10-09-2012
|
#1
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Sen, Ben Ve Biz
SEN - BEN - BİZ
Üç, boş
Sayfa koydum masaya
Bir de kalem aldım elime
Bir sayfa Benim,
Bir sayfa Senin,
Son sayfa da Bizim-di
Beni bir satırda anlattım,
Seni bir sayfada,
Bizim sayfamız boş kaldı
Kalemden kıskandım
Kağıttan kıskandım
Bizi kendime sakladım
O boş sayfanın yerine
Bize ait her şeyi
Kalbime yazdım
YABANCI !
Yabancı! Bir gün beni sevebilir misin?
Sana ellerimi uzattığımda
Avuçlarına alıp Sımsıcak nefesinle
Küçücük bir öpücük
Kondurur musun ellerime,
Yüreğinde bana yer verir misin?
Başımı omzuna koyduğumda,
Okşar mısın saçlarımı ılık nefesinle,
Fısıldar mısın kulağıma sevgini,
Küçücük bir öpücük
Kondurur musun dudaklarıma,
Gözlerime bakar mısın sevgiyle,
Benimle ağlar benimle güler misin?
Beni sev yabancı !
Dalgaların kayaları sevmesi gibi  
Hoyrat rüzgârın ağaçları,
Kızgın güneşin toprağı,
Yağmurun bitkileri sevmesi gibi
Sen de beni, delicesine sev yabancı !
Sevgiyi başkalarından bekleyen bir insanın duygularını anlatıyordu bu dizeler 
Her sevginin başlangıcı, insan yaşamında güneşin doğduğu andır elbette
Oysa, çaba harcamadan, birilerinin kendisini sevmesini bekleyenler
başarılı olamazlar hiçbir zaman  Ne sazı konuştururlar,
ne neyi üflerler, ne de şiire varır dilleri  
İnsanin bir ömür boyu peşinden koştuğu sevmek nedir peki?
Yüreğin bir başkası için çarpması mı?
Suyun yüzünde, yapraklarını ağır ağır açan bir nilüfer mi yoksa?
Göç mevsimi, yaralı eşini kanatlarıyla örterek
ölümü bekleyen yaban kazlarının vefası mı?
Ya da kayayı delen tomurcuğun direnci mi sevmek?
Kan ve gözyaşından oluşmuş bir dünyanın ortasında bile,
insanı insanla kucaklaştıran duygu mu?
|
|
|
|