgi ve deneyimleri arasında denge kurmak için yaptığı zihinsel işlemler

Devinişsel alan (psychomotor domain): Zihin ve kas koordinasyonunu gerektiren beceriler ile ilgili alan

Devinişsel beceriler (psychomotor skills): Vücut organlarının tek tek ya da toplu hareketleri ile ilgili beceriler

Dışa bağlı dönem (heterenomous morality): Piagete göre ahlak gelişiminin ilk aşaması Çocukların ahlaki yargıları açısından, çevresindeki otorite figürlerine bağımlı oldukları dönem

Disiplin: Öğretmenin sınıftaki olumsuz davranışları kontrol etme yollarını ifade eder

Dönüt (feedback): Bir sistemin diğer bir sisteme belli bir gönderdiğinde, mesajı alan sistemin bu mesajı değerlendirdikten sonra bu değerlendirmeyle ilgili olarak, mesajın kaynağına ikinci bir mesaj gönderilmesi Öğrenme sürecinde, öğrenciye öğrenme eksikliklerinin ve yanlışlarının bildirilmesi

Duyusal-motor (sensor-motor stage): Piagete göre yaşamın ilk iki yılını kapsayan bilişsel gelişim dönemi

Duyuş (affect): Duyguların normalden farklı olma durumu

Duyuşsal alan (affective domain): Davranış, mizaç, güdü, tercih, zevk ve değerlerle ilgili alan

Duyuşsal giriş özellikleri (affective entry characteristics): Öğrencilerin, öğrenme sürecinde gösterecekleri çabanın kaynağı olarak düşünülen ilgi ve tutumları ile, başarılı olacaklarına inanma derecesinden oluşan özellikler bütünü

Düzeltme (correction): Öğrenme süreci sırasında öğrencilerin karşılaştıkları güçlüklerin ya da eksikliklerin giderilmesi amacıyla gerçekleştirilen işlemler

Düzey belirleyici değerlendirme (summative evaluation): Öğrenme düzeyini belirlemek amacıyla ders ya da kursun bitiminde yapılan değerlendirme


Alıntı Yaparak Cevapla