![]() |
Adasarhanlı Köyü Meriç Edirne
Adasarhanlı Köyü Meriç Bilgileri -Adasarhanlı Köyü Hakkında - Adasarhanlı Köyü Tanıtımı - Adasarhanlı Köyü Resimleri
İlçe: MERİÇ - İl: EDİRNE Köy Muhtarı: İBRAHİM DALKIRAN Muhtarlık Erişim Bilgileri: Telefon: 0 (284) 439 10 09 Cep Telefonu: 0 (533) 380 66 07 Edirne Bilgiler Nüfus 1368(2000) Koordinatlar Posta Kodu 22600 Alan Kodu 0284 Yönetim Coğrafi Bölge Marmara Bölgesi İl Edirne İlçe Meriç Web Sitesi Adasarhanlı, Edirne ilinin Meriç ilçesine bağlı bir köydür. Tarihi Yunanistan sınırını çizen Meriç ırmağının ve Istrancalardan doğan ve köy sınırlarında Meriç ırmağına karışan Ergene nehrinin arasında yer almaktadır. Bu özelliği ile bir yarımada özelliği gösterir. İsmindeki ada kelimesi buradan gelmektedir. Sarhanlı kelimesinin her ne kadar Ege bölgesinde hükümranlık etseler de Saruhanlı Beyliğinin veya Osmanlının Saruhan paşa isminde bir paşası olup bu paşa ile ilgili bir durum söz konusu olabilir. Adasarhanlı kelimesi tarihi ve coğrafi bir isim olarak köyümüzün ismi olmuştur.Köyümüz şu andaki yerine 1940 larda kurulmuştur. Eski köy şimdiki köyün güneyinde ve Ergene nehrinin kıyısında yer almakta imiş. Halkın bataklık olan bu bölgede sıtma hastalığı sonucu ölümleri karşısında devlet tarafından zorunlu iskana tabi tutulmuştur. Şu anda yüksek bir tepe ve Meriç ovasına doğru olan eteklerinde yer almaktadır. Kültür ADASARHANLI KÜLTÜR SÖZLÜĞÜ A Abgötüren(Alıp götüren): Yabanın büyüğü. Ayvan: Hayvan. Arış: Arabanın çekilmesini sağlayan uzun sırık. Alaf: ot, saman gibi hayvan yiteceği Alentrik: elektrik. El feneri.. Arşak: Çevirirken hız kazanması için İğ’in altına takılan ağırlık. Aylak: Boş gezen, işi olmayan. Alay: Konvoy B Bomba: Su bidonu. Burunsuluk: Çift sürmede kullanılan hayvanların otlamasını önlemek için burunlarına geçirilen metal kafes. Burgu: Elle çalışan tahta delme matkabı. Boduç: Ağaç veya topraktan yapılmış küçük testi Bibi: dişi hindi. Bici: Ördek Yavrusu. Bıza: (Buzağı): İneğin yavrusu. Bıldır: Geçen sene. Beegir. (beygir) at. C Cırcır: fermuar Cılk: Bozuk yumurta. Ç Çufalık: Hasır ve kilim dokuma tezgâhı. Çendil: Peynir süzme bezi. Çepin: Küçük Çapa. Çırçır: Buğday dövme patozu. Çıt çıt: Çınka: Kulplu demir bardak. Çombul: su içme kabı. Çerkelli: Övendire Çarık: Ham deriden yapılan ilkel ayakkabı. Çırakman: Susam demetlerinin kuruması için dik olarak dizilmesi. Ustası Hüsnü (Çağlayan) agaydı. Çakal: 135 lik massey ferguson traktör. D Döven: Buğday, arpa, çavdar, fasulye, nohudu başağından ayırmada kullanılan alet. Döven Taşı: Dövenlerin altına çakılan keskin çakmak taşı. Düve: Buzağılıktan çıkmış genç dişi sığıra denir. Dana ise genç erkek sığırdır. Domuz: 444 Enter Traktör. Diirmi, Değirmi: Çember. Dürmek: Katlamak. Düümek: Dövmek. Dürü: Düğün evine getirilen hediye. Düzen: Yeni kıyafet (pantolon t-short vb.) Domuz arabası: El arabası Dragaman: Yevmiyeci işçilerin başkanı. Dolaşmak: Gezinmek. Dolaşmak: Hastayı ziyaret etmek. Dübek: Dibek. Bulgur dövdüğümüz çukur. Dolaşmak: İp, çatı gibi şeylerin karışması. Dada: Bebek. E Elicek: Tahıl biçme sırasında ele geçirilen ağaç alet. Enser: Çivi Encek: Köpek yavrusu. F Fol: Tavuk yuvasına konan (genelde) bozuk yumurta. Folluk: Tavukların yumurtlaması için yapılan yer. Fıçı: Mazot varili. Ferece (Ferace): Fak: Kapan. Fıstan (fistan): Kadın giysisi. Fıydırmak: Kaçmak. Fasille: