Yalnız Mesajı Göster

Ağri Gezgin Gözüyle

Eski 11-04-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Ağri Gezgin Gözüyle



Doğu Anadolu Bölgesinin Yukarı Murat-Van bölümü içinde kalan yüksek Anadolu yaylasının devamı üzerinde yer alan Ağrı, deniz seviyesinden 1640 m yükseklikte kurulmuştur Anadolunun İranla bağlantısını sağlayan yolun üzerinde bulunması ile önemi artan Ağrı İli, doğusunda İran, batısında Muş ve Erzurum, kuzeyinde Kars, güneyinde Van ve Bitlis ile kuzeydoğusunda Iğdır ili ile çevrilidir

Yüzölçümü 11376 kilometre karedir Topraklarının %46sını dağlık alanlar, %29unu ovalar, %18ini platolar ve %7sini yaylalar oluşturmaktadır

1834 yılında bucak, 1869 yılında ilçe olan Ağrı, 1927 yılında il merkezi olmuştur 5165m yüksekliğiyle Türkiyenin en büyük dağı olan Ağrı Dağından dolayı da Ağrı adını almıştır

Ağrının kuruluşundan buyana ekonomik etkinliğini hayvancılık karşılamaktadır Türkiye çapında önem taşıyan koyunculuk, Ağrı ve Tendürek Dağları üzerindeki yaylalarda göçerler tarafından yapılmaktadır Ayrıca Merkez İlçede kurulan hayvan pazarı Doğu Anadolunun önemli pazarlarından birisidir Burada açılan süt ve yem fabrikaları ile et kombinaları hayvancılığın gelişmesinde etken olmaktadır



Ağrı, Orta Asyadan gelen kavimlerin Anadoluya girişleri sırasında bir geçiş oluşturmuş, dolayısıyla bir çok uygarlığa sahne olmuştur Ancak bu uygarlıklar, Ağrıyı bir giriş kapısı olarak gördüklerinden burada çok köklü bir uygarlık oluşturamamışlardır Bölgede egemenlik kurdukları sanılan Hititlerin güçlerini yitirmeleri üzerine, MÖ1340-MÖ1200 tarihleri arasında Hurriler bölgeye yerleşmişlerdir Hurriler krallık merkezi olan Urfadan uzak olan Ağrıyı ellerinde tutamamışlardır En köklü uygarlığı Urartular oluşturmuştur

Urartunun Van Gölünün kuzey ve kuzeydoğusundaki ülkeler üzerine, Kral İspuini ( MÖ825-MÖ810 ) döneminde seferler başlamış, Kral Menua ( MÖ810-MÖ786 ) döneminde bu akınlar daha da ağırlık kazanmıştır Kuzeye ve kuzeydoğuya giden yollar üzerinde inşa edilen kaleler, buraya yapılan seferlerin önceden planlandığını göstermektedir

Ağrı Dağının yamaçlarında, Karakoyunlu ve Taşburun köylerinin arasında ele geçen bir Urartu yazıtı Kral Menuanın bu bölgedeki egemenliğini kanıtlamaktadır712 yıllarında Kızılırmak boylarına kadar uzanan Kimmerler, Ağrıda geçici de olsa bir hakimiyet kurmuşlardır Medler ( MÖ708-MÖ555 ) Asur Devletinin yıkılması ile birlikte bir yayılma sürecine girmiş, bunun sonucu olarak ta Ağrı ve çevresini topraklarına katmışlardır Medlerin yıkılması ile birlikte Persler; Büyük İskenderin Pers Kralı lll Dariusu yenerek Anadoluyu ele geçirdiği ( MÖ331 ) zamana kadar bölgede yaşamışlardır Büyük İskenderin ölümü üzerine oluşan boşluktan faydalanan Ermeniler bölgeyi ele geçirmişlerdir Doğu Anadoluya gelip bölgeye, MÖ680 yılında gelip yerleşenler Sakalardır Murat Nehri ve Doğubeyazıt çevrelerine kısa sürede yerleşmişlerdir Daha sonraları Arsaklılar ve Artaksıyaslı Krallığı, Ağrı ve çevresine hakim olmuştur Bölge, Hz Osman zamanında Arap orduları tarafından fethedilmiştir 872 yılına kadar Abbasilerin egemenliği altında kalan Ağrı, daha sonra Bizansın eline geçmiştir



