ForumSinsi - 2006 Yılından Beri

ForumSinsi - 2006 Yılından Beri (http://forumsinsi.com/index.php)
-   İslami Genel Konular (http://forumsinsi.com/forumdisplay.php?f=324)
-   -   Üzülme...Yıkılma...Ağlama (http://forumsinsi.com/showthread.php?t=383867)

Prof. Dr. Sinsi 08-03-2012 12:45 AM

Üzülme...Yıkılma...Ağlama
 
Üzülme... Yıkılma... Ağlama... Sakın..


O'ndan iste...


Umudunun tükendiginde,
Çaresizlik içinde kıvrandığında,
Herkes seni terk ettiginde,
Hayatın çıkmaza girdiginde,
Sana yardım edecek birini,
Seni dinleyecek bir dost aradıgında,
Etrafına baktıgında,
Kimselerin olmadıgını farkedeceksin belki...


Ama...
Üzülme... Yıkılma... Ağlama...
Sana yardım edecek bir dostun var...
Seni senden daha iyi bilen,
Senin çektiklerini gören,
Sana senden daha yakın olan...


Kim dediğini duyar gibiym...
İşte bu seni yaradan Rabbin...
O'nu sev...
O'na sarıl...
Bil, öğren, yaşa O'nun sevgisini...


Sen Rabbine bir adım yaklaştığında,
Rabbin sana on adım yaklaşır...
O seni asla yarı yolda bırakmaz,
O senin daima kalbinde olarak,
Senin ona ibadet etmeni,
Dua etmeni, istemeni bekler...


Çünkü O,
Kendisine yapılan ibadeti,
Kendisine yönelen dua`yı,
Hiçbir eli ve gözyaşını geri çevirmez...
Bekler ki kulum bana dua etsin,
İstesin benden...


Haydi o zaman,
Aç ellerini ve Rabbin ALLAHA`dua et ki,
O da sana yardım etsin...

alıntı

Prof. Dr. Sinsi 08-03-2012 12:45 AM

Üzülme...Yıkılma...Ağlama
 
selamun aleykum

cok degrli paylasimin için tesekkurler Kardesim;


konuya katki olsun diye bir kissa alintiliyorum insaALLAH anlayanlaran idrak edenlerden oluruz!

Zünnu-i Mısri'nin şöyle dediği rivayet edilmiştir :


Bir gün elbiselerimi yıkamak için Nil nehrinin kenarına gitmiştim. Nehrin kenarında dururken, bir de baktım ki, görülmemiş şekilde büyük bir akrep bana doğru geliyor. Çok korkmuştum. Beni onun şerrinden koruması için Cenab-ı Hak'ka sığındım. Akrep nehre geldiğinde, sudan büyük bir kurbağa çıkıp akrebe doğru geldi. Akrep kurbağanın sırtına binip suyun üzerinde yüzüp gittiler. Bu bana çok şaşırtıcı gelmişti. Ben de onların nehrin kenarında takip ettim. Nehrin karşı yakasına geçtiklerinde, akrep kurbağayı bırakıp dalları büyük, gölgesi çok olan bir ağacın yanına gitti.


Bir de baktım ki, ağacın altında Allah'a asi bir genç mışıl mışıl uyuyor. Kendi kendime: "La ha'vle vela kuvvete illa billah. Bu akrep nehrin ötesinden buraya kadar, bu genci sokmak için geldi" dedim ve içimden, akrep gence yaklaştığı zaman hemen akrebi öldürmeğe karar verdim. Akrebe yakın bir yerde durdum. Bir de baktım ki karşıdan büyük bir yılan, genci öldürmek için, gence doğru geliyor. Bu sırada akrep yılanın üzerine hücum etti ve başını sokmaya başladı. Akrep yılanın ölmesine kadar başını sokmaya devam etti. Yılan öldükten sonra akrep nehre döndü.Kurbağa da onu orada bekliyordu. Akrep tekrar kurbağaya binip nehrin öte yanına geçti. Ben de arkalarında bakakaldım.


Sonra gencin yanına geldim, o hala uyuyordu, akabinde baş ucunda kendi kendime şöyle dedim :


- Ey uyuyan genç; Allah seni, sen fark etmesen de karanlığın içindeki her türlü kötülükten korur. Sen uyusan bile Allah uyumaz. O kullarına çok merhametlidir. dedim.


Genç benim bu sözlerim üzerine uyandı ve başından geçen olayları kendisine anlattım. Genç hemen tevbe etti. Bütün yapmış olduğu kötü davranışlarından vazgeçip, iyilerden oldu ve ölünceye kadar hayatı böyle devam etti. Allah ona rahmet etsin.


Kaynak : Ahmed Şihabuddin El-Kalyubi'nin,"Dini Hikayeler" adlı kitabı.


Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.