Yalnız Mesajı Göster

Nuri Bilge Ceylan Hakkında Herşey

Eski 10-21-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Nuri Bilge Ceylan Hakkında Herşey




Nuri Bilge Ceylan Hakkında Herşey

Boğaziçi Üniversitesi Elektrik Mühendisliği'nden mezun olduktan sonra Mimar Sinan'da iki yıl sinema okudu Ancak okulu bırakmak zorunda kaldı Üniversite yıllarında fotograf çekiyordu 1980'li yıllarda özellikle fotograf çalışmalarıyla, Türk Fotograf Sanatına katkıda bulunarak dikkat çekmeye başladı Bu nedenle ilk önce fotografçılık yönüyle tanındı Resimden ilham alarak, resimsel yapıda, fotografa müdahale etmeyi seven, renkleri oldukça abartılı kullanan tarzı kısa sürede sevildi Bu gün bazı fikirleri değişse, empresyonist tarz kendisine daha yakın gelse de halen idealizmi bırakmadığını filmlerindeki karelerden anlıyoruz

1989’da Argos dergisinde “Çıplak ve Deniz” başlığında bir dizi fotoğrafı yayınlandı Daha sonra reklam fotografları çekerek hayatını kazanmaya, bunun dışında sinemayla uğraşmaya başladı ''Koza" adlı kısa filmiyle sinemaya başladı 1995 yılında yönettiği kısa filmi "Koza" Cannes Film Festivalinde başarılı bulundu 1998'de ilk uzun metrajlı filmi "Kasaba" ile kendini tanıttı

Memleketinde, ailesini kullanarak film yapmaya çabalayan bir yönetmen olarak tanındı Bu durumu şöyle açıklıyor;

Filmlerinizde oyuncu kadrosunun büyük kısmını yakınlarınız, akrabalarınız, dostlarınız oluşturuyor Bunun avantajları olduğu muhakkak, ama sette dezavantajları da var mı?

Var tabii, bir kere profesyonel oyuncularla daha sistematik bir çalışma yürütebiliyorsunuz Ama yakınlarınız, aradaki hukuku ve samimiyeti kullanarak bazen fazla naz yapabiliyor Başkalarına müsaade etmeyeceğim şeylere izin vermek zorunda kalabiliyorum Mesela tam oynama zamanı geldiğinde annem çıkıp “ben bu rolü oynamam şimdi” deyiveriyor

Profesyonel oyuncularla çalışmak sinema dilinize de uymuyor gibi Sürekli etrafı kolaçan eder halde mi dolaşıyorsunuz kendinize oyuncu bulmak için yakın çevrenizden? Yakınlarınız bitince yeni birilerini mi “keşfedeceksiniz”?

Doğrusu keşfetmek istiyorum Etrafımda tavırlarını hareketlerini anlamlı bulduğum insanlara karşı duyarlıyımdır; bütün yönetmenler gibi herhalde Mesela geçenlerde kız kardeşim evinde tadilat yaptırıyordu Evinde çalışan ustadan bahsetti bana, hemen gidip görmek, tanışmak istedim Tanışınca da gerçekten etkilendim

Yönetmen, ailesinden içten, doğal ve şaşırtıcı oyunculuklar çıkardı Filmleri, ailesini kullanarak kendine, anlaşılan kendi film serüvenine ilişkin bir film yapmasına karşın hepten kendi üstüne katlanıp gitmemeyi, taze olabilmeyi başarıyor Bir belgeseli, en önemlisi de kendine özgü bir temposu olan bir belgeseli andırıyor

Filmlerinde fotografı, ışığı, filtreleri doğru ve yerinde kullanarak, Türk sinemasında bir seri başlattı Cesaretli yaklaşımı bilgi ve fotograf deneyiminde edindiği tecrübeyle filmlerinin hayranlıkla izlenmesine neden oldu

Işıkla, karanlıkla, filtrelerle oynuyorsunuz, ama bir de Çehov filtresinden bahsediyorsunuz Çehov filtresi nasıl yapar görüntüyü?

Oscar Wilde’ın bir lafı var: “Doğa sanat eserini taklit eder”, sonra da diyor ki: “Farkında mısınız, son günlerde doğa koronun peyzajlarına ne kadar da benzemeye başladı” Hakikaten de sanatçı dünyanın yeni bir görünüşünü sunduğu zaman, başta izleyiciye aykırı görünür Zamanla doğa bu sanat eserinin etkisinde biçim değiştirir ve ağaçlara, dış dünyaya, mahallemize öyle bakmaya başlarız Çehov hikayelerini okuduktan sonra insanlara ve gerçek hayata da başka bakarsınız Çehov, Sait Faik gibi şahsiyetler sayesinde son derece basit insan ilişkileri bana çok renkli görünmeye başladı Çehov filtresi de öyle bir şey işte Bazen insana bir arkadaşı da böyle bir gözlük verebilir
YÖNETMEN FİLMOGRAFİSİ

Kasaba - 1997
Mayıs Sıkıntısı - 1999
Uzak - 2002
İklimler - 2006

KISA FİLMLERİ
Koza - 1995

JÜRİ ÜYELİKLERİ
Akbank Kısa Film Festivali, Kurmaca Dalı Jüri Üyesi 2005


Alıntı Yaparak Cevapla