ForumSinsi - 2006 Yılından Beri

ForumSinsi - 2006 Yılından Beri (http://forumsinsi.com/index.php)
-   Türkiye (http://forumsinsi.com/forumdisplay.php?f=414)
-   -   Diyarbakır Hamravat Havuzu, Diyarbakır Hamravat Su Kemerleri (http://forumsinsi.com/showthread.php?t=907604)

Prof. Dr. Sinsi 10-14-2012 01:49 AM

Diyarbakır Hamravat Havuzu, Diyarbakır Hamravat Su Kemerleri
 

Diyarbakır Hamravat Havuzu, Diyarbakır Hamravat Su Kemerleri

Diyarbakır salnameleri. Diyarbakır Büyükşehir Belediye yay.İst.1999.c.4.s.63,270

1937 yılına ait bir kitapta Hemen her evin avlusunda çok temiz ve çok saf bir su olan Hamravat suyu akar.Bu avlular geniş havuzlar ve türlü çiçeklerle süslüdür’denmektedir Usman Eti.Diyarbekir.Diyarbekir matb.1937.s.5

Hamravat suyunun her eve gelmesi havuz yapma geleneğini başlatmış,su bollaşınca çiçeğe ilgi artmıştır.Diyarbakır’ın iri,aromalı,renk renk gülleri konakların övüncü olmuştur.

Dr.Emrullah Güney.Diyarbakır ve yöresinde Doğa-Kültür Turizmi.Diyarbakır.1991.s..64

Şimdilerde ise şair şöyle der

‘Diclenin kenarı bağ ile bostan

Suyundan içerdi,tarla,gülistan

Masmavi tül gibi her baharistan

Çevre nakışından bahseden yoktur. (M.Mergen)

Göz yaşlarım akar,Dicle misali

Coşar ilk baharın ilk günlerinde

Andıkça tükenir gönün mecali

Hatıram hevselin bahçelerinde (M.Mergen)

1900’lü yılları Nazime Cemiloğlu şöyle anlatıyor:

Baharın Dicle’nin sefası başkaydı.Hele hele karpuz vakti sonbaharda.Çadırlar kurulurdu.Hülleler yapılırdı.Hüllenin ayakları Diclenin içinde.Geceleri hanımlar toplanırlardı.Geceleri ut çalınırdı.Şarkılar söylenirdi.Karpuzun içi oyulurdu.İçine kül konurdu.İçine gaz dökülür ve yakılırdı.Ay ışığında yukarıdan suya bırakılırdı.O karpuzlar yana,yana art arda suda gelirdi.Seyrine doyum olmazdı o manzaranın’(Şehmıs Diken.İsyan Sürgünleri.İletişim yayi.İst.2005.s.171)

Faik Ali Ozansoy ise duygularını şöyle dile getirir:

Dicle maşukadır(sevgili),kamer(ay) aşık

Suyun üstünde titreşen ışık

Busedir,Neş’edir, nüvaziştir(Gönül okşayıcı)

Arif paşa seyahatnamesinde ‘Diclenin canibeyni pek latif bahçeciklerle müzeyyen olup karşıdaki (Kıtırbil) namında bir hristiyan karyesindeki Boran-hanelerden tayarane vücuhdade cevelan eden güvercinler şu umumi çemenzarın kelebekleri hükmünde görünüyorlar’(Şefik Korkusuz.Seyahatnamelerde Diyarbekir.Kent yay.İt.2003.s.141.)

Arif paşa seyahatnamesinde mesirelik bir yer olan Ben u Sen’i şöyle tasvir eder:

İşbu iki burcun önünde ve Kıbleye ma’ruz bir mevki’de meşhur (Ben u Sen) mesiresi vardır.Ve mesireni,n onu ağaçlar ve köşkler ve değirmenler ile müzeyyen bir vadi-i nikdir.Ben u Sen mevkii kal’anın şaranbolu pişgahında bir sath-ı mai’ilden ibarettir.Çemenzardır(çimenlik).Bir iki menba ve üç adet havuz vardır…Erzincani İzzet paşa Diyarbekir valisi iken bu mesire hakkında söylediği manzume-i Dilara aşağıya yazılmıştır:

Manzume-i Ben u Sen

Bir aceb sefa Gülşen-i rana Ben u Sen

Görse ger Sa’di Gülistan’a yazardı vasfın

Çün viri revnak-ı gülgeşt-i musalla Ben u Sen

Mevki’inde varanın feyz-i meserretden eser

Gerçi bir vadi-i pür sahra ve saha Ben u Sen

Gösteririm sana sinemde olan yareleri

Olmaya kimse bu gülzarda illa ben u Sen

Gerçi ki her tarafı Amid’in ‘adn-asadır

Nice mümkün idelim vasfına aya ben u Sen




Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.