ForumSinsi - 2006 Yılından Beri

ForumSinsi - 2006 Yılından Beri (http://forumsinsi.com/index.php)
-   İslami Genel Konular (http://forumsinsi.com/forumdisplay.php?f=324)
-   -   Mizanın Kurulması (http://forumsinsi.com/showthread.php?t=383467)

Prof. Dr. Sinsi 08-03-2012 12:48 AM

Mizanın Kurulması
 
Mizan’ın iki gözü, yani kefesi vardır.

Biri (zulmet)ten olup, ikincisi (nur)dandır.

Mizan günü, insanlar secdeye kapanırlar.

Lakin secde edemez kâfir ve münafıklar.

Zira imansızların hepsinin beli o gün,

Sanki demir kesilip, hiç olmaz secde mümkün.

Kur'anda, Nun suresi, kırkikinci âyeti,

Şöyle beyan ediyor bize bu hakikati:

(Secdeye çağrılırlar mahşer günü cümle halk.

Lakin buna, kâfirler olamazlar muvaffak.)

Herkes secdede iken, Hak teâlâ bu sefer,

Şöyle nida eder ki, duyar hep ehl-i mahşer.

Buyurur ki: (Bu günün hakimi benim yalnız.

Bana, hiçbir zalimin zulmü etmez tecavüz.)

Hükmeder ilk evvela hayvanat arasını.

Alır boynuzsuz koyun, boynuzludan hakkını.

Dağ hayvanları ile her çeşit bütün kuşlar,

Hepsi, aralarında o gün hesaplaşırlar.

Sonra, (Toprak olunuz!) diye nida olunur.

Hayvanatın cümlesi, bir anda toprak olur.

Kâfirler şöyle der ki buna hayıflanarak:

(Keşke hayvanlar gibi, olsaydık biz de toprak.)

Bunu da, cenab-ı Hak Kur'an-ı kerim’inde,

Bildiriyor Amme’nin sonuncu âyetinde.

Onlar toprak olunca, Hak teâlâ bahusus,

Şöyle nida eder ki: (Nerdedir Levh-i mahfuz?)

Yine bu nidayı da, arsa-i Arasat’ta,

Ehl-i mahşerin hepsi, işitir o saatta.

Hesap başlamıştır ki insanlara o zaman,

Başlanır sorulmaya, önce Levh-i mahfuz’dan.

Buyurulur ki: (Ey Levh, Tevrat, İncil ve Kur'an,

Bunlarda yazdıklarım nerdedir, eyle beyan.)

O der ki: (Ya ilahi, malumdur hazretine.

Cibril tebliğ eyledi, bir bir sahiplerine.)

Levh’in bu şekildeki cevabına mukabil,

Hak teâlâ sorar ki: (Nerededir Cebrail?)

Cibril aleyhisselam, titrer halde bu sefer,

Gelir ve hayretinden diz üstü yere çöker.

O zaman Hak teâlâ, hazret-i Cebrail’e,

Hitaben buyurur ki: (Ey Cibril, beyan eyle!

Bu Levh der ki, sen benim bütün vahiylerimi,

Alıp tebliğ etmişsin Resullere, öyle mi?)

Buna cevap olarak Cibril aleyhisselam,

Der ki: (Doğru ya Rabbi, ilettim hepsini tam.)

O böyle arz edince, o zaman Hak teâlâ,

Sorar ki: (O tebliği nasıl yaptın pekala?)

Cibril aleyhisselam, arz eder: (Ya ilahi!

Kendi sahiplerine ilettim her bir vahyi.

Tevrat’ı Musa’ya ve hem İncil’i İsa’ya,

Götürdüm Kur'anı da Muhammed Mustafa’ya.

Bunlardan ayrı olan sahifeleri dahi,

Kendi sahiplerine ilettim ya ilahi!)

O böyle arz edince, bu sefer Hak teâlâ,

Resulleri çağırıp sual eder onlara.
HUZUR PINARI - İslamiyet, İslam Dini, Ehl-i Sünnet İtikadı, İlmihal, Kitaplar...

Prof. Dr. Sinsi 08-03-2012 12:48 AM

Mizanın Kurulması
 
Sual - Hesap

Hak teâlâ çağırıp, hem Cibril-i emin’i,

Sorunca (Nasıl yaptın sen vahiy tebliğini?)

Der ki: (Bana ya Rabbi, ne vahyettinse eğer,

Harfiyyen Resullere ilettim birer birer.)

O zaman (Ya Nuh!) diye çağırır cenab-ı Hak.

Huzur-u ilahiye gelir o çok korkarak.

Sual eder ki: (Ya Nuh, Cebrail şöyle der ki,

Sana suhuf indirmiş, doğru mudur dediği?)

Arz eder ki: (Ya Rabbi, doğrudur, öyle evet.)

Buyurur ki: (Kavminle ne iş gördün, beyan et.)

Der ki: (Gece ve gündüz, yaptım ben tebliğimi.

Lakin yalanladılar onlar nübüvvetimi.)

O zaman (Ey Nuh kavmi!) diye nida edilir.

Onlar, gurup halinde huzura getirilir.

Hak teâlâ, onlara sorar ki: (Ey Nuh kavmi!

Nuh tebliğ eyledi mi size benim vahyimi?)

Onlar, inkâr ederek derler ki: (Hayır, yalan!

Bir şey tebliğ etmedi o bize hiçbir zaman.)

Onlar böyle deyince, o zaman Nuh Nebi’ye,

Sual eder Rabbimiz (Şahidin var mı?) diye.

Arz eder ki: (Ya Rabbi, son Resul'ün Muhammed,

Senin Habibindir ki, şahidim Odur elbet.)

Rabbimiz, hakikati bildiği halde yine,

Şöyle sual buyurur Sevgili Habibine:

(Ya Muhammed Nuh der ki, ben yaptım tebliğimi.

Seni de şahid tutar, doğru mudur değil mi?)

O dahi, Hud suresi, yirmibeşinci âyet,

Var ki, buna cevaben, onu eder tilavet.

O âyette, mealen buyurulur ki zira:

(Biz Peygamber gönderdik Nuh’u o insanlara.

Onları korkutarak, dedi ki o nihayet:

Allah’tan başkasına etmeyiniz ibadet.)

O zaman buyurur ki bu kavme cenab- Hak:

(Cehennem azabına oldunuz siz müstehak.)

Ne hesap olunurlar, ne de mizan yapılır.

Topyekün hepsi birden, Cehenneme atılır.

Bunlardan daha sonra, (Ad kavmi nerededir?)

Diye, Allah katından bir nida daha gelir.

Hud aleyhisselamın kavmidir ki bunlar da,

Yine aynı hususlar sorulur bunlara da.

Peygamber Efendimiz, yine eder şehadet.

Onlar da, Cehenneme atılırlar nihayet.

Sonra, Hak teâlâdan bir nida daha gelir.

Salih Peygamber ile kavmi davet edilir.

O, Semud kavmidir ki, onlar da inkâr eder.

Derler: (Tebliğ etmedi bize Salih Peygamber.)

Nuh ve Hud kavmi gibi, Semud kavmine dahi,

Hak olur neticede bir azab-ı ilahi.

Bunlardan sonra yine Marih, Esra ve Duha,

Gibi kötü kavimler vardır ki birkaç daha,

Bunlar da, hakikati ederler hepsi inkâr.

Kendi Resullerine, yaparlar iftiralar.

Bu yüzden, bunlar dahi güruh güruh, peş peşe,

Başka şey sorulmadan, atılırlar ateşe.


Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.