1071 Malazgirt Savaşı sonrası bölgeye Türk boyları gelmeye başlamıştır Ağrı, yüzyıla yakın bir süre Sökmenli Devletinin sınırları içine girmiştir 1027-1225 yılları arasında Ani Atabekleri, 1239da Moğollar, 1256-1358 yılları arasında İlhanlılar Ağrıda hüküm sürmüşlerdir İlhanlılar zaman zaman kurultaylarını Ağrı Dağında yapmış, Anadolu ve İranı buradan yönetmişlerdir 1393de Timur, Ağrı bölgesini ele geçirmiştir 1405-1468 tarihleri arasında Ağrı, Karakoyunlu toprakları içinde yer almış, Karakoyunlular yıkılınca da Akkoyunluların egemenliğine geçmiştir

Yavuz Sultan Selim tarafından Çaldıran Savaşından (1514) sonra Ağrı yöresi sonrası Osmanlı topraklarına katılmıştır Osmanlı döneminde Şorbulak ismiyle anılan ilin adı, Ermeniler zamanında Karakilise olarak değiştirilmiştir Kazım Karabekir Paşa zamanında Karakilise ismi değiştirilerek Karaköse diye adlandırılmıştır Nuh Tufanı ile ilgisinden dolayı Tevratta adı geçen Ararat Dağı ve ülkesinin, Ağrı ve çevresinin olduğu sanılmaktadır Bu konuda yabancı ve yerli araştırmacılar Ağrı Dağı ile ilgili araştırmalarını yoğunlaştırarak Nuhun gemisinin kalıntılarını araştırmaktadırlar Bugüne kadar bu konuda her hangi bir olumlu sonuca ulaşılamamıştır



Ağrı ve yöresinde tarihi eser olarak günümüze ulaşanlar;

Doğubeyazıtın 5 kmdoğusunda Belleburç denilen yerdeki Doğubeyazıt Kalesi, Kalenin doğusunda, güney eteğinde Beyazıt Eski Cami, Diyadinin güneyinde, Murat Irmağı kıyısında Diyadin Kalesi, Diyadin İlçe Merkezi yakınlarında Avnik Kalesi, Avnik kalesi yakınlarında Kuje Kalesi, Doğubeyazıtta İshak Paşa Sarayı, Balıklıgöl Köyünde Kızılziyaret Kalesi, Merkez ilçenin 20 km uzağında yer alan Yukarı Küpkıran ile Güneysu köyü arasında Küpkıran Kalesi,Küpkıran Köyü ile Kalender Köyü arasında Pazı Kalesi, Eleşkirtin 14 km uzaklığındaki Toprakkale, Hamur İlçe Merkezinden geçen dere üzerindeki kayalıkta Havaran Kalesi, Hamur Karlıca (Şoşik) Köyünde Şoşik Kalesi, Karlıca Köyünde Karlıca Kız Kalesi, Tutakın 15 km batısındaki Dönertaş (Kalekul) Köyü yakınlarında Kan Kalesi, Tutak yakınında Kadavin Dağında Zencir Kale, Hamur İlçe Merkezindeki Hamur Kümbeti, Toprakkale Köyünde Toprakkale Camisi, Doğubeyazıtın doğusunda, kalenin eteğinde Beyazıt Eski Cami, Taşlıçayın 18 kmdoğusunda Taşteker Köyünde Üçkilise, Tutakın 26 km batısında Dayapınarı (Noktulu) Köyü yakınında Karagöz Kilisesi, Patnosun 2 km kuzeybatısında Patnos Kalesi olarak tanınan Aznavur Tepe, Patnosun 1 km güneydoğusunda Değirmentepede Urartular tarafından kurulmuş Girik Tepedir

Alıntı Yaparak Cevapla