Fasulye. Fışkın: Sürgün, dal. Fırdolay: Çepeçevre. G Gazganak: Midye. Gırnata: klarnet. Gözer: Büyük elek. Grep: Başörtüsü. Guli: Erkek hindi. Gidişmek: Kaşınmak. Gege: Ot yolmak için kullanılan kancalı sopa. Gıygıy: Keman. Gorgor: Büyüklenme. Gösteriş, caka, fiyaka. Gündöndü: Ayçiçeği. Gurk. Kuluçka. H Hasır: Sazdan dokunan kilim altlığı. Hayat: Salon, evin giriş bölümü. Huştun(mak): Sessiz olmak ses çıkarmamak. Hasanpaşa: Gelincik hayvanı I Israne: Ekmek teknesine kazımaya yarayan ince saplı spatula. Iştır: Bir çeşit yabani ot. İ İilenmek: oyalanmak. İlenmek: beddua etmek. İğşi. (iişi) ekşi. İğ: Eğirilen iplerin sarıldığı çubuk. İbrik: Plastik veya topraktan yapılma Su koymaya yarayan kulplu, emzikli kap. İnge: Yenge. K Kuzukula(ğı): Ekşi ve çiğ yenen bir ot. Ekşimelek. (işimelek) Kazık: At, eşek gibi hayvanları kırda otlatmak için bağlamaya yarayan demir veya ağaç çubuk. Kalbur: Elekle, gözer arası eleme aracı. Kaltak: At eğeri. Koşum: Araba hayvanının kayış takımı. Kolan: At, eşek vb. hayvanların semerini veya eyerini bağlamak için göğsünden aşırılarak sıkılan yassı kemer. Kırnap: Kınnap. Kaba şeyler dikmeye, bağlamaya yarayan ince sicim veya kalın iplik. Kukumak: Baykuş. Kırımsa: Dolu, yağış. Kıra: Kırağı. Kışalamak: Kovmak. Katık: Yemek, azık. Kaykılmak: Diklenmek. Birine karşı gelmek. Kaykılmak: Ölmek. Kaçınmak: Gezinmek. Kösee: Fırın karıştırma sopası. Kirez: Kiraz. Kuumak: Kovmak. Kuuğmak: Duvarla, çatı arasındaki boşluk. Kutne: Plastik sefertası. Küp: İçine turşu kurulan, Nişastalık buğday konan büyük toprak kap. Kullanılan eşya. Kopça: Düğme. Kurna: Çeşme Musluğu Kındıra: Çeltik zararlısı ot. L Labada: Bir çeşit yenen ot. (Efelek) M Mıh: Nal çakmada kullanılan özel çivi. Marama: El, yüz havlusu. Mısandıra: Yüklüğün üst bölümü. Maşınga. (Peçka): Mokur mokur: Homurdanmak Mancırak : Kertenkele N Naştrapana: (maşrapa): Su içme kapı. Nufut: nohut Nacak: Küçük balta. Nevale: Yiyecek, azık. Naaş: Nakış. Ö Övendire: Hayvanları dürtmek, harekete geçirmek için kullanılan, ucu çivili uzun değnek. Özek: Öküz arabasının şase bağlantısını sağlayan ağaç. Merkez ağacı. Öreke: İp eğirmek için yumağın takıldığı çatallı sopa. P Pazen: Çocukluğumuzun pijama ve gecelik kumaşı. Pali: Köpek yavrusu. Papara: Hayvanlara saman ve ıslakyem karıştırılarak verilmesi. Peşkir: Havlu. Elbezi. Pantul: Pantolon. Pança: Avuç içi kadar. Pobuç: Ayakkabı. Pelte: Muhallebi. Papur (Papir): Anagölde yetişen bir çeşit ot. S Süven: Kazık. Sırtmaç: (sığırtmaç): Köyün hayvanlarını belli bir para karşılığı otlatan çoban. Köy çobanı. Setre: Ceket. Salmalık: Mahsüller toplanınca hayvanların serbest olarak otlamaya salmak. Süve: (Söve) Kapı ve pencerenin yerleştiği kasa, çerçeve: Semer: Eşeklerin sırtında yük taşımak için kullanılan alet. Susak: Su kabağının içinin boşaltılması suretiyle elde edilen, köylerde su kabı yerine Sundurma: Hayat, salon, evin giriş bölümü. Hayat. Sacayağı: Eski ocaklarda yemek pişirmede tencere altına konan üç ayaklı demir. Suva: sıva Suva: Derin olmayan. Saan (sahan) tabak. Sini: Sofra. Sefte. (Siftah): Kazanılan ilk para. Sıpa: Eşek yavrusu. (Erkek eşek sıpa gezdirmez.) Mecaz olarak kullanılır. "Erkek kişi çocukla pek ilgilenmez" anlamındadır. Ş Şovuk: Aydınlık Şapşak: Sürahi. Şopar: Küçük çocuk. Şıptık: Terlik. Şayka: Ağaç çivi. Şırlan yağ: Ham, susam yağı. T Tırpan: Çalı kesme aleti. Toparlak: Yuvarlak. Tokat: Bahçe giriş kapası. Temin: Demin, az önce. Te: İşte. Talika: At arabası. Tekne: Hamur karılan ağaçtan yapılan alet. Testi: Toprak su kabı. Târtma: Büyük, yünlü baş örtüsü. Törpü: Marangoz ve demircilerin kullandığı eğenin daha iri tırtıklara sahip olan cinsi. Topsa: Kaplumbağa. Tokyo: Terlik. Tokmak: Bulgur dövmek için kullanılan ağaçtan alet. Tokurcun: Küçük yığın. U Urgan: Kalın ip, halat, çatı Uyuntu: Tembel kimse. Uynuk: Ayran. Uştunmak: Susmak, konuşmamak. Uğratmak: Kovmak. V Varyoz: 10-12 Kg. ağırlığında iki başı düz tokmak. Y Yaba: Arman savurmakta kullanılan, çatal biçiminde, tahtadan tarım aracı. Yelve: Entari Yayık: Süt ve yoğurttan yağı ayrıştırmada kullanılan alet. Yüklük: Yatakların konduğu yer. Yastaç: Üzerinde yufka açılan tahta. Yassı ağaç. Yalabık: Parlak, kaygan. Yular: At, eşek , sığır gibi hayvanları bağlamakta kullanılan ip. Yonga: Ağaç parçası, kabuğu. Yoz: Kışın ormana salınan manda, malak sürüsü. Yalel: Aklı havada kimse Z Zelve: Hayvanların boyunduruğa koşulmasında kullanılan demir veya ağaç çubuk. Zampara: Çapkın. Coğrafya Meriç ilçesine 13 km, Uzunköprü ilçesine 40 km, Keşan ilçesine 40 km, Edirne’ye 110 km uzaklıktadır. Denize kıyısı olan Enez ilçesine de 60 km bir yoldan gidilince, Keşan üzerinden gidilince 100 km mesafededir. Meriç ve İpsala ilçeleri arasında yer almakta. Edirne’nin Güney batısında yer almaktadır. Yunanistan sınırını çizen Meriç ırmağının ve Istrancalardan doğan ve köyümüz sınırlarında Meriç ırmağına karışan Ergene nehrinin arasında yer almaktadır. Bu özelliği ile bir yarımada özelliği gösterir. İsmindeki ada kelimesi buradan gelmektedir. İki nehir kıyısında bulunan Ergene ve Meriç ovaları sulu tarıma uygundur. Bu sebeple halk su bitkisi olan çeltikçiliğe yönelmiş. Araç gereç ve bilgi sini bu yönde geliştirmiştir. İklim Köyün iklimi, Trakya Karasal iklimi etki alanı içerisindedir. Nüfus Yıllara göre köy nüfus verileri 2007 2000 1368 1997 1551 Ekonomi Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Köyün 22000 dekar ekilebilir tarım arazisi bulunmaktadır. Tarımsal arazilerin büyük bölümünde çeltik üretimi yapılmaktadır. Muhtarlık Yerleşim yerinin köy tüzel kişiliği alması ile birlikte köyün tüzel kişiliğini temsil etmesi için köy muhtarlık seçimleri de yapılmaktadır. Seçildikleri yıllara göre köy muhtarları: 2009 - İbrahim Dalkıran 2004 - İbrahim Dalkıran 1999 - Hüseyin Soyupak 1994 - Halil Dalkıran 1989 - Hüseyin Soyupak 1984 - Mehmet Ceviz 1980 - Süleyman Yıldırım (1980 yılında ihtilal dönemi, azalıktan) 1979 - Hüseyin Özgün (Keçi Hüseyin) 1972 - Ömer Gündoğan 1968 - Mehmet Ceviz 1967 - Emrullah Koyunlu (Vekaleten) 1964 - İrfan Üzüm 1962 - Emin Soyupak 1961 - Mehmet Ceviz 1960 - Sabri Taşkın (İnkılap Muhtarı) 1958 - İbrahim Toker 1953 - Mehmet Ceviz 1950 - Ahmet Arda 1946 - İsmail Bilen 1942 - Mehmet Taşkın Altyapı bilgileri Köyde ilköğretim okulu vardır. Köyün hem içme suyu şebekesi hem kanalizasyon şebekesi vardır. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı vardır. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır. http://frmsinsi.net/images/forumsins...sinsi.net_.jpg Kaynak : Vikipedi, özgür ansiklopedi Kaynak : Yerel Net Köyünüze ait bilgi ve resimleri bu konu altında paylaşabilirsiniz |
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.